16 Mart 2008

SİZ UYURKEN



SİZ UYURKEN

Birkaç tanımadık ses gelirse yüreğinizden,
Belki tanırsınız beni...
Hayatınızın beyaz-güzel sayfalarından,
Koparılmış olabilir ismim...
Haberinizin olmadığı çay bardaklarına sorun,
Dudak izlerimden teşhis edebilirmisiniz beni.
Sizi terk etmiş gibi görünsemde,
Anlayacaksınız gidişimi ayak izlerimden.
Siz uyurken ben!
Öpüp gittim gözlerinizden..

Yazan: Eylem

Duyuru: 30 MART İZMİR GÜNDOĞDU MEYDANINDA!! SAĞLIK VE SOSYAL GÜVENCE Hakkımız için yürüyüş var

92 yorum:

no name dedi ki...

gitti güzelim şiirler...

buket dedi ki...

buraya alırız noname üzülme:)

buket dedi ki...

no name dedi ki...

"Kitabe-i Seng-i Mezar

Hiçbir şeyden çekmedi dünyada

Nasırdan çektiği kadar;

Hatta çirkin yaratıldığından bile

O kadar müteessir değildi;

Kundurası vurmadığı zamanlarda

Anmazdı ama Allahın adını,

Günahkar da sayılmazdı.

Yazık oldu Süleyman Efendi'ye.

buket dedi ki...

Blogger no name dedi ki...

Kitabesiz Seng-i Mezar

Deniz motoruna kaptı beni

Getiriyor götürüyor

Zifiri bir laciverdiye doğru...

Dalgalar ki yavaşlayan darbeleri kalbimin

Vuracak ve duracak elbet o ziftli kıyıya

Usuldan usul çırpıntılar halinde...

Deniz boku çakıllardır benim mezartaşlarım...

can yücel

buket dedi ki...

Blogger no name dedi ki...

İş Olsun Diye

Bütün güzel kadınlar zannettiler ki

Aşk üstüne yazdığım her şiir

Kendileri için yazılmıştır.

Bense daima üzüntüsünü çektim

Onları iş olsun diye yazdığımı

Bilmenin.

O.V.Kanık

no name dedi ki...

teşekkürler buket...

buket dedi ki...

birşey değil emeğe saygı :)

no name dedi ki...

Bursa'da havlucu Recebe

Karabük fabrikasında tesviyeci

Hasana düşman

fakir - köylü Hatçe kadına

ırgat Süleymana düşman,

sana düşman, bana düşman,

düşünen insana düşman,

vatan ki bu insanların evidir,

sevgilim, onlar vatana düşman.


N.H.Ran

no name dedi ki...

Gece onikide bahçeye çıktım

Kedi de arkamdan bahçeye çıktı

Deniz çarşaf gibiydi anlatılmaz

Yıldızlar kedinin gözleri gibi

Karadut oracıkta duruyordu

Gölgesiz, ürkek, hemen oracıkta

Kedi üstünden bana bakıyordu

Sizleri düşündüm

Acımsı, buruk

Kuşlar öttü

Vapurlar düdük çaldı

Yoksa bana mı öyle geldi.


Oktay Rıfat

Adsız dedi ki...

No name sevgi kelebğimiz bakıyorum badana bitmiş keyifler güzel bir orhan veki bir nazım arada can amca
şiirler dökülü veriyor klavyenden.
bu arada günlük'e ne oldu aramı verdin bizle paylaşmaya

no name dedi ki...

Kedi kadının yanındaydı

Kadın gecenin yanındaydı

Kedi gitti geceye değdi karardı

Döndü kadına değdi

Bir kadın portresi belirdi

Elinde siyah bir gül vardı

Kucağında kırmızı bir kedi.


Özdemir Asaf

no name dedi ki...

yok ablacığım sabahtan beri dükkandayım.hatta 06 da yarışlar için kalktım.işyerine indim.boyacılar 8 gibi geldiler evde halen çalışıyorlar.

günlüğe ara vermedim.
boş zamanlarımda word'a yazıyorum,stokluyorum sonra siteye kopyalıyorum.
bügün sürekli müzik kaydı yaptım.
o yüzden zaman bulamadım.
yarın devam ederim inşallah.

no name dedi ki...

Yağmur ol, bulut ol, şarkı ol

Yalnız esirgeme kendini bizden.

İçinde yüzdüğün denizden

Daha derindir gecemiz...

Rüşdü Onur

Kaya dedi ki...

neden Murat Aras`in sayfasina gelmiyorsunuz arkadaslar. yeni yorum sayfasi acilmis

Adsız dedi ki...

NEDEN BABA

Yıl
2060

kızım 18,

Ben 47 yaşındayım...







'Baba bizim bayrağımızda sizin zamanınızda
Ay-yıldız varmış neden

şimdi
haç işareti ve anlamını bilmediğim renkler var?



2 arkadaş okulda tavan arasında eski
Bir atlas bulmuştuk, o atlasta


gördük daha önce Edirne'den Kars'a kadar Türkiye
toprağı imiş, şimdi neden


o
haritanın 1/5'ine Türkiye diyoruz?



Eskiden her mahallede 1–2 cami varken,
şimdi neden her ilde bir cami

Var, dedem bahsetmişti daha önce ezan denen bir şey
varmış, günde 5 defa

Camilerden okunurmuş şimdi bu çan sesleri NE baba?



Filistinlilerin zamanında topraklarını
parça parça satarak İsrail'in

kurulmasına sebep olduklarını hiç MI bir yerde
okumadınız DA, topraklarımızı

sattırıp
şimdi bu ufacık alana bizi hapsettiniz? Siz atalarınızdan böyle MI
aldınız bu toprakları?
Emaneti böyle MI korudunuz? Günden güne topraklarımız satılırken
Siz
Uyuyor muydunuz baba?



