2008 VIII. LIONS Tiyatro Ödüllerinde 'Karatavuk' adlı oyundaki
rolüyle "En İyi Kadın Oyuncu (Küçük Salon)" ödülünü Mine Tugay aldı...
rolüyle "En İyi Kadın Oyuncu (Küçük Salon)" ödülünü Mine Tugay aldı...

Resim ve bilgi Mine Tugay'ın resmi sitesinden alınmıştır.
144 yorum:
iyi geceler arkadaşlar..
buketciğim teşekkürler canım
açtığın sayfaya,
verdiğin bilgiye
ve
verdiğin merhabaya.
sevigilerimiz seninle...
İNSANLARA,HAYVANLARA,BİTKİLERE
KISACA HER CANLIYA
TÜM TABİAT ANA İLE
GÜNAYDIN
http://www.youtube.com/watch?v=X-yvVklUpuo
Günaydın
Günaydın, günaydın insanlara günaydın
Günaydın, günaydın sevenlere günaydın
Işıl ışıl bakışan gözlere, cıvıl cıvıl uçuşan sözlere
Sıra sıra uyanan kalplere, güzel olan herşeye, herkese
Günaydın, günaydın sevenlere günaydın
Günaydın, günaydın insanlara günaydın
Değişiyor dünyamı görmek istemesen de
Mutluluk yanıbaşında sen ne söylersen söyle
Her sabah daha sıcak güneşi doğuralım
Sevişen gönüllerde mutluluk yoğuralım
Günaydın, günaydın insanlara günaydın
Günaydın, günaydın sevenlere günaydın
Işıl ışıl bakışan gözlere, cıvıl cıvıl uçuşan sözlere
Sıra sıra uyanan kalplere, güzel olan herşeye, herkese
Günaydın, günaydın sevenlere günaydın
Günaydın, günaydın insanlara günaydın
Her yeni gün insanlar yaşamı dokusunlar
İnsanca yaşayanlar sonsuza karışsınlar
Her yeni gün sevinçler dökülsün başımıza
Mutluluklar karışsın yıllarla yaşımıza
Günaydın, günaydın insanlara günaydın
Günaydın, günaydın sevenlere günaydın
İlhan irem
Elinizde sabah çayınız,
yüzünüzde gülümsemeniz
ile
iyi bir gün geçirmenizi dilerim.
no name kardeşime ablasından sevgilerle
bu gün salı
Bölüm 25 özeti
Soner Almanya’ya alışmaya başlamış Sarah’ya verdiği der olaysız bitmiş
Sevil ve Soner birbirlerinden habersiz küslüklerini son verecek planlar yapmaya başlamışlardı. Bu arada Soner çocukları Frankfurt zoo ‘ya götürmüş orada geziyorlardı ki
Efe kaybolmuştu.
Bölüm 26
ÇEREZLER–1
Sevil telefonun karşısında bir anda donum kalmıştı
Sevil: ne demek yok soner iyi bak
Soner: yok sevil ikizler ağladı onlara bakıyordum elini biran of sevil
Sevil: Sonercim ben hemen geliyorum Mark nerde ona söyle güvenlik personelini bulsun sen Soner ikizlere lütfen onları unutma
Soner: tamam sevil çabuk gel
Sevil hemen durumu açıklamış bir taksiyle Soner’in yanına gelmişti
Soner: Mark ve ikizler ordaydı ama Efe yoktu.
Sevil geldiğini görünce birbirlerine sarıldılar şaşkın ve çaresizdiler.
Oranın alman güvenlik amirliği gerektiği ilgiyi göstermiş olay polise intikal etmişti
5 saat geçtiği halde efe hala yoktu.Güvenlik kameraları incelenmiş Efe’nin en son kapıda ince uzun üstünde siyah bir kaban olan başında bir kasket gözünde kalın bir gözlükle yüzü görülmeyen biri tarafından çıkarıldığı görülmüştü
Soner: peki bu çocuk niye bağırmadı bunu anlamıyorum
Sevil: ben anlamıyorum bir tepkisi yok
Polis: bizde bunu sizlere soracaktık oğlunuz burada tanıdığı birileri var mı?
Sevil: oğlum dil kursuna gidiyordu orada ancak velileri tanıya bilir.
Polis: yani şüphelendiğiniz biri var mı?
Sevil: yok polis bey hem oğlum burada kimseyi tanımaz yani henüz bir ay bile olmadı geldikleri
Sevil: polis bey efe’yi yani oğlumu bulacaksın değimli bulunur değil mi?
Polis: ellimizden geleni yapacağız sevil hanım diyerek uzaklaştı
Sevil çaresizlik içinde oturmuştu perişan bir haldeydi gözü Soner’e ilişti
Soner sevil’in kendisine baktığını görünce
Soner: sevil ne dedi yani polis
Sevil: şüphelendiğiniz biri varmı diye sordu
Soner: of çıldıracam sevil kim yapmış olabilir inan ya bir dakilka bile olmamıştı.
Sevil: kocasının baktı soner sanki birden 10 yıl yaşlanmış gibi karşısında çaresiz duruyordu.her zaman umursamaz adamı ilk defa yıkık bitkin ve çaresiz görüyordu.sevil kocasının hiçbir olay karşısında çaresizliğini görmemişti hep bir çıkış yolu bulmaya çalışan olaylara hiç kötü yönden bakmayan biriydi ama şimdi karşında duran adam başkaydı karısının dizi dibine çökmüştü
Soner: sevil kız bana eşek de akılsız de ya bir şeyler söyle işte o zaman daha rahatlayacağım inan bana
Soner ‘in gözlerinin dolduğunu ağlamakta olduğunu fark etti genç kadın ve
yüzünü ellerinin arasına aldı senin bir sucun yok canım dedi
acısını biraz hafifletmesi ona umut vermesi gereken bu sefer kendiydi
sevil: efe bazen böyle bir şey söylemeden yürür işte demek ki birinin dikkat çekmiş
demek ki bak Soner inanmamız lazım oğlumuzun bulunacağına inanmamız gerekiyor anlıyormusun
soner: evet sevil anlıyorum.
Can dostlar,
Güzel günler dileğiyle Günaydın...
Canım Ablacığım,
Beni çok sevindirdin,
Ömrüne bereket...
Seni çok seviyorum...
Günaydın,günaydın,günaydınnn
sevgili ailem senaryolar eşliğinde güzel bir gün geçirmeniz dileği ile
Mavigünüm yüreğine sağlık,
herkeze kolay gelsin
Günaydin arkadaslar, günaydin dünya, günaydin herkese..
Hersey gönlünüzce olsun..
Mavigünüm cok tesekkürler canim arkadasim, ne güzel bir bölüm eklemissin ellerine ve yüregine saglik..
Kim aldi kuzum Efe´yi?
Ablacığım günaydın,
Almanya'da olan sensin.
Efe'yi kimin kaçırdığını bize soruyorsun.
Olayları TV de dizi izler gibi izliyorsun ablacım.
Lütfen biraz katılımcı ol.
Bir yerde senin misafirlerin değil mi onlar.
Şaşkınlıkla izliyorum seni ablacığım.
Hadi bakalım...
No Namecim, canim kardesim bu ablandan su siralar hic kimseye hayir yok maalesef! Aile icinde azicik daha idare etceksiniz artik.
Bak ben bugünün sali oldugunu bile unutmusum! Bugün bbo´suz 25. salimizi yasiyoruz arkadaslar! Yeri geldi, hatirlattim..
Iyi ki öbür ablan (sag ol canim arkadasim) bizi mutlu etmeyi tek basina üstlendi, yaninda ona yardimci bir Kaya kardesimiz var, bunun disinda kimse yok..
Baskanimiz karabatak misali bir var bi yok, cogu zaman kayip!
Baskanim, saklanma cik ortaya yerin cok belli olmaya basladi yahu, hem bizim senaryolar nerde?
