Yazmazsam uyuyamam bundan sonra, izin verin içimi dökeyim.
31.05.2008 resmi sitede geçen tartışma hapiniz şahit oldunuz.
Bir dizi için toplandık en başta, zaman ilerledikçe sohbetimiz arttı , dizi bitti hep birlikte isyan ettik...baktık olmuyor kendimizce yaşattık diziyi.
Burada kendimize ait bir yer inşaa ettik..
ne için tüm bunlar ?
Dostluğumuz sohbetimiz hep sürsün diye..
Zaman geldi tartıştık,zaman geldi şen şakrak günler geçirdik
Ailede,arkadaşlıkta,dostlukta tartışmalar olur, olmalıda
Ancak
Haksız ithamlar dostlukta olamaz
Bizler yaşça büyükler, herzaman küçüklerimizi kolladık,onlara yardımcı olmaya çalıştık,sorunlarında hep bizler çıktık karşılarına..
Biz hata yapmazmıyız, yaparız hemde küçüklerimizin yapmayacağı hataları yaparız ama hayatın bizlere öğretisi doğrultusunda hatamızı gördüğümüz anda özrümüzü diler yanlışımızı telafi ederiz, bu hep böyle olmadımı..
Eda Gökçe, sevgili kardeşlerim,
Bugünlerde sınav telaşı-stresi içindesiniz, bizlerin sözlerini yanlış anlayabilirsiniz,çok doğal ama sizlere bugüne kadar destek olan bizlerin size karşı küçültücü bir söz kullanmayacağını, hakaret etmeyeceğini,sizi kırmayacağını bilmeniz gerek, bizler sizi kardeşimiz gibi sevdik..
Sizi düşüncenizden alıkoyamam,nasıl istiyorsanız öyle düşünme hakkına sahipsiniz, doğru veya yanlış..
Sizden tek birşey istiyorum
Önyargılı olmayın, karşınızdakinin sözünü ne demek istediğini anlamadan cevaplamayın, öyle yaptığınızda işte bugünkü gibi sorunlar çıkıyor.
Gençsiniz,heyecanlısınız,kanınız kaynıyor anlıyorum,hepimiz geçtik şuan geçtiğiniz yoldan, hayat insana yaptığı yanlışları inanın gösteriyor.
Bizlerin, yani büyüklerinizin amacı sizi daha az yanlışla ilerletmek, dostluğun,arkadaşlığın,sevginin kıymetini anlatabilmek.
Şuan yazdıklarımı belki anlamayabilirsiniz, ne diyor gene bu diyebilirsiniz, inanın gocunmam.
Benim tek istediğim değer verdiklerimin en güzel şekliyle hayata ısınması.
.............................
Bizler,BBO ile kafayı yiyenler kulübü üyeleriyiz dedik, emek verdik, dostlarımızı çıkar gözetmeden sevdik...hiçbirimiz burada kullandığı ismi ve yazıları dışında tanımıyor karşısındakini.
Ben malum davşan mıstafa, sonrasında başkan, hanginiz tanıyorsunuz beni fiziken ?
hiçbiriniz demi.
Beni sevenler ne için sevdi ?
Sohbetim,yazdıklarım ve neşem bazende isyanım için ,değilmi ?
Bugüne kadar her haksızlığa,her yanlış cümleye itiraz ettim ben,hayatta dayanamadığım tek şey haksızlıktır,beni böyle tanıdınız.
Ve yine itiraz ediyorum bugünkü duruma, ister kızın ister kırılın isterseniz "benim için bittin sen" deyin ama itiraz ediyorum.
Sizlere bugüne dek emek veren biz büyüklerinizi anlamamakta inat ettiğiniz için.Haklı bir sebep göstermedikçe veya özür dilemedikçe bu itirazım geçerli olacak..
...............
vaktinizi aldım biliyorum ama madem biz bir AİLEYİZ dedik, hakkım diye düşünüyorum.
Dostlarım,
Kullandığı kelimeler kişinin aynasıdır, bugüne kadar kötü bir kelime kullanmadığımı biliyorsunuz, eğer yanlışın var diyen varsa bu yazımı okumamış farzetsin kendince..
Hep dedim,demeye de devam edeceğim Mevlana misali
" gönlüm herkese açık, amacı dostluk ve hoşsohet olan herkese kalbimin kapıları sonuna kadar açık."
uzun uzun yazdiklarinla hepimizin duygularina tercüman olmussun, emegin icin ben de tesekkür ederim.
Biz görünmeyen baglarla yani ortak duygularimizla birlestik, BBO hayranligi biraraya gelmemize vesile oldu ama BBO bittikten sonraydi birbirimizi görmeden taniyip sevmemiz..
Bize bu yolu acan sey birbirimize(büyük kücük)gösterdigimiz "saygi" idi.. Bu böyle kaldi ve kalacak...
Ada'mıza almazsam içim rahat etmez ablacım,iznin olursa burada da olmalı yazın
Başkan.. .................................
BÖLÜM ÖZETİ: Sevil bir tekneden ağlayarak onu tek gören Sefer dayıdır. Çocuklarını alarak doğruca egede ki bir kasabada olan teyzesinin evine gider soner geceyi bir teknede geçirir uyandığında karşısında sefer dayı vardır.yaşadıklarını hatırlamayacak kadar sarhoştur. Eve geldiğinde sevili göremez.ve aramaya başlar..
Bölüm : 31
Çerezler-1
Aylin ,Doğan ve Soner telefonun kasilmesinden sonra sanki konuşacak bir şey kalmamış gibi odaya sessizlik çökmüştür.Herkes bir koltuğa sanki düşüncelerine gömülmüştü.ilk sessizliği Aylin bozdu. Aylin: ne olmuş olabilir böyle aniden gitmesine bana bile haber vermeden Soner: beni korkutanda bu ya … en son sen gördün onu değil mi? Aylin: evet Soner: yani çocuklarda olmadığına göre eve gelmiş olmalı Doğan:ağabeycim hala mı düşünüyorsun.Bütün suç sendedir bak buraya yazıyorum Sevil nedensiz kaybolmaz hemde çocuklarla Soner: ya şom Doğan bir kerede moral ver be kardeşim Doğan. Gerçek bunlar ne morali istiyorsun Soner:ama benbir şey yapmadım ki Doğan: evet evet sabaha karşı eve ben geldim değil mi Aylin: ya of kesin ben korkmaya başladım Soner: bende Doğan: bende Aylin: Soner hemen size gidelim belki gelmiştir yani telefonun şarjı bitmiş yada çaldırmış ,düşürmüş yani her şey olabilir.bakalım eşyalarına yani kendi mi gitti yoksa başına bir şey mi geldi anlarız. Soner: ama böyle habersiz gitmez ki Aylin: soner anlayacağız hadi gidelim Soner ve Doğan: tamam. Soner :ama önce babamlara uğrayalım . Aylin: ben sizden ayrılıyım Zerrin teyze uğramak istyorum belki daha sonra uğramış yada aramıştır. Soner: doğru tamam hadi Doğan biz gidelim.
HALİL BEYLERİN EVİNDE
Sefer dayı Halil beyden kurtulmuş içeri girmişti.ama aklından Sevil in hali aklından gitmiyordu.Soner in teknede uyanışı hiç bir şeyden haberi olmayışı,demek Sevil i görmemişti. Sevil e söz vermese gidip her şeyi Soner e anlatmak istiyordu.ne bela durum dedi kendi kendine yukarı tükürse bıyık aşağı tükürse sakaldı.
Halil bey gelini ve torunlarının bu anlamsız bir şekilde kaybolduğunu öğrendiğinden beri yerinde duramıyordu.Nasıl olur nereye giderler diye evin içinde dolanıp duruyor Esma Sultan ellini ovuşturarak kendini mutfağa atmış kaç çeşit yemek yaptığının bilmeden hazırlıklara girişmişti.Soner ise gene başını elleri arasına almış her halinden çaresizlik belli oluyordu.Olayları sessizce izleyen Sefer dayı da aynı çaresizlik içindeydi. Zerrin hanım ve Aylin geldiklerinde Halil beyin evi bu durumdaydı.Zerrin Hanım kızının bu zamana kadar haber vermeden yaptığı tek şeyin Soner ile evlenmektir diye söyleniyor kızının ve torunlarının kaçırıldığını tekrarlıyordu. Soner: böyle bir şey olabilir mi ? ne dersin. Doğan: ya kaç saat oldu fidye için yada ne için yaptılarsa söylerlerdi,ama dur bir dakika ya sizin evi aradılarsa biz burda Soner: Doğan var ya şu hayatta şom olup hemde böyle haklı olacağın aklıma gelmezdi hadi bize gidiyoruz çabuk hadi hadi Aylin: bende geliyorum Sefer dayı : bende gelecem bekleyin. Soner: dayı sen neden Sefer dayı:gelemez miyim yeğenim Soner: tabii ki hadi gel..
Çerezler-2
Sonerler eve vardığında doğruca yukarı çıktı Sevil in eşyalarına bakıyordu,odaya Aylin de gelmişti Aylin:çocukların odasına baktım efenin eşyaları ikizlerin arabası yok Soner: Sevil inde eşyaları yok.ya anlamıyorum ki neredeler delirecem. Soner başını iki eliyle tutmuştu,allahım allahım diye sayıklıyordu,onlara bir şey olmasaydı. Soner: polisi arayalım mı? Aylin: biraz daha beklesek mi? Doğan: belli ki kendisi gitmek istemiş. Aylin senden başka İstanbul da başka arkadaşı varmıydı Sevil in yani gidip kalacağı gibi Aylin: yok bir tek şey vardı şey yani işte sizde biliyorsunuz Soner: kılkuyruk. Aylin: ama Sevil in ona gideceğini sanmam Soner: ya kendi isteğinle gitmemişse. Ya onlar şimdi birilerinin elindeyse Oof ya Sevil nerdesin. Doğan Soner’e işaret ederek balkona gelmesini söyler.Sefer dayı da onların yanına gelir. Doğan:ne o Yener bey ne istiyormuş Soner: bilmem yani iş konuşmadık herhalde Doğan: ne demek bilmem konuşmadık herhalde Soner: ya üstüme varma hiçbir şey hatırlamıyorum dedim ya Sefer dayı: oğlum tamam sarhoş olmuşsunda yani yemeğin başında filan derdi neymiş bu adamın senle. Soner: ya bilmiyorum bilmiyorum . Saatler geçiyor Sevil ve çocuklardan bir haber çıkmıyordu. Soner: artık ben dayanamıyorum polise gideceğim. Sefer dayı: dur oğlum bir sabah olsun zaten polis 24 saat geçmeden bir arama yapmaz. Soner: ama dayı böyle elim kolum bağlı oturamam. Seferdayı: haklısın ama bir bekle sabah ola hayır ola.
....................................
Çerezler-2
SABAH
Kabus gibi geceden sonra gün ışımıştı,kapının çalınmasıyla Soner yerinden sıçradı heyecanla kapıya koştu. Soner: sevil hoş----g Kapıda takım elbiseler giyinmiş gözünde kara gözlükler olan bir adamla karşılaştı. Soner: siz kimsiniz Adam: Soner Akın sen misin? Soner: evet de siz kimsiniz. Adam:beni Yener abi yolladı bu sizinmiş. Soner adamın verdiği CD ile kapıda kalmıştı.konuşmaları duyan Doğan yanına gelmiş Doğan:kim bu giden adam Soner: Yener’in adamı bana bunu getirmiş. Doğan: CD mi ver bakayım içinde ne anlatmış Yener bey.
ÇEREZLER-3
BİR BİNANIN 5. KATINDA BİR OFİS Doğan DVD ye koyduğu anda aynı anda bir binanın 5.katında duran asansörden Soner’in evine gelen takım elbiseli adam inmiş ofisteki sekretere merhaba diyerek bir kapıyı vurarak içeri girmişti.. Odada bululan 40 yaşlarında bir adamın karşısında durarak Adam: efendim her şey istediğiniz gibi CD Soner bey’in elinde Pencereden İstanbul boğazını seyreden adam koltuğunda dönmeden ona Tamam şimdi seyretsin bakalım Soner bey
....................................
Çerezler-3
SONERLERİN EVDE Doğan koltuğa diğer üçünün yanına geçtikten sonra uzaktan kumandayla CD yayınını başladı. CD marinanın genel bir görüntüsünle başladı tüm tekneleri şöyle bir taradıktan sonra Salvador adlı teknenin önünde bir görüntü de durdu.tekneye giren bir adamın görüntüsüydü bu Soner: bu benim demek ki benim teknede ki geceyle ilgili Doğan: yediğin hatları görelim bakalım Soner: şom doğan kına alacam bende sana Doğan: ne kınası be sanki seviniyorumda hatırlamıyorum diyen sen değilmisin Sefer dayı: ya çocuklar bir susun ya Doğan: ya baksana sefer dayı kına alayım diyor Aylin: Doğan gel otur şuraya Doğan:tamam taman sustum Soner teknenin içine girdiğinde kendisini hazırlanmış şahane bir masa ile karşılaştı. Yener bey:Soner bey buyurun şöyle geçin ne içersiniz. Soner: yok içmeyeceğim hem sağolun Yener bey çok hazırlık yapmışsınız ama ben kalamam Yener bey: yapmayın soner bey eşiniz 1-2 saat geç gitmesine sesini çıkarmaz herhalde Soner: yok tabiî ki çıkarmazda haber veremedim. Yener bey : arayın eşinizi Soner: çalıyor duymadı erken kalkarım Yener bey Yener bey: ama o kadar hazırlık yaptık bari bir şeyler yesek Soner: tamam Tekne biraz sonra hareket etmiş adalara doğru yol almaya başlamıştı. Soner: Yener bey zamanında döneriz değil mi tabii şöyle bir yemeğimizi yerken dolaşalım istedim. Soner: tamam Yemek başlamıştı.Yener bey ailesinin Anadolu dan İstanbul a gelişlerini anlattı. Yener bey: annemi çok genç kaybettim bir de kız kardeşim var sonra babam tekrar evlendi ondan sonra babamla bir baba-oğul ilişkisi yaşayamadım babam ölüncede işlerin başına geçtim.İşte böyle Soner bey birazda siz anlatın.