Baba küçükken herkesin beni Ayşegül diye çağırdığını hatırlar gibiyim

şimdi neden bana Angel diyorlar, beni kulağıma
Angel ismini ezanla sen MI

söyledin?






Bizim evin önünden tanklarla geçen Amerikan askerleri Kim baba? Her
gün bize hakaret ederek ve sizi her gördükleri ye! Rde coplayarak
Demokrasi! MI getirdiler
Baba? Bize okulda demokrasinin tanımını daha farklı öğretiler sanki






Elime geçen gün bir kitap geçti baba, senin gençliğinden kalan. Biz
Ankara'ya taşınmazdan önce memleketimizin ismi Gaziantep'miş ve 6317
şehit vererek 'Gazi' lik ünvanını kazanmış. Neden şimdi oraya kürdistan
Diyorlar baba. Baba hani sizlere kürtlerle
Türkler kardeştir demişler, peki kardeşlerim neden bizi öldürüp
ülkemizde ayrı
Devlet kurdular.






Baba o kitapta Atatürk diye birinden de bahsetmişti. O her kimse
1933'te Bursa'da bir nutuk vermiş, ben şimdi bile NE kastettiğini
Anlayabiliyorken, sizin gençliğiniz
Bu kadar mı cahildi de o uyarıları dikkate almadınız?




Şimdiki kürdistan toprağında yer Alan Süleymaniye'de askerimizin başına
çuval
geçirmişler ve sen o dönemde gençtin, hiç MI kanın donmadı baba? Neden
Hesap
sormadınız? Bunları görmezden gelen yöneticilerinize?




O AZ önce bahsettiğim Atatürk size bir hitabe yazmış ve sizi hain
yöneticilere ve uşaklara karşı uyarmış ve hitabenin sonunda DA 'Muhtaç
olduğun kudret damarlarındaki
Asil kanda mevcuttur' demiş. Baba kanınız o kadar bozuk mu ki ülkemizi
Bu hale getirenlerin yakasına yapışmadınız?





Baba Türkiyeli NE demek? Biz Türk çocuğu değil miyiz? Soyumuz belli
değil MI bizim?
O kitapta okumuştum 'Ne mutlu Türküm diyene' yazıyordu. Peki, baba ben neden
Mutlu değilim? Türküm demek suçsa ve kötü bir şeyse siz eskiden neden
söylerdiniz?




Baba biz Kurtuluş Savaşı denen bir şey yaşamışız. Kitaba göre
dünyanın gördüğü en
şanlı savaşmış ve o savaşta 4 milyon şehit vermişiz. Madem bu vatandan
Bu kadar kolay
vazgeçecektiniz de neden o kadar şehit verdiniz?





Hiç MI kitap okumadınız? Hiç MI sizi uyaran olmadı, hiç MI
göremediniz ülkemizin peşkeş
çekildiğini? eğer farkında olduysanız ve duygusuzca evinizde
oturduysanız sizin
O hainlerden NE farkınız kaldı? Allah'ın huzuruna hangi yüzle
çıkacaksınız baba. 'Vatan
Sevgisi imandandır' diye bir hadis varken hadi diyelim ki
Türklüğünüzden vazgeçtiniz
Bari İslam'ın emrine uysaydınız.





Senin eski cd'lerden dinledim baba, bizim de bir İstiklal Marşı'mız
varmış. O marşı yanlızca
körü körüne MI ezberlediniz? Atalarımız sizi her fırsatta uyarmış,
demiş ki 'Ey Türk titre ve kendine dön'. Baba NE zaman
Titreyeceksiniz? Ankara'yı DA kaybettikten sonra mı? Bundan
13 yıl önce titremediyseniz eğer artık hiç bir şey titretemez sizi.




Baba sen son bağımsız olan Türkiye Cumhuriyetini gördün.'Ya devlet
başa, ya kuzgun
leşe' diyebilecek bir Hasan Tahsin, bir Şehit Şahin, bir Sütçü İmam yok
Muydu aranızda?
Yazıklar olsun baba sizin gençliğinize!





Bu günleri göreceğime hiç doğmasaydım baba. Türklüğünüzden
utanmadınız hiç olmazsa
insanlığınızdan utansaydınız baba. Bu vatan göz göre göre altınızdan
Kayarken
hiç
Olmazsa ŞEREFİNİZLE ÖLEMEDİNİZ Mİ?









HER GÜNÜM CENAZE HER GÜNÜM ŞEHiT

BUNLARIN SEBEBİ BİR İT OĞLU İT

UYAN TÜRK EVLADI UYUMA UYAN

OTUZ KUPONA ALINMADI BU VATAN

no name dedi ki...

KUYRUKLU ŞİİR

Uyuşamayız yollarımız ayrı;

Sen ciğercinin kedisi, ben sokak kedisi;

Senin yiyeceğin, kalaylı kapta;

Benimki aslan ağzında;

Sen aşk rüyaları görürsün, ben kemik.



Ama seninki de kolay değil, kardeşim;

Kolay değil hani,

Böyle kuyruk sallamak Tanrının günü.

Adsız dedi ki...

Yukarıdaki yazıyı facebookta buldum ve çok beğendim sizlerle paylaşmak istedim..!

no name dedi ki...

CEVAP

Açlıktan bahsediyorsun;

Demek ki sen komünistsin.

Demek bütün binaları yakan sensin.

İstanbul'dakileri sen,

Ankara'dakileri sen...

Sen ne domuzsun, sen!

buket dedi ki...

evt eda çok güzel bir yazı okudum bende mail gelmişti..

Adsız dedi ki...

edacım canım kardeşim bu ülkenin gençliği senin kadarken bunlara ses çıkardı gücü yettiğince ama heyhaat onlardan utanma
Sen neden utan biliyormusun
o zaman senin kadar gençleri kökünü yolan ya da dallarınıı ağaç gibi budayanları kim olduğunu öğrenmeyip resam zannedenlerden..
kendisi şimdi nü resim yapmakta..
senin bildiğinden eminim canım benim sözüm bilmeyenlere

no name dedi ki...