Eylemcim müfettislerle bogusman bitmedi mi? Hani bize hazirladigin güzel kahvaltilar, yaninda güzel fikralar? (Eylemcim No Name kardesim bana sariyor, oyalanmasi gerek! Bi seyler yap!)
Ya da dur, peki sen No Namecim? Diyorum ki bizim icin söyle bir internette dolanip bir kac güzel (c)alinti yapsan fena mi olur?
No Namecim sizi cok seviyorum, sizinle olmak icin hep burdayim ama Sevil-Soner askini düsünemeyecek, hayal ederek yazamayacak kadar yorgun olmaliyim. Bahar kimini carpar kardesim, civil civil eder, ayaklarini yerden keser.. Benim yasimdakileri de adamakilli silkeler, böyle yorar. Ama gecer bilirim, bu da gecer.. Ablasinin güzeli sen mutlu ol, ben de olurum..
http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Benzinde_yeni_dunya_rekoru_175622_2&tarih=29.04.2008&Newsid=175622&Categoryid=2
http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=IETTde_100_milyon_euroluk_yolsuzluk_175518_1&tarih=29.04.2008&Newsid=175518&Categoryid=1
http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Dunyanin_kanini_donduran_sapik__175655_1&Newsid=175655
http://www18.gazetevatan.com/fotogaleri/resim.asp?kat=3188&page_number=1
http://www.milliyet.com.tr/content/galeri/yeni/goster.asp?prm=0,589163&id=1&galeriid=2690#galeriStart
http://www9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=11.11.2007&Newsid=175573&Categoryid=4&wid=5
http://www9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=11.11.2007&Newsid=175602&Categoryid=4&wid=142
http://www9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=11.11.2007&Newsid=175591&Categoryid=4&wid=148
http://www.takvim.com.tr/yalcin.html
http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=SonDakika&Kategori=turkiye&ArticleID=522146&Date=29.04.2008
http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/GaleriDetay.aspx?cid=11844&p=1&rid=156
:::::::::::::::::::::::::::::::::::::
Günaydın dostlar..
bozuk havaya rağmen güzel bir gün geçirmemiz dileğiyle..
buralardayım Seval, malum ay sonu geldi hesap kitap zamanı, o yüzden sık yazamıyorum..
ama bakıyorum sizlerde kayıpsınız, herkes meşgul anlaşılan..
Ablacığım,
maksadım seni üzmek değildi.
pardon,
madem öyle senin yerine ben yazmam artık senaryoları.(maksat yükün hafiflesin)
hiç sana kıyabilirmiyiz ablacığım.
sen bizimle ol,bize yeter...
seni çok seviyoruz.
Ömrüne bereket...
şimdi Seval abla No name haklı bende muhalif olacağım yani Almanya da olan sensin Efe orada kayıpoldu çık bir ara yardımcı ol
sevil ile sonere teselli ver değil mi ama:)
Muhalifliği bırakayım
No name'i oyalayımda
ablacım müfettişler perşembe gelecek daha atlatamadık
işlerde çok, anlıyacağın nasıl oyalayım
yani yine sana saracak kolay gelsin:)
Başkanım günaydın,
seninki gibi meşguliyete can kurban.
38 tane gazeteyi taramışsın maşallah.
iyi ki meşgulsün.bir de meşgul olmasan yabancı gazetelerden çeviri yapacan artık...
hoşgeldin başkanım...
Eylemcim ne haber.
denetmenler gitmedimi daha.
denetleyenlerin hepsi men mi?
denetwomen yok mu içlerinde.
No name sende hemen bırakmışsın Seval abla ile uğraşmayı
Dünde ben gittikten sonra çay, simit ,kaşar alıp hazırlamışsın
çağırmışsın herkesi alcağım olsun yani
başkanımda gelmiş
zavallı Aylin ne zamandır hastahanede
başkanım kız ölü mü diri mi bir haber alamadık
biliyorum biliyorum işler çok haklısın
bende şimdi işime gideyim müsadenizle
denetleyenlerin hepsi men kardeş
perşembe akşama bitecek
women gelirse merak etme araştırır
iyi bir kızsa hemen sizlerle tanıştırırım
iyi kız olması şart değil ama,genede sen bilirsin.
şaka şaka,olmuşken iyisi olsun...
no name yabancı dilim olsa yapardım sizin için çeviri:))
gaztelerin ana başlıklarına bakıyorum no name, ince ayrıntıya fazla girmem...zaten hiç hayırlı iç açıcı bir haber yok..ooff ooff
memleket ve dünya iyice şaşırmış arkadaş, hani derlerya " dünyanın çivisi çıkmış" diye..aynen öyle
insan denen canlı, kullanma klavuzunda yazılanların hiçbirini yapmıyor zamanımızda...ya anlamıyorum, ömür denen kısacık zamanı neden gerektği gibi kullanmayız...hiç ölmeyecekmi sanıyor bu insanoğlu kendini..çıplak geldik çıplak gideceğiz şu fani dünyadan..
Dünya senin tapulu malın olsa yazılan ömrün kadar seninle , ya sonrası ?
Ben insan olmak istemiyorum arkadaş, belgesellerde seyrettiğimiz hayvanlar bile sadece aç kalınca veya korunmak için vahşileşiyor, geri kalan zamanda uysal uysal yatıyorlar..
başkanım,
böyle deme n'olursun.
çok karamsar görünüyorsun.
madem ki hayat kısa diyorsun.
e kimseden de korkmuyorsun.
o zaman balını almadan salma arıyı.
düşünebilen beyninin,
görebilen gözünün, duyabilen kulağının hakkını ver.
öbür tarafta senden davacı olmasınlar.
başkanım bişi soracam,
eyleme bulaşacam ama tırsıyorum.
hem pabuç kadar dil var,hemde hemen küsüyo.Halbuki ben öylesine bulaşıyorum.gerçek değil ki.(Eylem Mahsusçuktan inan ki)
ne soracam başkanım eyleme bulaşmayacaksam bir adres rica edeyim.
yoksa en iyisi kendi kendime mi sarayım.
kaya kardeşim dayanıklı ama,akşamdan önce gelmez(Kardeşim benim)
ÇOCUK KALANLAR
- Gel oğlum kalk bakalım tahtaya, sana bir sorum var.
- Buyurun, sorun öğretmenim
- Canlılar kaça ayrılır?
- Dörde ayrılır öğretmenim...
- Bana yanlış gibi geldi ama say bakalım...
- Bitkiler, Hayvanlar, İnsanlar, Çocuklar...
- Çocuklar da insan değil mi oğlum?
- Haklısınız, o zaman canlılar üçe ayrılır öğretmenim...
- Peki, şimdi yeniden say bakalım....
- Bitkiler, Hayvanlar ve Çocuklar...
- Oğlum insanlara ne oldu?
- Düşünebilenleri hep çocuk kaldılar, düşünemeyenleri de hayvanlaştılar öğretmenim.
yokluğumdan istifade dedikodumu yapıyorsun öylemi demek papuç kadar dil:))
No name ben sana nezaman küstüm ya,
biliyorum mahsusçuktan bulaştığını ama bu hafta bulaşma
işim çok cevap vermeye fırsatım olmaz
o zaman da bulaşmanın tadı çıkmaz değil mi ama:)
eylem,
bana mesaj atıyorsun değil mi.
teessüf ederim.
küstüm...
no name illa sataşacak yer arıyorsun dimi :))
istediğine bulaşabilirsin kardeşim ama dikkat et, bu işte yalnızsın, bulaştığın insan dişli çıkarsa karışmam :))
karamsarlık değil benimkisi no name, sadece genel bir değerlendirme yaptım günümüzdeki insan denen canlının hali konusunda..iyiler yok değil tabiki ama nerde onlar ?
cevap vermeden de duramıyorum ya
birde Eylem küsüyor diyor buyur burdan yak
ne oldu şimdi niye teessüf ettin
çocuk kalanlar yazısını diyorsan niye üstüne alınıyorsun
ben onu başkanımın yazına göre uygun gördüm yazdım
sen üstüne alınıyorsan ben ne yapabilirim:)
iş beni bekliyor bırakıp gidemedim bir türlü sizleri
dokunmayın bana ne olur biraz iş yapıyım gelirim yine:)
Eylemcim hakkaten çenen düştü ya, nerde senin denetmenler, söyle gelsinler bu siteye, biz onlara gereken teftişi veririz:))
Ablacığım,(Mavigün olan)
Balık tuttun değil mi?
yüzün yok ondan gelemiyorsun siteye değil mi.