Soner: Yener bey ne anlatıyım annem ve babam hayattalar çok şükür ,sonra karıma aşığım 3 çocuğum var yani bu kadar Yener bey: karısına aşık bir adam 3 çocuktan bile sonra heykelini dikmek gerek Soner bey sizin Soner: hehe yok canım heykel kim ben kim benim de çok hatalarım olmuştur bakmayın . Yener bey: çapkınlık varmıydı zamanında Soner: uzun hikaye Yener bey bir başka zaman anlatırım,benim kalkmam gerek marinaya dönsek Yener bey: tamam Soner bey Bu konuşmalardan sonra içki servisindeki –barmene bir işaret yaptı Doğan: ne bu şimdi ya Soner: bilmem Doğan: Soner yani başka lafta bilmiyorsun anlaşıldı kardeşim ya sanki burada seyrettiğimiz sen değilsin. Barmen yukarı çıkarak oradan aşağıya 2 kadın ve müzisyen bir grupla inmişti. Soner. Bak bunları hatırladım ya niye başka bir şey hatırlamıyorum Doğan: aman sen zahmet etme Yener bey hatırlatıyor. Soner:hehe çok komik güleyim bari şakacı Doğan açmasan şu şom ağzını. Yener bey: bak Soner bey şimdi biraz fasıl eşliğinde şu yakamozun ve denizin tadını çıkaralım marinaya varana kadar nasıl olur. Soner: olur Yener bey. Böylece fasıl başlamıştır,bu sırada Soner’in bardağını alan barmene Soner: yok ben içmeyeceğim,kalkmam gerekiyor . Yener bey: kadınlar kadınlar soner bey kadınlara bir hesap vermeye başladınız mı bunu sizden hep isterler. Ama bakıyorum siz çoktan yuları karınıza kaptırmışınız. Soner: yok canım yular meselesi değil yani çocuklar ufak ikizlerin de kayifleri de yoktu haber de veremedim ondan Yener bey. Hehehe tamam bana açıklama yapmanıza gerek yok Kaptan marinaya dönüyoruz. Ama Soner beycim bakın şu fasılla bir kadeh daha içelim,tekne yanaşınca gidersiniz. Soner: tamam anlaştık. Aylin: ya peki nasıl oldu da kaldın Soner: bilmi --- yani Aylin bende onu anlamıyorum ama bu CD işinden hiç hoşlanmadım. Doğan: ya bir seyredelim anlayacağız. Bundan sonra adaların açığında bir teknede fasıl sesleri gelmeye başlamış tekne denizde ilerlemesi durmuştu. Soner: abi durduk sanırım benim için bu kadar kafi marinaya yanaşsak Yener bey: bir kadeh daha Soner: olmaz Yener bey gitmem gerek Yener bey: o zaman marinaya kadar barmen bir gazoz getir Soner beye Meşrubatta hayır yok değil mi? Soner: tamam olur bir bardakta gazoz içelim. 1.CD bitmişti.Doğan 2.CD takıp başladığında ise Soner: çüşt be aman allahım Doğan:Soner bilmiyorum deme Soner: ya Doğan bilmiyorum gerçekten daha doğrusu hatırlamıyorum. Aylin: beyler ben yukarı çıkıyorum.ben seyretmesen daha iyi olacak. Doğan: ya bu ne şimdi yatağa ne zaman geldin. Sefer dayı ise Cd deki 2 kadın ve Soner i seyrederken tekrar merdivenin trabzanına tutunan Sevil’in hali gözünün önüne gelmişti.aman allahım genç kadın bu olanların ne kadarını görmüştü. CD bittiğinde Soner yatak taki kadınlarla sevişen bu adamın kendisi olduğuna inanamıyordu.bunu nasıl yapmıştı.hayatı bitmişti mahvolmuştu.yıkılmış bir şekilde koltuğa yığılıp kaldı.ama Doğan odanın içinde dönüp duruyordu.. Doğan: bunda bir şey var Sefer dayı Sefer dayı: oğlum çok içmiş belli ki Soner: …… Doğan: Sefer dayı tam çok içmişte olabilirde bizde seyrettik hep aklı başındaydı Soner in gazozu gelene evde bir ileri bir geri gidiyordu. Soner: Doğan otur şöyle başım döndü bir ileri bir geri Doğan: buldum Nuri Alço Soner: ne Nuri Alçosu ya of ya bende kimi dinliyorum çare buldu diye Doğan: nuri alço tabiî kii gazozuna ilaç attılar.aynen türk filimlerindeki gibi Soner: ne yani hadi birde tecavüze uğrat tövbe tövbe ya şom şom konuşma Doğan ya zaten çaresiz bir haldeyim Doğan: ya Soner anlamıyor musun senin bu hale gelmenin nedeni uyarıcı olmasın yani bize bu sahneler CD ile geldiğine göre Soner: dur bakayım yani sen şimdi bu bir tuzak mı diyorsun Doğan: aynen onu söylüyorum. Aylin yukarıdan gelmiş ne tuzağı Doğan. Doğan. Soner’ bence uyarıcı verilmiş bunu tekrar seyredersek daha iyi anlarız.çünkü Soner’in hareketleri bana biraz garip gelmişti Soner: ben bir daha seyretmem zaten gördüklerim yeter bana Ama neden yani Yener bey bana böyle bir şey yapsın. Olayları sessizlikle izleyen Sefer dayı yerinden kalkmış Soner’in yanına gelmişti . Sefer dayı: Soner daha da kötü bir durum var. Soner: dayı bundan daha ne kötü olabilir. Sefer dayı: Sevil’in bunları görmesi Soner: nasıl yani dayı Sefer dayı: Sevil’i en son ben gördüm Soner Soner: nerede dayı neden söylemedin bize Sefer dayı: çünkü Sevil e gördüğümü söylememek için söz vermiştim. Aylin: Sefer dayı nerede gördün Sevil’i Sefer dayı: teknenin merdivenlerinde Soner : teknenin yani sevil o gece aman allahım Aylin: olamaz o zaman neden gittiği Soner: evet neden gittiği anlyorum da tekneyi nerden biliyordu.peki dayı o kadar ararken neden söylemedin. Sefer dayı: sabah eve gelir sandım yani bir otele filan gittiğini ama bu CD gelince bir kumbas içinde olduğunu fark ettim artık susamazdım. Doğan: o zaman ilk iş Sevil’i bulmak bunun biter tuzak olduğunu anlatmak. Soner. Hayır Doğan önce bu tuzağın nedeni bulmak olacak bakalım Yener beyin isteği neymiş.
.........................................
Çerezler-4
1 HAFTA SONRA
Sevil bu sadece sessizliğin hakim olduğu deniz,kumsal, ve ev arasında günlerini geçirmeye devam ediyordu.Teyzesi Sevilay hanım bütün sabrıyla onun anlatmasını bekliyordu. O günden sonra bir daha buraya gelmesiyle ilgili bir konu açmamıştı. Efe arada babasını soruyor Sevil her seferinde ona geleceğini söylüyordu ama Efe gittikçe babasını özlemeye başlandığını da farkındaydı. O gün kumsala inmişlerdi Efe kale yapmaya çalışıyordu birden tüm kaleleri bir tekme ile yıktı ve annesinin önünde durdu. Efe: ben babamı konuşmak istiyorum neden gelmedi soracağım. Hazırlıksız yakalanan Sevil biran duraklamıştı,hayır yanıtını kabul etmeyecek ve daha çok inat edecekti. Sevil: Efecim baban arayacaktır oğlum.biraz oyalama yoluna gitti ama Efe: hayır işte ben babamla görüşecem ben anladım küstünüz gene bıktım işte bıktım. Bunu söyleyerek eve doğru koşmaya başladı. Aradan 10dk geçmişti ki Sevilay teyzesi yanına geldi. Sevilay teyze: biraz sakinleşti haydutla oynadı şimdi odasına çıktı. Sevil:teyze ne yapacğım,Soner le görüşmek istemiyorum. Sevilay teyze: anlıyorum kızımda o onun babası çocuk özledi.bir konuşmanın zararı olmaz eğer yerinin öğrenmesini istemiyorsan in kasabaya ankisörlü telefonla ara. Sevi: ya anlatırsa nerede kimle olduğumu Sevilay teyze:bak canım benim anlıyorum ki kocanla bir şeyler yaşanmış,efe bence olgun bir çocuk onunla konuş Sevil: ne anlatabilirim ki teyze Sevilay teyze: şuanda ne yapmak istiyorsan ona söyle ve ondan biraz zaman iste anlayacaktır. Sevil:….. Sevilay teyze: kızım sen bunun eğitimini aldın güzelim güven kendine Sevil: ah teyzecim biliyorsun hayatın okulu yok. Sevilay teyze: bilmezmiyim kızım ama sen de unutma bu yol uzun bir yol oğluna dürüt ol seni anlayacaktır. Sevil: sağ ol teyzem benim.
................................
İSTANBUL Soner pencereden pırıl pırl bir güneşle aydınlanan sabahın oluşunu seyrediyordu.CD seyrettikten ve sevil in onu gördüğünü öğrendikten sonra doğru Yener denen adamı bulanabileceği aramış adamlarına notlar bırakmıştı.adam yer yarımıştı da içine girmişti sanki ama ortaya çıkacaktı. Bu durum oldukça sinirlerini harap etmişti eli kolu bağlanmıştı.birşeyler yapmalıydı ama bu Yener denen adamın niyetini anlamadan olmayacaktı.birde diğer yandan Sevil ya onun gördüklerini aklından nasıl silecekti.nereden gitmişti o tekneye gitmez olsaydı.kaç gündür lokantayada uğramamıştı evden çıktı.
SAHİL KASABASI Sevil kumsaldan eve döndüğünde efe’nin yatağında küskün bir şekilde yatarken gördü.kapıyı vurdu. Sevil. Girebilirmiyim Efe:… Sevil: konuşmamız gerekir ama Efe:senle konuşmak istemiyorum ben babamla konuşmak istiyorum. Sevil: konuşacaksın oğlum ama ben önce beni dinlermisin Efe: konuşacakmıyım ne zaman hadi hadi Sevil oğlunu kucağına alır. Sevil: dur bakalım hemen değil konuşacağız bak canım bazen büyükleri anlamak zordur. Efe: bütün büyükler böyle mi Sevil: nasıl Efe: siz hep birbirinize küsüyorsunuz bıktım bundan ben Sevil: haklısın diğer büyükleri bilmem ama biz babanla küs değiliz.sadece ben babana çok kırıldım Efe: geceçek mi Sevil: bilmiyorum sana yalan söylemek istemiyorum ama bu yüzden biraz babandan uzaklaştım Efe: yani babamı görmeyecekmiyim Sevil: görmeyecek olurmusun oğlum o senin baban ve seni çok seviyor. Sadece senden biraz zaman istiyorum Efe: çok mu kalacağız burada Sevil: onuda bilmiyorum dedim ya zamana ihtiyacım var birde senin yardımına Efe: nasıl Sevil: bu zamanı bana sende tanıyarak birde babana nerede olduğumuzu söylemezsen sevinirim. Efe: babamla konuşabilirmiyim. Sevil: burada kimle olduğumuzu söylemeyeceğine söz verirsen. Efe:…. Sevil: ben aşağıdayım sen düşün Efe: tamam hadi babamla konuşalım.
........................................
İstanbul da Soner lokantaya vardığınsa Doğan işleri kolaylamıştı. Doğan: hoş geldin demek evden çıkmaya karar verdin Soner: bak doğan geldim ama bana iş yaptıramazsın hiç sarma bana yani Doğan: yeni bir şey söyle be kardeşim sen nezaman çalıştın ki. Soner in telefonu çalmaya başlamıştı.telaşla açtı. Efe: baba babacım Soner:oğlum ee nasılsınız Efe: iyiz baba seni çok özledim Soner: bende oğlum bende nerdesiniz Efe annesine baktı Efe: söyleyemem baba Soner:tamam gelmeyeceğim ama kaldığınız yeri bileyim Efe: baba ben kapıyorum gene ararım Soner: efe efe Telefondan karşının kapattığı düdük sesinden anlaşılıyordu. Soner: sesi iiyi geliyordu iyilermiş. Doğan: tabii iyi olacaklar üzme artık kendini her şeye bir çözüm bulacağız. Soner: ne caresi Doğan ya daha Yener beyi bile bulamadım.
Bu arada lokantaya önde iki adam arkadan da Yener bey onun arkasında iki adam daha içeri girdiler. Soner: ne oluyoruz ya Doğan: ne bu ya şehir eşkiyaları gibi Yener: çok ayıp siz lokantaya girenleri böyle mi karşılıyorsunuz Soner birden ayağa kalkmış Doğan onu zor tutmuştu bu arada tüm adamlar Yener bey önüne etten bir duvar örmüşlerdi. Yener bey:merhabalar Soner: ne merhabası be ne biçim ne şerefsiz bir adammışsın sen Yener bey: çık çık olmuyor Soner bey sizin gibi medeni bir insan böyle laflar söyler mi? Adamın küstahlığı soner i iyice deli ediyordu.Doğan hem Soner e mani oluyordu diğer taraftanda Doğan: Yener bey belli ki bizden bir şey istiyorsunuz biz onu öğrenmek istiyoruz söyleseniz Böyle CD yollayacağınıza Yener bey: vay neden Soner beyin ne kadar evine eşine bağlı olduğunu gösteriyor hehe ne o gerçekler üzdümü sizi Soner:yeter be ben o gece sarhoş olacak kadar bile içmedim Doğan: biz bunda bir tuzak kokusu alıyoruz bu yüzden bir an önce niyetinizi söyleseniz. Yener bey şöyle etrafa bakarak ellerini iki yana açarak Yener bey: burayı Soner ve Doğan aynı anda: nee lokantayımı Yener bey: burası lokanta olduğuna göre Soner: şerefsiz Yener bey: soner bey birkere daha söyleseniz gönül koyacam ben gönül koyunca çok üzülürüm üzülüncede üzerim bilmem anlatabildim mi.. Doğan bir tatsızlık çıkmaması için Doğan: kabul etmesek ne yapacaksınız. Yener bey: bende CD sevil hanıma postalıyacağım. Soner birden kendini tutamaz ve gülmeye başlar. Soner.Yener bey üzgünüm ama çok geç kaldınız yani karım sizden önce olayı bizzat görmüş ve beni terk etti yani Yener bey üzgünüm ama siz yolunuza ben yoluma Yener bey:ne demek karım gördü bakın benle dalga geçiyorsanız. Soner: keşke dalga geçiyor olabilseydim ama bana inanmıyorsan git Sefer dayıma sor. Yener bey: ay Allah kahretsin ya ne arıyormuş karın gecenin o saatinde marinada Soner: size sormalı Yener bey: ne yani ben mi söyledim;ya tüm planımı karına söylemek için kurmuştum .aslında soner bey gerçekten ben sadece bu lokantayı almak için elimde bir koz olmsasını istedim o CD hiç kullanmıyacaktım Soner: artık olan oldu ve ben hayatımda ki en değerli kişini kaybettim. Yener bey: tekrar söylüyorum bu durumla benim ilgim yok Doğan: hemen gitseniz iyi olur. Soner:lokantayıda unutun Yener bey. Yener bey ve adamları ne olduğunu anlamadan tüm planları bozmanın vermiş olan kızgınlıkla lokantadan ayrıldılar..
...................................
1 hafta sonra Henüz sevil in nerede olduğuna dair bir bilgiye ulaşamamışlardı.O gece Doğan CD tekrar seyrettiğinide Tahminlerinde haklı olduğunu anlamıştı bu CD bir tane daha olmalıydı yani kesintilerin olmadığı olayı anlatan.Sabah olduğunda hemen hazırlanıp evden çıktı. Doğan bir binanın 5. Katına geldiğinde asansörden indi.kapıdaki sekretere Yener bey ile görüşmek istediğini söyledi sekreter kız 5 dakika aradan sonra Doğan’ı görüşmesi için odaya geçmesini söyledi. Doğan içeri girince Yener bey yerinden kalkarak elini uzattı.Doğan eli görmemezlikten gelerek. Doğan:Yener bey görüşmemiz gerekiyor. Yener bey: neden Doğan bey nasıl olsa lokantayı alamıyacağımı biliyorum bu durumda olmaz değil mi? Doğan: sizin istediğiniz lokanta değil mi? Bakın sizle bir anlaşma yapmak istiyorum. Yener bey:bak bak yani kuzu kuzu loakantayı bana vereceksiniz ee benden ne istiyorsunuz. Doğan: gerçek CD i sevil hanıma vermeni inkar etmeyin başka bir CD daha yok demeyin. Yener bey: Doğan bey ne o dedektif gibisiniz Doğan : Yener bey bakınsizlokantayı istemiyormusunuz Yener bey: tabii istiyorum ne yani bu kadar akşinı boşunamı yaptım ben Doğan: o zaman Sevil i bulup her şeyi anlatacaksınız ama bakın Sevil ikna edemezseniz anlaşmada iptal. Yener bey: bu Soner ne ballı adam ya böyle arkadaş Doğan: kabul mü Yener bey: teklif iyi kabul ama bir haber alırsanız Sevil hanımın yeri ile ilgili haber verin. Doğan: tamam biz öğrenirsek size siz öğrenirseniz de sadece bana haber verin Yener bey. Yener bey: anlaştık Doğan bey
......................................
1 HAFTA SONRA
Aylin Zerrin hanıma uğramıştı tekrar ne kadar tanıdık varsa Aramak için arada efe nin telefon görüşmeleriyle iyi olduklarını anlıyorlardı. Zerrin hanım: ya Aylin bir de Ceyhun sorsak Aylin: aklımdan geçiyor ama bilmem ki Zerrin hanım: hiçbir şeyi atlamayalım kızım bak ben Sevilay teyzesini bile aradım ama onun bile kimse yerini bilmiyor ki o da Sevil den farklı değil ya bazen Sevilay onun kızı olsa ancak böyle olurdu diyorum. Aylin: Zerrin teyze tamam ceyhuna da gideceğim.