Hadi hep beraber çok okuyalım.
Çok Çalışalım.
Çok düşünelim.
Başkalarının bizi yönetmesine izin vermeyelim.
kendi kendimizi yönetelim.
başkalarının bizi yönlendirmesine izin vermeyelim.
Kendi yönümüzü kendimiz çizelim.

Daha önce yapmıştık.Gene yapabiliriz.

Adsız dedi ki...

hepinize katılıyorum:)

no name dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Kaya dedi ki...

yahu arkadaslar kimisi M.A in sitesine yaziyor. Kimimiz buraya. Hepimiz ayni yerde bulussak derim ben :)

no name dedi ki...

Çoğunluğun Uğur Mumcuya atfettiği,aslında Konfüçyus'a ait olan bir deyiş vardır.
"Bilgi sahibi olmadan,fikir sahibi olmak tehlikelidir."der.
konu hiç önemli değil ister nükleer santrala karşı olalım, ister demokrasiye, eğer oturup da tüm veriler ışığında kendi ürettiğimiz bir fikir değilse, başkasından kalıp laf ve fikir ithal ediyorsak Uğur Mumcu'nun veya Konfüçyus'un haklı olduğunu belgeleriz.
önce okuyacağız,bilgi sahibi olacağız.ondan sonra fikrimizi aslanlar gibi savunacağız.
ama kendi fikrimizi...

Adsız dedi ki...

O zaman herkes m.a nın sitesineeeeeeee:)))

no name dedi ki...

ben mozilla kullanıyorum.
işte böyle kayacım...

Kaya dedi ki...

M.A. in sitesinde bekleniyorsunuz !!!

buket dedi ki...

bende mozilla kullanıyorum ne varki??

buket dedi ki...

umut belki boş bir fanus
umulmadıkları beklemek
olmayacak oldurmayacağın düşleri
o düşleri düşünmek..
bir dost eli
uzun zamandır omzumda hissetmediğim
anılarla kahrolmak
terler boşalırcasına uyanışlar
gelmeyişler......
görüpte yaşanmadan geçmek
yada geçtiğini sanmak.
bir haykırış içinde
bi uğultu..
yırtılmış bir resim
sessiz ıssız bir yokoluş belkide
yoksun...
gitmişsin..
dost...
yoksun....

Adsız dedi ki...

günaydınlar
Buketcim yeni sayfa açmışsın ve başlıktada benim yazımın var olduğunu görünce çok mutlu oldum teşekürler

no name dedi ki...

herkese günaydın,
iyi haftalar...

no name dedi ki...

Düzyazı şeklinde düşünen zihni bırak. Şiirle düşünen bir başka zihin türünü uyandır.

Adsız dedi ki...

No name M.A nın siteye yazamıyormusun neden burdasın arkadaşım mozilla kullanıyorum demişsin ama önceden yazabiliyordun oraya şimdi olmuyormu senide orda aramızda görmek istiyoruz:)

Adsız dedi ki...

Unutma, özgürlük sevgiden daha yüksek bir değerdir. Özgürlük sevgiden daha yüksek bir değerdir. O halde, şayet sevgi özgürlüğü yok ediyorsa buna değmez. Sevgiden vazgeçilebilir, özgürlük kurtarılmalıdır; özgürlük daha yüksek bir değerdir.

Adsız dedi ki...

sevgili isimsiz bu yazıyı bana cevaben yazmışsın anlaşılan tabiki herkes özgürdür biz kimsenin özgürlüğünü kısıtlamıyoruz sadece sevdiklerimizin birarada olmasını istemiştim benim niyetim oydu

yazdıklarına saygı duyarım

Adsız dedi ki...

şişt

burdamı devam ediyorsunuz yoksa M.A nin sitesindemi, karar verin..

Adsız dedi ki...

no nameciğim canım kardeşim ,
anlaşıldı bizim anlamadığımız bir durum söz konusu baksana seni sevdiklerinden ayrı düşürecek kadar etkilemiş.çok üzüldüm ama ben kendi açımdan sen nerde güne günaydın diyorsan oraya uğrar orda sana merhaba derim..
ne yapacağı söylenmez kendini esarette hissedene sadece kararlarına saygı duyduğumu ama üzüldüğümü seni sevdiğimi bilmeni istiyorum.
Genede ablan olarak bırak küslüğü diyorum aklımızı burda bırakma yüreğimizi bölme burası bizim zaten sığınağımız bir adamız ama vakitsiz burda olma bak ne yer ne içersin ADA da tek başına biz gelene kadar hep merak ederiz.
güzel kardeşim kı şu inadını biz bak bekliyorum.senin ablacım günaydın demeni.
bak ben geldim sana günaydın demeye hadi ver elini her yer biz olduğumuz için renklendi hayat buldu.önemli olan bizlerin sevgisi hadi ver elini gel benle..

Adsız dedi ki...

mavigün sorun nedir ?

Adsız dedi ki...

başkan M.A sitesinde bildim kadarıyla anlattım.

Adsız dedi ki...

olmaz mavigün ben sana bu sitede sordum:))

Adsız dedi ki...

emir demir kesermiş,
buyrun başkan açıklama
Benim bildiklerim
Başkan şöyle;
pazar günü M.A'nın sitesi açıldı.
No name'den M.A sitesinde böyle bir yorum görünce
Yazan no name 16-03-2008 13:57 - Misafir
''yok ablacım burası bize ait değil herhalde.ben öylesine bi bakındım da.anlaşılmaz bi durum sezinledim.ben gidiyorum. ''
No name nedenini sordum
''M.Arasın sitesinde açılan yorum alanı
bir garip.
murat beyin yaptığını sanmıyorum.
çünkü her zaman yazdığımız yeri açmak için harcıyacağı zamanla ana sayfaya açtığı yer için harcadığı zaman aynı.
sayfa yenilemeye bastığımda bizi eski kotası dolumuş siteye yönlendiriyor.
ne bileyim garip geldi.öylesine yazdım.
bir art niyetim yok yani.''
bir açıklama geldi.