Yanlışlıkla mı oldu? beslerken mi tuttun.
bana benziyormuydu.
(Eylem bana balık dedi sabahleyin,geri zekalı hayvan mı ne öyle bişiler.ama üstüme alınmadım pek fazla.kötü söz sahibini bağlar,değil mi ablacığım.)
gerçekten ablacım ya nerde kaldın?
balık tutuysan bile gel.
bu seferlik balık yiyelim ne yapalım.belki hafızamız güçlenir.
bak çelişkiye bak.
balıklara aptal hayvan, hafızasız hayvan derler.
sonra hafıza güçlensin diye balık yerler yağınıda içerler.
garip varlıklar şu insanlar vesselam.
Başkanım,
bende boşuna üstüme alınmışım ya.
eylem o yazıyı sana yazmış.
ama iyi niyetle yazmıştır.
yani o öyle demek istememiştir.
kızmana gerek yok .
başkanım,
lütfen,olur aile arasında böyle şeyler.
boş bir vaktinde özür diler eylem kardeşimiz,sende yap artık bi büyüklük.affet gitsin.
amaaann 3 günlük dünya.
küs durduğuna değmez.
eylemcim,
madem bana değil başkanımıza yazdın o yazıyı,küslüğümü geri alıyorum.
seni seviyorum...
merhabalar arkadalar
mavigün ablacim yüregine saglik, ama daha okuyamadim, söyle bi göz gezdirdim.
su anda okuldayim, ancak aksama dogru ugrayabilirim herhalde
kendinize iyi bakin
ben kactim
“Mutluluk, bizde olmadığı halde, başkalarına verebileceğimiz tek şeydir.”
bu cümleyi öylesine dolasirken buldum, sevdim, sevdiklerimle paylasmak istedim..
no nameciğim
bildiğin bir neden ötürü ev istasyon gibi oldu giden ve gelen
allah eksiklerini göstermesin ama şu anda onlara çay servisi yapmaktayım.
bu arada kankama sarmayın sizin yüzünüzden gurbetçiliği bırakıp türkiye'ye yerleşecek ya
başkan kolay gelsin
ÇEREZLER–2
Sevil ve soner çaresiz evlerine gelmişler.İstanbul ‘dan doğan ve Aylin aranıp dertleşilmiş
İkizler uyumuştu..Sevil elinde telefon Soner’in kucağında biraz uyumuştu. Bu sırada Mark ‘a gelmişti.
Mark: Soner ben isterseniz gitmemek
Soner: yok mark sen git bizim yalnız kalmaya ihtiyacımız var.senin de bir gün hafta tatilin var.
Mark: Soner bey ben efe’yi çok merak etmek
Soner: mark bizde ama yapacak bir şeyimiz yok böyle çaresiz evde polisten haber bekliyorum.
Sevil uyanmıştı.
Soner: canım
Sevil: Soner bir haber var mı
Soner: yok hayatım Mark ‘ın izin günü gitmeyiyim diyor bende git diyorum
Sevil: mark sen git bizim uyumamamız zaten mümkün değil..
Mark: yok ben gece dönmek geri
Sevil: tamam mark gir sen arkadaşlarını bekletme
Mark : haber çıkarsa bana haber verirsiniz değil mi?.
Sevil: tabii ki mark
biraz daha sabır
devamı ne zaman gelir bilmiyorum
artık salı günleri misafir kabul etmeyeceğimhehe:))
Çok tartışılır bir söz.
Mutlu olmayan bir insan, muhataplarına mutluluk nasıl verecek?
olmayan bir şey?
Allah Allah...
Selaammm ben geldimm:)
Mavigün abla senaryo için teşekkürler devamı gelecek değil mi???
Eee sizler nasılsınızz??
No name helal olsun kendin bulaşıyorsun ama başkalarınıda bulaştıracaksın demi:)
başkanla aramımı bozmak istiyorsun
bozulmazzz
Kaya bir cee demişsin okuldaymışsın iyi dersler akşama bekleriz
Mavigün ablam misafir berekettir eksik olmasınlar senaryolar içinde teşekkürler sana kolay gelsin
hoşgeldinn Eda,iyiz sen nasılsın neler yaptın bakalım
Sevdiğin kadar sevilirsin
yaşlı bir bey,sabah erkenden evinden çıkmış yolda ilerlerken,bir bisikletlinin çarpmasıyla yere yuvarlanmış ve hafif yaralanmış. Sokaktan geçenler yaşlı beyi hemen en yakın sağlık birimine ulaştırmışlar.Hemşireler pansuman yapmışlar,biraz beklemesini ve röntgen çekerek herhangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini söylemişler.
Yaşlı bey huzursuzlanmış, acelesi olduğunu,röntgen istemediğini söylemiş.Hemşireler merakla acelesinin nedenini sormuşlar; 'Eşim huzur evinde kalıyor,her sabah birlikte kahvaltı etmeye giderim,gecikmek istemiyorum' demiş.Eşinize bir haber iletir,gecikeceğinizi söyleriz deyince, yaşlı adam üzgün bir ifadeyle 'Ne yazık ki karım alzheimer hastası, hiçbir şey anlamıyor, hatta benim kim olduğumu dahi bilmiyor' der...
Hemşireler hayretle 'Madem sizin kim olduğunuz bilmiyor, neden hergün onunla kahvaltı etmek için koşuşturuyorsunuz?' diye sormuşlar...
Adam buruk bir sesle; 'Ama ben onun kim olduğunu biliyorum' demiş...
Hoş buldum Eylemcim..Nasıl olayım bildiğin gibi derslerle geçinip gidiyorum:))
kolay gelsin Edacım derslerle uğraşmak hiç kolay değildir:)
güzel hikayecik içinde teşekkürler
bu arada Fatih kayıp
görünmüyor memlekete mi gitti acaba
eylemciğim sağolsunlar gelsinler ben size arada çayın yanında ki keklerden ve poğaçalardanda yollarım.
sabah kahvesine gelenler gitti.
şuanda sakinim.
sanırım birde öğlenden sonra bir gelen olucak..
bekliyoruz.
seval ne o arkadaşım sesin çıkmıyor gel korkma çocuklar tembihli sana sarmayacaklar ben sana paratoner görevi yaparım .
edacığım hoş geldin.canım benim bende devam etmesini umuyorum bakalım kısmet zaman bulursam paylaşacağım.
bak işte bir tane yolluyorum bile.
Mutlu olmayabiliriz kendimiz, icimizde sadece bize ait bir seyler buna engeldir belki o an icin.. Yine de yolda yürürken hic tanimadigimiz birine gönderecegimiz bir gülücükle, yakinlarimizdan birinin yanagina konduracagimiz bir öpücükle, kardesimize, arkadasimiza seslendigimiz sevgi dolu bir sözcükle onlarin kendilerini mutlu hissetmelerine vesile olabiliriz..
Bazen kendi mutsuzlugumuzu ve derdimizi unutur, bastirir, karsimizdakinin olani sarar sarmalariz. Elimizi uzatir onun düstügü yerden kalkmasini ve kendini yanliz hissetmemesini saglariz..
Cok kekler pisirmis, börekler acmistir gözünün yasini icine akitmasini bilen annelerimiz...