Aylin Ceyhun odasına onunla konuşmaya geldiğinde tam kapıyı vuracaktı ki onu babacan bir adamla konuşurken gördü.ve biraz bekledi.ama duydukları gittikçe ilginçleşiyordu. Ceyhun:gittiği 15 gün oldu hala dönmemiş orada yani hamdi abi nereye bıraktın onu sen Hamdi bey:kızım Datça da bir baba evi varmış oraya bıraktım Ceyhun: ev nasıldı içinde birileri varmıydı Hamdi bey:ona benzeyen hoş bir kadın karşıladı. Ceyhun: kim acaba demek tanıdığı güvendiği biri Hamdi bey:oğlum bana soracak olursan şimdi onun yanına gitme bırak yaralarını sarsın genç kadın,bellki çok yaralanmış Ceyhun: yok yerini bileyim yeter daha sonra belki Hamdi bey:belki onu bu kadar üzende istemeden üzmüştür 3 çocuk yani yuvası yıkılmasın genç kadının ceyhun :Soner mi o kim üzülmek kim bak gene üzdü işte sevil i bu adam akıllanmayacak ama bu sefer ortalığı boş bırakmayacağım Soner bakalım bu sefer rahatlıkla elimden ala bilecekmisin Hamdi bey:ben anlamam gönül işlerinden oğlum ama ben tek bir şey bilirim bir yürekte iki sevda olmaz sen gene dikkat et. Ceyhun: merak etme ama bak bu yolculuktan kimsenin haberi olmayacak tamam mı Hamdi bey: o kadara kafamız basar be oğul.hadi kal sağlıcakla Ceyhun: güle güle Hamdi abi.
Aylin duyduklarına inanamaz demek Ceyhun dan yardım istemiş hemen Zerrin hanımın yanına gitti. Zerrin hanım: babamın evine ama orası boştu.dur hoş bir kadın mı dedi demek Sevilay Türkiye de evet demek ki sevil burada olduğunu biliyormuş.. Aylin: yani sizin aranız iyi değil mi Sevilay hanımla Zerrin hanım: yok canım nerden çıkartın Aylin: o zaman arayalım konuşalım Zerrin: olmaz Sevil bulunmak istese söylerdi Aylin: ne yani şimdi aramıyacakmıyız Zerrin hanım: hayır. Aylin : tamam ozaman ben kalkayım. Zerrin hanım: sağol kızım . Aylin Zerrin hanımdan ayrıldıktıktan sonra Doğan’ı aradı.Doğan o söylene kadar kimseye söyleme diyince şaşardı; akşam Doğan Yener bey ile arasımda ki konuşamayı anlatır. Aylin: peki kabul etti mi Doğan:etti bakalım ama biliyorsun Sevil’i ikna etmek zordur. Şimdi ben onun kaldığı yeri söyleyim de gidip konuşsun sonra ondan bir haber gelirse anlatırız.
15 gün geçmişti Yener bey ile geçen konuşmasının üzerinden Soner hala kendinde değildi ne yapacağını bilemez hallerde tüm sahilde yürüyordu.O günden beri doğru düzgün bir şey yemediğinden zayıflamış ve kendini bıraktığı içinde sakalları uzamıştı.her gün lokantadan erkenden çıkıyor dolaşıyor dolaşıyor eve geç geliyordu evin sessizliğine dayanamıyordu. Halil bey ve Esma hanım çaresiz oğlullarının bu gözlerinin önünde ki çektiği üzüntüğüyü dindirememiyorlar diye onalda ayrı bir keder içindeydiler. Halil bey: ne olacak bu durum Esma sultan Esma sultan: ah bir karşısına çıkıp olayı anlata bilse Halil bey: geçmişte o kadar üzmüş ki kızı Esma sultan kredisi yok soner oğlumuzun ama ben Sevil e aklına yüreğine hep güvendim bir bilse olayları ah bilse Esma sultan: önce bir yerini öğrene bilsek biz bile gider anlatırdık. Halil bey: bu bizi aşar be Esma sultan biz çaresiz Soner in mücadele edici tutuğunu koparan haline geri dönmesini bekleyeceğiz. Esma sultan: canım oğlum kanadı kırık kuşlar gibi Halil bey : nasıl olmaz insan Bu arada sefer dayı evden çıkmak üzereydi. Halil bey: hayrola kayınço Sefer dayı: biraz dışarı çıkıyorum enişte
Sefer dayı soner i aramak için çıktığı için sahille doğru yürümeye başlamıştı.onu bulacağı yeri biliyordu. Her zaman küçüklüğünden beri ne zaman ne yapacağını bilmese sahilde ki kayalıkların üzerine geçer oradan denize taş atardı.sahile yaklaştığında yanılmadığını gördü.Soner bir kayanın üzerin dalgın dalgın oturuyordu.Elinde bir resim bisikletin üstünde örgülü saçlarınla sevil ve soner in olan. Sefer dayı: yeğenim merhaba Soner:… Sefer dayı: ne oğlum ne düşünüyorsun böyle Soner dayısına baktı onun sorduğu soruyu duymamış gibi Soner: Sevil ile bu kayalıklarda koşardık dayı bisiklete binerdik sahilde bu gün hep oraları gezdim o örgülü saçlarıyla bak işte(fotorafı gösterir)
....................................
Sefer dayı: demek Sevilde saçlarını iki örgü yapardı.Bak o zaman yeğenim sana bir öykü anlatıyım. Soner:… Sefer dayı: biliyorsun deden subaydı bizim çocukluğumuz o şehir bu şehir gezmekle geçmiştir.Tam bir yere ısınırdık ki hoop tayinimiz çıkmıştı.Babam Amasra da görevli idi o sene Bende lise 1.sınıfa başlayacağım. Ozamanlar lise diyip geçme üniversite gibi önemli bir de ilk bıyıklarımızın terlemeye başladığı yıllar..babamın tayin işleri konuşuluyor eve ama Annem lise ilk başladığım gün başka bir şehirde başlamatmaya kararlı.bu yönde tartışmaları oluyor. En son o zaman sen git biz okulun ilk gününden sonra geliriz diye anlaştılar.Okulda geçen yıldan tanıdığım bir sürede arkadaşım var. Soner: eee sonra Sefer dayı: sonrası ben ertesi gün okulun açılışı için hazırlanmış aynaya ne kadar afili bir delikanlıyım diye bakıyordum Soner: dayı ne güven böyle Sefer dayı: ne yaparsın yeğenim bu güven okulun kapısında yerle bir oluyor yani biraz gaza getirmek diyelim. Soner: anladım devam et. Sefer dayı: işte böyle güzel giyinmiş olarak okul yolu tuttuk.herkes sınıflarına yerleştirildi.dersler başladı artık son derse gelmiştik dersimiz edebiyat hocamız derse başlamıştı.Attila İlhanın bir şiirini incelemek üzere tahtaya yazmıştı şöyle aklımdaki satırlar hala aklımdadır.
Ben sana mecburum bilemezsin Adını mıh gibi aklımda tutuyorum Büyüdükçe büyüyor gözlerin Ben sana mecburum bilemezsin İçimi seninle ısıtıyorum
İşte yeğenim tam bu esna da sınıfın kapısı çalındı içeri bir kız girdi.saçlarını iki örgü yapmış bir kız.igözlerimiz karşılaştı kalbim yerinden çıkacak gibiydi ellerim ter içinde kalmıştı hocamız geç yanımdaki boş yeri işaret ederek geç kızım dedi.yanıma oturmuştu hoş geldin dedim daha doğrusu dediğimi sandım çünkü sesim çıkmamıştı.bu halime bir de sınıf gülmeye başladı.yani tahtada Atilla ilhanın şiiri işte sen de şiirin etkisi ama ben onun adını bile bilemiyecektim ama o örgülü hali mıh gibi aklıma kazınacaktı.
Soner: neden adını öğrenemedin. Sefer dayı: oğlum son dersti ya o da tayinle gelen başka bir öğrenciymiş ancak sınıfı tesbit edilmiş ve bizim sınıfa verilmiş. Soner: eee ertesi sabah görmedin mi Sefer dayı: eve gittiğimde annem bavulları hazırlamış Esma ile beni bakliyorlardı..Yani ben müdürün izniyle o gün misafir öğrenciliği oynamışım.hazırlandık ve o akşam amasradan ayrıldık. Soner:ya çok üzüldüm dayı sonra Sefer dayı: sonrası hiç olmadı yeğenim benim hayatımdan ister inan ister inanma ama o kare hiç gitmedi onun sınıfa girdiği o an ki beni çoşturan duyguyu hiçbir kadında bulamadın desem belki abartma dayı dersin ama böyle ben her kadında onu ararken adım çapkına çıkıyordu.Aslında aşka bu kadar sadıkken. Soner: bilmiyordum dayı üzgünüm Sefer dayı: amaaaan sen bana bakma ben çapkınlığıma kılıf arıyorum bir dikiş tuturamadım ya ondan işte böyle avunuyorum.ama bak sen yeğenim orada seni bekleyen bir kadın var tek yapman onu alıp getirmen Soner: Sevil o kadar masumdu ki dayı ben hep onun üzdüm biliyormusun bilerek bilmeyerek hep üzdüm hep böyle sürecekse bana neden katlansın ki dayı ilk defa korkuyorum dayı.kendime güvenimi kaybettim. tamam bu sefer haklıyım ama ya gördükleri onu nasıl unutacak bana her baktığında gördükleri aklına gelmeyecek mi?korkuyorum dayı Sefer dayı:korkma esas şimdi korkma çünkü ilk defa bir aldatmada bir payın yok.ona CD ver anlayacaktır. Soner:nasıl olur dayı 2. defa görmesine izin veririm Sefer dayı: bazen yarayı dağlamak gerekir yeğenim.gidelim bulalım Sevil in yerini ve gidelim ona.umudunu kaybetme yeğenim umudunu kaybetme Soner biraz umutlanmış gibiydi neşesi yerine gelmişti. Soner: dayı bu örgülü kız karşına çıksa Sefer dayı bir kahka attı. Sefer dayı: ya oğlum hadi gördüm diyelim nereden tanıyacağım hehehe ya biz biraz büyüdükte yani eşek kadar olduk hehehe yeğenim…
..................................
SAHİL KASABASINDA
Güller içindeki bahçede iki kadın konuşurken efe yanlarına geldi.Sevilay teyzesini saçlarını iki örgülü görünce gülmeye başlamıştı. Efe: hehehe aynı öğrenci gibi olmuşsun Sevilay teyze: bak kızdırma bu sene senin sınıfındaki dersleri girer yanına otururum yakışıklım Efe: sen büyüksün almazlar ki Sevilay teyze: baksen nasıl büyükmüşüm bak bende böyle giderim işte Sevilay teyze bunu söylerken dizlerinin üzerine çökmüş öyle yürüyordu. Sevilde onları seyrederken teyzesinin bu içindeki çocuğun her çocukla buluşmasını onların kahkalarını izliyordu.birden Sevilay teyze: yakışıklım senin arkanda ne saklıyorsun bakayım Efe :hehehe bu sen misin deken elinde ki çerçevedeki fotorafı gösteriyordu. Sevil:bakayım efe teyze bu senmisin ne kadar güzelsin Sevilay teyze:tabii benim yakışıklım bende böyle doğmadım herhalde sevil hanım hehe diyerek hepsine yanıtını vermişti. Sevil: kaç yaşındasın. Sevilay teyze:sanırım lise 1.sınıfta 14 -15 yaşlarındayım herhalde o sene babam Amasra ya tayini çıkmıştı. Sevil: ne o teyze lise yıllarına gittin bakıyorum Sevilay teyze: ne gitmesi teyzen mutfağa zor gidiyor kızım ne o bir de lise yıllarına mı gidecek. Sevil:hehehe hadi canım sende eniştemin ne kadar sana aşık olduğunu herkes bilirdi.sahi teyzecim nedense ben sizin birbirinize uymadığınızı düşünmüştüm Sevilay teyze:birbirine uymak ,doğru insanı bulmak aslında ne tılsımlı laflar ama o kadar zor ki hayattın içinde canım kızım Sevil : ama teyze eniştem aşıktı sana Sevilay teyze:evet şakir bana aşıktı sanırım bende bana aşık olmasını sevdim onun. Sevil: ne yani sen aşık değimliydin enişteme Sevilay teyze: sevmedim demiyorum ki aşık değildim diyorum yoksa Şakir’i hepde seveceğim.Ama aşk kızım bazen bir kare anda kendini takılı bırakır .Bu anı kazılır yüreğinin biryerine birini görürüsün aklın der ne aşık olunacak biri hadi..yüreğin o ana gider bir yolculuk yapar ya kabul eder yada etmez.yada benzer bir anı yakalarsın aşk sanırsın.aslında sen orada takılı kalmışındır. Sevil: yani insan bir keremi aşkı olur diyorsun Sevilay teyze:hayır öyle demiyorum.ben sadece başka bir aşk yaşaman için a anı silmen üzerine başka bir an eklemen gerekir diyorum.yani kolayına kaçmadan diyor ya nazım öyle kolayına kaçmadan bir kare daha hayattan yakalamak aşkı neden olmasın. Sevil:yani yüreğimiz bize bunu söyler diyorsun Sevilay teyze:evet ne yaparsan yap nereye kaçarsan kaç yüreğin birine yüreğim seni çok sevdi der,uzakta olman ona aşık olmaman demek değildir ki aşık kı kabul edeceksen Sevil kızım acıyı da yanında kabul edeceksin bak kaçtın buralara ne değişti acı çekiyorsun belli ama bu ona olan duygularını değiştirmiyor ki Sevil:teyze bu sefer bir kadın değil ki busefer aramızdaki her şeyi hiçe sayması ben onu bunca geçen zamanda değiştiğine inandım değişmiştide gerçekten ama bilmiyorum gördüklerim onunla konuşmaya hazır değilim ama biliyorum çocuklar var arada ama bir çözüm bulacam. Sevilay teyze:kızım istersen anlat bazen bir çifttin göremediğini başka göz görür. Sevil olayı anlattı . Sevilay teyze:peki o saatte senin marinada ne işin vardı.
..................................
Sevil :Soner in doğum günü geliyordu.Halil baba ile görüşmüştük Soner e bir tekne almak istiyorduk.hani sen anılar diyorsun ya işte bizim için de tekne hep önemli olmuştur. Sevilay teyze:sonra Sevil: İş çıkışı Aylin den ayrıldım ,tekne satan arkadaşım beni aradı.elinde tam bize uygun bir tekne varmış. Arkadaşımla görüşürken Soner i bir tekneye binerken gördüm.onu bir bey karşıladı ve tekne marinadan uzaklaştı. Sevilay teyze: sende marinada bekledin Sevil: teyze Soner e bir yanım güveniyor bir yanımda hep tetikte Sevilay teyze: ve sen güvenmemeyi tercih ettin öyle mi Sevil: teyze hehe Soner e güvenmek denizde köpek balığına güvenmek gibidir. Sevilay teyze:sonra ne oldu peki.. Sevil: bekledim yaklaşık 1 saat sonra marinaya tekrar geldi.,içerden bir fasıl sesi geliyordu.sonra herkes teker teker çıktı ama soner çıkmıyordu.bende tekneye girdimve onu gördüm. Sevil tekrar ağlamaya başlamıştı. Her iki kadında susmuştu derin bir sessizliği paylaşıyorlardı şimdi.
......................................
