
BAĞIŞLA BENİ ŞİİR
Bağışla beni şiir,
Bu yıl da yeni yılın umut veren ilk şiirini yazamadım...
Bu ayazda, sokakta evsiz barksız insanları düşündüm...
Daha dün güneşe aldanıp da sürgün veren filizi;
Kursağı boş sığınağına varamayan kuşu,
Bir şiirde okyanusu üç yılda geçen serçeyi düşündüm...
Dünyanın dört bir yanında ölüm gibi büyüyen açlığı;
Bitmek bilmeyen savaşları,
Acılı anaların daha da artacağını,
Ölüm oruçlarını, acıyı, zulmü ve kan emicileri;
İşbirlikçileri, itirafçıları,
Yağlı urganlarıyla iftiracıları düşündüm...
Yeni Hiroşimalara gebe dünyayı;
İşkenceyi, kayıpları, katliamları,
Zevki sefa içinde tepinen
Kapitalizmin insan kanlarıyla besili hayvanlarını düşündüm...
Üzüldüm, ağladım, tiksindim...
Ve sıktım yumruğumu dağ gibi bir öfkeyle
Kavgayı güzel eyleyen emeğin önünde saygıyla eğildim...
Bağışla beni şiir,
Bu yıl da yeni yılın umut veren ilk şiirini yazamadım...
Şair: Bülent ÖZCAN
179 yorum:
buket bu bülent kim bacim ? :))
anasayfaya yazisini koymussun da...
şiiri yazan şairimiz...
gençler seval ablanızın yolladığı çayları bitirdiniz mi?
Termosu mu bulamadınız çayları bulamadan ky.ek.kadayıfını mı yediniz. Afiyet olsun.Sahan biraz eskiydi ama olsun iyi gitti Esma sultan ile halil bey.ellerine sağlık kayacım
bakın şu Başkanın masasının üstünde Mavi bir termos
tamam gördünüz değil mi?nasıl olsa kafayı üşüttük içelim içimiz ısınsın .
mavi termustan içeriz sıcak bir çay iyi dedin ablam :)
hadi bakalim gece kusu basla maviden hikayelere...
buketcim cahilligime ver, su anda Recp Ivedik`i izliyorum da artik kusuruma bakmayin :))
recep ivedik mi iyi bakalım..
arkadaslar benden bu kadar.
kedinize iyi bakin.
sabaha görüsmek umuduyla
Allah rahatlik versin
evettt zaman doldu galiba....
bu arada ben bugün çok konuştum ya kafanızı şişirmedim demi:))beni yanlız bırakmadığınız için teşekkür ederim:)))))
14 mart cuma akşam nöbetimi vukuatsız olarak mavigün ablama teslim ediyorum.!!!
mucuk mucuk ablacım:)))
tamam canım haydi doğru yatağa iyi uykular.
bak yatmadan
1 bardak süt/kakao
yanında çoook az çerez
Soner: bilmiyorum inan ki sevil.hem ne olmuş çıplak kadın resmi bile değil hem bikinisi var hatunun üstünde
Sevil: iyi bu gece koynunda resimle yatarsın o zaman çok beğendin baksana
Soner: ya sevil yanlış anlatın ben şey kılık kıyafet şeyi için hem ne kızıyorsun bk bezini tutsaydı çocuk belediye kanalizasyon temizcisi mi olacaktı.
Sevil: Sonercim herhalde bu oyun olduğunu bizde biliyoruz. Benim anlamadığım evde ne işi olduğu
Efe: ya anne baba kızma o resim benden düştü
Sevil ve Soner: nee
Efe: kızdın mı anne
Sevil: oğlum nerde buldun o resimleri
Efe: bakamın çekmecesinde
Sevil: soner
Soner: ya ne biliyim eskilerden kalmış herhalde
Sevil: ne o Sonercim eski günleri özleyince mi bakıyorsun
Soner: Sevilcim ne özlemesi ben unutmuş gitmiştim.
Sevil: o zaman yarın ilk iş dolabını temizle Sonercim
Soner: sevil efe o resmi niye aldı
Sevil: büyüyor Sonercim ve her şeyi merak ediyor bu yüzden çok dikkatli olmalıyız. Nereye gitti şimdi
Soner: Yukarı çıktı ben onunla konuşurum hayatım
Sevil: tamam canım
Soner: ya şimdi bizim ege’nin mesleği ne olacak baksana şimdiden biliyor benim oğlum neye bakacağını
Sevil: neyi Sonercim. Anlamadım
Soner: yani diyorum ki hayatım bak belki dedesine çeker tekstilci olur örter tüm bikinili kızları
Sevil: sen bence resmi oraya bırakanla ilgilensen onun tekstilci olması daha yakın hayatım. Hadi içerde bizi bekliyorlar.
yatmadan çok iyi geldi valla...
herkese iyi geceler... kimse kaldıysa tabi:)))
bende yatayım artık.ablam sağol süt için :) iyi geceler..iyi uykular.
HAYATLARIMIZI KARARLARIMIZ MI,
KARARSIZLIKLARIMIZ MI BELİRLER?
HAYATTAKİ
ALACAĞINIZ KARARLARINIZ
İLE
GÜNAYDIN.
+18 YAŞ SINIRI VARDIR.
yazılardan korkma yaşımız geçtiğinden Yazıya sansür uygulanmamıştır.
bilgilerinize..
VENÜSLE BULUŞMA (ahmet altan)
Bazen düşünürüm de, kader bana tuhaf huylu bir arabacı gibi gözükür; sanki sizi hangi şehre götüreceğini seyahatin başından belirlemiştir de, şehre vardıktan sonra bazı dönemeçlerde donup adresi size sorar.
Hangi semtte, hangi sokakta, hangi evde yasayacağınızı kendiniz belirlersiniz.
O dönemeçlere geldiğinizde kararınız ya da kararsızlığınız çizer yolu.
Kararsız kalırsanız eğer, arabacı o dönemeci geçip devam eder yoluna.
Acaba hayatimizin kaç dönemecinde kendimiz karar veririz ne yana sapacağımıza ve acaba hayatimizin kaç dönemecinde kararsızlığımız yüzünden bir dönemeci kaçırırız.
Ve o dönemeçlerde kararımızı ya da kararsızlığımızı belirleyen nedir?
Geleceğimizin rotasını kararlarımız mı, yoksa kararsızlıklarımız mı çizer?
Birçok dönemeçte kaderimize 'buradan sap' diye bağırmak isterken ağzımızı bile açmadan, sesimizi çıkarmadan, geçip gitmişizdir.
O dönemeçte karar verebilirsek, nereye gidecektik hiç bilmeden ve bunu hep merak ederek başka bir menzile, başka bir geleceğe, başka bir hayata doğru sessizce yolumuza devam ederiz.
Nedir bizi sesiz bırakan peki?
Nedir isteğimize rağmen karar vermemizi engelleyen?
İsteklerimizden daha güçlü nasıl bir duygu var içimizde?
istvan szabo ' nun, neredeyse sanata uzman olan 'sanatçılarla' Paris ' ta Wagner ' in bir operasını sahneye koymaya çalışan acar bir orkestra şefiyle, onun asık olduğu Amerikalı bir sopranoyu anlattığı harika bir filmi vardır, "Venüs ' la buluşma."
Genç orkestra şefi bin turlu engelin, entrikanın, kaprisin arasında istediği gibi bir müzik çalabilmek için kıvranırken, dünyanın en güzel seslerinden birine sahip olan, zeki, güzel, şımarık ve gençliğini ardında bıraktığından kaygılı sopranoya
asık olur.
Soprano da bu çocuksu, yetenekli ve çaresiz şefe tutulur.
Macar şef evlidir.
HAYATLARIMIZI KARARLARIMIZ MI,
KARARSIZLIKLARIMIZ MI BELİRLER?
HAYATTAKİ
ALACAĞINIZ KARARLARINIZ
İLE
GÜNAYDIN.
+18 YAŞ SINIRI VARDIR.
yazılardan korkma yaşımız geçtiğinden Yazıya sansür uygulanmamıştır.
bilgilerinize..
VENÜSLE BULUŞMA (ahmet altan)
Güzel soprano ise, artik efsane olmuş çok unlu bir başka Macar şefle bir zamanlar bir ask yasamıştır.
Genç şef, sevdiği kadın, karisi ve hayran olduğu eski şefin korkutucu efsanesi arasında sıkışır, bir yandan da orkestradaki çeşitli sorunların üstesinden gelmeye uğraşır.
Bütün bunlara rağmen birbirlerine aşklarından söz etmeyi ve birlikte olmayı başarırlar, harika sevişirler, kadınların seviştikten sonra 'bu bir mucize' dedikleri o olağanüstü sevişmelerden.
Bir seferinde prova yapılırken gene orkestrayla şefin arasında sorun çıkar, şef provayı izleyen sopranonun yanına gelir, "bunları azdıramıyorum" der, "ne yapacağım?"
—azdırışın, der soprano, beni azdırdığına Gore onları da azdırırsın.
Bu bir tek cümle bile şefe ihtiyacı olan güveni vermeye yeter.
Ama hayat her zaman bu kadar güzel değildir şef için.
Sopranoya asık olduğunu anlayan karisi onu evden kovar, soprano, şefin evliliğini bozmak istemediğinden telefonlarına cevap vermez.
Bütün bu karmaşaya rağmen yeniden bir araya gelirle.
Soprano şefe, "hiç kimseye böyle asık olmadım" der.
Şef de olağanüstü gözelikte sesi olan bu huysuz kadına asıktır.
Ve o dönemeç gelir.
Bir sevişmeden sonra yatağın üstünde çırılçıplak birbirlerine sarılmış vaziyette kucak kucağa yatarlarken, soprano, "Paris ' ten sonra ne yapacağımızı düşünüyorum" der gülümseyerek.
Gelecekle ilgili bir söz bekler şeften.
Şef sesini çıkarmadan bakar kadının yüzüne.
Tek kelime etmez.
Hayatinin belki de en önemli dönemeçlerinden birinde, kadere, 'buradan sap' diye bağırmak isterken sessizce durur.
Soprano anlar. Şef, kadere 'buradan sap' diyememiştir.
Operanın ve hayatinin 'Venüs' eyle buluşamayacaktır.
Askına ve isteğine rağmen karar verecek cesareti gösterememiş, hayatini bir başka geleceğe döndürememiştir.
Kim bilir, belki karisinin çok üzüleceğini düşünmek, belki sopranonun kendisinden bıkacağından çekinmek, belki eski ve unlu şefin hayali altında ezileceğini sanmak, belki de sopranonun kaprislerinin kendi geleceğini boğacağından korkmak.
Nedeni ne olursa olsun şef kararını verememiştir.
Henüz var olmayan 'gelecekle' ilgili korkular, var olan 'an' i ve o andaki olağanüstü isteği hayata geçirmeye engel olmuştur.
Kararsız kalmış, kader yoluna devam etmiştir.
Peki, gelecek nasıl olur da 'an' i yasamak yerine, geleceğiyle ilgili hesaplara takılıp karasız ve sessiz kalır bir dönemeçte?
Gelecek belirsiz ve karanlık olduğu için mi, aydınlık ve belirgin olan 'an' i böylesine yenilgiye uğratır?
Bilinmeyenden duyduğumuz korku, bilinenin aydınlığı içinde duran istekten kuvvetli midir?
HAYATLARIMIZI KARARLARIMIZ MI,
KARARSIZLIKLARIMIZ MI BELİRLER?
HAYATTAKİ
ALACAĞINIZ KARARLARINIZ
İLE
GÜNAYDIN.
+18 YAŞ SINIRI VARDIR.
yazılardan korkma yaşımız geçtiğinden Yazıya sansür uygulanmamıştır.
bilgilerinize..
VENÜSLE BULUŞMA (ahmet altan)
Belirsiz olan belirli olandan güçlü müdür hep?
O yüzden mi, en önemli dönemeçlerde bazen böyle kararsız ve sessiz kalır da, çok sapmak istediğimiz yollara özlemle bakarak dümdüz devam ederiz?
Hayatimizin en önemli zaman parçası, henüz gelmemiş olan ve 'gelecek' denilen zaman parçası mıdır?
Böyle zamanlarda kaderimizi belirleyen 'dun' ya da 'bugün' değil de 'yârin' midir?
Yarın, bu korkunç gücünü, bilinmez olmasına mı borçludur?
Geleceğin belirsiz karanlığına saklanan korku, bugünün apaçık isteğini neden bir sessizliğe mahkûm eder?