Sevgili No Namecim simdi sana bir kek pisirirsem görürsün! Ama börek isteme simdi olmaz!
ÇEREZLER–3
EFE
Efe: ya beni nereye götürüyorsun ben evime gitmek istiyorum
1.adam: ya sustur şu veledi ne diyor anlamıyorum zaten
2.adam: abi evimi istiyorum diyor.
1.adam : ne ev be otur sus de şuna
2.adam: abi ne yapacağız biz bu veleti
2.adam: amaç pis Türkleri korkutmak 1 -2 gün elimizde tutalım
1.adam: abi keşke evlerini yaksaydık ha temizlik olurdu
2.adam: oğlum akılla ol yavaş yavaş onlara da gaz odası yakındır
1.adam: hahaha gaz odası mı abi geçen bir sitede okumuştum Türkleri gaz odasında görmekten mutlu olacağım diyordu
2.adam yerinden kalkmış cama doğru ilerliyorlardı, dönüp Efe’ye baktı
Efe ise ağzı bantlı bir şekilde duruyordu. Alman çocuğun yanına yaklaştı
Arkadaşına seslendi Rolf gel buraya
Rolf :evet ağabey ne oldu
Adam: otur şöyle konuşmazsa ağzını açacağımızı söyle
Rolf: pis Türk konuşursan bantı açmam tamam.
Daha sonra efe’nin bantları çözüldü
Efe: ben pis Türk değilim.
Adam: ellerini de çöz vay bizim Türk konuştu. Adı neymiş sor bakayım
Rolf: adın ne senin
Efe: efe,efe akın
Rolf: abi adı efe imiş abi kaçmasın ellerini de çözdük.
Adam: oğlum nereye kaçacak kaçsa bile nereye gider nerde olduğunu bile bilmiyor ki
Rolf: ya ağabey evinde kalmamıza izin verecek mi?daha doğrusu saklanmamızı
Adam: izin verecektir benim kardeşim o sen merak etme ama biz karanlık olunca buradan gidelim
Rolf: abi bilmem işte o çok değişti okula gittiğinden beri
Adam: ya kes hem sen bu işe karışma karnı açıktı çocuğun ne yiyeceğiz.
Rolf: tamam abi, ben şimdi hallederim efe sen ne yersin
Efe: ben bir şey yemem
Rolf: bak sonrada ben vermem söyle
Efe: yemiceyim işte
Rolf: tamam be yemezsen yeme pis Türk
Efe: ben pis Türk değilim.
Mavigünüm sag ol canim arkadasim.. Bu bizim cocuk illa satasacak ya birine, Eylem olmadi Baskan´a, olmadi bu defa ablasina... :)
Ama biz onun bize sevgisini biliyoruz o da bize nazinin gectigini, öyle degil mi canim kardesim benim?
Mavigünüm ne yapalim bu kardesimizin de muhabbeti böyle..
Ben burdayim, birazim masamda calisir gibi yapiyor, bir parcam sizinle Ada´da mutlu oluyor, bir baska parcam baska dostlarimla sessiz sessiz agliyor.. Senin anlayacagin Teoman´in dedigi gibi ben bugün oldukca paramparcaaaaa...
yorumsuz
http://www.youtube.com/watch?v=Iorljl0igME&feature=related
Yerlere düşen damlalar yine yağmur oluyor mu
Bir sevgi ölüpte gitse yine canlanıyor mu
Sorular türlü çeşitli , yanıtları yine öyle
Dalından düşen yürekler yerlerine konuyor mu
Birbirinin ayni günler birbirine benziyor mu
Sorular türlü çeşitli ,yanıtları yine öyle
Ola ki günün birinde gemiler döner geriye
Yolcular ayni yolcular ve biz ayni sahilde
Ola ki günün birinde gemiler döner geriye
Kimi için yolculuklar ve kalan kim geride
Benimkisi hayal işte ümit katarım her işe
Yüzümde yapay bir neşe ardında binbir bilmece
Sorular türlü çeşitli ,yanıtları yine öyle
Beni anlayan sen oldun seninle gerçeği buldum
Sonra birden sır oldun çık ortaya gizlice
Anılar türlü çeşitli yarınlarda yine öyle
Ola ki günün birinde gemiler döner geriye
Yolcular ayni yolcular ve biz ayni sahilde
Ola ki günün birinde gemiler döner geriye
Kimi için yolculuklar ve kalan kim geride
ÇEREZLER–3
MARK
Mark yavaşça anahtarı çevirdi. Helga işten gelmiş uyuyor olmalı diye düşündü. Geleceğini bilmiyordu ona sürpriz yapmaya karar vermişti. Bu gün çok kötü bir gün geçirmişti. Efe’yi düşündü canım neredeydi şimdi acaba.Kim kaçırmış olabilirdi.Bu gün su almaya giderken Helga’ nın abisini görür ayak üstü konuşmıştu ama o hapisten yeni çıkmış olmalıydı. bir Türk gencini döverek öldürmekten ceza yemişti: .Helga ağabeysine çok düşkündü gelince onu gördüğümü söyleyim de sevinsin.bir trafik kazasında sürücü olan bir türkün arabalarına çarpması neticesinde anne ve babalarını kaybetmişler ikisi de abisi 16 kendi 14 yaşında tek başlarında kalmışlar doğal olarak abi kardeşler 18 yaşlarını doldurana kadar bakımevlerine konmuşlardı..bu yüzden abisine çok düşkün dü ki bir Türk gencini kaçırıp dövdüklerin de helga onu polisten saklamış ama abisi onu tehlikeye atmamak için ona haber vermeden kaçmış daha sonrada polisler tarafından yakalanmıştı.Tam bu sırada onu okul kantinin de tanışmış ve onu teselli ederken ilk arkadaşlıkları böyle başlamıştı.helga ‘ya aşkını söylemesini bir Türk gencine borçluydu.bu işi de bu aile Türk olduğu için kabul etmişti.Gerçi Helga hiç hoşlanmamış bir de yatılı olmayı kabul edip, Türkçe öğrenmeye başlayınca biraz bozulmuştu. Fakat Mark ise bu aileyi tanıdıkça daha çok sevmeye başlamıştı, hele Soner beyi ne adam diye güldü ve tekrar Efe aklına geldi çok korkmuş olmalıydı ne yapıyordu acaba şimdi.
Bu arada kapıda bir anahtar sesi duyunca Helga’nın geldiğini anlamıştı.
Mark: merhaba helga nerdeydin aa alışverişe çıkmışsın beraber gitseydik.
Helga: Mark abim telefon etti bana uğrayacakmış bende evde bir şey yoktu alışverişe çıktım hayrola senin ne işin var bu gece geleceğini bilmiyordum
Mark : ne o geldim diye sevinmedinse gide bilirim
Helga: na alaka tamam biraz gerginim ağabeyimi biliyorsun hapisten yani çıktı Türklere bakış açısını
Mark: anladım bende bir Türk ailesinin yanında kalıyorum ve çalışıyorum.
Helga: işte bu yüzden
Mark: elbet karşı karşıya gelecektik hayatım o da bu gece olsun
Helga: bak Şu çok sevdiğin Türk ailesini övmek yok
Mark: ya sizi anlamıyorum neden sevmiyorsunuz
Helga:beni karıştırma
Mark: neden sende memnun değilsin orda çalışmamdan
Helga : Bu konuyu kapatsak abim böyle bir konun üzerine gelmesini istemem
Mark:: tamam nasıl istersen
ÇEREZLER–4
SEVİL VE SONER
Sevil evi kontrolle gelen polislerle konuşuyordu. polisler telefonları herhangi bir arama için dinlemeye almışlar
Sevil: polisler oğlumuzu kaçıranları teşhis etmişler
Soner: nasıl etmişler yüzü gözükmüyordu
Sevil: tüm Frankfurt zoo ‘ya tüm giriş kayıtları incelenmiş aynı kıyafetli biri ile birlikte 1 kişi daha giriş yapmış bunlar sabıkalılarmış
Soner: ne yani oğlum şu anda bir katilin elin demi
Sevil: evet bir türkü döverek öldürmüş
Soner: sevil sen neler söylüyorsun ya
Sevil: Soner bu adamların Mark ile konuştukları varmış kayıtlarda
Soner: yani bizim insan azmanı mı aman tanrım
Sevil: ismini pol-li-se verdiiii
Sevil bayılmıştı.