YENER BEY Yener bey Doğan dan aldığı bilgilerle Datça ya varmış,bu ufak koya vardığında da bulmak hiç zor olmamıştı bu güller içersindeki evi bulmak demir kapıyı açıp içeri girdi ve zile bastı.sevilay teyze kapıya seslenerek bağırdı. Sevilay teyze: tamam geliyorum aa ne bu ya Kapı açıldığında karşısında bir adam görünce duraladı Sevilay teyze:kimi aramıştınız Yener: Sevil Akın ı aramıştım kendisiyle görüşe bilirmiyim Sevil kapının açıldığını duyunca Sevil:teyze kim geldi bak yumurtaları bu sefer ben seçeceğim,kapıya geldiğinde kapıda köylü kadının olmadığını gördü. Sevilay teyze:seni arıyormuşsun Sevil:siz kimsiniz Yener:sizinle konuşmam gerekiyor lütfen Sevil:sizle neden konuşayım ki Yener:eşinizle ilgili Sevil: Soner e ne oldu kötü bir şey mi oldu yoksa Yener: yok sevil hanım telaşlanmayın.sadece buraya gelme nedeniniz desem. Sevil:siz buraya gelme nedenimi nasıl bilebilirsinizi ki Soner mi yolladı sizi Yener : hayır sevil hanım ama bütün sorunuzun yanıtları bende. Sevil kapıda duran adama baktı.gurur ile merakı arasında gidip geliyordu genç kadın. Yener: lütfen çok önemli Sevil:peki buyurun bahçeye geçelim. Yener:lütfen biraz yüreyebilirmiyiz. Sevil: peki o zaman buyurun. Kumsal da yürümeğe başlarlar.Yener beysöze nasıl başlayıcağını bilmiyordu.genç kadının solgun yüzü ona kız kardeşini hatırlatmıştı. Yener:söze direkt başlasam iyi olacak.Sevil hanım teknede gördüğünüz her şey benim sucumdu. Sevil:hehe yapmayın ne yani bu kadar yolu bunu söylemek için mi geldiniz.ben gördüğümü anlayacak kadar aklım başında.. Yener:siz bu sahnedeki herşeyi olmadı demiyorum ki sadece bunun nedeni benim diyorum Sevil: yani siz kocama zorlama içirdiniz zorlamı lütfen beyefendi artık dinlemiyeceğim Yener:adım Yener sevil hanım bakın ben lokantayı ellerinden almak istedim .benim oluşturacağım kompleks bir eğlence merkezi kurmak istiyordum ve eşiniz ve ortağının lokanta tam bunun orta yerinde duruyordu. Sevil:yani ne anlatmaya çalışıyordunuz. Yener: kocanıza tuzak kurduğumu Sevil: ama neden Soner Yener: iyi bir soru Sevil hanım 2 nedenden biri kişisel İkincisi ise Soner beyin önceki yaşamı yani tescilli olması diyelim Sevil:peki nasıl bir tuzak bu Yener bey Yener bey cebinden bir CD çıkartı Yener:her şey burada kayıtlı sevil hanım.kocanız suçsuz olduğu. Sevil: Yener bey ben gözlerimle gördüm diyorum Yener: bakın bu CD bir tanesini montajlı olanı Soner beye yolladım maksadım size gösteririm diyerek isteğimi almaktı. Sevil: yani şantaj yaptınız Yener: evet sevil hanım bütün kozum sizdiniz ama siz nasıl olduysa olayı benden çok önce öğrenmiştiniz. Yani bu durumda elim boş kaldı. Bu CD ise tamamen o geceyle kesintisiz olarak görüntüleri var Sevil:Yener bey cabanızı anlıyorum ama gördüklerimi değiştirecek mi Yener: kocanıza aşırı tozda uyarıcı verdikti Sevil hanım yani orada o gün sizde olsanız size de aynı sahne çekile bilirdi. Ortalığı derin bir sessizlik almıştı Sevil elindeki CD ile oynuyorduYener bey gitme için kendisinden izin isteğince kendine gelmişti. Sevil:neden Soner diye sorduğumda şahsi dediniz Neydi o Yener bey Yener biran gözlerine bir hüzün gördü Sevil genç adamı belli ki bu olay onu çok sarmıştı. Yener: kızkardeşim,yani Soner beyin sizden sonra uçarı olduğu bir dönem birlikte olmuşlar..kardeşimi terk edince kardeşim bir gece dayanamadı. Sevil: … Yener : intihar etmişti Sevil: kardeşiniz yoksa Yener:yok tam zamanında yetiştim.ama kardeşimin elinde onun resmi vardı. herkes sizin kadar güçlü olamıyor sevil hanım Sevil: anladım yener bey. Yener:soner beyin neden kahroldunu sizi görünce daha iyi anladım. çok şanlı biriymiş eşiniz. Sevil….. Yener:bana müsaade Sevil hanım Sevil: iyi yolculuklar yener bey
Sevil kumsalda ne kadar oturduğunu bilmiyordu elinde bir CD ile sabahtan beri kumsalın bir başından sonuna kadar yürüyor ortasında duruyor sonra tekrar yürüyordu bir ara denize girip yüzdü yüzdü.tekrar yürüyordu. Bu tekrarları bahçeden izleyen Sevilay teyze ise çaresiz bu deli nöbetinin geçmesini bekliyordu. Gün batmak üzereydi hafif bir rüzgar çıkmıştı.Sevilay teyzesi omuzlarına bir şal getirmiş ve Sevilay teyze:hadi kızım eve gidelim. Sevil:teyze.bir dakika der ve elinde ki CD i denize fırlattıktan sonra başını teyzezinin omuza koyar. Sevilay teyze onu önce yatağına yatırdı.bazen uyumak en iyi ilaçtı.yavaşça ışığı kapattı.artık duruma el koyması gerekiyordu.komidinin üzerinden Sevil in cep telefonun alarak aşağıya indi.
İSTANBUL Doğan Sevil in yerini söylememişti.henüz Yener denen adamdan haber bekliyordu.ne yapmıştı acaba derken Yener beyden telefon geldi.doğan rahat konuşmak üzere telefon alıp balkona çıktı. Yener:Doğan bey ben Sevil hanıma her şeyi anlattım.Ve kesintisiz CD de verdim. Doğan:tamam bende sözümü tutarım avukatımızla konuşursunuz ne gerkliyse yapar, Yener:Doğan bey avukata luzum yok ben vazgeçtim lokantayı istemiyorum. Doğan: Yener bey neden fikir değiştirdiniz bu kadar oyun oynadıktan sonra Yener: sizler için değil çok seven bir kadın için vazgeçtim Doğan bey.Soner beye çok şanslı olduğunu söyleyin. Doğan:o zaten bunu biliyor Yener bey merak etmeyin. Yener:iyi akşamlar doğan bey . Doğan: ….sizi çıkmazsanız karşımıza iyi olur merak etmeyin.içeri giren Doğan Soner in sakallarılı uzamış yüzüne baktı.Soner biraz dinlermisin. Soner ona baktı. Doğan: ne var Doğan Bu sıra Soner in cep telefonu çalar Soner telefona bakınca telaşla Soner:Sevil arayan Sevil Koltuğunda uyuklayan Sefer dayı :oğlum zıplayacağına baksana telefona Soner:sevil hayatım Sevilay:sen soner misin Soner: evet siz kimsiniz. Sevilay teyze:karının teyzesiyim şimdi kağıt kalem al bakayım. Soner her yeri yıkarak bir kagıt bulur hem sefer dayı hemde doğanın uzattığı kalemlerden birini alır. Sevilat teyze : şimdi beni dinle.
Soner sevilay teyzenin telefonundan sonra bir süre koltukta karasız ve umutsuz bir şekilde oturuyordu.Doğan ve Sefer dayı birbirlerine baktılar. Sefer dayı yeğenine baktı bu geçen bir aya yakın zaman da uzamış sakallarından bile nekadar zayıfladığı ve gözlerinin uykusuzluktan nasıl çöktüğü belli oluyordu. hadi diyordu içinden Sefer dayı hadi oğlum koş karına.bu telefon umut olmalıydı aslında ah Soner oğlum hadi oğlum. Soner bir ara Sefer dayı ve Doğan a baktı. Doğan: hadi be oğlum canlan biraz Soner: Doğan Doğan: hadi neden bizim Soner hadi Soner arkadaşına gülümsedi doğan ilk defa arkadaşının gözlerinde bir umut gördü.soner yerinden kalktı ve yukarı çıktı. Aşağı indiğinde ise sakalları kesilmiş giyinmişti. Soner: ben gidiyorum. Sefer dayı : olmaz bende geliyorum. Soner in sessizlikle kullandığı araba gül bahçeli evin önünde durduğunda henüz sabah yeni ışıldamak üzereydi.soner arabadan çıktı.demir kapıyı açtığı eli titriyordu.hayatı ya burada duracak yada devam edecekti.yutkundu bu deli dolu halinden eser olmayan bu adam güller arasında yürüyerek zile bastı.seviilayteyze o gece uyumadan beklemişti.arabanın durmasını soner in demir kapıdaki halini izlemişti.başarmasını bekliyordu.yukarda üzüntüden gözlerinin altı çöken yeğenini hak etmesini bekliyordu.hadi oğlum hadi diyordu.zili çaldığında derin bir nefes aldı.kapıyı açtı. Sevilay teyze:oğlum gir içeri sizde buyurun dedi Sefer dayıya hepsi uyuyorlar yukardalar.sanırım kırgınlığı azaldı gibi size tuzakmış sanırım size yapılanlar ama genede haberi yok sizin geleceğinizden yani tepkisi ne olur bilemem. Sefer dayı: soner in kulağına o senin saçları örgülü sevdiğin ve ona aşık olduğunu göster oğlum. Soner bu sözleri duymuyordu.önce efe ve ikizleri uykudayken kokladı ve öptü. Sonra sevil odasına geçti .bir liseli aşık gibi elleri terlemiş yüreği hızla atıyordu.yavaşça yatağın yanında karısı seyretmeye başladı.defalarca kaybettiği ve bütün bu yollarda hep ona çıkan bu uyan kadına baktı.aşık olduğu tek kadına işte bir an daha diye düşündü aşıktan bir anı daha ona bakarken eğildi saçlarının kokusun içine çekti.soluduğu havaydı sanki bu koku.hayattını ışığıydı.sevil yatakta kıpırdadı.sanki hissetmiş gibi birden gözlerini açtı.bir ara rüya sandı gözlerini kırpıştırdı genç kadın Soner dedi fısıldıyla..o kocasının süzülen yüzünde o karısının gözlerinin altındaki siyah halkalardaki uykusuz gecelere baktılar..Soner Sevil ne yapacak diye nefes bile almayı unutmuş gibi soluğunu tutuyordu. Sevil usulca üstündeki pikeyi açtı.ve Sevil : gel dedi yanını göstererek. Soner birden yüzüne gülümseme yayılmıştı hemen karısının gösterdiği yatağa uzandı ve ona sıkıca sarıldı yanağına yanağını koyarak ikiside ilk defa uzun bir aradan sonra geçen uykusuzluktan sonra gözleri tatlı bir huzurla kapanmıştı.
Aşağıda Sefer dayı ve Sevilay teyze bir konuşma sesi duymayınca merak etmişlerdi.sevilay teyze çıkıp yukarı baktığında birbirlerine sarılmış iki seven insanı görünce gülümsedi.aşk kazanmıştı. Aşağıya indiğinde sefer dayının elinde efenin ortaya çıkartığı örgülü fotorafı duruyordu.sefer dayı koltuğa oturmuş elindeki resime dalgın dalgın bakarken buldu.
Ben size bir kez de buradan iyi geceler dilemek icin burdayim...
Az önce döndüm eve, tam 3 saatten fazla en yakindaki hastanedeydim cünkü sabahtan beri karninin siddetli agridigini söyleyen oglumu apandisit olabilir, endisesi ile götürdüm, kan tahlili ve ultrasonda illa da bu süphemi destekleyen bir sey bulunmadiysa da doktorun tavsiyesiyle yatirdim ve geldim...
Bu geceyi orda gecirecek, her hangi olagandisi bir gelisme olmazsa yarin öglene dogru tekrar muayene edilecek ve sikayetleri azaldiysa eve dönecek, ya da tersi olursa ameliyat olacak...
Yarin kismetse nerde olacagimi bilmiyorum, haberiniz olsun.
Cok sag olun canlarim, bu sabah telefon ettim gecenin vukuatsiz sakin gectigini ögrendigim icin isimin basina geldim.. Büyük ihtimal ameliyat söz konusu olmayacak ama yine de heyecanla hastaneden gelecek haberi bekliyorum..
seval arkadaşım geçmiş olsun. tüm bu tetkiklerden sonra sonuç görülürdü diyorum. Biliyorum çünkü benim yeğenim 2 yaşında aynı şekilde apantist patlamıştı ameliyata aldılar. yani yüreğini sakin tut . doktor kontolündeyse zaten mesele yok.
canım kankam BBO resmi sitesindebildiğin gibi yönetim değişmiş.Bu yönetimle anlaşamadığım için beni takibe almışlar.. son habere göre seni sorguya alacaklarmış.. beni görmedin tanımıyorsun.. canım kankam beni merak etme ben artık yazdığım senaryolarımı sana yollarım sen okursun bu yönetim benim yazdıklarımıda beğenmeyecektir. seni çok seviyorum.
SEVDAN BENİ
Terketmedi sevdan beni, Aç kaldım, susuz kaldım, Hayın, karanlıktı gece, Can garip, can suskun, Can paramparça... Ve ellerim, kelepçede, Tütünsüz uykusuz kaldım, Terketmedi sevdan beni...
Okulda defterime, sirama agaçlara, yazarim adini Okunmus yapraklara, bembeyaz sayfalara yazarim adini Yaldizli imgelere, toplara tüfeklere, krallarin tacina En güzel gecelere, günün ak ekmegine, yazarim adini Tarlalara ve ufka, kuslarin kanadina, Gölgede degirmene yazarim. Uyanmis patikaya, serilip giden yola, Hinca hinç meydanlara adini ey Özgürlük.
Kapimin esigine, kabima kacagima, içindeki aleve, Canlarin oyununa, uyanik dudaklara yazarim adini. Yikilmis evlerime, sönmüs fenerlerime, derdimin duvarina, Arzu duymaz yokluga, çirçiplak yalnizliga, yazarim adini. Geri gelen sagliga, geçen her tehlikeye, Yazarim ben adini, yazarim. Bir sözün coskusuyla, dönüyorum hayata, Senin için dogmusum, haykirmaya. Ey özgürlük!
canım arkadaşım beni merak etme burda rahatım iyi arada denize giriyorum, balıklarla birlikte yüzüyorum.. sana şiirler yolluyorum.. sen anlat şimdi.. ne yapıyor anakara da paşalar... sevgilerimle...
Ada (Dünyayı Güzellik Kurtaracak) -
Bir kıyıdan baktım dünyaya Ellerimde tuz avucumda sedef Bir mavilik bir açıklık Özgürlük hasreti Yüreğime vuruyor Nerede nerede insanlar
Dünyayı güzellik kurtaracak Bir insanı sevmekle başlayacak her şey
0 üzüntü birden gelir Yağmurlu havalarda Yeniden kurarım dunyayı ben Kederlerle Kimseler aşık değil mi bu şehirde
Dünyayı güzellik kurtaracak Bir insanı sevmekle başlayacak her şey
Hava martılar ışıklı şehir Sarhoş ediyor beni yosun kokusu Hilesız kucaklamak istiyorum Dünyayı şehri ve seni
Dünyayı güzellik kurtaracak Bir insanı sevmekle başlayacak her şey
Demek adaya sığındınız. hadi sabaha kadar iyice dinlenin. sabah görüşürüz. Biliyorsunuz bu sitenin yönetimi ordunun elinde... Ama ben burada olduğunuzu kimseye söylemem.rahat olun...
Sevgili BBO ailesi Bir haber insanın yarınla ilgili bütün planlarını değiştiriyor. Bu yüzden sizlerle birlikte olamayacağımı belirtmek istedim. Kendinize iyi bakın diyorum. herşeye rağmen hayat devam ediyor .. sevgiyle kalın. ve yaşamak güzel şey olduğunu aklınızdan hiç çıkartmayın. görüşmek umuduyla.. sizleri seviyorum..
Hayirdir insallah! günaydin Mavigünüm her ne ise seni bizden uzak tutan, en kisa zamanda atlatilacagini umarim.. Aklimizda kalacaksin bize dönünceye kadar, yüregimizdesin zaten her zaman...
ablamızın yazısına yorum yapmak istemedim, vardır elbet öyle yazmasının sebebi, ama bizleri bırakmayacağına eminim, şuan içinde bulunduğu durum bir müddet ayrı kalmasını gerektiriyor diye düşünüyorum..
ablacım umarım kötü birşey yoktur..
en kısa zamanda seni yeniden aramızda görmeyi dilediğimi biliyorsun..
32 yorum:
Dostlarım,kardeşlerim,büyüklerim
Yazmazsam uyuyamam bundan sonra, izin verin içimi dökeyim.
31.05.2008 resmi sitede geçen tartışma hapiniz şahit oldunuz.
Bir dizi için toplandık en başta, zaman ilerledikçe sohbetimiz arttı , dizi bitti hep birlikte isyan ettik...baktık olmuyor kendimizce yaşattık diziyi.
Burada kendimize ait bir yer inşaa ettik..
ne için tüm bunlar ?
Dostluğumuz sohbetimiz hep sürsün diye..
Zaman geldi tartıştık,zaman geldi şen şakrak günler geçirdik
Ailede,arkadaşlıkta,dostlukta tartışmalar olur, olmalıda
Ancak
Haksız ithamlar dostlukta olamaz
Bizler yaşça büyükler, herzaman küçüklerimizi kolladık,onlara yardımcı olmaya çalıştık,sorunlarında hep bizler çıktık karşılarına..
Biz hata yapmazmıyız, yaparız hemde küçüklerimizin yapmayacağı hataları yaparız ama hayatın bizlere öğretisi doğrultusunda hatamızı gördüğümüz anda özrümüzü diler yanlışımızı telafi ederiz, bu hep böyle olmadımı..