Ben herhalde üstünde durmmaz diye düşünürken
(çünkü kendisi M.A.ilgisi olmadığını söylemiş)bu gün ki tavrından durumun kalıcı olduğunu anladım kendisine diğer siteden bir çağrı yaptım ama henüz ger dönmedi herhalde işleri yoğun.

sonuç itibaren ben neden hakkında tamam olarak bir şey anlamadım olay teknik olarak açıklandığı için sizler daha iyi anlarsın yada no namenin kendisinden bir açıklama gelir.

Adsız dedi ki...

teşekkür ederim mavigün, çok hızlısın bakıyorum:))

yaw ben şakacıktan demiştim ama sen ciddiye almışsın sorumu:)

Adsız dedi ki...

ben Nasreddin Hoca'nın
torun çocukları olarak eşeğimi sağlam kazığa bağladım.Malum başkanlar ne zaman şaka ne zaman ciddi olurlar bazen kestirilmiyor başkanım.

Adsız dedi ki...

hımm

bukadar korkunç olduğumu bilmiyordum ya, demek ne yapacağım belli olmaz:))

sahi ya

ben cumartesi günü içtimada olmayanlara ceza kesmiştim ne oldu o iş ?

Adsız dedi ki...

buket,eylem belirledinizmi cezayı ?

tebliğ ettinizmi cezalılara ?

no name dedi ki...

merhaba,
evim güzel evim...

Kaya dedi ki...

ya bizim bu ciftler simdi bosanma karari mi aldi yoksa ben mi yanlis okudum?

Bu isi Esma ve Halil duymadan hallet ablacim (mavigun).
Saygilar

Adsız dedi ki...

kota dolmuş yahu
yeni taşınmışız buraya anlaşılan hadi bakalım ada sahibine bir slm verelim merhaba Buket biz geldik

ya Mavigün abla şimdi seval abla gelene kadar soner,sevil,doğan ve aylin barışamıyacakmı küs mü kalcaklar olmaz ki ama
Seval abla gitme:)

buranın asayişte sorun yok değil mi noname temiz yani ona göre girelim

Adsız dedi ki...

ooo doldurmuşsunuz kotayı hemen:)

hadi bakalım hayırlı olsun burdanm devam..

Adsız dedi ki...

kapıdan çıkarken bakıyım dedim kota dolmuş ve ADA'yız.
ne o bakayım herkes gitme seval abla bak sen hani tatildi güzeşldi eğlenceydi unutuldu değil mi?
bakın bırakın seval ablanız gitsin.

biz bu arada cumartesi başkanın yazacaklarını okuruz.
soner ve doğan mı ?
sevil ile aylin mi?
ne olacak.
haftaya arkadaşlar haftaya buluşalım haftaya
bırakın seval ablanız gitsin.
barışna kadar ki olayları bilmeyecek yaaa.
tekrar kaçtım bye bye.

no name dedi ki...

ablacım sen git.
ben dedikoduyu hiç sevmem.
sadece lafı sahibine yetiştirme huyum vardır...

Adsız dedi ki...

çalış çalış nereye kadar buraya kadar kısa bir süre bıraktım işleri
fonda radyoda unutmadım unutamam şarkısı çalıyor(mustafa ceceli'den)
bir bardak çayımıda aldım kendime geleyim diye
off offf yoruldum ya

Adsız dedi ki...

oh ne ala memleket:))

olmaz Eylem olmazzzz, kaytarmak yok,işe devam:))

memleket bizden iş hizmet bekliyor,kaytarmak değil:))

şimdi sen diyene bak diyorsun biliyorum ama biliyorsunki hocanın dediğini yap,yaptığını yapma diye birde atasözümüz var:))

Adsız dedi ki...

Nasil da hizliymis benim güzellerim, doldurup kotayi kosmuslar ADA´miza yazliga kosar gibi...

Buketcim yine sana sigindik, acik tut kollarini...

No Namecim sükür kavusturana.. Seni yeniden görmek ne güzel! Ikinci benligin son zamanlarda sorun cikartiyordu be güzelim ortaligi karistiriyor sonra da masum pozlari aliyordu.. (Yemedik tabi ki!) Bak bu havada yüzmekten bahsediyordu Ada´ya yüzerek gelcekmis, yelken acmaya üsünirmis! Benden duymus olma ama biraz ceki düzen ver ona, üsütcek sonunda ikinizi de yatircak hasta hasta... :))

Eylemcim birak isi gücü, kos ailenin yanina be güzelim, hic is biter mi?

Mavigünüm annecigine selamlar canim, ellerinden öperim..

Kayacim merhaba, dün gece yazdiklarin icin tesekkür edememistim galiba, özür dilerim canim kardesim.. Ne haber Halil Beyden? Bana bak eger ögrenirlerse Sevil´in Soner´den güvensizlik yüzünden tekrar bosanmak istedigini taraf tutsunlar bu defa, onlar da bosansinlar inadina! Nasil fikir ama? :)

Ya ben niye sizden ayrilamiyorum, islerim hala duruyor yaaa.. :))

Adsız dedi ki...

Seval işine gücüne baksana sen yaw, ne o hep chat hep chat, kim yapacak işleri:))


hehehe benim bugün gıcıklık yanım aktif sanırım:)

işten sıkıldım sataşacak insan arıyorum:)

Adsız dedi ki...

aa Baskan da mi burda? Selam Baskanim! Sizin cok mesgul oldugunuzu seyyttigimden sasirdim, isi gücü basindan askin adam ne de olsa diyerekten..

Hani kedinin olmadigi yerde fareler masalarin üstünde göbek atarmis ya... :)

(Bu bir Alman terimi, tercümesi bu kadar uydu!)