ÇEREZLER–5
MARKVE HELGA
Mark ve helga tüm hazırlıklarını tamamlamışlardı. Mark Helga’ nın yüzüne baktı mutlukla endişe aynı anda yüzünden okuna biliyordu. O anda kapı çalındı. Girişte abı kardeşin gülüşmeleri sarılmaları duyuluyordu. Mark bir adam sesi daha duydu demek 2 kişiydiler
İçeri girdiklerinde Mark karşında Helga’nın abisini, arkadaşını gördü. adamın arkasında biri daha vardı.bir çocuk.adam çocuğa şöyle geç bakayım diyerek öne doğru çıkartı ve
Mark :efe
Efe: Mark abi
Mark.: helga bu efe yani bugün kaçırılan çocuk
Helga : abi doğrumu
Hans : bu kim helga
Helga: sevgilim ve bu çocuğun babasının evinde çalışıyor
Hans: o zaman gördüklerini unutacak demektir
Mark: ne demek gördüklerimi unutmak sen suçlusun ya
Hens: tamam kes şimdi burada ki herkes bu çocuğu gördüğünü unutacak
Helga: abi bak bu yanlış gene başın derde girecek
Hans: girsin pis bir türk daha rahat uyumadı diyemi üzülecem
Helga: ya abi bu daha çocuk
Hans: büyümeyecek mi çocuksa çocuk helga sen de sus kes artık
Rolf: abi kalıyormuyuz
Hans: kalıyoruz tabii
Mark : efe yok korkmak tamam
Efe: tamam
Mark mutfağa helganın yanına gider
Helga: mark ne yapıcağız
Mark: bu büyük suç biliyorsun
Helga: bir çözüm bulmalıyız ama ağabeyime de bir şey olmaması gerekiyor
Marak: sen ağabeyini ikna edersen ben bu gece eve döner durumu anlatırım polisi karıştırmaktan vazgeçerler
Helga: bilmiyorum mark polisin elinde ki son bilgiler ne acaba
Mark: anlat ağabeyine ağabeyne bu gün Frankfurt zoo da karşılaştım ve konuştum
Şimdi bütün kayıtlar polisin elindedir yani evi bulmak an meselesi helga anlasana ben ,sen suç ortağı sayılacağız
Helga. Ara o zaman soner beyi
Mark: abin
Helga: sen onu bana bırak
ÇEREZLER–5
Soner karsını yerde görünce eli ayağına dolaşmış başında ayıltmaya çalışıyordu
Bu arada ikizler ağlamaya başlamıştı evdeki polisler ikizleri oyalamaya çalışıyorlardı.
Bir bayan polisin de yardımıyla sevil kendine gelmişti
Soner: sevil hayatım beni çok korkuttun.
Sevil: ne oldu
Soner: bayıldın
Soner karısına sarılmıştı sevil’in de artık gücü kalmamıştı
Bu arada telefon çaldı.
Sevil telefona bir haber diye koştu.
Sevil: alo alo arayan okul rektörü idi
Sevil durumu ona da anlatıktan sonra telefonu kapadı.
Saat gece yarısını geçmiş polisler Mark ın kaldığı Ev Soner Ve Sevil’in evi göründüğünden onu bulmak için kız arkadaşını aramak zorunda kalmışlardı.
ve sevil ise birbirlerine sarılarak umutla bir haber beliyorlardı.
Çalan ikinci telefonu açan sevil Mark’ın sesinle karşılaştı. Polisler sevil ‘in
Mark’la mümkün olduğu kadar uzun konuşmalarını istedi.
Mark::sevil hanım ben Efe ’i bulmak size getirmek
Sevil: Mark nerdesiniz
Mark: sevil hanım ben söylemek ama ben masum olmak inanın
Sevil: ne zaman getiriyorsun
Mark: şimdi
Sevil: tamam
Polisler yeri tespit etmişlerdi ama efe getirilene kadar beklemeye
ÇEREZLER–6
1 Saat Sonra
kapı çalınır gelen efe, mark ve helga’ dır.efe koşarak anne ve babasına sarılmıştı.
polisler evde her ikisini de yakalamıştı.
sonra kayıtların incelenmesi efe nin tüm olanları polise anlattığın da kaçıranların Hans Muller olduğu anlaşılmıştı.Helganın verildiği adrese gittiler.
Hans Müller polisleri bekliyordu.ama Rolf kaçmıştı.
Polis onu tutuklayıp polis arabasına bindirirken
Hans Muller pis Türkler.diye
bağırıyordu
bölüm sonu
hey nerdesiniz
hadi bakalım herkesi ADA'nın ortasında ki alana bekliyorum.
hadi ya
http://www.youtube.com/watch?v=oDGXLAu7nqU&feature=related
ses verin tak tak tak diye..
tak tak tak ben geldim....
Mavigünüm hikayecik icin tesekkürler, Efe´nin kacirilmasi gibi üzücü bir olayin cabucak cözümü icin ekstra tesekkür... Düsündüm de bu konuyu bizim Baskan islemis olaydi kimbilir bizi hangi ters köselere yatirirdi... :)
Ellerine saglik, yüregine saglik...
Eve gidince kismetse o Trakya sarkilarini dinleyecegim, armaganlarin icin tesekkürler..
oku oku bitmedi yav
neler yazmissin ablacim öyle ellerine saglik
Ablacığım,
Şu Kristal Elma ödülünde,
Seni, En iyi senaryo yazarı bölümüne
aday gösteriyor,ve destekliyorum.
eline,aklına ve yüreğine sağlık...
herkese selaaammm
hikayeler için sağolun çok güseller
Kardes o kristal ekran degil miydi ya :)
Her şey tamam,
Hepsi aklına yattı,
Bir tek ismi sana ters geldi öyle mi?
Detaylara takılmasak...
aklımda dev gibi düşünceler fikirler
uçuşuyor,adeta dans ediyor(tango)
Beni uğraştırdığın işe bak kaya kardeşim.
Seval arkadaşım,
inan niyetim başkan gibi biraz
daha aksiyonu bol merak uyandırmak olayı daha fazla uzatıp yazmaktı ama bizzat kendim geçen hafta aksiyonlu hafta geçirince kestirmeden senaryoyunun köşesinden döndüm canım.
ama gönül isterdi ki
başkanımızın eli klavye ile bir buluşa bilse bizde ters köşeye yatsak.
ne yapalım çalışmakta ibadet etmektir.
başkanımız bu günlerde kendini işlere vurdu.
dertten olmasında işlerin çokluğundan olsun
biz sabırla bekleriz.
kayacım canım sağolasın.
noname canım sen beni sevdiğinden hem bir sor bakalım ben katılsaydım seval ablan bana oy verir miydi?hehehe
no name bu ödüller hep portakal olurdu bunların elması da mı çıkmış. çok iyi.
iloşcum teşekkürler canım.
yaa arkadaşlar benim bilgisayar donuyor daha hızlı çalışması için önerisi olan varmıııııı??
onun için yazamıyorum yazarkende
Arkadaş,
Bu senarist milletiyle anlaşmak ne kadar zormuş yaa.
hiç bişi beğenmiyolar...
yaa takılmayın detaylara.
ha portakal ha elma ha ekran.