Eda Gökçe, sevgili kardeşlerim,
Bugünlerde sınav telaşı-stresi içindesiniz, bizlerin sözlerini yanlış anlayabilirsiniz,çok doğal ama sizlere bugüne kadar destek olan bizlerin size karşı küçültücü bir söz kullanmayacağını, hakaret etmeyeceğini,sizi kırmayacağını bilmeniz gerek, bizler sizi kardeşimiz gibi sevdik..
Sizi düşüncenizden alıkoyamam,nasıl istiyorsanız öyle düşünme hakkına sahipsiniz, doğru veya yanlış..
Sizden tek birşey istiyorum
Önyargılı olmayın, karşınızdakinin sözünü ne demek istediğini anlamadan cevaplamayın, öyle yaptığınızda işte bugünkü gibi sorunlar çıkıyor.
Gençsiniz,heyecanlısınız,kanınız kaynıyor anlıyorum,hepimiz geçtik şuan geçtiğiniz yoldan, hayat insana yaptığı yanlışları inanın gösteriyor.
Bizlerin, yani büyüklerinizin amacı sizi daha az yanlışla ilerletmek, dostluğun,arkadaşlığın,sevginin kıymetini anlatabilmek.
Şuan yazdıklarımı belki anlamayabilirsiniz, ne diyor gene bu diyebilirsiniz, inanın gocunmam.
Benim tek istediğim değer verdiklerimin en güzel şekliyle hayata ısınması.
.............................
Bizler,BBO ile kafayı yiyenler kulübü üyeleriyiz dedik, emek verdik, dostlarımızı çıkar gözetmeden sevdik...hiçbirimiz burada kullandığı ismi ve yazıları dışında tanımıyor karşısındakini.
Ben malum davşan mıstafa, sonrasında başkan, hanginiz tanıyorsunuz beni fiziken ?
hiçbiriniz demi.
Beni sevenler ne için sevdi ?
Sohbetim,yazdıklarım ve neşem bazende isyanım için ,değilmi ?
Bugüne kadar her haksızlığa,her yanlış cümleye itiraz ettim ben,hayatta dayanamadığım tek şey haksızlıktır,beni böyle tanıdınız.
Ve yine itiraz ediyorum bugünkü duruma, ister kızın ister kırılın isterseniz "benim için bittin sen" deyin ama itiraz ediyorum.
Sizlere bugüne dek emek veren biz büyüklerinizi anlamamakta inat ettiğiniz için.Haklı bir sebep göstermedikçe veya özür dilemedikçe bu itirazım geçerli olacak..
...............
vaktinizi aldım biliyorum ama madem biz bir AİLEYİZ dedik, hakkım diye düşünüyorum.
Dostlarım,
Kullandığı kelimeler kişinin aynasıdır, bugüne kadar kötü bir kelime kullanmadığımı biliyorsunuz, eğer yanlışın var diyen varsa bu yazımı okumamış farzetsin kendince..
Hep dedim,demeye de devam edeceğim Mevlana misali
" gönlüm herkese açık, amacı dostluk ve hoşsohet olan herkese kalbimin kapıları sonuna kadar açık."
Sevgili Başkanımız
Ben bir BBO ailesi ferdi olarak yazdığınız bu yorumunuza katıldığımı bildirir ve imzamı atarım.
Burada kurulan dostlular için ve BBO ailesinin sürdürülmesindeki göstermiş olduğunuz tüm hassasiyet için de teşekkür ederiz.
Baskanim,
uzun uzun yazdiklarinla hepimizin duygularina tercüman olmussun, emegin icin ben de tesekkür ederim.
Biz görünmeyen baglarla yani ortak duygularimizla birlestik, BBO hayranligi biraraya gelmemize vesile oldu ama BBO bittikten sonraydi birbirimizi görmeden taniyip sevmemiz..
Bize bu yolu acan sey birbirimize(büyük kücük)gösterdigimiz "saygi" idi.. Bu böyle kaldi ve kalacak...
Ada'mıza almazsam içim rahat etmez ablacım,iznin olursa burada da olmalı yazın
Başkan..
.................................
BÖLÜM ÖZETİ:
Sevil bir tekneden ağlayarak onu tek gören Sefer dayıdır. Çocuklarını alarak doğruca egede ki bir kasabada olan teyzesinin evine gider soner geceyi bir teknede geçirir uyandığında karşısında sefer dayı vardır.yaşadıklarını hatırlamayacak kadar sarhoştur. Eve geldiğinde sevili göremez.ve aramaya başlar..
Bölüm : 31
Çerezler-1
Aylin ,Doğan ve Soner telefonun kasilmesinden sonra sanki konuşacak bir şey kalmamış gibi odaya sessizlik çökmüştür.Herkes bir koltuğa sanki düşüncelerine gömülmüştü.ilk sessizliği Aylin bozdu.
Aylin: ne olmuş olabilir böyle aniden gitmesine bana bile haber vermeden
Soner: beni korkutanda bu ya … en son sen gördün onu değil mi?
Aylin: evet
Soner: yani çocuklarda olmadığına göre eve gelmiş olmalı
Doğan:ağabeycim hala mı düşünüyorsun.Bütün suç sendedir bak buraya yazıyorum Sevil nedensiz kaybolmaz hemde çocuklarla
Soner: ya şom Doğan bir kerede moral ver be kardeşim
Doğan. Gerçek bunlar ne morali istiyorsun
Soner:ama benbir şey yapmadım ki
Doğan: evet evet sabaha karşı eve ben geldim değil mi
Aylin: ya of kesin ben korkmaya başladım
Soner: bende
Doğan: bende
Aylin: Soner hemen size gidelim belki gelmiştir yani telefonun şarjı bitmiş yada çaldırmış ,düşürmüş yani her şey olabilir.bakalım eşyalarına yani kendi mi gitti yoksa başına bir şey mi geldi anlarız.
Soner: ama böyle habersiz gitmez ki
Aylin: soner anlayacağız hadi gidelim
Soner ve Doğan: tamam.
Soner :ama önce babamlara uğrayalım .
Aylin: ben sizden ayrılıyım Zerrin teyze uğramak istyorum belki daha sonra uğramış yada aramıştır.
Soner: doğru tamam hadi Doğan biz gidelim.
HALİL BEYLERİN EVİNDE
Sefer dayı Halil beyden kurtulmuş içeri girmişti.ama aklından Sevil in hali aklından gitmiyordu.Soner in teknede uyanışı hiç bir şeyden haberi olmayışı,demek Sevil i görmemişti. Sevil e söz vermese gidip her şeyi Soner e anlatmak istiyordu.ne bela durum dedi kendi kendine yukarı tükürse bıyık aşağı tükürse sakaldı.
Halil bey gelini ve torunlarının bu anlamsız bir şekilde kaybolduğunu öğrendiğinden beri yerinde duramıyordu.Nasıl olur nereye giderler diye evin içinde dolanıp duruyor Esma Sultan ellini ovuşturarak kendini mutfağa atmış kaç çeşit yemek yaptığının bilmeden hazırlıklara girişmişti.Soner ise gene başını elleri arasına almış her halinden çaresizlik belli oluyordu.Olayları sessizce izleyen Sefer dayı da aynı çaresizlik içindeydi.
Zerrin hanım ve Aylin geldiklerinde Halil beyin evi bu durumdaydı.Zerrin Hanım kızının bu zamana kadar haber vermeden yaptığı tek şeyin Soner ile evlenmektir diye söyleniyor kızının ve torunlarının kaçırıldığını tekrarlıyordu.
Soner: böyle bir şey olabilir mi ? ne dersin.
Doğan: ya kaç saat oldu fidye için yada ne için yaptılarsa söylerlerdi,ama dur bir dakika ya sizin evi aradılarsa biz burda
Soner: Doğan var ya şu hayatta şom olup hemde böyle haklı olacağın aklıma gelmezdi hadi bize gidiyoruz çabuk hadi hadi
Aylin: bende geliyorum
Sefer dayı : bende gelecem bekleyin.
Soner: dayı sen neden
Sefer dayı:gelemez miyim yeğenim
Soner: tabii ki hadi gel..
Çerezler-2
Sonerler eve vardığında doğruca yukarı çıktı Sevil in eşyalarına bakıyordu,odaya Aylin de gelmişti
Aylin:çocukların odasına baktım efenin eşyaları ikizlerin arabası yok
Soner: Sevil inde eşyaları yok.ya anlamıyorum ki neredeler delirecem.
Soner başını iki eliyle tutmuştu,allahım allahım diye sayıklıyordu,onlara bir şey olmasaydı.
Soner: polisi arayalım mı?
Aylin: biraz daha beklesek mi?
Doğan: belli ki kendisi gitmek istemiş. Aylin senden başka İstanbul da başka arkadaşı varmıydı Sevil in yani gidip kalacağı gibi
Aylin: yok bir tek şey vardı şey yani işte sizde biliyorsunuz
Soner: kılkuyruk.
Aylin: ama Sevil in ona gideceğini sanmam
Soner: ya kendi isteğinle gitmemişse. Ya onlar şimdi birilerinin elindeyse Oof ya Sevil nerdesin.
Doğan Soner’e işaret ederek balkona gelmesini söyler.Sefer dayı da onların yanına gelir.
Doğan:ne o Yener bey ne istiyormuş
Soner: bilmem yani iş konuşmadık herhalde
Doğan: ne demek bilmem konuşmadık herhalde
Soner: ya üstüme varma hiçbir şey hatırlamıyorum dedim ya
Sefer dayı: oğlum tamam sarhoş olmuşsunda yani yemeğin başında filan derdi neymiş bu adamın senle.
Soner: ya bilmiyorum bilmiyorum .
Saatler geçiyor Sevil ve çocuklardan bir haber çıkmıyordu.
Soner: artık ben dayanamıyorum polise gideceğim.
Sefer dayı: dur oğlum bir sabah olsun zaten polis 24 saat geçmeden bir arama yapmaz.
Soner: ama dayı böyle elim kolum bağlı oturamam.
Seferdayı: haklısın ama bir bekle sabah ola hayır ola.
....................................
Çerezler-2
SABAH
Kabus gibi geceden sonra gün ışımıştı,kapının çalınmasıyla Soner yerinden sıçradı heyecanla kapıya koştu.
Soner: sevil hoş----g
Kapıda takım elbiseler giyinmiş gözünde kara gözlükler olan bir adamla karşılaştı.
Soner: siz kimsiniz
Adam: Soner Akın sen misin?
Soner: evet de siz kimsiniz.
Adam:beni Yener abi yolladı bu sizinmiş.
Soner adamın verdiği CD ile kapıda kalmıştı.konuşmaları duyan Doğan yanına gelmiş
Doğan:kim bu giden adam
Soner: Yener’in adamı bana bunu getirmiş.
Doğan: CD mi ver bakayım içinde ne anlatmış Yener bey.
ÇEREZLER-3
BİR BİNANIN 5. KATINDA BİR OFİS
Doğan DVD ye koyduğu anda aynı anda bir binanın 5.katında duran asansörden Soner’in evine gelen takım elbiseli adam inmiş ofisteki sekretere merhaba diyerek bir kapıyı vurarak içeri girmişti..
Odada bululan 40 yaşlarında bir adamın karşısında durarak
Adam: efendim her şey istediğiniz gibi CD Soner bey’in elinde
Pencereden İstanbul boğazını seyreden adam koltuğunda dönmeden ona
Tamam şimdi seyretsin bakalım Soner bey
....................................
Çerezler-3
SONERLERİN EVDE
Doğan koltuğa diğer üçünün yanına geçtikten sonra uzaktan kumandayla CD yayınını başladı.
CD marinanın genel bir görüntüsünle başladı tüm tekneleri şöyle bir taradıktan sonra Salvador adlı teknenin önünde bir görüntü de durdu.tekneye giren bir adamın görüntüsüydü bu
Soner: bu benim demek ki benim teknede ki geceyle ilgili
Doğan: yediğin hatları görelim bakalım
Soner: şom doğan kına alacam bende sana
Doğan: ne kınası be sanki seviniyorumda hatırlamıyorum diyen sen değilmisin
Sefer dayı: ya çocuklar bir susun ya
Doğan: ya baksana sefer dayı kına alayım diyor
Aylin: Doğan gel otur şuraya
Doğan:tamam taman sustum
Soner teknenin içine girdiğinde kendisini hazırlanmış şahane bir masa ile karşılaştı.
Yener bey:Soner bey buyurun şöyle geçin ne içersiniz.
Soner: yok içmeyeceğim hem sağolun Yener bey çok hazırlık yapmışsınız ama ben kalamam
Yener bey: yapmayın soner bey eşiniz 1-2 saat geç gitmesine sesini çıkarmaz herhalde
Soner: yok tabiî ki çıkarmazda haber veremedim.
Yener bey : arayın eşinizi
Soner: çalıyor duymadı erken kalkarım Yener bey
Yener bey: ama o kadar hazırlık yaptık bari bir şeyler yesek
Soner: tamam
Tekne biraz sonra hareket etmiş adalara doğru yol almaya başlamıştı.
Soner: Yener bey zamanında döneriz değil mi tabii şöyle bir yemeğimizi yerken dolaşalım istedim.
Soner: tamam
Yemek başlamıştı.Yener bey ailesinin Anadolu dan İstanbul a gelişlerini anlattı.
Yener bey: annemi çok genç kaybettim bir de kız kardeşim var sonra babam tekrar evlendi ondan sonra babamla bir baba-oğul ilişkisi yaşayamadım babam ölüncede işlerin başına geçtim.İşte böyle Soner bey birazda siz anlatın.
Soner: Yener bey ne anlatıyım annem ve babam hayattalar çok şükür ,sonra karıma aşığım 3 çocuğum var yani bu kadar
Yener bey: karısına aşık bir adam 3 çocuktan bile sonra heykelini dikmek gerek Soner bey sizin
Soner: hehe yok canım heykel kim ben kim benim de çok hatalarım olmuştur bakmayın .
Yener bey: çapkınlık varmıydı zamanında
Soner: uzun hikaye Yener bey bir başka zaman anlatırım,benim kalkmam gerek marinaya dönsek
Yener bey: tamam Soner bey
Bu konuşmalardan sonra içki servisindeki –barmene bir işaret yaptı
Doğan: ne bu şimdi ya
Soner: bilmem
Doğan: Soner yani başka lafta bilmiyorsun anlaşıldı kardeşim ya sanki burada seyrettiğimiz sen değilsin.
Barmen yukarı çıkarak oradan aşağıya 2 kadın ve müzisyen bir grupla inmişti.
Soner. Bak bunları hatırladım ya niye başka bir şey hatırlamıyorum
Doğan: aman sen zahmet etme Yener bey hatırlatıyor.
Soner:hehe çok komik güleyim bari şakacı Doğan açmasan şu şom ağzını.
Yener bey: bak Soner bey şimdi biraz fasıl eşliğinde şu yakamozun ve denizin tadını çıkaralım marinaya varana kadar nasıl olur.
Soner: olur Yener bey.
Böylece fasıl başlamıştır,bu sırada Soner’in bardağını alan barmene
Soner: yok ben içmeyeceğim,kalkmam gerekiyor .
Yener bey: kadınlar kadınlar soner bey kadınlara bir hesap vermeye başladınız mı bunu sizden hep isterler. Ama bakıyorum siz çoktan yuları karınıza kaptırmışınız.
Soner: yok canım yular meselesi değil yani çocuklar ufak ikizlerin de kayifleri de yoktu haber de veremedim ondan
Yener bey. Hehehe tamam bana açıklama yapmanıza gerek yok
Kaptan marinaya dönüyoruz. Ama Soner beycim bakın şu fasılla bir kadeh daha içelim,tekne yanaşınca gidersiniz.
Soner: tamam anlaştık.
Aylin: ya peki nasıl oldu da kaldın
Soner: bilmi --- yani Aylin bende onu anlamıyorum ama bu CD işinden hiç hoşlanmadım.
Doğan: ya bir seyredelim anlayacağız.
Bundan sonra adaların açığında bir teknede fasıl sesleri gelmeye başlamış tekne denizde ilerlemesi durmuştu.
Soner: abi durduk sanırım benim için bu kadar kafi marinaya yanaşsak
Yener bey: bir kadeh daha
Soner: olmaz Yener bey gitmem gerek
Yener bey: o zaman marinaya kadar barmen bir gazoz getir Soner beye
Meşrubatta hayır yok değil mi?
Soner: tamam olur bir bardakta gazoz içelim.
1.CD bitmişti.Doğan 2.CD takıp başladığında ise
Soner: çüşt be aman allahım
Doğan:Soner bilmiyorum deme
Soner: ya Doğan bilmiyorum gerçekten daha doğrusu hatırlamıyorum.