Şef, o sessizlik anında bile, o güzel sopranoyu hayati boyunca seveceğini ve özleyeceğini bilir, o kadın olmadan geçecek olan hayatinin solgunlaşacağını keskin bir şekilde hisseder.
Yasadığı acıyı sessizliğiyle kabullenir.
Gelecekten korktuğu için geleceği istediği gibi yasayamaz.
Karar veremediği için hayatinin yolunu kararsızlığı çizer.
HAYATLARIMIZI KARARLARIMIZ MI, KARARSIZLIKLARIMIZ MI BELİRLER?
'an' in isteklerini 'geleceğin' endişelerine kurban edenler mi daha mutlu yasar, yoksa geleceğin acılarını kabul edecek kadar güçlü bir şekilde 'an' in isteğine sarılanlar mı?
kaç dönemeçten 'Venüs' la buluşamadan geçtik acaba?
Ve acaba kaçımız gelecek korkusu yüzünden geleceğimizi kaybettik?
Ahmet altan
("kristal denizalti" isimli kitabinDAN)
İSTVAN SZABO : 1938 doğumlu Macar yönetmen Almanya üçlemesi onu ünlendirmiştir. 3 filmde de oynayıp inanılmaz bir performans çıkartan aktör klas mania brandauer e de un kazandıran bu üçlemedir.
uclemenin filmleri sunlardir:mephisto,oberst redl,hanussen
KLAS MANİA BRANDAUER : 1944 doğumlu Avusturyalı sinema ve tiyatro oyuncusudur
http://www.videoff.com/feridun-duzagac/feridun-duzagac-cumartesi.html
LİNK AÇAMIYANLAR İÇİN
Cumartesi - Feridun Düzağaç
Bakışların gittiğin yerden uzak
Yoksa gelirdim
'Sensiz anlamsızlığımı anladım, dön v.s.' demek için
Bugün burda cumartesi,
Ben senin saçlarını, suçlar bakışlarını
Geveze susuşlarını bile özledim
Ayrılık bu söyle sende farklı mı zaman?
Aynı soğuk.. Aynı hazan
Bugün orda da Cumartesi mi
Sen de beni, 'benim kadar' özledin mi
'Aynalardan kaçarken özlenmeyi beklemek'
Ne kadar acı, ne kadar komik
..Ve bana ait değil mi?
Gülme!
İncinirim
Söyleyen : Feridun Düzağaç -
EVET NÖBET BİTTİ ARKADAŞLAR,
BAşkan gece raporu:
18.00 -24.00 saatlerindeki kardeşimiz Gökçe büyük bir motivasyon örneği göstermiş sitenin canlı kalmasına büyük katkısı olmuştur.bilgilerinize.
bir cumartesi günü sizlerle olmak umuduyla hepinize iyi sabahlar,
yüzünüzde gülümsemeniz yüreğinizde ki sevginizi gösterecek bir gün olsun.
iyi sabahlar ,iyi çalışmalar
günaydın,
çalışmak zorunda olanlara hayırlı işler,
tatil yapanlara,iyi tatiller...
mavigün'e
ablacığım,
sabah karşılaman için teşekkürler,yüreğine sağlık...
günaydın herkese:)
no name erkencisin? yada ben mi erkenciyim:)
neyse gitmeden son kez bi bakıyım dedim.
herkese mutlu günler , iyi hafta sonları...
fatihçim sanada iyi tatiller.
günaydınlar
oyy oyyy oku oku yoruldum ama çok güzel bir yorgunluk:)
yine her zamanki gibi akşamınız çok güzel geçmiş
Gökçe çok güzel nöbet tutmuş tebrikler:)
senaryolar ve diğer yorumlar için hepinize teşekürler
herkese kolay gelsin
hımmm...
hımmmm...
hımmmmm...
öhö öhö...
bırrrrrrrrrr...
(geğirme efekti ile )
-çok büyük bir terbiyesizlik ya, sabah sabah ne geğirmesi..
-öyle deme ama,sonuçta doğal bir insani ihtiyaç...
-tamam doğal ihtiyaç ama uluorta yapılırmı ya,dağdan mı indin ?
-evet ya nerden bildin
-neyi nerden bildim ?
- dağdan indiğimi
- bilmedim ya ,kabalığını vurgulamak için öyle söyledim..
- evet ben dağdan indim, evim bir dağ eteğine kurulmuş küçük bir köyde
-belli zaten
-nesi belli ?
-dağda yaşadığın
-kötü birşeymi dağda yaşamak
- kötü değil ama burası dağ başı değil,daha kibar olmak zorundasın
-neden öyle olmak zorundaymışımki
-şehir yaşamında bazı kurallar vardır ve herkes uymak zorundadır,uymazsan dışlanırsın
-kovarlarmı yani beni burdan
-kovmazlar ama herkesin küçükseyen bakışlarıyla karşılaşırsın
dedikten sonra sözde kibarımız elindeki sigarayı rasgele fırlatır sokak ortasına, ardından da tükürür..diğerinin yanından ayrılır,bir iki adım atmıştırki dağdan gelen seslenir
-bizim köyde geğirilir belki ama, sokağında ne bir tek çöp bulabilirsin ne de yere tüküren,sizin kibarlığınız buysa varsın sizin olsun,dağda yaşam sizden daha kibar..
diyerek alaycı bir gülümsemeyle selamını verip uzaklaşır..
::::::::::::::::::::::::::
Günnayyyddıınn Dostlarımm..
Günlerden cumartesi,mart ayının 15'i...hava güzel,güneş gülümsüyor hayata...
Mesaideki dostlar kolay gelsin.
Evdekiler ne yapacağınızı biliyorsunuz..
başkanım merhaba,
günaydın çekişin bana robin williams'ın günaydın vietnam filmini hatırlattı.
izledin mi?
eylem merhaba,
iyi mesailer.sen hatırladın mı veya izlemişmiydin?
evet biliyorum o filmi no name..öyle derken hiç aklıma gelmemişti o film, ama hakkaten ona benzemiş söyleyişim:)
http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=111872,10,104
http://www.bugun.com.tr/haber_detay.asp?haberID=19280
http://www.bugun.com.tr/haber_detay.asp?haberID=19308
http://www.bugun.com.tr/haber_detay.asp?haberID=19333
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8462066.asp?gid=229&sz=34184
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8461402.asp?gid=229&sz=34184
http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=167263
dostum, güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat, arkana bakma....
kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de...
unutma, yolcu değişir, yol değişir, ama menzil değişmez.
yolcuya bakıp, yolunu tanıma.
yola bak, yolcuyu tanı, yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver.
vahim olan, yolun yolcusuz olması değil;
asıl vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır;
yolsuz, hedefsiz, amaçsız, şaşkın, hercai ve seyyal.....
"en doğru yol: en dikensiz yoldur" diyenler seni aldatıyorlar.
onlar, karanlık evlerinde kaybettiklerini sokak lambasının altında arayan şaşkınlardır.
aldırma....
ayağına batan dikenler, aradığın gülün habercisidir.
dikenine katlanmaktan söz edenler, aşıkmış gibi davrananlardır.
gerçek aşık olanlarsa, dikenini de sever.
dostum, yollar yürümek içindir.
fakat, şu gerçeği de hiç unutma:
yürümekle varılmaz, lakin varanlar yürüyenlerdir.
yol boyunca; yola çıkıp da yürümeyenleri,
yola oturup, gelen-geçenin ayağına çelme takanları,
yoldan metafizik uyuşturucularla keyif çatanları,
tel örgülerle çevirdiği yolu kendisine zindan edip volta atanları,
maratona 100 metre koşucusu gibi hızlı gidip, 50. metrede yola yatanları,
yürüyüşün uzun ve yolun zahmetli olduğunu görünce, yolculuk üzerine zor atanları,
yürümeyi bırakıp, yol-yolcu ve menzil üzerine kalem oynatanları,
ayağına batan tek bir dikenin faturasını çıkarıp, ömür boyu tafra satanları,
beyaz atlı kurtarıcıyı gözlemek için ufka bakıp bakıp dağıtanları,
yanlış kılavuzlara kızıp yolu satanları göreceksin.
aldırma, yürü.
göğsüne yüreğinden başka muska takma.
vahiy haritan,
nebi kılavuzun,
akıl pusulan,
iman sermayen,
amel azığın,
sevgi yakıtın,
ahlâk karakterin,
edep aksesuarın,
merhamet sıfatın,
şeref ve izzet adın olsun.
doğru yol:
insanların çoğunun gittiği yol değildir, düşünen öz akıl sahiplerinin yoludur.
yolda vereceğin her molayı öz eleştiri durağında vermelisin.
unutma, tevbe özeleştiridir.
her molada yolda olup olmadığını, yürümen gereken menzil istikametinde yürüyüp yürümediğini kontrol etmen, pişman olmaman için elzemdir.
yön tayini sık sık gerekli olabilir.
haritayı saklayabileceğin en güvenilir yerin yüreğindir.
Halil Cibran
Herkese Günaydin, gelenlere ve geleceklere günaydin..
Günaydin Mavigünüm,
Evde her zaman ilk ben uyanirim. Bu sabah yine öyleydi. Ama bu sabah ilk kez olan sey (gercekten!)banyoya gecerken holde, icime cektigim, nerden geldigini bilmedigim "taze kahve kokusu" oldu, ilk aklima gelen su bir kac kelime... "Mavigün olmali, o hazirlamistir!" :)
Elimi yüzümü yikayip kostum pc-yi actim, o kendine gelene kadar ben mutfakta kahvemi yaptim, e o kokuyu aldiktan sonra onsuz okuyamazdim! Ve gördügünüz gibi elimde fincanim iste burdayim...
Arkadasim ellerine ve yüregine saglik..
Güzel ve derin düsüncelere saldi beni sabah sabah paylastigin alintida anlatilanlar...
Ama bir de pismanliklar yok mu Ahmet Bey´in göz ardi ettigi? Hayatimizi karartsa da bazen en belirleyici olan!
Ya da en kesin kararlilik olmaz mi bazen en yanlis olan?
Düsünmek; kararliligimiz mi kararsizligimiz mi belirler yasami?
Güzel bir soru ama kesin olarak yaniti yoktur, verilecek cevaplar hep eksik kalir bence...
Hayatimizi dogru veya yanlis aldigimiz kararlar veya kararsiz kalisimiz belirlerse de bunlarda bizi yönlendiren etkenleri hafife almamak gerek...
Aldigimiz kararin yanlisligi, bizi onu bozma karari almaya götürse bile, yanlis dönemeclerde döndügümüzü görmek gibi mesela, ya dönüs yoksa da bir cikmaz sokakta kalirsa insan ne olacak?
Arabaci´ya düsmez mi bu durumda bir karar almak?
Acaba Ahmet Altan Bey karar bir kez alindi, adres belli diye kendimizi sartlandirmamiza ne derdi? Kararlilik mi?
Bahsettigi dönemeclerden insan cogu zaman sirf dogru olduguna inandigi icin dümdüz gecmez mi?
Ya da sirf merak ettigi icin orda kalmayi istiyenler, daha mi mutlu olurlar yasamlarinda?
An´i yasayanlar, o an icin mutlu olsalar da bin pisman olacaklari "An"´larda ne yaparlar?
:)))
Ya, bakar misin ne bicim sorulara daldim ben böyle? Oysa yesil ördek dalmis göllere, bizim Baskan bile isbasinda, Dürüye´nin gügümleriyle.. :) Günaydin efendim!
Eylemcim de gelmis, hos gelmis... :)
No Namecim günaydin, kolay gelsin..
Buketcim yeni baslik cok güzel olmus, tesekkürler.. Biraz agirlik biraz ciddiyet cok iyi olmus, emegin degerini emekci bilir..
Bana müsaade, cocuklar bugün evde cok isim var... size kolay gelsin, hersey gönlünüzce olsun...
Bugün burda Cumartesi.. :)
Mavigünüm cok güzeldi, tesekkürler..
Görüsecegiz insallah yine..
YALAN SÖYLER
Şu dünyanın ötesine
Vardım diyen yalan söyler
Baştan başa safâsını
Sürdüm diyen yalan söyler
Ark kazarlar arkın arkın
Felek çevirmede çarkın
Bu dünyada mal ü mülküm
Vardır diyen yalan söyler
Oğul dinlemez atayı
Dilden çıkarmaz hatayı
Pişmeden çiğ yumurtayı
Soydum diyen yalan söyler
Kur ağaçta olur gazel
Kendi okur kendi yazar
Ahdi bütün hüsnü gözel
Vardır diyen yalan söyler
Avcılar avlarlar bazı
Hakk'a ederler niyazı
Daim beş vakit namazı
Kıldım diyen yalan söyler
Şah HATAYÎ’m der varılmaz
Varılsa da gelinmez
Rehbersiz bir yol alınmaz
Aldım diyen yalan söyler
Şah Hatayî(Şah İsmail)
ark: su yolu
ü: ve
ata: baba
dil: 1. konuşma ve tatma organı 2. gönül, kalp
ahd(ahit): söz
hüsn: güzellik
gözel: güzel (sevgili, yâr)
bâz: doğan, avcı kuş
niyâz: yalvarma, yakarma, isteme
No Namecim güzel kardesim bu ne güzel bir anlatimdi böyle...