ödül mü değil mi ona bakın...
başkanımı bekliyorum...
yapacağız bir senaryo yarışması
site dahilinde.
hadi yarışmanın adını siz koyun ben ne desem beğenmiyeceksiniz zaten...
iloş,hoşgeldin...
hoşbulduuumm:D
iloş o işlere fatih bakıyor.
o da iki gündür yok.
o bizim sitenin bilgi işlem müdürü.
sağlam bir mazereti yoksa yandı gülüm keten helva...
no name ayip ettin ya, benimki maksat muhabbet
ama ablamiz en iyi senaryo dalinda birinci gelirdi herhalde. gerci onun bi de kankasi vardi o da yazardi ama tembellik yapiyo bu aralar
sohbetiniz bol,keyif katsayınız maksimum olsun dostlar..
nasıl gidiyor ?
yaaaaaaa fatiiiiiiiihhhh nerdesiiinnn yardımına ihtiyacım vaaaaaarrrr:D:D
teşekkürler başkan
ya cidden fatihimiz vardi bir de. gecen programlamadan ödevi varmis. 15 mayista verecekmis. onunla ilgileniyor galiba
Başkanım,
zaten piyasada yoksun.
hem senaristsin de.
bu yarışmada başkanlığını kullanamıyorsunuz efendim.
altın palmiye olsun mu adı?
Hadi öneriler...
Başkanım hoşgeldin,
bir senaryo yarışması düzenleyelim diye aşaadan baya bir baskı geldi direnemedim.
hadi düzenleyelim dedim.
size sormadık ama?
kendi çapımızdamı düzenliyoruz o yarışmayı no name ?
kardes yarismanin galibi belli. bence ablamizdan daha güclü bir aday yok. sonu belli olan yarismaya da gerek yok bence. direkt ödülünü verelim ablamizin
altin palmiye adamiza da uygun
no name bana nasıl sormazsınız bir işe kalkışırken, ben neciyim burda ..)))
şaka bi yana tabiki yapın dostlar, ne koydunuz yarışmanın adını ?
benim hiç aklımda yoktu,
iloş dedi yaa bizim düzenleyenlerden neyimiz eksik,hatta fazladan bayraamız bile var.bizde alternatif bir yarışma düzenleyelim .
bana da mantıklı geldi.
afferim kız dedim.
işte açıklıyorum.
ismi için öneri bekliyorum.
bizim senarist takımı hiç bi ismi beğenmiyor
başkanım endişe etme kontör yok bizim yarışmada.
direkt banka hesabı...
amanınn senaryonun bölüm sonu bile yazılmış
ellerine yüreğine sağlık Mavigüncüm
No name şimdi senaryo yarışması yapıyorsunda kategorilere ayırdığımızda komedide Kaya, aksiyonda Başkan,romantikte Seval abla,karışıkta Mavigün abla var
bu durumda rakipleri yok hepsi dalında birinci bence yarışma yapmaya gerek yok diyorum
muhaliflik mi yaptım ne farkında olmadan:)
Kardeşim kimin kaç oy alacağı nerden belli.
hem sen ablamla aynı kategoride misin ki hemen kendi başına gelin güveyi oluyon.
sen komedi dalında yarışacan...
neyse arkadaşlar benim yeniden çıkmam lazım malum dersler yoğunlaştıı herkese iyi akşamlar yarın görüşmek dileğiyle hoşçakalın bys
Mavigün abla senaryo harika izlemiş kadar oldum okurken Sevil'in bayılması vs. hepsi gözümde canlandı ellerine, kollarına sağlık..
NOT: Bir daha ki haftanın bölüm özetini ne zaman vereceksin??
Allahım nasıl bi sitedeyim yaa,
kim bana muhalif lakabı taktı?
para verip ağzını burnunu estetikçiye yollayacam.
Eylem sen geldiğine göre mesain bitti.
oldu.. yarın görüşürüz kendine iyi bak...
en son küsmüydük biz yaa,yanlışlıklan konuşmuş olmayayım da
kimse takmadı kardeş sana onu sen kendi ağzınla söyledin muhalifim diye:))
ayrıca ben sana küs değilim hatırlatıyım sen kendin küstün sonrada barıştın
şimdi yine küsüyorsun galiba:))
benim açımdan bir problem yok
ama sen bana küsemezsin ki sonra kiminle uğraşacaksın
tamam tamam sen yarışmayı hazırla ben desteklerim oylamayada katılırım merak etme arkandayım:)
Davşanca-BBO
.................
Doktordan Sevil ile Aylin'in kaldırıldığı hastaneyi öğrenen Soner ve Doğan hızla çıkarlar oradan..
Soner hem arabayı kullanmakta hem de Doğan ile uğraşmaktadır,Doğan ardı arkası kesilmeyen sorularla Soner'i çileden çıkarmaya devam etmektedir..Doğan'ın sorularından ve dırdırından bunalan Soner arabayı sağa çekip durur.
Soner : bak abicim aynı şekilde devam edeceksen hemen in arabadan,Sevil ve Aylin'in durumlarını bende merak ediyorum ama sen daha betersin abicim ya
Doğan Soner'in sert konuşması ve yüz ifadesinden ciddi olduğunu görünce
Doğan : tamam sustum,hadi gidelim
Soner her nekadar Doğan'ın şomluğuna ve gevezeliğine kızsada o da endişelenmeye başlamıştır,ister istemez Doğan'ın karamsar ruh hali onuda esir almıştır..Arabayı öyle hızlı kullanmaya başlamıştırki, ne trafik ışıklarına bakar doğru düzgün ne de uyarı levhalarına.Doğan Soner'in bu kadar hızlı gitmesinden korkmaya başlamıştır, sık sık uyarır yavaş gitmesi için ama nafile, Soner dinlememektedir onu..
Doğan : yavaşla biraz abicim ya, öldüreceksin ikimizide
Soner : acele ediyorum işte, sen değilmiydin bir an önce varalım diyen
Doğan : ben dedim ama bukadar hızlı demedim Soner, şimdi kaza yapacaksın
Soner : yapmam abicim merak etme, bak trafik okadar kalabalık değil
ikisi böyle atışırken Soner keskin bir virajı almaya çalışmaktadır, virajı döndüğünde ileride trafiğin kilitlendiğini görür, aceleyle frene basar ama
Soner : olamaaaazzz
Doğan : ne olamaz
Soner sürekli frene basmaktadır ama nafile
Doğan : yavaşlasana Soner ya,şimdi çarpacaksın öndeki arabaya
Soner : frenler tutmuyor abicim
::::::::::::::::::::::::::::::::
devam edecek:))
Başkanım bu yeni mi?
pek bi tanıdık geldi...
ya nettin baskanim
ödül lafini duydun adrenalin seviyesini maksimuma cektin
sen ne baskansin seeenn...
no name daha önce yazdığımın devamı...
benim ödülle işim yok kayacım, beni oylama dışında da tutabilirsiniz..karar sizin :))
hadi hadi
istemem yan cebime koy durumlari :))
saka baskanim ya. ben dedim zaten ablamizin rakibi yok diye ama senin su asayis sorumlusu arkadas altin palmiyeyi yaptiracaz dedi
vayy başkandan senaryo devamı
başkanım arabada birşey yok biraz yamuldu o kadar
hadi şu kankalara birşey olmadan götür hastahaneye
kızlar kaç gündür bekliyor oralarda senarist yazsada devam etsek diye yoksa işi bırakacaklarmış:)
Başkanım,
Hayırdır?
Final Four a niyetliyiz galiba...
ben gelince neden sustu herkes ya ?
hayırdır protestomu var bana karşı ? :))
sesimiz solugumuz kesildi hikayenin devamini bekliyoruz baskanim
Eylemcim,
birden seni ne kadar sevdiğimi hatırladım, sana küsemeyeceğime kanaat getirdim.
ne zaman gidiyorsun?.
izmir usulü kumru çıkıyorda,
taze çay da demleniyor...
ben geldimmm:)))
eylem seninle kaç gündür konuşamıyoruz nasılsın??:)
bu arada senaryolar için çok teşekkürler muhteşem olmuş hepsi:))
Eylem meşgul,
denetMENler var...