Aylin: beyler ben yukarı çıkıyorum.ben seyretmesen daha iyi olacak.
Doğan: ya bu ne şimdi yatağa ne zaman geldin.
Sefer dayı ise Cd deki 2 kadın ve Soner i seyrederken tekrar merdivenin trabzanına tutunan Sevil’in hali gözünün önüne gelmişti.aman allahım genç kadın bu olanların ne kadarını görmüştü.
CD bittiğinde Soner yatak taki kadınlarla sevişen bu adamın kendisi olduğuna inanamıyordu.bunu nasıl yapmıştı.hayatı bitmişti mahvolmuştu.yıkılmış bir şekilde koltuğa yığılıp kaldı.ama Doğan odanın içinde dönüp duruyordu..
Doğan: bunda bir şey var Sefer dayı
Sefer dayı: oğlum çok içmiş belli ki
Soner: ……
Doğan: Sefer dayı tam çok içmişte olabilirde bizde seyrettik hep aklı başındaydı Soner in gazozu gelene evde bir ileri bir geri gidiyordu.
Soner: Doğan otur şöyle başım döndü bir ileri bir geri
Doğan: buldum Nuri Alço
Soner: ne Nuri Alçosu ya of ya bende kimi dinliyorum çare buldu diye
Doğan: nuri alço tabiî kii gazozuna ilaç attılar.aynen türk filimlerindeki gibi
Soner: ne yani hadi birde tecavüze uğrat tövbe tövbe ya şom şom konuşma Doğan ya zaten çaresiz bir haldeyim
Doğan: ya Soner anlamıyor musun senin bu hale gelmenin nedeni uyarıcı olmasın yani bize bu sahneler CD ile geldiğine göre
Soner: dur bakayım yani sen şimdi bu bir tuzak mı diyorsun
Doğan: aynen onu söylüyorum.
Aylin yukarıdan gelmiş ne tuzağı Doğan.
Doğan. Soner’ bence uyarıcı verilmiş bunu tekrar seyredersek daha iyi anlarız.çünkü Soner’in hareketleri bana biraz garip gelmişti
Soner: ben bir daha seyretmem zaten gördüklerim yeter bana
Ama neden yani Yener bey bana böyle bir şey yapsın.
Olayları sessizlikle izleyen Sefer dayı yerinden kalkmış Soner’in yanına gelmişti .
Sefer dayı: Soner daha da kötü bir durum var.
Soner: dayı bundan daha ne kötü olabilir.
Sefer dayı: Sevil’in bunları görmesi
Soner: nasıl yani dayı
Sefer dayı: Sevil’i en son ben gördüm Soner
Soner: nerede dayı neden söylemedin bize
Sefer dayı: çünkü Sevil e gördüğümü söylememek için söz vermiştim.
Aylin: Sefer dayı nerede gördün Sevil’i
Sefer dayı: teknenin merdivenlerinde
Soner : teknenin yani sevil o gece aman allahım
Aylin: olamaz o zaman neden gittiği
Soner: evet neden gittiği anlyorum da tekneyi nerden biliyordu.peki dayı o kadar ararken neden söylemedin.
Sefer dayı: sabah eve gelir sandım yani bir otele filan gittiğini ama bu CD gelince bir kumbas içinde olduğunu fark ettim artık susamazdım.
Doğan: o zaman ilk iş Sevil’i bulmak bunun biter tuzak olduğunu anlatmak.
Soner. Hayır Doğan önce bu tuzağın nedeni bulmak olacak bakalım Yener beyin isteği neymiş.
.........................................
Çerezler-4
1 HAFTA SONRA
Sevil bu sadece sessizliğin hakim olduğu deniz,kumsal, ve ev arasında günlerini geçirmeye devam ediyordu.Teyzesi Sevilay hanım bütün sabrıyla onun anlatmasını bekliyordu. O günden sonra bir daha buraya gelmesiyle ilgili bir konu açmamıştı.
Efe arada babasını soruyor Sevil her seferinde ona geleceğini söylüyordu ama Efe gittikçe babasını özlemeye başlandığını da farkındaydı.
O gün kumsala inmişlerdi Efe kale yapmaya çalışıyordu birden tüm kaleleri bir tekme ile yıktı ve annesinin önünde durdu.
Efe: ben babamı konuşmak istiyorum neden gelmedi soracağım.
Hazırlıksız yakalanan Sevil biran duraklamıştı,hayır yanıtını kabul etmeyecek ve daha çok inat edecekti.
Sevil: Efecim baban arayacaktır oğlum.biraz oyalama yoluna gitti ama
Efe: hayır işte ben babamla görüşecem ben anladım küstünüz gene bıktım işte bıktım.
Bunu söyleyerek eve doğru koşmaya başladı.
Aradan 10dk geçmişti ki Sevilay teyzesi yanına geldi.
Sevilay teyze: biraz sakinleşti haydutla oynadı şimdi odasına çıktı.
Sevil:teyze ne yapacğım,Soner le görüşmek istemiyorum.
Sevilay teyze: anlıyorum kızımda o onun babası çocuk özledi.bir konuşmanın zararı olmaz eğer yerinin öğrenmesini istemiyorsan in kasabaya ankisörlü telefonla ara.
Sevi: ya anlatırsa nerede kimle olduğumu
Sevilay teyze:bak canım benim anlıyorum ki kocanla bir şeyler yaşanmış,efe bence olgun bir çocuk onunla konuş
Sevil: ne anlatabilirim ki teyze
Sevilay teyze: şuanda ne yapmak istiyorsan ona söyle ve ondan biraz zaman iste anlayacaktır.
Sevil:…..
Sevilay teyze: kızım sen bunun eğitimini aldın güzelim güven kendine
Sevil: ah teyzecim biliyorsun hayatın okulu yok.
Sevilay teyze: bilmezmiyim kızım ama sen de unutma bu yol uzun bir yol oğluna dürüt ol seni anlayacaktır.
Sevil: sağ ol teyzem benim.
................................
İSTANBUL
Soner pencereden pırıl pırl bir güneşle aydınlanan sabahın oluşunu seyrediyordu.CD seyrettikten ve sevil in onu gördüğünü öğrendikten sonra doğru Yener denen adamı bulanabileceği aramış adamlarına notlar bırakmıştı.adam yer yarımıştı da içine girmişti sanki ama ortaya çıkacaktı.
Bu durum oldukça sinirlerini harap etmişti eli kolu bağlanmıştı.birşeyler yapmalıydı ama bu Yener denen adamın niyetini anlamadan olmayacaktı.birde diğer yandan Sevil ya onun gördüklerini aklından nasıl silecekti.nereden gitmişti o tekneye gitmez olsaydı.kaç gündür lokantayada uğramamıştı evden çıktı.
SAHİL KASABASI
Sevil kumsaldan eve döndüğünde efe’nin yatağında küskün bir şekilde yatarken gördü.kapıyı vurdu.
Sevil. Girebilirmiyim
Efe:…
Sevil: konuşmamız gerekir ama
Efe:senle konuşmak istemiyorum ben babamla konuşmak istiyorum.
Sevil: konuşacaksın oğlum ama ben önce beni dinlermisin
Efe: konuşacakmıyım ne zaman hadi hadi
Sevil oğlunu kucağına alır.
Sevil: dur bakalım hemen değil konuşacağız bak canım bazen büyükleri anlamak zordur.
Efe: bütün büyükler böyle mi
Sevil: nasıl
Efe: siz hep birbirinize küsüyorsunuz bıktım bundan ben
Sevil: haklısın diğer büyükleri bilmem ama biz babanla küs değiliz.sadece ben babana çok kırıldım
Efe: geceçek mi
Sevil: bilmiyorum sana yalan söylemek istemiyorum ama bu yüzden biraz babandan uzaklaştım
Efe: yani babamı görmeyecekmiyim
Sevil: görmeyecek olurmusun oğlum o senin baban ve seni çok seviyor.
Sadece senden biraz zaman istiyorum
Efe: çok mu kalacağız burada
Sevil: onuda bilmiyorum dedim ya zamana ihtiyacım var birde senin yardımına
Efe: nasıl
Sevil: bu zamanı bana sende tanıyarak birde babana nerede olduğumuzu söylemezsen sevinirim.
Efe: babamla konuşabilirmiyim.
Sevil: burada kimle olduğumuzu söylemeyeceğine söz verirsen.
Efe:….
Sevil: ben aşağıdayım sen düşün
Efe: tamam hadi babamla konuşalım.
........................................
İstanbul da
Soner lokantaya vardığınsa Doğan işleri kolaylamıştı.
Doğan: hoş geldin demek evden çıkmaya karar verdin
Soner: bak doğan geldim ama bana iş yaptıramazsın hiç sarma bana yani
Doğan: yeni bir şey söyle be kardeşim sen nezaman çalıştın ki.
Soner in telefonu çalmaya başlamıştı.telaşla açtı.
Efe: baba babacım
Soner:oğlum ee nasılsınız
Efe: iyiz baba seni çok özledim
Soner: bende oğlum bende nerdesiniz
Efe annesine baktı
Efe: söyleyemem baba
Soner:tamam gelmeyeceğim ama kaldığınız yeri bileyim
Efe: baba ben kapıyorum gene ararım
Soner: efe efe
Telefondan karşının kapattığı düdük sesinden anlaşılıyordu.
Soner: sesi iiyi geliyordu iyilermiş.
Doğan: tabii iyi olacaklar üzme artık kendini her şeye bir çözüm bulacağız.
Soner: ne caresi Doğan ya daha Yener beyi bile bulamadım.
Bu arada lokantaya önde iki adam arkadan da Yener bey onun arkasında iki adam daha içeri girdiler.
Soner: ne oluyoruz ya
Doğan: ne bu ya şehir eşkiyaları gibi
Yener: çok ayıp siz lokantaya girenleri böyle mi karşılıyorsunuz
Soner birden ayağa kalkmış Doğan onu zor tutmuştu bu arada tüm adamlar Yener bey önüne etten bir duvar örmüşlerdi.
Yener bey:merhabalar
Soner: ne merhabası be ne biçim ne şerefsiz bir adammışsın sen
Yener bey: çık çık olmuyor Soner bey sizin gibi medeni bir insan böyle laflar söyler mi?
Adamın küstahlığı soner i iyice deli ediyordu.Doğan hem Soner e mani oluyordu diğer taraftanda
Doğan: Yener bey belli ki bizden bir şey istiyorsunuz biz onu öğrenmek istiyoruz söyleseniz Böyle CD yollayacağınıza
Yener bey: vay neden Soner beyin ne kadar evine eşine bağlı olduğunu gösteriyor hehe ne o gerçekler üzdümü sizi
Soner:yeter be ben o gece sarhoş olacak kadar bile içmedim
Doğan: biz bunda bir tuzak kokusu alıyoruz bu yüzden bir an önce niyetinizi söyleseniz.
Yener bey şöyle etrafa bakarak ellerini iki yana açarak
Yener bey: burayı
Soner ve Doğan aynı anda: nee lokantayımı
Yener bey: burası lokanta olduğuna göre
Soner: şerefsiz
Yener bey: soner bey birkere daha söyleseniz gönül koyacam ben gönül koyunca çok üzülürüm üzülüncede üzerim bilmem anlatabildim mi..
Doğan bir tatsızlık çıkmaması için
Doğan: kabul etmesek ne yapacaksınız.
Yener bey: bende CD sevil hanıma postalıyacağım.
Soner birden kendini tutamaz ve gülmeye başlar.
Soner.Yener bey üzgünüm ama çok geç kaldınız yani karım sizden önce olayı bizzat görmüş ve beni terk etti yani Yener bey üzgünüm ama siz yolunuza ben yoluma
Yener bey:ne demek karım gördü bakın benle dalga geçiyorsanız.
Soner: keşke dalga geçiyor olabilseydim ama bana inanmıyorsan git Sefer dayıma sor.
Yener bey: ay Allah kahretsin ya ne arıyormuş karın gecenin o saatinde marinada
Soner: size sormalı
Yener bey: ne yani ben mi söyledim;ya tüm planımı karına söylemek için kurmuştum .aslında soner bey gerçekten ben sadece bu lokantayı almak için elimde bir koz olmsasını istedim o CD hiç kullanmıyacaktım
Soner: artık olan oldu ve ben hayatımda ki en değerli kişini kaybettim.
Yener bey: tekrar söylüyorum bu durumla benim ilgim yok
Doğan: hemen gitseniz iyi olur.
Soner:lokantayıda unutun Yener bey.
Yener bey ve adamları ne olduğunu anlamadan tüm planları bozmanın vermiş olan kızgınlıkla lokantadan ayrıldılar..
...................................
1 hafta sonra
Henüz sevil in nerede olduğuna dair bir bilgiye ulaşamamışlardı.O gece Doğan CD tekrar seyrettiğinide
Tahminlerinde haklı olduğunu anlamıştı bu CD bir tane daha olmalıydı yani kesintilerin olmadığı olayı anlatan.Sabah olduğunda hemen hazırlanıp evden çıktı.
Doğan bir binanın 5. Katına geldiğinde asansörden indi.kapıdaki sekretere Yener bey ile görüşmek istediğini söyledi sekreter kız 5 dakika aradan sonra Doğan’ı görüşmesi için odaya geçmesini söyledi.
Doğan içeri girince Yener bey yerinden kalkarak elini uzattı.Doğan eli görmemezlikten gelerek.
Doğan:Yener bey görüşmemiz gerekiyor.
Yener bey: neden Doğan bey nasıl olsa lokantayı alamıyacağımı biliyorum bu durumda olmaz değil mi?
Doğan: sizin istediğiniz lokanta değil mi? Bakın sizle bir anlaşma yapmak istiyorum.
Yener bey:bak bak yani kuzu kuzu loakantayı bana vereceksiniz ee benden ne istiyorsunuz.
Doğan: gerçek CD i sevil hanıma vermeni inkar etmeyin başka bir CD daha yok demeyin.
Yener bey: Doğan bey ne o dedektif gibisiniz
Doğan : Yener bey bakınsizlokantayı istemiyormusunuz
Yener bey: tabii istiyorum ne yani bu kadar akşinı boşunamı yaptım ben
Doğan: o zaman Sevil i bulup her şeyi anlatacaksınız ama bakın Sevil ikna edemezseniz anlaşmada iptal.
Yener bey: bu Soner ne ballı adam ya böyle arkadaş
Doğan: kabul mü
Yener bey: teklif iyi kabul ama bir haber alırsanız Sevil hanımın yeri ile ilgili haber verin.
Doğan: tamam biz öğrenirsek size siz öğrenirseniz de sadece bana haber verin Yener bey.
Yener bey: anlaştık Doğan bey
......................................
1 HAFTA SONRA
Aylin Zerrin hanıma uğramıştı tekrar ne kadar tanıdık varsa
Aramak için arada efe nin telefon görüşmeleriyle iyi olduklarını anlıyorlardı.
Zerrin hanım: ya Aylin bir de Ceyhun sorsak
Aylin: aklımdan geçiyor ama bilmem ki
Zerrin hanım: hiçbir şeyi atlamayalım kızım bak ben Sevilay teyzesini bile aradım ama onun bile kimse yerini bilmiyor ki o da Sevil den farklı değil ya bazen Sevilay onun kızı olsa ancak böyle olurdu diyorum.
Aylin: Zerrin teyze tamam ceyhuna da gideceğim.
Aylin Ceyhun odasına onunla konuşmaya geldiğinde tam kapıyı vuracaktı ki onu babacan bir adamla konuşurken gördü.ve biraz bekledi.ama duydukları gittikçe ilginçleşiyordu.
Ceyhun:gittiği 15 gün oldu hala dönmemiş orada yani hamdi abi nereye bıraktın onu sen
Hamdi bey:kızım Datça da bir baba evi varmış oraya bıraktım
Ceyhun: ev nasıldı içinde birileri varmıydı
Hamdi bey:ona benzeyen hoş bir kadın karşıladı.
Ceyhun: kim acaba demek tanıdığı güvendiği biri
Hamdi bey:oğlum bana soracak olursan şimdi onun yanına gitme bırak yaralarını sarsın genç kadın,bellki çok yaralanmış
Ceyhun: yok yerini bileyim yeter daha sonra belki
Hamdi bey:belki onu bu kadar üzende istemeden üzmüştür 3 çocuk yani yuvası yıkılmasın genç kadının
ceyhun :Soner mi o kim üzülmek kim bak gene üzdü işte sevil i bu adam akıllanmayacak ama bu sefer ortalığı boş bırakmayacağım Soner bakalım bu sefer rahatlıkla elimden ala bilecekmisin
Hamdi bey:ben anlamam gönül işlerinden oğlum ama ben tek bir şey bilirim bir yürekte iki sevda olmaz sen gene dikkat et.