Adsız dedi ki...

bugün gazeteleri okudunuzmu , varmı enteresan ve değişik bir haber ?

bizden bahseden yokmu daha:))

Adsız dedi ki...

bırak işi gücü artık başkanım dinlen dağıt kafanı bir senaryo yaz kendine gel;)
iş iş iş olmuyor canım boş ver sevalcim sende takıl bize sen gidersin kalanlar halleder işleri:)

Adsız dedi ki...

sevalcim yazamasamda bir gözümle sizi röntgenliyorum, ona göre:)

Adsız dedi ki...

Seval ablaya işin gücün arasında gülümsesin diye bir fıkra


Birgün Deliler Hastanesinde Delileri Bashekim kontrol ederken bir delinin birsey yazdini görmüs.
Yanina yaklasarak: Ne yaziyorsun sen bakim, demis.
Deli: Mektup yaziyorum, demis.
Bashekim: Kime yaziyorsun, diye sormus.
Deli: Kime olcak tabiki de kendime yaziyorum demis.
Bashekim: Peki mektupta neyaziyor diye sormus.
Deli: Ilahi Doktor bey delimisin nesin daha mektubu almadimki

Adsız dedi ki...

PAPATYA

Koskoca bir bahçede
Demetler içinde bir papatya.
Aşık olmuş, yanmış, tutuşmuş
Ak sakallı bahçıvana...
Bir ümit bekliyormuş.
Yüzlerce çiçeğin arasından
Onunla, sadece onunla
Saatlerce ilgilenmesini.
Buz gibi suyunu
Sadece ona döksün istiyormuş...
Sadece ona değsin makası,
Sadece ona gülsün dudakları.
Kıskanıyormuş bahçıvanı
Kırmızı güllerden,
Sarı lalelerden,
Mor menekşelerden.
Papatya, sadece bahçıvan için açıyormuş,
Bembeyaz yapraklarını...

Bir gün,
Aşkı öyle büyümüş ki,
Papatya yapraklarını taşıyamaz olmuş.
Eğilivermiş boynu.
Toprağa bakıyormuş artık.
Bahçıvanın sadece sesini duyuyormuş
Ayaklarını görüyormuş.
Bunada sükür diyormus.
Yetiyormuş ona, bahçıvanın varlığını hissetmek.
Zaman akıp gidiyormuş.
Papatya bahçıvanın yüzünü görmeyeli çok olmuş.
Ne var sanki boynumu kaldırsa
Bi kerecik daha görsem yüzünü diyormuş.
Yanıp tutuşuyormuş...

Ve işte bir gün..
Bahçıvan papatyaya doğru yaklaşmış.
İncecik bedenini ellerinin arasına almış.
Elindeki sopayı, köklerinin yanına, toprağa sokmuş
Bir iple papatyanın gövdesini bağlayıvermiş sopaya.
Papatya o an daha çok sevmiş bahçıvanı.
Hâlâ göremiyormuş onu,
Ama bedeni kurtulmuş.
Uzun bir müddet sonra,
Bahçıvan uğramaz olmuş bahçeye.
Gelen giden yokmuş...

Kahrından ölecekmiş papatya.
Ama işte bir sabah,
Hortumdan akan suyun sesiyle uyanmış.
Derin bir oh çekmiş.
Çılgıncasına sevdiği bahçıvan geri gelmiş.
Birden, kendisine doğru gelen iki ayak görmüş.
Bu onun delicesine sevdiği bahçıvan değilmiş.
Başka birisiymiş.
Adamın elinde bir de makas varmış.
Papatyanın kafasını kaldırmış yukarıya doğru
Ne güzel açmışsın sen öyle demiş.
Bu gencecik, yakışıklı bir delikanlıymış.
Gözleri gök mavisi, saçları güneş sarısıymış...
Ama gövden seni taşımıyor demiş.
Elindeki makası papatyanın boynuna doğru uzatmış
Ve bir hamlede başını gövdesinden ayırmış.

Papatya yere düşerken hatırlamış sevdiğini,
O ak saçlı, ak sakallı, yaşlımı yaşlı bahçıvanı hatırlamış.
Bir de o gencecik, yakışıklı delikanlıyı düşünmüş,
Ve o an anlamış, neden o yaşlı bahçıvanı sevdiğini.
O, her şeye rağmen, papatyaya emek vermiş.
Belki, ona hiç bir zaman güzel olduğunu söylememiş,
Ama onu asluında hep sevmiş.
Papatya anlamış artık.
Sevgi; emek istermiş...
Yere düştüğünde son bir kez düşünmüş sevdiğini,
Teşekkür etmiş ona içinden..
Son yaprağı da kuruduğunda,
Biliyormuş artık...
Gerçek sevginin, söylemeden,
Yaşamadan ve asla kavuşmadan
Varolabileceğini...

no name dedi ki...

alkış...
teşekkürler...

Adsız dedi ki...

:)) gülümsedim Eylemcim sag ol...


Baskanim, gözünüzü birine saygilar sunarim efendim, hani su üstümüzde olana sayin baskanim..

Bir gözünüzle gördünüz di mi ben calisiyorum efendim, isimde ve gücümdeyim, azicik da tatildeyim... yok yok ne tatili? tatil yarin! bugün is var tatil yok! uykum geldi yaaa ben iki haftayi uyuyarak gecirsem nasil? Hava bozdu, kar yagacakmis! Canim calismak hic istemiyor, ben gidemiyorum... :)

Adsız dedi ki...

Eylemcim ne güzel bir hikayecik bu böyle papatyanin aski ha?

Sevgi emek istermis..
Sevgi emek vermekmis..

Adsız dedi ki...

rica ederim arkadaşlar herşey sizin için işi gücü bıraktım güzel paylaşımlar sunmak için buradayım
çokta mütevaziyim:))

dışarıda şuan fırtına çıktı deli gibi rüzgar esiyor hava karardı yağmur yağacağım diyor ama daha yağamadı yağsa rahatlayacak

Kaya dedi ki...

su gün bitmeden bir senaryo bekliyoruz.
Seval Ablacim tatile cikmadan bir döktürüversen.
Ya da sayin baskanimizdan rica etsek de söyle bir-iki satir birseyler yapiverse ne güzel olurdu. ah ah...