DenetWOMANlar gelince iyilerinden bakıcakmış bize.
Başkanım,
devamı için ne yapmamız gerekiyor?
toplu tezahürat kesmedi galiba...
Arkadaslarima, kardeslerime iyi aksamlar, iyi dinlenmeler diliyorum..
Tanrim keyfinizi kacirmasin, hersey gönlünüzce gelissin...
Ben birazdan cikip hastaneye arkadasimin yaninda olmaya gidiyorum, evime döndügümde saat kac olursa olsun size yine seslenecegim insallah.. Herkes yatmis olsa bile gece lambamiz ayakta olur, eminim... Hosca kalin, saglicakla...
şimdi gidiyorum No namecim
bana küsemeyeceğini biliyorum
çayı alıyım ama kumru kalsın ben pek sevmem de böylede ayıp oldu almamak ama ne yapıyım sevmiyorum
yinede teşekkür ederim ellerine sağlık
Gökçecim evet uzun zamandır karşılaşamıyoruz hoşgeldin öncelikle ama bugünde muhabbet edemiyeceğiz yarınlara artık diyelim
sevgili bbo ailesi hepinizi seviyorum kendinize iyi bakın
iyi akşamlar
devamını yazıyorum şuan dostlarım, birazdan yollarım buraya..
anlık yazdığım için hemen toparlamak vakit alıyor,gecikme için kusuruma bakmayın...
anlayışınıza sığınıyorum..
ablacığım iyi akşamlar,
Allah, kimseye taşıyabileceğinden fazla yük vermez inşallah.
Ayy dizi neşeli aile diziydi şu an da aksiyon,dram ne ararsan var senaryolarda:))
Davşanca-BBO
......................
Doğan : yavaşlasana Soner ya,şimdi çarpacaksın öndeki arabaya
Soner : frenler tutmuyor abicim
Doğan "frenler tutmuyor" lafını duyunca olduğu yerde sıçrar, eli ayağına dolanır arabanın içinde, bir yandanda söylenir durur Soner'e
Soner : dur abicim sakin ol ya, şaka yaptım,frenler sağlam (bir yandanda Doğan'ın haline güler)
Doğan : manyakmısın abicim sen ya, böyle şakamı olur,kalpten gidecektim az kalsın..
Soner : tamam abicim kusura bakma biraz ağır bir şaka oldu ama sen kaşındın..az kaldı hastaneye,birazdan orda oluruz.Sana kızıyorum çok heyheylisin diye ama bende endişeleniyorum bizimkilerin haline, haber alamamak ne kötü şeymiş ya
Doğan : bakıyorum benden aşağı kalır yanın yok Soner bey,bide bana kızıyorsun
Soner : Doğancım ama sende ne olduğunu bilmeden herşeyi kötüye yoruyorsun.
Doğan : haksızmıyım ama endişelenmekte abicim ya, tamam ben biraz heyecanlı bir tipim, birden kaptırıyorum kendimi
Soner : üzme kendini ikiside iyi olacak merak etme
Doğan : inşallah abicim inşallah....bak şurdan döneceksin tabela öyle diyor
Atışmalar ve stres dolu dakikalardan sonra hastane kapısından içeriye girerler ve buldukları ilk yere arabayı park edip hızla içeriye dalarlar, Doğan herzamanki telaşlı haliyle gördüğü ilk hemşireyi kolundan yakalayıp konuşmaya başlar ama Soner bile ne dediğini anlayamaz
Soner : dur sakin ol abicim ben konuşayım,senin ne dediğin bile anlaşılmıyor..Hemşire hanım biz Aylin ve Sevil'i arıyoruz, şu üniversitedeki olayda yaralanan öğretim görevlileri
Hemşire : evet hastanemize getirildi ikiside
Soner : durumları nasıl, görebilirmiyiz onları
Hemşire : Sevil hanım iyi ama Aylin hanım başına sert bir darbe aldığı için kendinde değil, yoğun bakımda şuan
Doğan :(kötü olduğunu duyunca eli ayağı boşalır birden ve kekeleyerek) ne diyorsunuz hemşire hanım, çokmu kötü durumu,nerde şuan görebilirmiyim onu
Hemşire : buyrun sizi yanına götüreyim ama odasına girmenize izin veremem
Soner Doğan ve hemşire onların yanına doğru yürürler, odaya vardıklarında Sevil'i odanın önünde beklerken görürler.Sevil oturduğu yerden kalkmaya çalışır Soner'in geldiğini görünce ama Soner kalkmması için işaret eder ve onun yanına vardığında önce sarılır.Sevil kocasının kollarındayken onun ne kadar korktuğunu hissetmiştir.
Sevil : ben iyiyim hayatım ama Aylin....
Soner : çok korkuttun beni canım sana bişey oldu diye içim içimi yedi, iyisin değilmi
Sevil : birkaç sıyrık,önemli bişeyim yok (der başını Soner'in omzuna yaslayarak)
O sırada Doğan Aylin'in yattığı odanın penceresinden ona bakar,içeriye girmek için ısrar etsede hemşire müsade etmez..Doğan'ın gözyaşlarına boğulduğunu gören Soner ve Sevil ayağa kalkıp onun yanına giderler..
Soner arkadaşına destek olabilmek için koluna girer ve ona güzel şeyler söylemeye çalışır ama Doğan Aylin'i öyle gördükçe daha fena olur.
Doğan : baksana abicim ya nasıl iyi olabilirim,hayatımın aşkı orda kendinde olmadan yatıyor ve ben sakin mi olmalıyım, nasıl olabilirim sence
Sevil : Doğancım, üzme kendini ne olur, Aylin iyi olacak,doktor aldığı darbe nedeniyle kendinden geçtiğini ve iyileşeceğini söyledi,hem Aylin inatçı kızdır biliyorsun, kolay kolay pes etmez o
Doğan : biliyorum Sevil ama gördüğüm manzara korkumu azaltmıyor işte..
Soner :(arkadaşının omzunu sıvazlayarak) iyi olacak kardeşim iyi olacak,şimdi sakin olup dualarımızı esirgememeliyiz..Biz ne badireler atlattık,bunuda atlatacağız
Doğan Soner'e dönüp ona sarılır gözyaşları artarak...iyiki varsınız abicim
Sevil hem onları izlemekte hem de arada odanın penceresinden Aylin'e bakmaktadır..
(birkaç dakika sonra)
Hepsi odanın önünde oturmuş müjdeli haberi beklemektedir sessizce.Doğan oturmaktan bunalmıştır,Aylin'e bakmak için pencereye ilerler,değişen hiçbirşey yoktur,hayatının aşkı sevdiği kadın öylece yatmaktadır.hem onu seyre dalar hemde birlikte geçirdikleri günleri anımsar..Aradan birkaç dakika geçmiştir,Doğan kendine geldiğinde Aylin'in ona baktığını görür,hayalmi görüyorum diye gözlerini ovuşturur ama gördüğü gerçektir, Aylin hasta yatağında gülümseyerek ona bakmaktadır..
Doğan : açtıı, gözlerini açtı diyerek nara atar koridorda
Sevil ve Soner Doğan'ın narasıyla irkilerek doğrulurlar yerinden.Doğan onlara dönerek
Doğan : dualarımız kabul oldu abicim, Aylin kendine geldi.
::::::::::::::::::::::::::::::::::::
devam edebilir:)
Başkanım,
Ömrüne Bereket...
sağol no name
elimden geldiğince sizlerle paylaşımda bulunmaya çalışıyorum, arada işe gömülüp yazmayı seyrekleştiriyoruz ama hayat mücadelesi işte..
siteyi boş bırakmayın bakim herkes bişeyler yazsın:))
bişeyler
:))
bende bu güzel espriyi kim yapacak diye bekliyodum:)))
sevgili dostlarım,
güzel ve keyifli bir gece sizlerle olsun..
sizlerle sohbet dünyanın en güzel şeyi, ama malum benim mesaim bugünde bitti..