Yol´uu, yolculugun ama en cok da yolcularin bu kadar güzel anlatildigina her zaman rast gelmiyor insan, her cümleyi okuduktan sonra düsünmeli bence...
Nerden aklina geldiyse paylastigini icin cok tesekkürler..
merhabalar
sevalde gelmiş hoşgelmiş kolay gelsin sevalcim
no name ben o dediğin filmi hatırlayamadım neyazık ki izlememişte olabilirim birde işlerden dolayı kafam dağınık kendimi toparlamaya çalışıyorum
başkanımız gerçekten güzel değişik bir girişle günaydın demiş ellerine sağlık
ayrıca no name yazdıkların ve şiir için teşekürler
tekrar aranızda olmay çalışacağım
günaydın arkadaşlar..
Halil Cibran
جبران خليل جبران
Lübnanlı felsefe yazarı,romancı,şair ve ressam.
Doğumu
6 Ocak 1883
Lübnan
Ölümü
10 Nisan 1931
ABD
ablacığım zat, büyük bir filozof.
ağzından boş laf pek çıkmamış...
Günaydın Buket,
genel kültürümüze bir bilgi daha ekledik teşekürler no name
No Namecim daha önce bir iki kez karsilasmistim yazilariyla ancak tercüme galiba iyi yapilmamis icinde cok arapca, farsca mi ne anlamadigim kelimeler vardi... bu defa cok güzeldi..
baktım durum vahim mola verdim kendime arkadaşlar
masamda bulunan su bardağını aldım mutfağa su doldurmaya gittim bardağı masaya bırakıp suyu dodurdum tam mutfaktan çıkıyorum mutfakta yemek yapan ablamız suyu kime doldurdun banamı hediye ediyorsun dedi bir baktım bardağı bırakıp çıkmışım amann dedim su içmeye geliyorum içmeden gidiyorum
yani ben bayağı dağılmışım kendime gelmek için buraya geldim:)
bugün burda da cumartesi ve anlaşılan haftasonu nedeniyle pek kimse yok henüz
çalışanların hali belli olmuyor zaten iş durumlarından dolayı evdekilerinde haliyle kendine göre işleri var
neyse birazdan canlanır bizim sitemiz boş kalmaz:)
oofff ooff
şişt nerdesiniz dostlar ?
26/01/
Tanrım!
Başım ağırıyor,vücudum alevler içinde.
Hastayım,uyumak istiyorum,uyuyamıyorum.
Haykırmak istiyorum,çığlıklarım boğazıma çakılıp kalıyor.
Kuruyan dudaklarım bir damla suya
Kulaklarım sesine muhtaç.
Sen bir meleksin,
Fakat şeytanda melektir…
27/01/
Bu gün oldukça mutluyum.İçimi karartan bunca dert
başımda baykuş gibi dolaşırken,mutluluğu nasıl yakalayabiliyorum
bende bilmiyorum .
işte karşımdasın.Yıldızlara yakışan soğukluğunla karşımdasın.
Parıldayan güneş saçlarında dolaşıyor,fakat seni bir an olsun ısıtamıyor.
Tanrım! Elimi uzatsam saçlarını okşayabilecek kadar yakınımda,
Fakat benden çok uzaklardasın.Neden? niçin yaşıyorsun?neden karşıma çıktın?
Halbuki seni tanımadan önce ne kadar huzurluydum.Belki kalbim boştu,böyle
delicesine çarpmıyordu.Aşk nedir bilmiyordum.fakat huzurluydum.
Meçhul sevgililere şiirler yazıyor,resimler yapıyordum.Gitarımın tellerinden
neşeli melodiler dökülüyordu ve görmeden taptığım putlar vardı.
Ve hepsinden önemlisi bir gururum vardı.Bir gün seni tanıdım…
Tanrım!
Aşkı bu kadar acı bir şekilde öğrenmem gereklimiydi?
28/01/
Faruk Nafiz bir şiirinde şöyle der;
“hala o eski dertmi?
Ya çılgınsın ya deli,
Gönlündeki kadını değiştirmeli”
Ben ne çılgınım ne deli.O halde 24 saatim neden seninle dolu…
burdayız başkan kendime bi kahve yapıp oturcam pc başına.. geliyorum..kahve isteyen var mı?
29/01/
Sen gözyaşı,acı,uykusuzluk,umutsuzluk nedir bilirmisin?
Söyle sevgilim bu kelimeler senin için bir mana ifade ediyormu?
30/01/
Seni bir an bile görsem mutlu oluyorum.
Bütün acılarımı unutuyorum ve bütün
Benliğim seninle doluyor…
31/01/
Ben hiçbir şeyden yılmam sevgilim.hiç bir zorluk
beni ürkütemez.hiç bir güç beni ezemez.Fakat öyle
bir duygusal yük taşıyorum ki zaman zaman beni eziyor
boğuyor nefes dahi alamıyorum.ve o zaman sevgilim yaşamaktan
vazgeçiyorum.Bu gün hayattaysam bunu sana borçluyum.
Sen benim gözümde,tüm güzellikleri ve iyi nitelikleri
Üzerinde toplamış olan bir tanrıçasın.seni ben yarattım.
Şimdi sana tapıyorum.
Ya sen sevgilim,kendini ne zannediyorsun?
01/02/
Arıyor geceler boyu gözlerim
Her gece yıldız dolu gökyüzünde
Düşüp üstünde ağlamak isterim
Söyle N…. dizlerin nerede ?
02/02/
Huzursuz, yorgun, uykusuz gecelerimden birisi daha.
Dışarıda çakan şimşekler, patlayan gökgürültüleri,
sinirlerimi daha fazla geriyor. Neden yağmur yağmıyor?
Ağlamakmı istiyorum? Hayır. Tanrım! Nedir istediğim?
Bir bilebilsem. Çok sevdiğim gitar bile bana zevk vermez oldu.
Korkuyorum.Her şeyimi kaybettim.kaybettim ah mutluluğumu
neşemi. Hayır şeytan! Boşuna dürtme, içkiye sığınmam.
Karnım…Evet aç…Sigara ve çay…Olabilir, olabilir…
Acaba neden resim yapamıyorum?
Yağlıboya ya başlasam mı ?
Fakat ilk yapacağım resim N….’ ün resmi olmalı.
Gitarımla yapacağım bestelerde N….’e ait olmalı.
Ve şiirlerim,onlar zaten N….’ Ün.
Evet bu yalnız gecemde ona gitarımla şiirler yazmalıyım.
Kalemim kırık kırık.ağlamaklı.dışarıda çakan şimşekler,
Ruhumda esen boralar, neden? Karnım aç, canım yemek istemiyor.
İlacımın saati geçti.
Boş ver, boş ver diyor karşımda ölüler.
Değer mi dünya işlerine?
Bir kız için kendini harcamaya.
Gel,
Burada ne hayal ettinse hepsine kavuşman mümkün.
Özlediğin huzuru,sevgiyi,mutluluğu burada bulacaksın.
Ne dersin N…. Gitsem mi?
Hayatta tatmadığım iki duygu kaldı,
Senin tarafından sevilmek ve ölmek.
Bunun birincisi olmadığına göre ikincisi pekala olabilir…
merhabalar
sevalciğim canım arkadaşıma
kahve iyi bir tercih olmuş
A.A 'da sanırım yazısında yapmak istediği buydu ''uyandırmak'
kahve ve yazıyla birlikte sen artık tam uyanmışsındır
ahmet bey'de eminim çok dönemeçlerde yazdıklarını yaşamıştır.
hayattı büyük bir sahneye benzetiyorlar ya bazen işte bu dönemeçler çıkıp doğaçlama olarak oynadığımız anlardır elimizde ki ezberi bozar AN'ancak doğaçlamadan sonra sahneden indiğimizde anlarız.Çıkmaz mı girdiğimiz sokak yoksa bir dört yol kavşağındamıyız.her doğaçlama bize verilen Maşuka bebekleri gibidir.
belkide hayatı vazgeçilmez kılan bu doğaçlamalardır.Ezberi bozmak gerek.hayattın tadı için.
kolay gelsin bizim evde kalabalık
Dünden ''çarşı''randuvü alanlar var.onlarla ilgilenmem gerekiyor.
görüşmek umuduyla
not: senin izin başladımı?
03/02/
Cahit Sıtkı’yı istiyorum .o nu en iyi anlayanlardan birisi benim.
Ölmek ve yaşamak.Bunları birbirinden ayıran çizgi ne kadar
İnceymiş . Tanrım! Kendimden ne kadar taviz veriyorum.
Ben kendimi affetmiyorum,sen bu aciz kulunu affet Allahım…
Ebedi hayat, sonsuza dek ölüm.
Gün kasvet gece kasvet
Bulutlar(simsiyah) sisler(pespembe)arasında kaldım
Gök mavisine hasret
Suyun dibine vardı ayaklarım
Suyun dibinde zulmet.(CST)
Ben öleceksem bu ölüm denizde olmalı.
Şayet karada ölürsem cesedim denize atılmalı.
N….! Senin için nelerden vaz geçtiğimi bir bilsen.
Bir bilsen beni ne hallere düşürdüğünü…
Haksızlık bu.benim geceler boyu ızdırap çekmem,
Senin ise uyuman.Rahat sakin bir şekilde.
Tanrım! Çıldırabilirim koru beni.
Ağla gözlerim ağla,derdin ne dağlara sığar ne denize,
Nede gökyüzüne…Aptal!.. sen bir noktasın.
Nokta bile değil,bir atom çekirdeği.
Derdin nasıl bu kadar büyük olabilir.
Sen…yani ben uyumalıyım.bir parçacık uyku.azıcık gözlerim
kapansa.Ah şu karanlık çekilse etrafımdan,
sabah olsa,Güneş doğmasa da olur.
Benim dünyamı sevgilim aydınlatır.
Hasret sana.Nefret tüm karanlıklara…
04/02/
Dilimin ve kalemimin ucundasın,kalbimin içinde.
Şu tükenen yıllara sor, gecelere, gündüzlere sor.
Kiminleyim ben?
05/02/
Beni ne yapacaksın deme,
Sen benim yüzümden ne hale gelmişsin de
06/02/
Senin olmadığın yerde,güneş yok bana,
Ateş yok ,hayat yok bana…
07/02/
Bir baktın,canımı yaktın.
Bir daha bak ki kül olayım savrulayım.
arkadaşlar eylemcim hayrola seni çok mu çalıştırıyorlar.ben nededim sana koş pencereye..
no name sevgi kelebeğimiz canım kardeşim paylaştığın çok güzeldi.
bak günlükten satırlarlarda gelmiş.
ben sonra okumak zorunda kalabilirim bilgin olsun.seval ablana anlattım.
görüşürüz.
sevalcim isimsiz değil benim ben
isimsiz diye yollamışım.
kimse yok mu ?
başkanım nöbetçi kimdi bugün
nöbetçi bile yok sitede.
başkanım bi nöbet çizelgesi yapıp görünür bir yere asmak lazım...
edaaa,
yoksa nöbetçi sen miydin?
slmmm ben geldimm..şimdi günaydın desem kızarmısınız bana bu saate kadar uyunur mu diye:))ama napayım cumartesiyi buldum mu hayatta kaçırmam:))
herkesin işi var galiba bugün ne diyelim herkese kolay gelsin...
haftasonu nöbetçi möbetçi yok , herkes takılsın kafasına göre, asayiş bozulmasın yeter :))
hımm herkes kayboldu, havayı güzel bulup dışarıya gezmeye çıktınız galiba..gezin bakalım gezin..
bende senaryoya devam edip yollayacaktım ama madem kimseler yok bende yazmayı bırakayım bari:))
aa a olurmu başkanım burdayımm.burdayız değil mi arkadaşlar...:):)
hayırr olamazzzz:)))
aşkolsun başkanım ben burdayım sen devam et yazmaya:)tabi herkes gelince yollamak istersen o da senin bileceğin bişey:))
bende yeni geldim bakıyım neler olmuş diye başkanım bizi tehdit ediyor kimseler yok yazmayım diye öyle olsun başkan:)
sen yaz başkanım senaryoyu görsünler dışarda olanlar bile anında pc başında olurlar:)
bu gün kim ölecek aceba senaryoda:)
Eee nasılsınız kızlar
bugün beni çok çalıştırdılar yoruldum
sizce bu senaryoda Tülayın ailesi Tülayın ölümünden Soneri sorumlu tutacakmı??