Adsız dedi ki...

aman bre deryalar kanlıca deryalar ....

ooff oofff

Evet Seval görüyorumki çalışıyorsun,azmin için kutlarım seni...durr bırak hemen elindeki kahve fincanını,çok sıcak şimdi üzerine dökeceksin:))

Eylem sen bugün aylaksın anlaşıldı..evet aylaklığın sebebiyle seni cezalandırıyorum..bize 10 tane güzel temel fıkrası bulmak zorundasın:)

Adsız dedi ki...

tamam kaya kardeşim, sizin hatrınız için işi bıraktım ve yazacağım...zaten çok sıkıldım,iş bitecek gibi değil, günlere kıranmı geldi ya yarın yaparım kalanını...ama az müsade biraz düşünmem lazım...nerde kalmıştık unuttum ama ben ya , kısaca hatırlatsanız

Adsız dedi ki...

başkanım en son soner tvde ceyhunun uçağının düştüğü haberini almıştı orda kalmıştınız yanılmıyorsam

başkanım ceza konusunda ciddimisiniz 10tane temel fıkrası bünye kaldırmaz yani:)

Kaya dedi ki...

su sonerin akli gidip geliyordu baskanim. geldi miydi gelmedi miydi senin senaryoda hatirlayamadim simdi. malum o kadar cok yaziliyor ki kiminki nerde kaldi hatirlayabilene ask olsun :))
bereket var bereket

Adsız dedi ki...

birtane yeter demi başkanım

Araştırmacı Temel

Temel hayvanları araştırma konusuna oldukça ilgi duymaktaymış. Bir gün bu merakını gidermek için laboratuarını kurarak çalışmalara başlamış. Örnek hayvan olarak bir PİRE almış. Çok hassas aletler ile bu işe başlayan Temel, eline çok hassas bir neşter alarak pirenin ayaklarının ucundan biraz kesmiş ve masanın üzerine bırakmış ve pireye ZIPLA BAKAYIM diye seslenmiş, doğal olarak zıplayarak dolaşan bir hayvan olan pire yarım yamalak da olsa zıplamış, o sırada Temel hemen yakalayarak ayaklarının tamamını yontmuş ve masanın üzerine tekrar bırakarak seslenmeye başlamış. ZIPLA BAKAYIM, ULA ZIPLASANA, ZIPLA BE HAYVAN. Fakat ayakları kesilen pireden hiçbir hareket yok..... Temel hemen kalem kağıdı alarak raporu yazmaya başlamış.
PİRE incelendi. SONUÇ: "PİRE'nin ayakları kesilince kulakları duymamaktadır."

Kaya dedi ki...

hehehe
Eykem harikasin bugün. anlasilan baskanimin dedigi gibi aylaksin herhal :))

yalniz baskanin kestigi cezalar benim hosuma gitmeye basladi.
Barvo Baskan:)

Adsız dedi ki...

yok kayacım sen bakma başkana hem işleri yığıyor önüme hemde ben dinlenmek için iki dakika nefes alıyım diye buraya geliyorum beni aylak ilan ediyor::))
işi bitirdim takılıyorum buraya neyapayım ama fıkra güzeldi demi ben okuyunca çok güldüm

Adsız dedi ki...

Mavigünüm canim arkadasimin heyecanli mi heyecanli senaryosu ile uzaktan yakindan alakasi yoktur! Okuyanlarin derhal hafizalarindan silmeleri rica olunur! Bu mesaj 3 saniye icinde kendi kendini imha edecektir, herkes siperlere... Söylemedin demeyin..


Aylin ile Dogan hasta ziyaretini kisa kesmek icin aceleyle vedalasiyorlardi. Zaten nedense geldiklerinden beri memnuniyetten cok rahatsizlik vermis gibi bir duyguya kapilmislardi. Tam ayrilirken Sevil´i öpmek icin egilen Aylin, hinzirca bir tebessümle arkadasina göz kirparak “Seni bosuna merak etmisim, bakiyorum da cok iyi ellerdesin!” diye fisildamaktan kendini alamadi.

Bu sözleri duyan Sevil de arkadasina gülümsemek zorunda kaldi. “Evet, galiba öyleyim! Iyilestim bile sayilir...” derken kendi bile sasirmisti söylediklerine. O sabah uyandiginda vücudunda her yerinin agridigini hissederek yataktan cikmaya zorlanirken Soner kosmustu imdadina onun cocuklarla ilgili itirazlarina ragmen kalkmasina engel olmustu.

Cocuklari merak etmemesi ve dinlenmesi icin dolaptan aldigi bir carsaf ve pike ile asagidaki genis kanapenin üzerine Sevil´in yatabilecegi bir yatak hazirlamisti. Böylece Sevil yattigi yerden kalkmadan, onun cocuklariyla nasil ilgilendigini izleyebilecekti.

Önce Efe´yi uyandirmisti Soner, o giyinirken de becerikli ellerle cok güzel bir kahvalti hazirlamisti ogluna cabucak, hasta karisi icin de limonlu cay, icmesi icin israr ederek. Sonra oglunu öperek okula göndermis, ardindan ikizlerin mamalarini hazirlayip icirdikten sonra bezlerini de degistirmisti.

Tüm bunlari yattigi yerden gözleriyle takip eden Sevil´in bu müsfik babanin gercekten haylaz Soner olduguna inanasi gelmiyordu..

devam etcek gibi..

Kaya dedi ki...

ya ablacim bu Soner`den siz kankalar olarak ayni zamanda da kadin olarak öc mü aliyorsunuz. Soner bunlari yapacak adam degil ya. Bence her ne olursa olsun Soner bu kadar yumusayamazdi. Ama siz yok musunuz :))

yüregine saglik. ama sen yazinca yine de gözümde canlanmiyor degil. "Light Soner" hehehe

Adsız dedi ki...