ölmezde sağ kalırsak, yazılmışsa yarına da nefes alabilmek, görüşmek dileğiyle..
sevgiyle ve sağlıkla kalın..
evet espiri süperdi gerçekten:)))
senaryo da öyle tabi..
eline sağlık başkanım..iyi akşamlar:)
ohh bee sonunda bitti dersler ne zormuş yavv ee kimseler yokmuuu
burdayız iloş sınavın falan mı var ona mı çalışıyosun??
yaa bu aralar çok yoğunum evet sınav
oluyo böyle zamanlar maalesef:((
bende bu iki hafta rahatım bi yoksa çok kötü oluyodu:((
herkes nereye gitmiş böyle gökçe yavv
kendimi ıssız bir kasabada hissettim:D:D
ona ada diyelim daha iyi olur:))
büyük ihtimalle herkes yemektedir şu anda:)
ahh pardon özür dilerim unutmuşum:D:D
hepimize merhaba yeni geldim.
hoşgeldiiiiiiinnnn
bende çıkıyorum artık akşama tekrar uğrarım belki :)
şimdilik iyi akşamlar..
arkadaşlar yeni msn aldım ekleyen eklesin BBO_ilos@hotmail.com:D:D
eee şimdi herkes nereye gitti bu sefer yalnız kaldım adada puuffff
BBO AİLESİNİN DİKKATİNE
Geleneksel 1.Altın Palmiye senaryo yarışması düzenlenmiştir.
Yarışma BBO Adası sakinlerine açıktır.
Katılmak isteyenler senaryolarını 5 Mayıs 2008 tarihinde sitede yayımlamayı kabul eder.
Senaryonun konusu BBO ailesidir. Başka konu yarışmaya dahil edilmeyecektir.
Senaryoların yayımından sonra açık oylamaya geçilecektir.
Oylamada kişi, kendinden başka herkese oy kullanabilir.
Oy veren kişi en beğendiği senaryoya 10 tam puan,ikinciye 9 üçüncüye 8 dördüncüye 7 beşinciye 6 puan verecektir.
Oylama sonucunda birinciye, organizasyon komitesince muhtelif ödüller verilecektir.
Organizasyon komitesi,eda,gökçe ve no name’den oluşmaktadır.
iloş ne haber?
Sıkıldın mı?
yok mu tv de bişey
Merhabalar arkadaslar
sohbetiniz bol olsun
no name yarışmanı tuttum.helal olsun.birbirinden güzel senaryolar yarışırlar.
İnşallah temennimiz o
sürprizler bununla sınırlı değil,
yarışmalarımız devam edecek...
En son Soner ve Halil surf den düsmüslerdi...
Kemer`de Tatil 11
Bu arada da Esma ve Sevil otelde Soner`le babasini merak etmeye baslamislardir. Sevil:
-Ya anne. Ben bizimkileri baya merak etmeye basladim. Gideli baya oldu ama hala ses seda yok. Asagi inip bi baksak mi?
-Iyi olur. Hem yürümüs oluruz.
-Insallah bir sorun yoktur.
-Hic endiselenme. Ben Halil`le Soner`i taniyorsam, yarim saate sıkılıp dönmüslerdir. Simdi de sahilde gezinip, en güzel bikini yarismasi yapiyorlardir. Hehehe...
-Hele bi secsin! Aman anne uyuyan aslani uyandirmaya gerek yok.
Soner ve Halil de yüzerek kiyiya cikmislardir. Halil:
-Hay ben senin kullanacagin surfü batirayim.
-Batirdin zaten baba, su halimize bak ya.
-Kabahat bende. Seninle surf mü yapilir be. Hay aklima...
-Galiba issiz bir adaya ciktik baba.
-Ne yani bu adada bir tek senle ben mi variz?
-Galiba.
-Imdaaattttt!...
-Ya baba bence su surfü once bi sudan cikaralim ya.
-Hic bir kuvvet beni tekrar o denize sokamaz.
-Ben galiba nerde oldugumuzu anladim.
-Nerde?
-Kibris`a ciktik biz herhalde.
-Insallah Rum Kesimi`nde degilizdir.
-Hehehe...
-Ne gülüyosun be?
-Baba sen ciddi misin ya?
-Ne ciddisi be, ne diyosun oglum?
-Yürü hadi yürü bak su ilerde balikcilar var. Onlardan yardim isteyelim.
-Sabahtan beri ilk defa mantikli birsey söyledin Soner. Büyük gelisme vallaha.
arkadaşlar yarışamaya öyle bir senaryoyla geleceğimkiii inşallah beğenilir:D:D
bu indirdiğimiz avi dosyalarını (rapidshareden indirdiğim benden baba olmazlar için bahsdeiyorum) dvd ye dosya olarak nasıl atabilirim.nero 8 de atmaya çalıştım başarısız oldu.yardımcı olursanız sevinirim.
Kardeşim hoş geldin,
sefalar getirdin...
önemlideğil kardeşim o işlerin uzmanı fatih,
ondan da üç gündür bihaberiz.
ben yardımcı olamıyacam,kusura bakma...
no name bana söylüyorsan hosbuldum kardesim
Eyvallah kardeşim. sana söylüyorum,
tabii ki...
Eyvallah kardesim, hosbuldum
senaryoyu bitireyim dedim de ona calisiyordum
Ablacığım,
özledik yaa.
bi nefes et gayri,
maç mı seyrediyorsun,bindirbin geceye mi takılıyorsun.
ne haldesin?
Yarışma için sıkı bir senaryo bekliyoruz...
Kemer`de Tatil 12
Balikcilarin yanina giderler. Soner:
-Selamün aleyküm hemserim.
Halil Soner`e:
-Dur be dur! Sen bilmezsin bu adamlarla nasil konusulacagini. Gec suraya, zampara!... Selamün aleyküm hemserim.
-Aleyküm selam.
-Ya ayiptir sormasi, biz tam olarak nerdeyiz?
-Bizim balik aginin icinde. Bu yil bizim aglara takilan en büyük baliklar siz ikinizsiniz.
-Hayret bisey yav. (Soner`e döner) Soktun beni balik aginin icine...
-Yani babam demek istiyor ki burasi neresi?
-Kemer.
Halil:
-Kemer mi? Ya biz döndük dolastik, Kemer`e mi geldik?
Soner:
-Biz surf yapiyoduk, kaybolduk.
-Gecmis olsun. Nerelisiniz?
Halil:
-Istanbul.
-Ya siz baya bi kaybolmussunuz ha.
Soner:
-Yok biz tatil icin Kemer`e geldik.
Halil:
-Ama yerlesmeyi düsünüyoruz.
-Öyle mi yapiyoruz?
Balikci:
-Hangi otelde kaliyorsunuz?
-Altin Palmiye Oteli.
-O otel buraya cok uzak degil. Ben sizi götürürüm. Biz de toparlaniyorduk zaten. Su tepenin ardinda kücük bir evim var. Gelin bir balik yiyelim. Biraz istirahat edin. Sonra ben sizi arabayla birakirim otelinize.
-Sagol kardes...
Herkese iyi geceler diliyorum.
kısmetse yarın sabah görüşene kadar
sağlıcakla kalın...
Iyi geceler
Yarin görüsürüz...
no name kardeşim ben geldim sen gitmişsin yarın görüşmek umuduyla iyi akşamlar canım.
kayacım ellerine sağlık canım
sana da iyi akşamlar.
başkan bu senaryoya devam etse balıkçılar kesin kötü adamlar olurdu aksiyon lazım demi ama biraz:))
hepinize iyi geceler...
Yorum Gönder