önemli olan tülayın annesi değil polisler şom doğan soner yüzünden intihar ettiğini söylemişse polislere işler baya karışır :)
iyiyiz eylemcim...bende hala ders çalışıyorum sözde ama gözlerimin ikiside pc ye bakıyo sadece önümde defter var:)))bide tatilin iki gün olmasına güveniyom:))
bence sorumlu tutması gerekir ama kızlarını biliyolarsa olmayada bilir:))tabi en başta başkanın bileceği iş:)))
ooo tahminler başlamış..bilin bakalım ne oldu ?
:))
o zaman senaryodaki ikinci ölü Doğan olur böyle bir durumda Soner onu yaşatmaz:))
Davşanca BBO-77
......
Soner : Doğan sen ifadende ne söyledin polise, Tülay'ın benim yüzümden intihara kalkıştığını falan söylemedin dimi ?
Doğan : saçmalama abicim ya neden öyle bişey söyleyeyim,hem ikimizde aynı yerde değilmiydik sende duydun benim ne anlattığımı.
Soner : evet ya aynı yerdeydik, kafamı kaldı be abicim kusura bakma,seni suçladığım falan yok.
Doğan : ya Soner, Tülay ile bir ara nişanlanyordunuz,davetiyeler bile basılmıştı,şimdi anne ve babası geldiğinde senin Soner olduğunu duyduklarında anlamayacaklarmı sanki
Soner : doğru söylüyorsun , beni görmemeleri lazım,sen karşılarmısın onları kardeşim,ben gidsem sorun olmaz dimi
Doğan : yalnız becerebilirmiyim acaba
Soner : ailesine olanı anlatıp gideceksin sadece abicim ya, nesini beceremeyeceksin,ama benim ismimi söyleme onlara
Doğan : tamam abicim ya kaç bakalım sen,yıktın bütün işi benim üzerime
Soner : biliyorsun ama durumu
Doğan : tamam tamam git bakalım..
Soner hastaneden ayrılıp eve doğru yola çıkar..Sevil evde ikizlerin altını temizlemiş karınlarını doyurmuş,salona indirip arabaya oturmuş ve Efe'yide kaldırıp kahvaltı hazırlamak için mutfağa geçmiştir, Efe annesi yemek hazırlarken kardeşleri ile oynamakta,kendinceonları güldürmeye çalışmaktadır.
Kapı çalar ,Sevil Efe'ye kapıyı açmasını söyler, Efe kalkıp kapıyı açtığında karşısında babasını görünce kucağına zıplayıp ona sarılır.
Soner : günaydın benim aslan oğlum,ne yapıyorsun bakalım
Efe : karedeşlerimle oynuyorum baba ama öylece bakıyorlar sadece,oyun oynamaktan hiç anlamıyorlar
Soner : onlar daha çok küçük Efe'cim,biraz daha büyüsünler bak nasıl koşacaklar peşinden...annen nerde
Efe : mutfakta babacım,yemek hazırlıyor
Soner Efe'yi öpüp kucağından indirir ve ikizlerin yanına yollar terar,Sevil'in yanına gider.
Soner : kolay gelsin hayatım,yardım lazımmı
Sevil : yok Sonercim sağol,nerdeyse hazır herşey, sen neler yaptın
Soner : hastaneye gittim,anne ve babasına haber vermişler,bende onlara görünmemek için herşeyi Doğan'a bırakıp geldim
Sevil : anlamadım neden görünmemek için
Soner : biliyorsun Sevilcim,bir ara nişanlanmak üzereydim,davetiyeler bile basılmıştı, şimdi benim Soner olduğumu duyunca beni suçlayacaklar diye yani
Sevil (:bir süre düşünür) haklısın hayatım,sorun çıkabilirdi,iyi yapmışsın,Doğan tek başına kaldı yani orda
Soner : evet yalnız,anne ve babasına haber verip çıkacak zaten..iyimi ettim kötümü bilmiyorum hiç ,kafam iyice karıştı ya
Sevil : bunları düşünmeyi bırak artık Sonercim,böyle olması gerekiyormuş oldu,önüne geçemeyeceğimiz şeyler için kendimizi suçlamamız hata olur, hayat devam ediyor.
Soner : haklısın hayatım,bazı şeyler bizim elimize olmadan gelişiyor öüne geçemiyoruz...diyerek Sevil'i öper ve tabakları masaya dizmek için hareketlenir..
İki adımlık mesafede bile tabakları masaya koymadan ikisini elinden düşürüp kırar.Ege sesin geldiği yöne bakıp önce korkmuş gibi bakar ama sonradan gülmeye başlar
Efe : baba bak sana gülüyor
Soner : sana öyle gelmiştir evlat,o daha gülmesini bilmiyor
Efe: valla baba baksana
Soner başını çevirip onlara doğru baktığında Ege nin güldüğünü görünce önce şaşırır sonra Sevil'e işaret ederek - hakikkaten gülüyor ya Sevil.
Seville birlikte onların yanına giderler.
Soner : bak sen kerataya babsının sakarlığına gülüyor
Sevil : çocukları güldüreceğim diye evdeki bütün tabakları kırmayacaksın dimi hayatım
Soner : fena fikir değil aslında Sevilcim
Sevil :Sonerrrrr,şakanın sırası değil
Soner : tamam tamam kızma hemen ,şaka yapıyorum işte
Sevil : sen bütün tabakları kırmadan ben sofrayı hazırlayayım,sende çocuklarla kal.
Soner Efe'yi kucağına alıp oynamaya başlar ama çocuk nasıl oynatılır bilmediği için saçma saçma hareketler yaparak onları eğlendirmeye çalışır.Sevil Soner'in çocuklarla ilgilenmeyi bilmediğini görünce seslenir
Sevil : Sonercim çocuk eğitimi ile ilgili birkaç kitap okusan fena olmaz
Soner : çocuk eğitiminin kitabı olur Sevilcim,hem o kitapları yazanlar kaç tane çocuk büyütmüş çok merak ediyorum doğrusu
Sevil : öyle deme hayatım, onlar bu işin eğitimini almış insanlar,senden daha iyi anladıkları kesin,baksana ne yapacağını bile bilmiyorsun
Soner : aşkolsun hayatım ya, beni cahil yaptın çıktın,tamam çocuk yetiştirmeyi yeni öğreniyor olabilirim ama okadarda cahil değilim
Sevil : cahilsin demiyorum Sonercim,sadece işi kuralına göre yapmak sencede doğru değilmi,hem daha çabuk öğrenirsin herşeyi
Soner : ooff tamam sevil,sen nasıl diyorsan öyle olsun..
Sonerin hareketlerine Efe gülmeye başlar,Ege de pnlara eşlik eder..Efe ve Ege'nin gülmesini gören Soner
Soner : gördünmü bak hayatım bu işi bilmiyorum ama çocuklar bana gülmekten kendilerini alamıyor
Sevil : halin okadar komikki hayatım kim olsa güler
Soner : sen öyle san Sevilcim, ama Eda varya aynı sen
Sevil : nasıl yani aynı ben
Soner : baksana bakışları nasıl ciddi,hiç gülmüyor,tıpkı sen yani
Sevil : annesi gibi ciddi ve hanım hanımcık bir kız olacak işte fenamı hayatım
Soner : tabi tabi, sen şuna inatçı olacak desene
Sevil : çocukların önünde başlamayalım istersen Sonercim,ne dersin..
Soner : bak gördünmü,söyleyince kızıyorsun hemen...
Sevil : lütfen Soner, hadi kahvaltı hazır gelin bakalım, Efe ellerini yıkadın dimi oğlum,Soner sende ikizlerin arabasını buraya getirirmisin....
::::::::::::::::::::::::::
devam edebilir:)
ya doğan söylemez herhalde demi başkanım:))o kadar şom olamaz herhalde..
KADININ ZEKİSİ DE HİÇ ÇEKİLMİYOR
Erkek: Bana isminizi bağışlar mısınız?
Kadın: Neden? Sizin yok mu?
Erkek: Ben bir fotografçıyım ve ne zamandır sizinki gibi bir yüz arıyordum.
Kadın: Ben de estetik cerrahım ve ne zamandır sizinki gibi bir yüz arıyordum.
Erkek: Sanırım sizinle daha önce bir kez çıkmıstık ya da iki kez?
Kadın: Sadece bir kez çıkmış olabiliriz, çünkü aynı hatayı ikinci kez yapmam.
Erkek: Nasıl bu kadar güzel olabiliyorsunuz!
Kadın: Sanırım doğarken sizin payınızı da ben almışım.
Erkek: Bu cumartesi benimle çikar mısınız?
Kadın: Üzgünüm, bu cumartesi başım ağrıyacak.
Erkek: Birçok erkeğin başını döndürüyor olmalısınız.
Kadın: Siz de birçok kadının midesini bulandırıyor olmalısınız.
Erkek: Sizi çok mutlu edebilirim.
Kadın: Nasıl? Gidiyor musunuz?
Erkek: Size evlenme teklif etsem, ne cevap verirdiniz?
Kadın: Bir sey diyemezdim muhtemelen, çünkü gülerken konuşamam.
Erkek: Sizi sinemaya davet edebilir miyim?
Kadın: Ben o filmi gördüm.
Erkek: Hayatım boyunca neredeydiniz?
Kadın: Sizden saklanıyordum.
Erkek: Hayatım boyunca neredeydiniz?
Kadın: Hayatınızın geri kalanında da olacagım yerde,rüyaları nızda.
Erkek: Sizi daha önce bir yerde görmüş gibiyim...
Kadın: Evet, o yüzden artık oraya gitmiyorum.
Erkek: Bu koltuk bos mu?
Kadın: Evet, ama oturursanız bu bosalacak.
Erkek: Ne isle mesgulsünüz?
Kadın: Kadın taklidi yapıyorum
teşekürler başkan aksiyonsuz olmuş bu senaryo yine şaşırttın bizi gerçi devamında çıkar yine aksiyon gidiş onu gösteriyor
ikizlere ağırlık vermişsiniz
yani onlarda senaryoda olduklarını farketsinler dimi:)
buket senin yazdığın erkek kadın muhabbetide güzeldi eline sağlık
güzel olmuş başkanım ama asıl aksiyon tülayın anne babası geldikten sonra başlayacak galiba.:)merak ettim şimdi ne olcak acaba:))
devamını bekliyoruz başkanım :)
devamı yok bu kadardı:))
hiç ummadığınız şeyler olacak gökçecim:))
okuduğunuzda yok artık,böylemi olur diyecek,sinirden klavyeyi yumruklayacak,hızınızı alamayıp kulaklarımı çınlatacaksınız:))
nedemek devamı yok başkanım canınızı seviyorsanız böyle cümleler kurmayın iyiliğiniz açısından:)
buarada
sevgili No name bu yazdıkların çok güzel nasıl bir sevgiymiş seninki
"Bir baktın,canımı yaktın.
Bir daha bak ki kül olayım savrulayım."
yüreğine sağlık
nerelerdesin peki günlükten yazdın yazdın kayıpmı oldun
ama bi insan bu kadar mı ister kulaklarının çınlamasını canım:))bi ölü daha olmasa bari:))
gökçe kim ölsün mesela??????????
ilahi gökçe başkan istiyorsa bizde çınlatırız
çınlatma tamam da ama sinirden pc ve klavyeye gelen zararı sen ödersin başkanım ona göre şimdiden anlaşalım:)
ya bizim kılkuyruğun soyadı neydi ?
valla ben bilmiyorumm uyduruver (:
Ceyhun Kılkuruk desem ayıp olurmu acaba :))
nasıl olsa bir sonraki bölümde dizide yer almayacak:))
'yılmazer' salladım valla:) sen ceyhun deyince bu soyisimi çağrıştırdı bana
aaa ya yapma bea yaşasın ceyhun bi zararı yoktuu
yok buketçim kimse ölmesin ben cani değilim o kadar:))ama başkan kılkuyruğu soruyo bişeyler olcak ama bakalım:))başkanım anne babasına bağışla öldürme sakın kılkuyruğu:))
ceyhun kılkuyruk yakışmış :)
rahmetli oda iyi insandı desene ceyhunda gitti
heheh ne oldu ya,neden böyle itirazlara başladınız hemen:))
ben ne dedimki :)
no name,seval,mavügün,eda,kaya,fatih şişt nerdesiniz bakim..
bukadar saat yok olmak site kurallarına aykırı..