Eylem fıkra çok güzeldi, ama böyle güzel bir fıkra bulduğun için cezanı affetmiyorum, 9 tane daha bulacaksın, en geç yarın akşama kadar tamamlamak zorundasın:))

hımm evet soner tv başında uçak kazsı haberini dinliyordu ve sevilide çağırmıştı ...tamam ordan devam etmeye çalışırım, ancak seval de yazmış senaryoların karışmaması için ben yarına bırakayım olur mu ?

Adsız dedi ki...

gene ben geldimmm:))))

kaya aşkolsun yani dün akşam tam ben çıktım sen senaryo göndermişsin:)))

başkanımmm yaa ceyhun ölmesinn:(((

veeeeeee herkese mrb....

no name dedi ki...

kaya,canım kardeşim,
senin elinde kalem yok mu?
bileklerin yeterince kıvrak değil mi?
kocca reklamcı adamsın.
sen soneri kazak yaptın da sana hop ne yapıyon diyen mi oldu.
hayret bişeysin yaa.
sevil niye çalışıyo?
müsaade etme evde çocuk baksın.
eve niye temizlikçi geliyo?
sevilin işi ne kendi temizliğini yapsa ya...
çaktın mı köfteyi?

hadi kardeşim,bekliyoruz senaryolarını...

Adsız dedi ki...

kardesim, biz belki de olmasi gerekeni yaziyoruz, olani degil!
Hem hasta karisina cay yapmak icin cok mu layt olmak gerek, ya da cocuklarina bakmak icin.. He? Sormazlar mi adama o cocuklar onun degil mi, elbette bakacak!

Allah Allah ya... kizdirma beni Kaya, zaten is yapacagima hikaye yaziyorum, o Soner´e temizlik bile yaptiririm, pas pas, hatta yemek ve ütüyü de sonra da kek pisirsin derim, börek de acsin.. Oh be sirada dantel ve etamin isleme olabilir... Bu mesaj da kendini yok etsin en iyisi..
:))

Kaya dedi ki...

ben aksam kusagi yaziyorum kardes. aslinda haklisin be. gecen bir senaryoda yazmistim galiba nasildi, söyleydi galiba
Esma: Kadinlarin isi sadece camasir yikamak mi?
Halil: Yok sultanim. Camasir makinesi ciktiktan sonra o ise de yaramiyorlar...

caktim köfteyi :))

Kaya dedi ki...

Ablacim sen bu tatil öncesi baya gerginsin. Yok ben birsey demedim. Zaten bu Soner denen adam simdiye kadar yaptiklarina saysin. Hatta dükkaninda da paspas yaptir sen ona. Hatta ve hatta Sevil televizyonda mac seyrederken SOner ona misir patlatsin, üzerinde de bulasik önlügü takili olsun

Adsız dedi ki...

Baskan bir yere ayrilma, ben hazirladim bile birazdan son bölümü verecegim.. Bu size gider ayak bir hediyecik olsun diye..

Lütfen sen yazmaya devam et, benimki sadece kücücük bir kesit, bitti bile.. :))

(tutamadim kendimi, duramadim iste yazmadan..)

no name dedi ki...

kayacım,
böyle kaynana mı olur.
hiç mi kaynana görmedik.
kaynana dediğin biraz doğan'ın annesine benzer.
hadi kardeşim,ezdirme soner'i

yüzüklerin kardeşliği adına...

Adsız dedi ki...

Hasta olduguna inanmak istemese de Sevil, ölctüklerinde atesinin 38,5 derece cikmasiyla bunu kabul etmis, Soner ise iyice telaslanmisti. Hemen telefonla aradigi Dogan´a o gün ise gelemeyecegini Sevil´in cok kötü hasta oldugunu, yataktan cikamadigini söylemisti. Iste bu yüzden arkadaslarinin yanina gelen Aylin ile Dogan hem onun daha iyi oldugunu gördükleri icin, hem de Soner´in zorlamasiyla veda ediyorlardi. Sevil gercekten de Soner´in ona zorla yaptirdigi kahvaltidan sonra aldigi aspirinle ve saglam bünyesi sayesinde oldukca iyi hissediyordu kendini..

"Nane limon kaynatsaydin olum, bir de ihlamur iyi gelir derler.. " diye Soner´e tavsiyelerde bulunan Dogan´a gülerek "Güle güle, geldiginiz icin tesekkürler... görüsürüz!" diyerek uzandigi yerden el salladi.. Su erkekler en ufak bir soguk alginligini bile nasil da abartiyorlardi..

Soner yari saka yari ciddi söyleniyordu halâ “Hadi Dogan, gidin artik kardesim.. Amma gevezelik ettin yine... Aylincim, sen kusura bakmazsin di mi canim? Hadi siz yarin yine gelirsiniz, ama simdi Sevil´in dinlenmesi lazim!”

“Tamam abicim, tamam ya gidiyoruz! Ama bi sey lazim olursa... arayin yani... Antalya... ben aciklardim.. yani iptal... yok canim ne diyorum, sadece erteleseydik acaba... ” diyen Dogan´i duymuyor gibiydi.

Arkadaslarinin arkasindan kapiyi kapattiktan sonra agir adimlarla cekinerek yaklasti Sevil´in yattigi kanapeye dogru, suclu cocuklar gibi basi önünde, gözleri yerdeydi.. “Cok.. cok kizdin mi bana? Hala kizgin misin?“ diye soran sesinde az sonra patlamasini bekledigi firtinayi karsilamaya hazir ve razi oldugu duyuluyordu. Sevil “Tanrim, bu adam hic mi büyümeyecek!” diye gecirdi icinden. Soner´in yaklasmasini beklerken gözlerini hafifce kapatmis, gülmemek icin kendini tutmaya calisiyordu.

son bölüm geliyor.. :)

Adsız dedi ki...