Ceyhun: merak etme ama bak bu yolculuktan kimsenin haberi olmayacak tamam mı
Hamdi bey: o kadara kafamız basar be oğul.hadi kal sağlıcakla
Ceyhun: güle güle Hamdi abi.
Aylin duyduklarına inanamaz demek Ceyhun dan yardım istemiş hemen Zerrin hanımın yanına gitti.
Zerrin hanım: babamın evine ama orası boştu.dur hoş bir kadın mı dedi demek Sevilay Türkiye de evet demek ki sevil burada olduğunu biliyormuş..
Aylin: yani sizin aranız iyi değil mi Sevilay hanımla
Zerrin hanım: yok canım nerden çıkartın
Aylin: o zaman arayalım konuşalım
Zerrin: olmaz Sevil bulunmak istese söylerdi
Aylin: ne yani şimdi aramıyacakmıyız
Zerrin hanım: hayır.
Aylin : tamam ozaman ben kalkayım.
Zerrin hanım: sağol kızım .
Aylin Zerrin hanımdan ayrıldıktıktan sonra Doğan’ı aradı.Doğan o söylene kadar kimseye söyleme diyince şaşardı; akşam Doğan Yener bey ile arasımda ki konuşamayı anlatır.
Aylin: peki kabul etti mi
Doğan:etti bakalım ama biliyorsun Sevil’i ikna etmek zordur.
Şimdi ben onun kaldığı yeri söyleyim de gidip konuşsun sonra ondan bir haber gelirse anlatırız.
......................................
Bakın bu sahne için size birde müzik
http://www.euroalem.net/2008/05/tarkan-istanbul-agliyor.html
15 gün geçmişti Yener bey ile geçen konuşmasının üzerinden
Soner hala kendinde değildi ne yapacağını bilemez hallerde tüm sahilde yürüyordu.O günden beri doğru düzgün bir şey yemediğinden zayıflamış ve kendini bıraktığı içinde sakalları uzamıştı.her gün lokantadan erkenden çıkıyor dolaşıyor dolaşıyor eve geç geliyordu evin sessizliğine dayanamıyordu.
Halil bey ve Esma hanım çaresiz oğlullarının bu gözlerinin önünde ki çektiği üzüntüğüyü dindirememiyorlar diye onalda ayrı bir keder içindeydiler.
Halil bey: ne olacak bu durum Esma sultan
Esma sultan: ah bir karşısına çıkıp olayı anlata bilse
Halil bey: geçmişte o kadar üzmüş ki kızı Esma sultan kredisi yok soner oğlumuzun ama ben Sevil e aklına yüreğine hep güvendim bir bilse olayları ah bilse
Esma sultan: önce bir yerini öğrene bilsek biz bile gider anlatırdık.
Halil bey: bu bizi aşar be Esma sultan biz çaresiz Soner in mücadele edici tutuğunu koparan haline geri dönmesini bekleyeceğiz.
Esma sultan: canım oğlum kanadı kırık kuşlar gibi
Halil bey : nasıl olmaz insan
Bu arada sefer dayı evden çıkmak üzereydi.
Halil bey: hayrola kayınço
Sefer dayı: biraz dışarı çıkıyorum enişte
Sefer dayı soner i aramak için çıktığı için sahille doğru yürümeye başlamıştı.onu bulacağı yeri biliyordu.
Her zaman küçüklüğünden beri ne zaman ne yapacağını bilmese sahilde ki kayalıkların üzerine geçer oradan denize taş atardı.sahile yaklaştığında yanılmadığını gördü.Soner bir kayanın üzerin dalgın dalgın oturuyordu.Elinde bir resim bisikletin üstünde örgülü saçlarınla sevil ve soner in olan.
Sefer dayı: yeğenim merhaba
Soner:…
Sefer dayı: ne oğlum ne düşünüyorsun böyle
Soner dayısına baktı onun sorduğu soruyu duymamış gibi
Soner: Sevil ile bu kayalıklarda koşardık dayı bisiklete binerdik sahilde bu gün hep oraları gezdim o örgülü saçlarıyla bak işte(fotorafı gösterir)
....................................
Sefer dayı: demek Sevilde saçlarını iki örgü yapardı.Bak o zaman yeğenim sana bir öykü anlatıyım.
Soner:…
Sefer dayı: biliyorsun deden subaydı bizim çocukluğumuz o şehir bu şehir gezmekle geçmiştir.Tam bir yere ısınırdık ki hoop tayinimiz çıkmıştı.Babam Amasra da görevli idi o sene
Bende lise 1.sınıfa başlayacağım. Ozamanlar lise diyip geçme üniversite gibi önemli bir de ilk bıyıklarımızın terlemeye başladığı yıllar..babamın tayin işleri konuşuluyor eve ama
Annem lise ilk başladığım gün başka bir şehirde başlamatmaya kararlı.bu yönde tartışmaları oluyor. En son o zaman sen git biz okulun ilk gününden sonra geliriz diye anlaştılar.Okulda geçen yıldan tanıdığım bir sürede arkadaşım var.
Soner: eee sonra
Sefer dayı: sonrası ben ertesi gün okulun açılışı için hazırlanmış aynaya ne kadar afili bir delikanlıyım diye bakıyordum
Soner: dayı ne güven böyle
Sefer dayı: ne yaparsın yeğenim bu güven okulun kapısında yerle bir oluyor yani biraz gaza getirmek diyelim.
Soner: anladım devam et.
Sefer dayı: işte böyle güzel giyinmiş olarak okul yolu tuttuk.herkes sınıflarına yerleştirildi.dersler başladı artık son derse gelmiştik dersimiz edebiyat hocamız derse başlamıştı.Attila İlhanın bir şiirini incelemek üzere tahtaya yazmıştı şöyle aklımdaki satırlar hala aklımdadır.
Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum
İşte yeğenim tam bu esna da sınıfın kapısı çalındı içeri bir kız girdi.saçlarını iki örgü yapmış bir kız.igözlerimiz karşılaştı kalbim yerinden çıkacak gibiydi ellerim ter içinde kalmıştı hocamız geç yanımdaki boş yeri işaret ederek geç kızım dedi.yanıma oturmuştu hoş geldin dedim daha doğrusu dediğimi sandım çünkü sesim çıkmamıştı.bu halime bir de sınıf gülmeye başladı.yani tahtada Atilla ilhanın şiiri işte sen de şiirin etkisi ama ben onun adını bile bilemiyecektim ama o örgülü hali mıh gibi aklıma kazınacaktı.
Soner: neden adını öğrenemedin.
Sefer dayı: oğlum son dersti ya o da tayinle gelen başka bir öğrenciymiş ancak sınıfı tesbit edilmiş ve bizim sınıfa verilmiş.
Soner: eee ertesi sabah görmedin mi
Sefer dayı: eve gittiğimde annem bavulları hazırlamış Esma ile beni bakliyorlardı..Yani ben müdürün izniyle o gün misafir öğrenciliği oynamışım.hazırlandık ve o akşam amasradan ayrıldık.
Soner:ya çok üzüldüm dayı sonra
Sefer dayı: sonrası hiç olmadı yeğenim benim hayatımdan ister inan ister inanma ama o kare hiç gitmedi onun sınıfa girdiği o an ki beni çoşturan duyguyu hiçbir kadında bulamadın desem belki abartma dayı dersin ama böyle ben her kadında onu ararken adım çapkına çıkıyordu.Aslında aşka bu kadar sadıkken.
Soner: bilmiyordum dayı üzgünüm
Sefer dayı: amaaaan sen bana bakma ben çapkınlığıma kılıf arıyorum bir dikiş tuturamadım ya ondan işte böyle avunuyorum.ama bak sen yeğenim orada seni bekleyen bir kadın var tek yapman onu alıp getirmen
Soner: Sevil o kadar masumdu ki dayı ben hep onun üzdüm biliyormusun bilerek bilmeyerek hep üzdüm hep böyle sürecekse bana neden katlansın ki dayı ilk defa korkuyorum dayı.kendime güvenimi kaybettim. tamam bu sefer haklıyım ama ya gördükleri onu nasıl unutacak bana her baktığında gördükleri aklına gelmeyecek mi?korkuyorum dayı
Sefer dayı:korkma esas şimdi korkma çünkü ilk defa bir aldatmada bir payın yok.ona CD ver anlayacaktır.
Soner:nasıl olur dayı 2. defa görmesine izin veririm
Sefer dayı: bazen yarayı dağlamak gerekir yeğenim.gidelim bulalım Sevil in yerini ve gidelim ona.umudunu kaybetme yeğenim umudunu kaybetme
Soner biraz umutlanmış gibiydi neşesi yerine gelmişti.
Soner: dayı bu örgülü kız karşına çıksa
Sefer dayı bir kahka attı.
Sefer dayı: ya oğlum hadi gördüm diyelim nereden tanıyacağım hehehe ya biz biraz büyüdükte yani eşek kadar olduk hehehe yeğenim…
..................................
SAHİL KASABASINDA
Güller içindeki bahçede iki kadın konuşurken efe yanlarına geldi.Sevilay teyzesini saçlarını iki örgülü görünce gülmeye başlamıştı.
Efe: hehehe aynı öğrenci gibi olmuşsun
Sevilay teyze: bak kızdırma bu sene senin sınıfındaki dersleri girer yanına otururum yakışıklım
Efe: sen büyüksün almazlar ki
Sevilay teyze: baksen nasıl büyükmüşüm bak bende böyle giderim işte
Sevilay teyze bunu söylerken dizlerinin üzerine çökmüş öyle yürüyordu.
Sevilde onları seyrederken teyzesinin bu içindeki çocuğun her çocukla buluşmasını onların kahkalarını izliyordu.birden
Sevilay teyze: yakışıklım senin arkanda ne saklıyorsun bakayım
Efe :hehehe bu sen misin deken elinde ki çerçevedeki fotorafı gösteriyordu.
Sevil:bakayım efe teyze bu senmisin ne kadar güzelsin
Sevilay teyze:tabii benim yakışıklım bende böyle doğmadım herhalde sevil hanım hehe diyerek hepsine yanıtını vermişti.
Sevil: kaç yaşındasın.
Sevilay teyze:sanırım lise 1.sınıfta 14 -15 yaşlarındayım herhalde o sene babam Amasra ya tayini çıkmıştı.
Sevil: ne o teyze lise yıllarına gittin bakıyorum
Sevilay teyze: ne gitmesi teyzen mutfağa zor gidiyor kızım ne o bir de lise yıllarına mı gidecek.
Sevil:hehehe hadi canım sende eniştemin ne kadar sana aşık olduğunu herkes bilirdi.sahi teyzecim nedense ben sizin birbirinize uymadığınızı düşünmüştüm
Sevilay teyze:birbirine uymak ,doğru insanı bulmak aslında ne tılsımlı laflar ama o kadar zor ki hayattın içinde canım kızım
Sevil : ama teyze eniştem aşıktı sana
Sevilay teyze:evet şakir bana aşıktı sanırım bende bana aşık olmasını sevdim onun.
Sevil: ne yani sen aşık değimliydin enişteme
Sevilay teyze: sevmedim demiyorum ki aşık değildim diyorum yoksa Şakir’i hepde seveceğim.Ama aşk kızım bazen bir kare anda kendini takılı bırakır .Bu anı kazılır yüreğinin biryerine birini görürüsün aklın der ne aşık olunacak biri hadi..yüreğin o ana gider bir yolculuk yapar ya kabul eder yada etmez.yada benzer bir anı yakalarsın aşk sanırsın.aslında sen orada takılı kalmışındır.
Sevil: yani insan bir keremi aşkı olur diyorsun
Sevilay teyze:hayır öyle demiyorum.ben sadece başka bir aşk yaşaman için a anı silmen üzerine başka bir an eklemen gerekir diyorum.yani kolayına kaçmadan diyor ya nazım öyle kolayına kaçmadan bir kare daha hayattan yakalamak aşkı neden olmasın.
Sevil:yani yüreğimiz bize bunu söyler diyorsun
Sevilay teyze:evet ne yaparsan yap nereye kaçarsan kaç yüreğin birine yüreğim seni çok sevdi der,uzakta olman ona aşık olmaman demek değildir ki aşık kı kabul edeceksen Sevil kızım acıyı da yanında kabul edeceksin bak kaçtın buralara ne değişti acı çekiyorsun belli ama bu ona olan duygularını değiştirmiyor ki
Sevil:teyze bu sefer bir kadın değil ki busefer aramızdaki her şeyi hiçe sayması ben onu bunca geçen zamanda değiştiğine inandım değişmiştide gerçekten ama bilmiyorum gördüklerim onunla konuşmaya hazır değilim ama biliyorum çocuklar var arada ama bir çözüm bulacam.
Sevilay teyze:kızım istersen anlat bazen bir çifttin göremediğini başka göz görür.
Sevil olayı anlattı .
Sevilay teyze:peki o saatte senin marinada ne işin vardı.
..................................
Sevil :Soner in doğum günü geliyordu.Halil baba ile görüşmüştük Soner e bir tekne almak istiyorduk.hani sen anılar diyorsun ya işte bizim için de tekne hep önemli olmuştur.
Sevilay teyze:sonra
Sevil: İş çıkışı Aylin den ayrıldım ,tekne satan arkadaşım beni aradı.elinde tam bize uygun bir tekne varmış. Arkadaşımla görüşürken Soner i bir tekneye binerken gördüm.onu bir bey karşıladı ve tekne marinadan uzaklaştı.
Sevilay teyze: sende marinada bekledin
Sevil: teyze Soner e bir yanım güveniyor bir yanımda hep tetikte
Sevilay teyze: ve sen güvenmemeyi tercih ettin öyle mi
Sevil: teyze hehe Soner e güvenmek denizde köpek balığına güvenmek gibidir.
Sevilay teyze:sonra ne oldu peki..
Sevil: bekledim yaklaşık 1 saat sonra marinaya tekrar geldi.,içerden bir fasıl sesi geliyordu.sonra herkes teker teker çıktı ama soner çıkmıyordu.bende tekneye girdimve onu gördüm.
Sevil tekrar ağlamaya başlamıştı.
Her iki kadında susmuştu derin bir sessizliği paylaşıyorlardı şimdi.
......................................
YENER BEY
Yener bey Doğan dan aldığı bilgilerle Datça ya varmış,bu ufak koya vardığında da bulmak hiç zor olmamıştı bu güller içersindeki evi bulmak demir kapıyı açıp içeri girdi ve zile bastı.sevilay teyze kapıya seslenerek bağırdı.
Sevilay teyze: tamam geliyorum aa ne bu ya
Kapı açıldığında karşısında bir adam görünce duraladı
Sevilay teyze:kimi aramıştınız
Yener: Sevil Akın ı aramıştım kendisiyle görüşe bilirmiyim
Sevil kapının açıldığını duyunca
Sevil:teyze kim geldi bak yumurtaları bu sefer ben seçeceğim,kapıya geldiğinde kapıda köylü kadının olmadığını gördü.
Sevilay teyze:seni arıyormuşsun
Sevil:siz kimsiniz
Yener:sizinle konuşmam gerekiyor lütfen
Sevil:sizle neden konuşayım ki
Yener:eşinizle ilgili
Sevil: Soner e ne oldu kötü bir şey mi oldu yoksa
Yener: yok sevil hanım telaşlanmayın.sadece buraya gelme nedeniniz desem.
Sevil:siz buraya gelme nedenimi nasıl bilebilirsinizi ki Soner mi yolladı sizi
Yener : hayır sevil hanım ama bütün sorunuzun yanıtları bende.
Sevil kapıda duran adama baktı.gurur ile merakı arasında gidip geliyordu genç kadın.
Yener: lütfen çok önemli
Sevil:peki buyurun bahçeye geçelim.
Yener:lütfen biraz yüreyebilirmiyiz.
Sevil: peki o zaman buyurun.
Kumsal da yürümeğe başlarlar.Yener beysöze nasıl başlayıcağını bilmiyordu.genç kadının solgun yüzü ona kız kardeşini hatırlatmıştı.
Yener:söze direkt başlasam iyi olacak.Sevil hanım teknede gördüğünüz her şey benim sucumdu.