Saydığım isimler cezalı, ben yokken gelirlerse eğer cezalandırıldıklarını söyleyin kendilerine...cezayıda siz belirleyin Eylem,Buket ve Gökçe..:))
seval,mavügün ve kaya senaryo yazsın.
Eda ve fatih: Oyuncularımızla ilgili son bilgileri versin..
Noname : günlüğünden paylaşıma devam etsin
bencee...
Buket ceza uygundur bana görede olur aynen dediğin gibi
senaryoların yanına çay kahvede isteriz kuru kuru gitmiyor:)
ben pastada isterim çok canım çekti:)))
gökçe pastayı eda güzel yapıyor ondan isteriz
Davşanca BBO-78
...........
Yorucu ve üzüntülü geçen bir gecenin ardından ailecek kahvaltı yaptıktan sonra Soner masayı toplamak için kalkar ama
Sevil : tamam hayatım ben toplarım sen çocuklarla oyna,onları güldürmeyi başarıyorsun
Soner : hafiften dalga geçer gibi bir ifade sezinledim Sevilcim..
Sevil : olurmu hiç öyle şey hayatım neden dalga geçeyim,güldürdüğün yalanmı yani
Soner : peki hayatım sen öyle diyorsan..
Soner çocukları alıp salona geçer ve yapabildiğince oynamaya çalışır.Bir müddet sonra yorulup çocukları Efe'ye bırakıp televizyonu açar,ne var ne yok diye kanalları zaplarken haber kanallarından birinde düşen bir uçakla ilgili haberde takılı kalır.Kazadan kurtulan olmamıştır,spiker ölenlerden kimliği tespit edilenleri saymaktadır.Soner genemi düşen uçak diye söylenir kendi kendine,Sevil Soner'in söylenmesini işitmiş ama ne dediğini anlayamamıştır
Sevil . ne oldu hayatım,ne söyleniyorsun kendi kendine
Soner : sorma Sevilcim ya , uçak düşmüş yine
Sevil : ciddimisin,nerde olmuş kaza
Soner Türkiyede olmuş hayatım,Amerika'dan gelen bir uçak
Sevil : üzüldüm şimdi ya,Allah sabır versin ailelerine, çok ölen varmıymış
Soner : 75 kişi dedi spiker en son,şimdide kimliği belirlenenleri sayıyorlar.
Soner pür dikkat ölenlerin ismini dinlemektedir,Ceyhun'un ismini duyunca önce o değildir diye düşünür ama içine kurt düşer yinede
Soner : Sevilcim
Sevil : efendim Soner
Soner : bu kılkuyruk nerdeydi
Sevil : ne oldu Soner ,nerden aklına geldi şimdi o
Soner : sen söyle ya nerdeydi o
Sevil : en son Amerikaya gidiyorum demişti,biliyorsun sende,birdaha haber almadım zaten,amann boşver bizi ilgilendirmiyor hayatım
Soner : Amerikada olduğuna eminmisin
Sevil : dedimya hayatım en son oraya gitmişti
Soner : Sevil
Sevil : ay ne var Soner,söylesene
Soner : hayatım bişey dicem ama
Sevil : gene ne diyeceksin Soner
Soner : az gesene buraya hayatım
Sevil : işim var Soner görüyorsun
Soner : boşver şimdi işi,gel sen
Sevil : off Soner ne var,ne diyeceksin bakalım
Sevil işini bırakıp Soner'in yanına gider, Soner Sevil'i elinden tutup koltuğa oturtup televizyonu işaret eder...
:::::::::::::::::::
devam edebilir:)
eyvahlar olsun ceyhunda öldü oynayacak eleman kalmayacak yakında
başkanım hadi ceyhunu öldürdün de o 74 masum vatandaştan ne istedin:)
Başımız sağolsun arkadaşlar bir arkadaşı daha kaybettik metanetli olalım başkan olayları düzeltecektir heral
merhabalar arkadaslar
baskanim ölü basina ne kadar iskonto aliyorsun azrailden?
Başkanım sanırım aile fertlerimiz bukadar acıya dayanamadı hiçbiri görünmüyor yada helva yemeyemi gittiler aceba
Kaya süpersin gelir gelmez güldürdün beni 'ölü başına ne kadar iskonto:))
başkanım yaa yazık değil mi adama:((hadi bi mucize oldun bari:))
Başkanım dedim size değilmi kendilerine gelemediler diye bakın gökçe mucize istiyor yazık kuzuma dayanamadı bukadar acıya üzüldü...
evet ya gerçekten üzüldüm ben:((dünyada kaç binlerce ceyhun vardır o ceyhun bizim ceyhun olmasın başkanım:((hem adam amerikada ne zararı var size:))
ne çok ceyhun yazdım ben yaa:))
KAYIP ARANIYOR
tülay ve ceyhunu öldüren ayrıca 74 masum vatandaşa daha kıyan senarist Başkan kayıplara karıştı
bulanların insaniyet namına haber vermeleri rica olunur
:)
burdayım
hepinize iyi tatiller
gidiyomusun eylem???sanada iyi tatiller...
herkes nereye gitti ben yalnız kaldım gene:(((((
KAYIPLAR ARANIYOR!!!!
BBO AİLESİNDEN HERHANGİ BİRİNİ GÖREN OLURSA BURAYA ÇAĞIRMASI RİCA OLUNURR...
greve mi gittiniz yoksa hepiniz:))artık dizimizde birilerinin ölmesini istemiyoruz grevi:)))
hehehe
gökçe yalnız kalmışsın bakıyorum:)
değerli dostlarım güzel bir pazar tatili dilerim, hava güzelse çıkın gezin,tıkılı kalmayın evde..
sağlıcakla ve sevgiyle kalın..
evet başkanım yaa sende gittin süper oldu yanii:((gidin siz gidin siz gelincede ben gelmicem:)))
masallah masallah.. Bizim Baskan yine yapmis yapacagini.. Gitti Kilkuyruk Ceyhun! Yazik degil mi gencligine, ne acimasizsiniz sayin Baskan.. :) Hadi Ceyhun kurban olsun ama diger yolcularin, mürettebatin vebali ne olcek? Buyrun cikin isin icinden!
Biz bir yere kaybolmadik ki, sessiz katilimcilar olarak bugün yine burdayiz yok yazmayin! Sakin ha, ceza meza da vermeyin, mazeretimiz de var isterseniz kapi gibi rapor bilem bulurúz, en alasindan.. (ne diyorum ben ya? Mavigünüm yetis, kurtar bizi, disipline verilcekmisiz!)
Sayin Baskan, saygilar efendim...
:)
bende buradaydım...
bir sürü müzik cd.si sipariş vermiştim.
kargoya binmişler,geldiler.
hepsini saygıyla karşılayıp buyur ettim.oturttum karşıma çay söyledim,içmediler.hepsini ben içtim.
bu arada soyunmalarına yardım ettim.
bazıları soyunmamakta direnince, makas marifetiyle gaddarca davranmam gerekti.bunun için tüm cd.camiasından özür dilerim.
çırılçıplak kalan ve bundan utanan cd.leri bilgisayarın kayıt bölümüne gizledim.
önce sanatçı ve parça bilgilerini girip sonra bazılarınca rip'leme bazılarınca formatlama herneyse işte işlemine başladım.
bu esnada bende kayıt işi bitip benim için atıl duruma gelecek cd.leri kapmak için çevremdekiler,kasap dükkanının önünde bekliyen kediler gibi yalvaran gözlerle bana bakarak bana ver,hayır bana diye kıvranıyorlardı.
insanları kırmak olmazdı.ne yapayım.huyum kurusun.
hiç birine vermedim.oldu bitti.
işte bu kayıt kuyut işleri saatlerimi aldı.
aldığım duyumlara göre başkan ceza kesmiş gitmiş.
küçücük yerlere yazmaktan gıcık kapıyorum.baş tarafa ne yazmıştım,neden bahsediyorduk,konu neydi,ben kimim,ne arıyorum burda karıştı gitti.ahanda bitirdim...
hah,
başkanda kalmışım.
efendim zaten şu an sitede yoksun.
yardımcıların tırsaki onlarda yok.
yaparım ihtilali neye uğradığını şaşırısın.
pazartesi gelirsin de yazacak site bile bulamazsın.
kim engel olcak bana nöbetçi bile yok ki.
niye yok?
başkan kıyamadı,bu gün tatil bişi olmaz dedi.
koca siteyi dahili ve harici bedhah
ların(bu kelime yanlış olabilir.şimdi sözlük imla uğraşamam ihtilal hazırlığındayım,saniyeler kıymetli.problem yaratmayın yazdığım gibi kabul edile)saldırılarına karşı savunmasız bıraktı.
bu iş (hey yarabbim gene başını unuttum bakın sayın okurlar şimdi bunuda gönderiyom,bundan sonra word
de yazıp öyle gönderecem)
:) ben bekliyorum ve bekliyorum.. Cok iyiydin aslinda be No Namecim, ne güzel dedim al iste Baskan´a mesgale.. Ihtilal mihtilal derken bizi unutuz gider...
Ee sen devam et, lütfen! :)
halbuki,nöbetçi koysaydı,şimdi ben istediğim gibi at oynatamazdım.
zaten bu başkan pasif kalıyor ya.
ne bu bi işe yaradığı yok.sayın site sakinleri sakın yanlış anlamayın,
seçim yapmaktan bahsetmiyorum.direk ihtilal.yönetime el koymaktan bahsediyorum.
ilk etapta sokağa çıkma yasağı ilan ediyorum.
siteninde alayı bayan kardeşim,kimlen ihtilalyapçam şaşırdım.fatih yok.izinde.evci çıktı.
bi kaya bi ben.
şu işi bi daa düşünsem iyi olacak galiba.
evet evet, acele edip ecele gitmeyelim.yavaş yavaş planlı programlı gitmek lazım.
önce sitenin erkek nüfüsunu çaktırmadan arttırmak lazım.aslan başbakanım büyük adamsın şimdi anladım neden çok çocuk yapın dediğini.şimdi benim üç beş erkek çocuğum olsa ne biçim ihtilal yapardım bee.neyse önce evlenmek lazım şimdi o uzun iş.gene baş tarafı kaybettik,hadi gönderiyom...
(kimse yok diye kaba konuşuyom.)
ablacığım merhaba nasılsın?
hürmetlerimi iletiyorum.
saygılarımı da sunuyorum.
sayın başkan yardımcım,senin ikizlerden biri erkekti değilmi.
adı neydi?
o niye yazmıyor ablacığım.onunlada tanışalım.
hayır dersleri yoğunsa haftada bir yazsın.hiç olmazsa manevi olarak varlığını hissedelim değilmi ablacığım.
tekrar hürmetler...
atılgan gümüş'ü de bi şekilde bilişim dünyasına alıştırmak lazım.
ne bu canım,benim bilgisayarım yok,internet bilmem.felan filan.
alalım sana bi laptop.kullanmasınıda eda sana öğretir.siteye de girersin ara sıra.Okan'ı da erkek nüfüstan sayabiliriz aslında onu da bi şekilde
siteyle buluşturmak lazım.
du bakalım yapacaz artık bişeyler...
No Namecim tesekkür ederim canim kardesim benim, hic süphem yoktu yine de ziyadesiyle pek memnun oldum..
Evet benim ikizlerden biri erkek ancak pc-nin basinda daha cok oyunlar en cok da World of Warcroft veya digerlerini oynamayi seven ve maalesef Türkce´si oldukce kötü bir delikanli, burda bizim isimize yaramaz yani.. :)
Ihtilal icin biraz erken, No Namecim.. Baskan´in gönlünü almaya bak bence.. :)
Atilgan Bey´den de hayir yok be güzelim, adam sarki mi söylesin, dans mi etsin, ailesiyle mi ilgilensin, film mi ceksin.. E, hisim-akrabalari, arkadaslari ve dostlari da cabasi..
Hani nerde internete girecek vakit kaldi mi?
O bence sadece isini yapsin! Cünkü cok güzel yapiyor.. BBO-da Soner´i oynasin yeter... :)
ne yapalım sağlık olsun ablacım.
bi kaç sene bizim başkanın yaşlanmasını bekleriz artık.yeraltına çekiliyorum...şartlar olgunlaşınca bi daha bakarız artık.
buketçim merhaba,
az önce bi mail aldım.
kimden mi
şiir'den
der ki,
Bülent özcan yazdığı bu güzel satırlarla, bağışlanmayı hak etti.
lütfen kendisine iletiniz.
neden mi bana yazmış,
bilmem beni seviyor olabilir mi?
merhabalar
Benim yeğenler okuyacak kitap yerime benim canımı tercih edince onlarla alış-verişe çıkartıldım. canları sağolsun.ama beni sormayın ayaklarım yerinde mi diye ara sora bakıyorum tavuş kuşu misali.