Ben geldim,
seval ya bakıyorum dayanmamışsın döktürmüşsün ellerin açıldı gider ayak dayanamadın ya ohh aman
ohh
yağmur yağıyor seller akıyor SEVAL camdan bakıyor.
yağdı yağmur teknede hamur
hadi bir iki bir iki kalkıyor tatile arabası kalkıyor yolcumuz kalmasın evet seval hanım senaryo yazmak mış kaldı misafir havaalanında kimse almaya gitmemiş,
hadi tatile tatile bakıyım benim güzel arkadaşım hadi canım
hollandanı yolları taştan nenamelos çıkartı hepimiz baştan eller havaya hoop

Kaya dedi ki...

dostum kananayi degil de ben sana kaynatayi gösteriyim :))

yasasin yüzük kardesligi

Adsız dedi ki...

Onun bu sessizligi Soner´in birden telaslanmasina sebep oldu. “Sevilcim, hayatim? Iyi misin?” diye sorarken az önce bir kez daha yalan söylediginin ortaya ciktigini unutmustu bile..
Bir iki adimda kanapenin yanindaydi simdi. Hemen egildi ve sag elini Sevil´in alnina uzatti, atesinin beklediginin cok üstüne yükselmis olmasindan korkuyordu.. Bir kac saniye nefesini tutarak elinin altindaki sevgili basin sicakligini hissetmeye calisti. Korktugu gibi yüksek olmadigini anladiginda derin bir nefes alip rahatladi ama elini koydugu yerden cekmektense Sevil´in saclarina dogru kaydirip usul usul oksamaya baslamisti.. “Sevilcim! Uyudun mu?” diye fisildadi, gözlerini acmamakta direnen karisina..

“Canim, daha iyisin di mi? Aman sana bir sey olmasin! Tanrim, ne olur sana bir sey olmasin! Sen bi iyi ol... istedigin yere istedigin zaman git... yani cok istiyorsan... yeter ki beni af et, ve... ve sevmeye devam et!”

Sevil´in, Soner´in endise yüklü sesindeki sefkat ve sevginin samimi sicakligini hissetmemesi mümkün degildi. Yüregini titreten sevincin dalga dalga tüm bedenine yayildigina yemin edebilirdi. O kadar mutluydu ki gözlerini acarsa o anin büyüsünün bozulmasindan korktu, hic kipirdamadan uzandigi yerde sadece yutkunabildi. Sevdigi adam iste yanindaydi, sabahtan beri etrafinda dönmüs, iyilesmesine yardimci olmak icin cirpinmis durmustu. Simdi de bir yandan saclari oksuyor diger yandan da kulagina sevgi sözcükleri mirildaniyordu. Rüya görmedigine göre, hani nerdeyse hasta olduguna sevinecekti.

Soner onun aklindan gecenleri yüz hatlarindan okumus kadar rahatti sözlerine devam ederken, sözcükler kendiliginden dökülüyordu sanki dudaklarindan “Bugün cok korktum biliyor musun? Bu siradan bir soguk alginligi veya belki grip... Ama ben cok korktum! Ilk kez ya sana bir sey olursa, n´aparim? Düsüncesi akti bir zehir gibi yüregime... tek kelime ile korkunctu... bir daha aklima dahi gelmesini istemem cünkü ben... ben, sensizligi düsünemem bile sevgilim... ne olur hemen iyiles, hep cocuklarimizla benim yanimda ol, hep benim ol!”

Sözlerinin sonunda egilip dudaklariyla sevdigi kadinin saclarina hafifce dokundu, Sevil´in, uyumadigini bildigi halde onu uyandirmaktan korkar gibi büyük bir itina ile... Tam kendini geri cektigi anda Sevil´in hafifce araladigi islak gözleriyle karsilasti. Baska bir söze gerek duymadan az önce isittigi sözlerin gercek olduklarini görmek ister gibi sarildigi kocasini kendine cekerek dudaklarini uzatti Sevil.. Yeniden nefes almak ihtiyaciyla ayrildiklarinda birbirlerinden Soner karisina yari saka "baya iyilesmisiz galiba..." diye takilmaktan alamadi kendini.. Gülümsediler birbirlerine, gözlerine sigdirabildikleri en derin sevgiyle doluydu bulusan bakislari.

Soner karisinin üzerindeki ince örtüyü düzeltip gülerek “Hadi, hayatim, Efe gelinceye kadar biraz olsun uyumaya calis, bugün mutlaka dinlenmelisin.. ben de gidip yiyecek birseyler bulayim.. yoksa beni bir kez daha böyle öpersen bu mümkün olmayabilir...” dedikten sonra kalmak icin dogruldugunda Sevil´in “Tesekkür ederim.. her sey icin...” dedigini duydu.

Gözlerini yeniden solgun ve cok mutlu kadina cevirdi ve “Sana söz veriyorum, bir daha güvensizlik yapmayacagim! Ve en kisa zamanda corba pisirmeyi de ögrenecegim! Senin isine, meslegine daha cok saygi duymayi da.. Sevilcim, seni seviyorum.. bi bilsen seni ne cok seviyorum... ” Derken yemin eder gibiydi....

BITTTIIIIIII
HADI BENDEN KURTULDUNUZ! :)

no name dedi ki...

ablacım,
adımı bilerek mi tahrif ediyosun.:)

sana kolaylık olsun diye eskiye dönüş yaptım.
adımın nanemolla olasına bir adım kaldı.:)
kurtarayım kendimi...

bu almanca zor lisan canım.
kimsenin dili dönmüyor.
en iyisi türkçe bişiler bulalım...

Kaya dedi ki...

no name cok yasa emi :)))

baskanim bu arada kaytarmaya calisir gibi bir haliniz var.

Kaya dedi ki...

arkadaslar nereye kayboldunuz ya?

yalniz kaldim galiba :((

Kaya dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.

Konular