şimdi geldim tam okuyamadım ama sanırım bizim başkantoplu mezar girişimde bulunmuş bir kılkuyruktan kurtulacağız diye gitti 74 masum insan.ah başkan ah
hafızan geri geldi ama bu seferde
etraf kazadan geçilmiyor.
olsun aksiyon macera BBO'da az sonra kıvamında.
tekrar döneceğim sitede kalanlarla buluşmak üzere.
Oyuncularımızdan bilgilerrrr;)
Atılgan Gümüş'ün müzikalleri var ayrıca istanbul jazz center da orkestra eşliğinde şarkı söyleyecek.Onun dışında 2 dizi projesi var:)
Mine Tugay'ın tiyatro dot'ta blackbird(karatavuk) isimli oyunu devam etmekte.
Volkan Severcan'ın oyunun oyunu isimli tiyatro oyunu devam etmekte.
Diğer oyuncular hakkında hiçbir bilgim yok:(
Ama cezam gerçekten güzeldi:)
Bu arada Atılgan Gümüş interneti sevse bile seval ablanında dediği gibi girecek vakit bulamıyor.Hem müzikalleri var, hem istanbul jazz centerda şarkı söylüyor(belirli günler), bunların dışında en önemlisi o evli ve çocuklu:)
Ailesine vakit ayırması gerekiyor..!
Edacim hosgeldin canim...
Bilgin varsa biraz paylas bakalim su dizi projeleri nelermis?
E, biricik Soner´imiz nam-i diger Atilgan Bey´in en koyu hayrani olarak senin bilmen gerekir, di mi? :)
Mavigünüm iyisindir insallah, cok mu yordular seni a canim? :)
Dinlenince haber ver, cay hazir... Sevgiyle demlenince bir de güzel oluyor ki.. :)
Ben de yoruldum, paydos ediyorum...
biri kadın ve erkek ilişkileriyle ilgili bir dizi ama diğerini ne yazık ki bilmiyorum ablacım:)
mrb arkadaşlar nasılsınız özellikle no name sen iyi misin?pek iyi gözükmüyosunda:)))
anlaşıldı bugün kimse gelmeyecek buraya neyse o zaman hepinize iyi akşamlar...
edacım herhalde BBO gibi ama bir sitcom tarzında olabilir.Çünkü sitcom Atılgan Gümüş "Garçons'' da bunu canı performans olarak yıllarca yaptığından tam onun tarzıdır bence.
sevalcim çay için teşekkürler..
tam yorgunluk çayı oldu.
gökçecim,iyiyim iyi,
yok bi yaramazlık.
boyacılar evi duman etmiş tek ayak üstündeyim.
cezalıyım herhalde.
sabah 05 sularıda yarış var.nasıl seyrederim onun hesabındayım.
evet mavigün ablacım atılgancığım grup garsongs tan alışık:=)
Keşke çıkmasasydı o gruptan ama sıkılmış farklı şeyler yapmak istiyomuş..
Kendimi menajer gibi hissetmeye başladım hale bakın yaa..zuhahahahaahaa:D:D:D:D
bu arada no name atılgan için;
atılgan gümüş'ü de bi şekilde bilişim dünyasına alıştırmak lazım.
ne bu canım,benim bilgisayarım yok,internet bilmem.felan filan.
demişsin ama atılganın bilgisayarı da interneti de var sadece internete girmeye pek sevmiyo sevmiş olsa bile pek zamanı olmuyo:)
Sayın bbo izliyicileri nette dolaşırken dizinizin başlaması için verdiğiniz çaba beni ve yakın arkadaşım olan atılgan gümüşün dikkatinden kaçmadı bende bu çabalarınız sonucu dizinizi sizlerle tekrar star ekranlarında kavusturucagımız müjdesini wermeden geçemedim
Mine Tugay
BİRİ KOMİK OLDUĞUNU MU SANIYOR ACABA..?
ohooooo herkes gitmiş niye bu kadar erken dağıldınız..?
Edacim bugün hepimiz pek yorulduk, ben mesela bütün gün temizlik yaptim da bitiremedim bile.. :(
Yarina bir sürü ütü de var...
Sabaha cikarsak hep birlikte yine günü paylasir, haberlesiriz insallah.. Simdilik herkese iyi uykular..
Mavigünüm bu gece nöbet yok, sen de yorgunsun zaten dinlen bari... Yine de gönüllü nöbetciysen canim arkadasim tüm güzellikler seninle olsun.. Yarina yine kismetse görüsmek üzere...
Sevgiler kucaklar dolusu... :)
pardon isim yazmadan gönderdim, gözler yari kapali olunca... :)
iyi geceler..
seval ablacım adını yazmayı unutmuşsun ama bi anlıyoruz yazdıklarından merak etme:)))
aman no name sen iyi olda boşver hepsi olur biter kolay gelsin genede:))bir an şaşırdım yazdıklarını okuyunca da :))
Sağol seval ablacım sanada iyi geceler..Bugün bende çok yoruldum eski arkadaşlarımla buluştumda:)liseye gelince hepimiz ayrıldık ama hâlâ görüşüyoruz, 10 yıldır arkadaşız:) E birbirimizi bulmuşken bırakamadığımız için haliyle ayaklarım koptu benimde:)
Neyse madem herkes yorgun o halde dinlenme vakti geldi de geçiyo bile herkese iyi dinlenmeler, iyi geceler ve iyi pazarlarrr:)
geceye gülerek veda etmek istiyorum alışkanlık oldu artık bende;)
zuhahahahahahaaaa:D:D:D:D:D:D:D:D:D
evet bugün bişey vardı sitede valla pek kimse gelemedi herkesin işi vardı...neyse herkes dinlensin bugün hadi iyi geceler:)))
iyi akşamlar bu bir ilktir:) Mavigün ablam gündüzcülerden sana bir misafir geldi bu saatte yani ben
çay getirdim sana buralardaysan birazda pasta acıkmışsındır diye
kısacık bir ziyaretti bu hadi burda olanlara iyi geceler
SİZ UYURKEN
Birkaç tanımadık ses gelirse yüreğinizden,
Belki tanırsınız beni...
Hayatınızın beyaz-güzel sayfalarından,
Koparılmış olabilir ismim...
Haberinizin olmadığı çay bardaklarına sorun,
Dudak izlerimden teşhis edebilirmisiniz beni.
Sizi terk etmiş gibi görünsemde,
Anlayacaksınız gidişimi ayak izlerimden.
Siz uyurken ben!
Öpüp gittim gözlerinizden...
TIKANIP KALDIĞINDA HAYAT
Bir yerlerde tıkanıp kaldığında hayat, soluk almak güçleştiğinde,
Yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını,
Dağlara dönmeli yüzünü insan.
Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini ferahlatacak;
Yeni insanlarla 'tanışmalı, yeni keşifler yapacak....
Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa, Gerçekleştirmeyi denemeli!
Her geçen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını; zamanın bir nehir,
Kendisinin bir sal olup da, O dursa da yolculuğun devam ettiğini anlamalı.
Baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler,
Her akşam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa,
Değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri;
Küçük şeylerle başlamalı belki; örneğin, bir kaç durak önce inip
Servisten, otobüsten; yürümeli eve kadar, yüreğine takmalı güneş gözlüklerini;
Gördüğünü hissedebilmeli!
Sağlığını kaybedip, ölümle yüz yüze gelmeden önce,
Değerli olabilmeli hayat!
İlla büyük acılar çekmemeli, küçük mutlulukları fark etmek için!
Başkasının yerine koyabilmeli kendini;
Ağlayan birine "gül", inleyen birine "sus" dememeli!
Ağlayana omuz, inleyene çare olabilmeli!
Şu adaletsiz, merhametsiz dünyaya ayak uydurmamalı; Sevgisiz, soysuz kalarak!
Dikeni yüzünden hesap sormak yerine gülden,
Derin bir soluk alıp, hapsetmeli kokusunu içine...
Güneşin doğuşunu seyretmeli arada bir, seher yeli okşamalı saçlarını...
Karda, yağmurda; sevincine, coşkusuna; fırtınada boranda; Öfkesine, isyanına ortak olabilmeli doğanın!
Bir çocuğun ilk adımlarında umudu; bir gencin düşlerinde geleceği;
Bir yaşlının hatıralarında geçmişi görebilmeli! Çalışmadan başarmayı, sevmeden sevilmeyi, mutlu etmeden mutlu Olmayı beklememeli!
Ama küçük, ama büyük; her hayal kırıklığı, her acı; Bir fırsat yaşamdan yeni bir şeyler öğrenebilmek için; kaçırmamalı!
Çünkü; hiç düşmemişsen, el vermezsin kimseye kalkması için, hiç Çaresiz kalmamışsan, dermanı olamazsın dertlerin; ağlamayı bilmiyorsan, Neşesizdir kahkahaların
Merhaba dememişsen, anlamsızdır elvedaların...
Ne, herkesi düşünmekten kendini, ne; kendini düşünmekten herkesi unutmamalı!
Bilmeli; çok kısa olduğunu hayatın; hep vermek ya da hep almak için...
Sadece, anlatacak bir şeyleri olduğunda değil,
Söyleyecek bir şey bulamadığında da dinleyebilmeli!
Aklı ve kalbiyle katılabilmeli sohbetlere...
Hafızası olmalı insanın; hiç değilse, aynı hataları, aynı bahanelerle tekrarlamaması için!
Soruları olmalı, yanıtları bulmak için bir ömür harcayacak! Dostları olmalı, ruhunun ve zihninin sınırlarını zorlayacak!
Herkese yetecek kadar büyük olmalı sevgisi;
Ama, kapasitesi sınırlı olmalı yüreğinin ki, hakkını verebilsin sevdiklerinin;
Zaman bulabilsin; Bir teşekkür, bir elveda için...
Yaşam dedikleri bir sınavsa eğer; Asla vazgeçmemeli sevmek ve öğrenmekten;
Ama, herkesi sevemeyeceğini de her şeyi bilemeyeceğini de fark edebilmeli insan!
Tıpkı, her şeye sahip olamayacağı gibi...
Zamanın ninnisiyle, uykuda geçirmemeli hayatı.!
ALINTIDIR
gülüyorum şuan kendi halime bir slm verip uyumaya gidecektim ama girince buraya bırakamadım birdaha
birde siz olsaydınız ooo ne güzel olurdu ama herkes uyumuş rüyalarda
ne yapıyorum gecenin bir yarısı ben burda hadi bende gidiyorum artık uyumaya
sizleri seviyorum iyi geceler
eylemcim bilseydim çaylarla geleceğini hiç beklemezmiydim ne güzel bir alıtı teşekkürler.
sorma gündüz ayrı bir heyecanı
gecenin bir başka güzeliği var bu sitede insan bir uğradımı gidemiyor.bakma bu gün bir hafta sonu haliruhiyeti vardı hepimizde.
iyi geceler.iyi pazarlar kardeşim.
Bir Pazar sabahı hava ne olursa olsun siz iyi olun.
Sevdikleriniz yanınızda ise bir Pazar kahvaltısı yapın
Yok biz BBO ailesi gibi gök kubbenin altındaysa beraberliğimiz,
O zaman bir GÜNAYDINLARDAN BİR GÜL DEMETİ yapınYollayın tüm dostlarınıza.
Artık benim BBO ailesi adında gül bahçem var.
Tüm güllerimi seviyorum biliyorum gül dikensiz olmaz ben sizin dikenlerinizi de seviyorum.
BENİM RENGİM BELLİ ama bahçenin ortasında BEYAZ GÜL Seval ablanız,
Her sabah ona korkmadan yaklaşabilirsiniz çünkü onun tüm dikenlerini
Papatyalarla sarılmış kanatmaz bir yerlerinizi.Bu yüzdendir gül papatya oluşu.
GÜLLERLE GÜNAYDIN
BİR GÜLÜ SULAMA ZAMANI
Açık mı yüreğinin kapısı sevgilere
Duyuyor musun çağıltısını yaşamın
Yürüyorsa o özsu hücrelerinde
Kaçıncı baharında olursan ol
Vakit hep bir gülü sulama zamanı
Gecikmiş değilsin dinlemeye
Tenin tene sevgiyle her dilden
Söylediği o coşkulu türküyü
Bulur bir gün nerede olsan seni
Sürüp gelir bir yangının izlerini
Tut elinden sokaklara çıkar hüznü
Yoksa büyür sığmaz olur odalara
Konuş onunla havadan sudan söz et
Kuşlardan çiçeklerden istersen
Sadece bir merhaba desen de olur
Gülümse ona bir gün karşılaşınca
Tükenir paylaşılınca yalnızlıklar
Biliyorsun yurtsuz nicedir sevgiler
Geçit verirsen gözlerinin çölünden
Gelir sığınır bir yerinden yüreğine
Bedrettin AYKIN
SEVAL’in gül rengi(arkadaşım sana sormadım kusura bakma ama bahçenin tam ortasına ektim ben o gül ve papatyayı güvercin de beyaz olunca gülün rengini beyazı uygun buldum Renklerde önce o kirlenir bilirim ama bazen kirlenmekte güzeldir oynarken sokakta üstünü kirleten çocuk gibi)
Beyazgül
Hürmet, Saflık, Temizlik, Masumluk, Gizlilik
PAPATYA
Saflık, Sadık Aşk, İffet
Diğer renklerden herkes kendine bir renk seçsin.
Fakat bir tek BAŞKANIN seçtiği GÜL aynı zaman da
Bahçenin bahçıvanı unvanına alacaktır.
Gül seçmezse de bahçıvan kesin olacaktır bu kadar çiçeğin bakımı var, nöbetleri var, senaryo diye tutturmaları var
Kırmızı
Aşk, Saygı, Cesaret
Turuncu / Somon
Büyülenmek, Şevk-Heves, İstek
Sarı
Neşe, Memnuniyet, Özgürlük, Dostluk
Pembe / Şeftali
Minnettarlık, Takdir Etmek, Hayranlık, Taziye
iyi sabahlar ve iyi pazarlar,
öncelikle herkese günaydınlar...
ve iyi pazarlar...
Zamanla kaybettiklerimiz
Bir gün insan virgülü kaybetti, o zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı; cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti.
Sonra ünlem işaretini kaybetti; alçak bir sesle ve ses tonunu değiştirmeden konuşmaya başladı. Artık ne bir şeye kızıyor, ne bir şeye seviniyordu. Hiçbir şey onda en ufak bir heyecan uyandırmıyordu.
Bir süre sonra soru işaretini kaybetti ve soru sormaz oldu, hiçbir şey onu ilgilendirmiyordu. Ne evren, ne dünya, ne de kendi apartmanı umurundaydı.
Birkaç yıl sonra iki nokta üst üste işaretini kaybetti ve davranış nedenlerini başkalarına açıklamaktan vazgeçti.
Ömrünün sonuna doğru elinde yalnız tırnak işareti kalmıştı. Kendine özgü tek düşüncesi yoktu, yalnız başkalarının düşüncelerini tekrarlıyordu. Düşünmeyi unuttu ve böylece son noktaya erişti.
Can Ataklı
günaydınlar
Mavigünablam yine bizi karşılama günaydının çok güzel olmuş güllerle karşılanmışız sağolasın
ben sarı gülü tercih ettim normalde ayrılık diye bilirim sarı gülü ben ama seninkine göre sarıyı seçtim
Noname evin boya işi bittimi
henüz bitmediyse kolaylıklar diliyorum
ve gidiyorum benimki yine kısa bir ziyaretti çünkü evde sürekli giremiyorum
kendinize çok iyi bakın iyi pazarlar
*****
Zehir
Uzun yıllar önce Çin’de Li-Li adlı bir kız evlenir. Aynı evde kocası ve kaynanası ile birlikte yaşamaya başlar. Lakin kısa bir süre sonra kayınvalidesi ile geçinmenin çok zor olduğunu anlar. İkisinin de kişiliği tamamen farklıdır bu da onların sık sık kavga edip tartışmalarına yol açar. Bu Çin geleneklerine göre hoş bir davranış değildir ve çevrenin oldukça tepkisini alır.
Ev, birkaç ay sonra bitmez tükenmez gelin-kaynana kavgalarından, onun ve eşi içinde cehennem haline gelmiştir. Artık bir şeyler yapmak gerektiğine inanan genç kadın doğru babasının eski bir arkadaşı olan baharatçıya koşar ve derdini anlatır. Yaşlı adam ona bitkilerden yaptığı bir ilaç hazırlar ve bunu 3 ay boyunca her gün azar azar kaynanası için yaptığı yemeklerin içine koymasını söyler. Zehir azar azar verilecek, böylece onu gelininin öldürdüğü belli olmayacaktır. Yaşlı adam genç kadına kimsenin şüphelenmemesi için kaynanasına çok iyi davranmasını, ona en güzel yemekleri yapmasını söyler.
Sevinç içinde eve dönen Li-Li yaşlı adamın dediklerini aynen uygular. Her gün en güzel yemekleri yaparak kaynanasının tabağına azar azar zehri damlatır. Kimseler şüphelenmesin diye de ona çok iyi davranır. Bir süre sonra kayınvalidesi de çok değişmiştir ve ona kendi kızı gibi davranır. Evde artık barış rüzgârları eser. Genç kadın kendisini ağır bir yük altında hisseder, yaptıklarından pişman bir vaziyette baharatçı dükkânının yolunu tutar ve yaşlı adama şu ana kadar kaynanasına verdiği zehirleri onun kanından temizleyecek bir iksir için yalvarır. Yaşlı kadının ölmesini artık istemiyordur. Adam yaşlı gözlerle karşısında konuşup duran Li-Li’ye bakar ve kahkahalarla gülmeye başlar.
“Sevgili Li-Li, sana verdiklerim sadece vitaminlerdi. Olsa olsa kayınvalideni sadece daha da güçlendirdin hepsi bundan ibaret. Gerçek zehir ise senin beyninde olandı. Sen ona iyi davrandıkça oda dağıldı ve yerini sevgiye bıraktı böylece siz gerçek bir ana kız oldunuz” der.
Eski bir Çin atasözü şöyle der: “Gül veren elde gül kokusu kalır.” Sevilen insan sevgisini insanlara veren insandır.
Can Ataklı
renk seçmeyi unutmuşum.
ablacığım günaydın,
neden ayrımcılık yapıyorsun,
hadi ayrımcılık yapmıyorsun,
neden haksız rekabet yaratıyorsun.
renklerin en güzeli, beyazı, kankana ayırıyorsun.
mavi zaten benim adıma tescilli diyorsun,
geri kalan bi sürü rengi de hadi bakalım buyrun diyorsun.
canın sağolsun.
ben genede seni çok seviyorum.
beyaz ve mavi yoksa...
hımmm...
bende eylem kardeşim gibi sarı diyorum.
sarı işte sarı...
yanınada bi lacivert bulursak keyfe bak...
ablacığım yukarıda yazdıklarım şakaydı anladın değil mi?
bende beyaz istiyorum işte...
ayrıca başkana yaptığın torpil de gözümden kaçmadı.
ihtilali çabuklaştırmayalım...
eylemcim,iyi dileklerin için sağol.
bir oda salon mutfak akşama teslim
diğer oda ve balkonlar Allah kerim.
herkese mrb sizlere müjde vermek için geldim..
2 arkadaşım kanal 1 de Atılgan Gümüş'ün dizisinin reklamını görmüş.Bende deminden beri bekliyorum şu an bir film var az önce reklamdı ama göstermediler inşallah diğer reklamda gösterirler:)
murat abi yorum kısmı açmış linki veriyorum:)
http://www.murataras.tv/index.php?option=com_content&task=view&id=111&Itemid=28
SÖZ SAVUNMANIN
Canım kardeşim,aslında ben sana renklerden kırmızıyı vermiştim.
bir aşkı böyle anlatan kardeşime o uygun olur diye ama sen sarıyı aldın.
torpil değil pekala benim ki düpedüz mecbur bırakmak canım arkadaşım belki beyazı hiç sevmiyor bak güzel kardeşim senin tarafından böyle gözüküyor.benden böyle bu yüzden bir açıklama bile yapmış bulunmaktayım.
başkana toppil konusuna katılmıyorum belki adam bahçede sadece bir gül olmak istiyordu bak onada bir mecburiyet.
atyrıca sarının yanına lacivertyakıştığını kabul ediyorum vehatta en çok bu halini severim .
İsimsiz yollamışım
Güllerle günaydin, güller kadar güzellere...
Eski bir Çin atasözü şöyle der: “Gül veren elde gül kokusu kalır.” Sevilen insan sevgisini insanlara veren insandır.
Bundan güzel anlatilamazdi gül verenler, Cinli´lere tesekkürler, araci olup ileten No Namecigime de..
Mavigül´üm canim arkadasim güllerle karsilamissin bu sabah bizi, onlarin güzel kokulari da senin üzerinde olmali. En özel rengini bana ayirman beni cok mutlu etti, sevginin sendeki güzelligini bir kez daha belirledi.. :)
Sen de renginle cok yasa, en güzel siirler gibi maviliginle..
Hele de gökyüzü gibi maviliginle.. Tüm Dünya´yi saran sarmalayansin zaten sevginle.. Hani Zülfü "herkesindir!" dediginden beri her disari cikista basimi kaldirip baktigim, sanki ondan güc aldigim ucsuz bucaksiz mavi sen ol.. Ve böylesine okyanuslar gibi derin ve sonsuz sevginle hep koyumavi kal..
Nasil tesekkür etsem bilmiyorum, sadece, seni cok sevdigimi bil istiyorum. Güne ancak bu kadar güzel baslar insan, hep bunlar senin sayende. :)
No Namecim kiskanclik yapma, sen badana yap! (oh, nasil uydu ama?)
Hem Mavigün ablanin bahcesindeki renkler bize hepimize ve daha bir coklarina yeter.. Bilmiyor musun?
"O" bize bir hediye, o cok özel bir bahce, orada güller her mevsim acar, orada yediverenler her renkte cosar.. Hic üzülme, sen bizim kücük tomurcuk goncalarimizin en güzellerinden birisin..
Eylemcim günaydin, seni görmek ne güzel oysa sen pazarlari pek olmazdin..
Sizinle olmak var ya... anlatilacak gibi degil, iyisi mi ben kalkip kahvalti hazirlayayim hadi hepiniz kosun gelin.... :)
seval ablacım sofrayı kur ben geliyorum:)) tabi kabul edersen:))
Gel hemen ablacim yumurtani nasil istersin? Rafadan mi sahanda mi? :)
sevalcim canım artık aramızda sloganlaştı ama kalp kalbe karşı derler bütün sözler için teşekkürler.
kahvaltıya yapmıştım aldım geliyorum fırında pişiyorlar (ekmekler dilimlenir.üzerine yağ sürülür sonra domates rendesi biber,kaşar,peyaz penirli karışım yapılır üzerine sürülür isteyen üstüne sucuk sosois ilave eder. fırına verir. nar gibi kızarınca çıkarılır sıcak sıcak yenir.)afiyet olsun hepimize.
sana kalmış senin için hangisi daha kolaysa öyle yap ablacım:))
gelirken frından yeni çıkmış sıcacık mis gibi ekmek alayım mı..?
Mavigünüm benimkiler, seninkiler derken bir de bizimkiler.. Bu kadar coluk cocukla biz kalabalik bir aileyiz, cesit bol olsun... Beyaz peynir, domates, biber ve maydonoz benim kahvalti favorilerim ancak cocuklar yumurta ve sucuk da istedikleri icin... Eh recelimiz de var... Cok sükür.. Hadiyin bakiiim... :)
Ellerine saglik bu tarifi mutlaka uygulamaliyim, eh malum yakinda tatildeyim Allahin izniyle her sabah nefis kahvaltilar hazirlayacagim tam iki hafta boyunca.. :)
ne zaman tasiniyoruz?
Hoşgeldin yar yüreğime boşver be elalem ne derse desin hadi hadi hadi hadi hadiiiiii
ıIıIıIıIıIıIıIıIIIııIıııIIIııIIIı
oohhhh müziğin ritmi bile var:)
IıIıIIIıııIIııIIııIIııIIIıııIIIıı
haydiii eller havayaaaaaa;)))
gençlik işte bu mudur?
budur. hoopa edacım.
ATILGAN GÜMÜŞ'ÜN DİZİSİNİN ADI YALANCI ROMANTİK:)))
maşallah,
kahvaltı tarifleri havada uçuşuyor.
arka planda eda kahvaltı müziği yapıyor.
ne güzel.
kıskandım dersem yalan olur.
hele havada güzelse, olay da balkonda geçiyorsa veya bahçede,
o zaman balından yenmez.
balından yenmez dedim de taze incir ve peynirle yapılan kahvaltıyı da özledim.
incir ne zaman çıkıyordu?
benim ev bahçelivedeniz manzarılı nonameciğim,evin bahçesi de benim dostlarımla büyük kahvaltılara ve ızgara partilerine alışıktır hemde sazlı sözlü..bu yüzden her daim bahçe hazırdır yaz akşamlarına.
bu gün seval ablandayız.o çağrdı gittik sen badana yaptığın için gelemedin herhalde kardeşim.
No Namecim incir yoktu ama yine de senin hakkin kizarmis ekmekleri ayirdim ben, bir ara cocuklarla göndereyim de isin böyle cok oldugu, evin darmadagin oldugu zamanlarda iyi gider, biraz dinlenmis olursun yerken.. Afiyet olsun, kolay gelsin.. :)
kankalara sevgilerimle...
Bugün pazar.
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldanmadan durdum.
Sonra saygıyla toprağa oturdum,
dayadım sırtımı duvara.
Bu anda ne düşmek dalgalara,
bu anda ne hürriyet,ne karım.
Toprak,güneş ve ben...
Bahtiyarım...
Nazım HİKMET
herkese iyi pazarlar.
dışarı çıkar çıkmaz kendimi bi internet cafeye attım:)
ya bu insanlar neden sigara içer hiç anlamam! daha doğrusu neden başlıyolar...
insanın memleketi gibi yok ya:))
ee nasılız görüşmeyeli?
İYİDİR KARDEŞİM SEN NASILSIN?
vee neredesin?
sizinkiler nasıllar?
memleket yerli yerindemi?
ablalarım,
şiirin değişik bi versiyonu da dolaşıyor piyasada.
doğrusu ilk yazdığımdır.
bu da ümit asyon'u
BUGÜN PAZAR
Bugün pazar...
Bugün, beni ilk defa
Güneşe çıkardılar.
Ve ben, ömrümde ilk defa
Gökyüzünün
Bu kadar benden uzak,
Bu kadar mavi,
Bu kadar geniş olduğuna şaşarak,
Kımıldamadan durdum
Sonra, saygıyla toprağa oturdum,
Dayadım sırtımı duvara.
Bu anda;
Ne düşmek dalgalara,
Bu anda;
Ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
Toprak,
Güneş ve
Ben...
Bahtiyarım…
Nazım Hikmet Ran
daha iyiyim:)
ailem iyi sayılır. bıraktığım gibi.
memleket eskişehir. yerinde duruyor şimdilik bi sorun yok ama yarın sakarya maçı var onun hazırlıkları var .
sakaryayı fazla sevmeyizde:)
arkadaşlar bana müsade .
daha sonra tekrar gelirim.
herkese mutlu günler.
komşu illerin hepsimi birbirine gıcık
olur birader.nedendir bilmem.her maçlarında kavga kıyamet.
es es leri seviyorum.
inşallah bu yıl birinci lige çıkarlar...
es es es ki ki ki eski eski es...
başarılar...
Kanka ablalarin o güzel siir icin sana gönderdikleri tesekkürleri geldi, kabul buyur.. :)
:))
Başımla beraber...
No nameciğim güzel kardeşim,biz
sana ayrı teşekkür ederiz canım benim ama hani şair diyorya
Toprak,güneş ve ben...
Bahtiyarım...
bende diyorum ki
şair nazıma bir şarle yanıtlarken
BENİ BU HAVALAR MAHVETTİ
Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti
burda hava çok güzel evden yolcu edilecekler var.biri istasyon garına biri otagarına arada bakıyorum siteye yoksa şu badana yaptıran kardeşimize bizat teşekkür ederdim şiir için ama,
bizim karma isim teşekkür etmiş bile ne yapalım kardeşim bizim koşmamımız sizin yürümenize eş hızınıza yetişemiyoruz.
seval ablan bana ütü yapacağını söyledi büyük ihtimalle de öyle yapıyordur.Konuk gelip çaylar içilmiyorsa.
nonamemciğim bizden taraf çok sevildiğini bilmeni iserim.seni çok seviyoruz.unttunsa diye..
no name canım kardeşim senin hasasiyetine güvendiğimden soruyorum ,
M.A'daki yorumunu anlam ve haliruhiyetisini açıklarmısın.
şu
Yazan no name 16-03-2008 13:57 - Misafir
''yok ablacım burası bize ait değil herhalde.ben öylesine bi bakındım da.anlaşılmaz bi durum sezinledim.ben gidiyorum. ''
ben M.A henüz geçmedim ama her açıldığında geçtiğimizi bildiğimden yorum yapmaya vakit bulmadan senin yorumun geldi her zamandan farklı ne hissetin ki?
öncelikle bende sizleri çok seviyorum.ve hiç unutmuyorum.
M.Arasın sitesinde açılan yorum alanı
bir garip.
murat beyin yaptığını sanmıyorum.
çünkü her zaman yazdığımız yeri açmak için harcıyacağı zamanla ana sayfaya açtığı yer için harcadığı zaman aynı.
sayfa yenilemeye bastığımda bizi eski kotası dolumuş siteye yönlendiriyor.
ne bileyim garip geldi.öylesine yazdım.
bir art niyetim yok yani.
iyi pazarlar
no name explorer dan yenileyeceksin. o zaman ayni yerde yenileme yapiyor M.A.`in sitesinde
kaya merhaba,
ben mozilla kullanıyorum.
explorer yavaş gibi geliyor bana.
niye bugün çok az kişi var:S
edacım yanlış yerde olabilirmisin acaba?
belki herkes M.A ta toplanmışlardır.
belki diyorum...
"Kitabe-i Seng-i Mezar
Hiçbir şeyden çekmedi dünyada
Nasırdan çektiği kadar;
Hatta çirkin yaratıldığından bile
O kadar müteessir değildi;
Kundurası vurmadığı zamanlarda
Anmazdı ama Allahın adını,
Günahkar da sayılmazdı.
Yazık oldu Süleyman Efendi'ye.
arkadaşlar ben geldimm.. ve hemen yeni bir sayfa açtımm :)
Kitabesiz Seng-i Mezar
Deniz motoruna kaptı beni
Getiriyor götürüyor
Zifiri bir laciverdiye doğru...
Dalgalar ki yavaşlayan darbeleri kalbimin
Vuracak ve duracak elbet o ziftli kıyıya
Usuldan usul çırpıntılar halinde...
Deniz boku çakıllardır benim mezartaşlarım...
can yücel
İş Olsun Diye
Bütün güzel kadınlar zannettiler ki
Aşk üstüne yazdığım her şiir
Kendileri için yazılmıştır.
Bense daima üzüntüsünü çektim
Onları iş olsun diye yazdığımı
Bilmenin.
O.V.Kanık
NEDEN BABA
Yıl
2060
kızım 18,
Ben 47 yaşındayım...
'Baba bizim bayrağımızda sizin zamanınızda
Ay-yıldız varmış neden
şimdi
haç işareti ve anlamını bilmediğim renkler var?
2 arkadaş okulda tavan arasında eski
Bir atlas bulmuştuk, o atlasta
gördük daha önce Edirne'den Kars'a kadar Türkiye
toprağı imiş, şimdi neden
o
haritanın 1/5'ine Türkiye diyoruz?
Eskiden her mahallede 1–2 cami varken,
şimdi neden her ilde bir cami
Var, dedem bahsetmişti daha önce ezan denen bir şey
varmış, günde 5 defa
Camilerden okunurmuş şimdi bu çan sesleri NE baba?
Filistinlilerin zamanında topraklarını
parça parça satarak İsrail'in
kurulmasına sebep olduklarını hiç MI bir yerde
okumadınız DA, topraklarımızı
sattırıp
şimdi bu ufacık alana bizi hapsettiniz? Siz atalarınızdan böyle MI
aldınız bu toprakları?
Emaneti böyle MI korudunuz? Günden güne topraklarımız satılırken
Siz
Uyuyor muydunuz baba?
Baba küçükken herkesin beni Ayşegül diye çağırdığını hatırlar gibiyim
şimdi neden bana Angel diyorlar, beni kulağıma
Angel ismini ezanla sen MI
söyledin?
Bizim evin önünden tanklarla geçen Amerikan askerleri Kim baba? Her
gün bize hakaret ederek ve sizi her gördükleri ye! Rde coplayarak
Demokrasi! MI getirdiler
Baba? Bize okulda demokrasinin tanımını daha farklı öğretiler sanki
Elime geçen gün bir kitap geçti baba, senin gençliğinden kalan. Biz
Ankara'ya taşınmazdan önce memleketimizin ismi Gaziantep'miş ve 6317
şehit vererek 'Gazi' lik ünvanını kazanmış. Neden şimdi oraya kürdistan
Diyorlar baba. Baba hani sizlere kürtlerle
Türkler kardeştir demişler, peki kardeşlerim neden bizi öldürüp
ülkemizde ayrı
Devlet kurdular.
Baba o kitapta Atatürk diye birinden de bahsetmişti. O her kimse
1933'te Bursa'da bir nutuk vermiş, ben şimdi bile NE kastettiğini
Anlayabiliyorken, sizin gençliğiniz
Bu kadar mı cahildi de o uyarıları dikkate almadınız?
Şimdiki kürdistan toprağında yer Alan Süleymaniye'de askerimizin başına
çuval
geçirmişler ve sen o dönemde gençtin, hiç MI kanın donmadı baba? Neden
Hesap
sormadınız? Bunları görmezden gelen yöneticilerinize?
O AZ önce bahsettiğim Atatürk size bir hitabe yazmış ve sizi hain
yöneticilere ve uşaklara karşı uyarmış ve hitabenin sonunda DA 'Muhtaç
olduğun kudret damarlarındaki
Asil kanda mevcuttur' demiş. Baba kanınız o kadar bozuk mu ki ülkemizi
Bu hale getirenlerin yakasına yapışmadınız?
Baba Türkiyeli NE demek? Biz Türk çocuğu değil miyiz? Soyumuz belli
değil MI bizim?
O kitapta okumuştum 'Ne mutlu Türküm diyene' yazıyordu. Peki, baba ben neden
Mutlu değilim? Türküm demek suçsa ve kötü bir şeyse siz eskiden neden
söylerdiniz?
Baba biz Kurtuluş Savaşı denen bir şey yaşamışız. Kitaba göre
dünyanın gördüğü en
şanlı savaşmış ve o savaşta 4 milyon şehit vermişiz. Madem bu vatandan
Bu kadar kolay
vazgeçecektiniz de neden o kadar şehit verdiniz?
Hiç MI kitap okumadınız? Hiç MI sizi uyaran olmadı, hiç MI
göremediniz ülkemizin peşkeş
çekildiğini? eğer farkında olduysanız ve duygusuzca evinizde
oturduysanız sizin
O hainlerden NE farkınız kaldı? Allah'ın huzuruna hangi yüzle
çıkacaksınız baba. 'Vatan
Sevgisi imandandır' diye bir hadis varken hadi diyelim ki
Türklüğünüzden vazgeçtiniz
Bari İslam'ın emrine uysaydınız.
Senin eski cd'lerden dinledim baba, bizim de bir İstiklal Marşı'mız
varmış. O marşı yanlızca
körü körüne MI ezberlediniz? Atalarımız sizi her fırsatta uyarmış,
demiş ki 'Ey Türk titre ve kendine dön'. Baba NE zaman
Titreyeceksiniz? Ankara'yı DA kaybettikten sonra mı? Bundan
13 yıl önce titremediyseniz eğer artık hiç bir şey titretemez sizi.
Baba sen son bağımsız olan Türkiye Cumhuriyetini gördün.'Ya devlet
başa, ya kuzgun
leşe' diyebilecek bir Hasan Tahsin, bir Şehit Şahin, bir Sütçü İmam yok
Muydu aranızda?
Yazıklar olsun baba sizin gençliğinize!
Bu günleri göreceğime hiç doğmasaydım baba. Türklüğünüzden
utanmadınız hiç olmazsa
insanlığınızdan utansaydınız baba. Bu vatan göz göre göre altınızdan
Kayarken
hiç
Olmazsa ŞEREFİNİZLE ÖLEMEDİNİZ Mİ?
HER GÜNÜM CENAZE HER GÜNÜM ŞEHiT
BUNLARIN SEBEBİ BİR İT OĞLU İT
UYAN TÜRK EVLADI UYUMA UYAN
OTUZ KUPONA ALINMADI BU VATAN
yukarıdaki yazıyı internette buldum okudum ve çok beğendim sizlerle paylaşmak istedim..!
Yorum Gönder