Sevil:hehe yapmayın ne yani bu kadar yolu bunu söylemek için mi geldiniz.ben gördüğümü anlayacak kadar aklım başında..
Yener:siz bu sahnedeki herşeyi olmadı demiyorum ki sadece bunun nedeni benim diyorum
Sevil: yani siz kocama zorlama içirdiniz zorlamı lütfen beyefendi artık dinlemiyeceğim
Yener:adım Yener sevil hanım bakın ben lokantayı ellerinden almak istedim .benim oluşturacağım kompleks bir eğlence merkezi kurmak istiyordum ve eşiniz ve ortağının lokanta tam bunun orta yerinde duruyordu.
Sevil:yani ne anlatmaya çalışıyordunuz.
Yener: kocanıza tuzak kurduğumu
Sevil: ama neden Soner
Yener: iyi bir soru Sevil hanım 2 nedenden biri kişisel İkincisi ise Soner beyin önceki yaşamı yani tescilli olması diyelim
Sevil:peki nasıl bir tuzak bu Yener bey
Yener bey cebinden bir CD çıkartı
Yener:her şey burada kayıtlı sevil hanım.kocanız suçsuz olduğu.
Sevil: Yener bey ben gözlerimle gördüm diyorum
Yener: bakın bu CD bir tanesini montajlı olanı Soner beye yolladım maksadım size gösteririm diyerek isteğimi almaktı.
Sevil: yani şantaj yaptınız
Yener: evet sevil hanım bütün kozum sizdiniz ama siz nasıl olduysa olayı benden çok önce öğrenmiştiniz. Yani bu durumda elim boş kaldı. Bu CD ise tamamen o geceyle kesintisiz olarak görüntüleri var
Sevil:Yener bey cabanızı anlıyorum ama gördüklerimi değiştirecek mi
Yener: kocanıza aşırı tozda uyarıcı verdikti Sevil hanım yani orada o gün sizde olsanız size de aynı sahne çekile bilirdi.
Ortalığı derin bir sessizlik almıştı Sevil elindeki CD ile oynuyorduYener bey gitme için kendisinden izin isteğince kendine gelmişti.
Sevil:neden Soner diye sorduğumda şahsi dediniz
Neydi o Yener bey
Yener biran gözlerine bir hüzün gördü Sevil genç adamı belli ki bu olay onu çok sarmıştı.
Yener: kızkardeşim,yani Soner beyin sizden sonra uçarı olduğu bir dönem birlikte olmuşlar..kardeşimi terk edince kardeşim bir gece dayanamadı.
Sevil: …
Yener : intihar etmişti
Sevil: kardeşiniz yoksa
Yener:yok tam zamanında yetiştim.ama kardeşimin elinde onun resmi vardı. herkes sizin kadar güçlü olamıyor sevil hanım
Sevil: anladım yener bey.
Yener:soner beyin neden kahroldunu sizi görünce daha iyi anladım. çok şanlı biriymiş eşiniz.
Sevil…..
Yener:bana müsaade Sevil hanım
Sevil: iyi yolculuklar yener bey
.....................................
http://www.dahii.com/ferhat-gocer-biri-bana-gelsin/
Sevil kumsalda ne kadar oturduğunu bilmiyordu elinde bir CD ile sabahtan beri kumsalın bir başından sonuna kadar yürüyor ortasında duruyor sonra tekrar yürüyordu bir ara denize girip yüzdü yüzdü.tekrar yürüyordu.
Bu tekrarları bahçeden izleyen Sevilay teyze ise çaresiz bu deli nöbetinin geçmesini bekliyordu.
Gün batmak üzereydi hafif bir rüzgar çıkmıştı.Sevilay teyzesi omuzlarına bir şal getirmiş ve
Sevilay teyze:hadi kızım eve gidelim.
Sevil:teyze.bir dakika der ve elinde ki CD i denize fırlattıktan sonra başını teyzezinin omuza koyar.
Sevilay teyze onu önce yatağına yatırdı.bazen uyumak en iyi ilaçtı.yavaşça ışığı kapattı.artık duruma el koyması gerekiyordu.komidinin üzerinden Sevil in cep telefonun alarak aşağıya indi.
İSTANBUL
Doğan Sevil in yerini söylememişti.henüz Yener denen adamdan haber bekliyordu.ne yapmıştı acaba derken Yener beyden telefon geldi.doğan rahat konuşmak üzere telefon alıp balkona çıktı.
Yener:Doğan bey ben Sevil hanıma her şeyi anlattım.Ve kesintisiz CD de verdim.
Doğan:tamam bende sözümü tutarım avukatımızla konuşursunuz ne gerkliyse yapar,
Yener:Doğan bey avukata luzum yok ben vazgeçtim lokantayı istemiyorum.
Doğan: Yener bey neden fikir değiştirdiniz bu kadar oyun oynadıktan sonra
Yener: sizler için değil çok seven bir kadın için vazgeçtim Doğan bey.Soner beye çok şanslı olduğunu söyleyin.
Doğan:o zaten bunu biliyor Yener bey merak etmeyin.
Yener:iyi akşamlar doğan bey .
Doğan: ….sizi çıkmazsanız karşımıza iyi olur merak etmeyin.içeri giren Doğan Soner in sakallarılı uzamış yüzüne baktı.Soner biraz dinlermisin.
Soner ona baktı.
Doğan: ne var Doğan
Bu sıra Soner in cep telefonu çalar Soner telefona bakınca telaşla
Soner:Sevil arayan Sevil
Koltuğunda uyuklayan
Sefer dayı :oğlum zıplayacağına baksana telefona
Soner:sevil hayatım
Sevilay:sen soner misin
Soner: evet siz kimsiniz.
Sevilay teyze:karının teyzesiyim şimdi kağıt kalem al bakayım.
Soner her yeri yıkarak bir kagıt bulur hem sefer dayı hemde doğanın uzattığı kalemlerden birini alır.
Sevilat teyze : şimdi beni dinle.
...................................
http://www.izlesene.com/video/unluler-gkhan-zen-seni-zledim/133893
Soner sevilay teyzenin telefonundan sonra bir süre koltukta karasız ve umutsuz bir şekilde oturuyordu.Doğan ve Sefer dayı birbirlerine baktılar.
Sefer dayı yeğenine baktı bu geçen bir aya yakın zaman da uzamış sakallarından bile nekadar zayıfladığı ve gözlerinin uykusuzluktan nasıl çöktüğü belli oluyordu. hadi diyordu içinden Sefer dayı hadi oğlum koş karına.bu telefon umut olmalıydı aslında ah Soner oğlum hadi oğlum.
Soner bir ara Sefer dayı ve Doğan a baktı.
Doğan: hadi be oğlum canlan biraz
Soner: Doğan
Doğan: hadi neden bizim Soner hadi
Soner arkadaşına gülümsedi doğan ilk defa arkadaşının gözlerinde bir umut gördü.soner yerinden kalktı ve yukarı çıktı.
Aşağı indiğinde ise sakalları kesilmiş giyinmişti.
Soner: ben gidiyorum.
Sefer dayı : olmaz bende geliyorum.
Soner in sessizlikle kullandığı araba gül bahçeli evin önünde durduğunda henüz sabah yeni ışıldamak üzereydi.soner arabadan çıktı.demir kapıyı açtığı eli titriyordu.hayatı ya burada duracak yada devam edecekti.yutkundu bu deli dolu halinden eser olmayan bu adam güller arasında yürüyerek zile bastı.seviilayteyze o gece uyumadan beklemişti.arabanın durmasını soner in demir kapıdaki halini izlemişti.başarmasını bekliyordu.yukarda üzüntüden gözlerinin altı çöken yeğenini hak etmesini bekliyordu.hadi oğlum hadi diyordu.zili çaldığında derin bir nefes aldı.kapıyı açtı.
Sevilay teyze:oğlum gir içeri sizde buyurun dedi Sefer dayıya hepsi uyuyorlar yukardalar.sanırım kırgınlığı azaldı gibi size tuzakmış sanırım size yapılanlar ama genede haberi yok sizin geleceğinizden yani tepkisi ne olur bilemem.
Sefer dayı: soner in kulağına o senin saçları örgülü sevdiğin ve ona aşık olduğunu göster oğlum.
Soner bu sözleri duymuyordu.önce efe ve ikizleri uykudayken kokladı ve öptü.
Sonra sevil odasına geçti .bir liseli aşık gibi elleri terlemiş yüreği hızla atıyordu.yavaşça yatağın yanında karısı seyretmeye başladı.defalarca kaybettiği ve bütün bu yollarda hep ona çıkan bu uyan kadına baktı.aşık olduğu tek kadına işte bir an daha diye düşündü aşıktan bir anı daha ona bakarken eğildi saçlarının kokusun içine çekti.soluduğu havaydı sanki bu koku.hayattını ışığıydı.sevil yatakta kıpırdadı.sanki hissetmiş gibi birden gözlerini açtı.bir ara rüya sandı gözlerini kırpıştırdı genç kadın Soner dedi fısıldıyla..o kocasının süzülen yüzünde o karısının gözlerinin altındaki siyah halkalardaki uykusuz gecelere baktılar..Soner Sevil ne yapacak diye nefes bile almayı unutmuş gibi soluğunu tutuyordu.
Sevil usulca üstündeki pikeyi açtı.ve
Sevil : gel dedi yanını göstererek.
Soner birden yüzüne gülümseme yayılmıştı hemen karısının gösterdiği yatağa uzandı ve ona sıkıca sarıldı yanağına yanağını koyarak ikiside ilk defa uzun bir aradan sonra geçen uykusuzluktan sonra gözleri tatlı bir huzurla kapanmıştı.
Aşağıda Sefer dayı ve Sevilay teyze bir konuşma sesi duymayınca merak etmişlerdi.sevilay teyze çıkıp yukarı baktığında birbirlerine sarılmış iki seven insanı görünce gülümsedi.aşk kazanmıştı.
Aşağıya indiğinde sefer dayının elinde efenin ortaya çıkartığı örgülü fotorafı duruyordu.sefer dayı koltuğa oturmuş elindeki resime dalgın dalgın bakarken buldu.
Bölüm Sonu
Ben size bir kez de buradan iyi geceler dilemek icin burdayim...
Az önce döndüm eve, tam 3 saatten fazla en yakindaki hastanedeydim cünkü sabahtan beri karninin siddetli agridigini söyleyen oglumu apandisit olabilir, endisesi ile götürdüm, kan tahlili ve ultrasonda illa da bu süphemi destekleyen bir sey bulunmadiysa da doktorun tavsiyesiyle yatirdim ve geldim...
Bu geceyi orda gecirecek, her hangi olagandisi bir gelisme olmazsa yarin öglene dogru tekrar muayene edilecek ve sikayetleri azaldiysa eve dönecek, ya da tersi olursa ameliyat olacak...
Yarin kismetse nerde olacagimi bilmiyorum, haberiniz olsun.
Iyi geceler kardeslerim.
geçmiş olsun ablacım
umarım ameliyatlık bir durum olmaz da sağlıklıca bugün evinize gelirsiniz oğlunla
Geçmiş olsun ablacığım.
umarım önemli bir şey yoktur sağlık ve sıhhatle çıkarırsın kardeşimizi.
iyi haberlerini bekliyoruz...
Cok sag olun canlarim, bu sabah telefon ettim gecenin vukuatsiz sakin gectigini ögrendigim icin isimin basina geldim.. Büyük ihtimal ameliyat söz konusu olmayacak ama yine de heyecanla hastaneden gelecek haberi bekliyorum..
ablacım geçmiş olsun, iyi haberine sevindik..
seval arkadaşım geçmiş olsun.
tüm bu tetkiklerden sonra sonuç görülürdü diyorum.
Biliyorum çünkü benim yeğenim 2 yaşında aynı şekilde apantist patlamıştı ameliyata aldılar.
yani yüreğini sakin tut .
doktor kontolündeyse zaten mesele yok.
tekrar geçmiş olsun.
derman a derman olsun dualarımız..
fatih 1. bölümü yüklemişsin, diğerlerine bakarken gördüm googlede, sitede düzelttim linki..
1.bölümü izlerken Burcu Güven'in Bebeğim şarkısını dinledim, güzeldi, eğer mümkünatı varsa müzik kutusuna ekleyebilirmisin o şarkıyı..
Başkanım nasıl gördünüz :)
Bende diğer sitede burdan habersiz bişeyler anlatmaya çalışıyorum.
O verdiğim linkler zamanla açılacak heralde.
Şarkıyı bulamadım bu arada başkanım . İlk albümde yok mu?
Başkanım az önce denedim .
15. bölümde açılmış .
Başkanım 16 . bölümde açılmış:)
fatih bölüm 1 için teşekkür
bu şarkıları kim koydu ya bitirdiler beni.nereye kadarı dinliyorum.doğanla aylin sonerin evinde bu müzikle dans ediyorlardı.kıyakçı soner.
ben başkanım fatihçim , ben görürüm..
))
15. ve 16. bölümlerde eklendi,eline sağlık kardeşim..
canım kankam
BBO resmi sitesindebildiğin gibi yönetim değişmiş.Bu yönetimle anlaşamadığım için beni takibe almışlar..
son habere göre seni sorguya alacaklarmış..
beni görmedin tanımıyorsun..
canım kankam
beni merak etme ben artık yazdığım senaryolarımı sana yollarım sen okursun bu yönetim benim yazdıklarımıda beğenmeyecektir.
seni çok seviyorum.
SEVDAN BENİ
Terketmedi sevdan beni,
Aç kaldım, susuz kaldım,
Hayın, karanlıktı gece,
Can garip, can suskun,
Can paramparça...
Ve ellerim, kelepçede,
Tütünsüz uykusuz kaldım,
Terketmedi sevdan beni...
görüşmek üzere..
Kankacim hec meraklanma, ben senin yanindayim...yardim ve yataklik yapar, mapuslarda yatarim... ama seyyy sahi parola neydi? :)
özgürlük
Okulda defterime, sirama agaçlara, yazarim adini
Okunmus yapraklara, bembeyaz sayfalara yazarim adini
Yaldizli imgelere, toplara tüfeklere, krallarin tacina
En güzel gecelere, günün ak ekmegine, yazarim adini
Tarlalara ve ufka, kuslarin kanadina,
Gölgede degirmene yazarim.
Uyanmis patikaya, serilip giden yola,
Hinca hinç meydanlara adini ey Özgürlük.
Kapimin esigine, kabima kacagima, içindeki aleve,
Canlarin oyununa, uyanik dudaklara yazarim adini.
Yikilmis evlerime, sönmüs fenerlerime, derdimin duvarina,
Arzu duymaz yokluga, çirçiplak yalnizliga, yazarim adini.
Geri gelen sagliga, geçen her tehlikeye,
Yazarim ben adini, yazarim.
Bir sözün coskusuyla, dönüyorum hayata,
Senin için dogmusum, haykirmaya.
Ey özgürlük!
canım arkadaşım beni merak etme
burda rahatım iyi
arada denize giriyorum,
balıklarla birlikte yüzüyorum..
sana şiirler yolluyorum..
sen anlat şimdi..
ne yapıyor anakara da paşalar...
sevgilerimle...
Ada
(Dünyayı Güzellik Kurtaracak) -
Bir kıyıdan baktım dünyaya
Ellerimde tuz avucumda sedef
Bir mavilik bir açıklık
Özgürlük hasreti
Yüreğime vuruyor
Nerede nerede insanlar
Dünyayı güzellik kurtaracak
Bir insanı sevmekle başlayacak her şey
0 üzüntü birden gelir
Yağmurlu havalarda
Yeniden kurarım dunyayı ben
Kederlerle
Kimseler aşık değil mi bu şehirde
Dünyayı güzellik kurtaracak
Bir insanı sevmekle başlayacak her şey
Hava martılar ışıklı şehir
Sarhoş ediyor beni yosun kokusu
Hilesız kucaklamak istiyorum
Dünyayı şehri ve seni
Dünyayı güzellik kurtaracak
Bir insanı sevmekle başlayacak her şey
Kaynak: Zülfü Livaneli
Yöre: -
Canım ablalarım benim yaa.
Demek adaya sığındınız.
hadi sabaha kadar iyice dinlenin.
sabah görüşürüz.
Biliyorsunuz bu sitenin yönetimi ordunun elinde...
Ama ben burada olduğunuzu kimseye söylemem.rahat olun...
canım arkadaşım..
beni burda bulamazsan bil ki burdan
ayrılmışımdır beni merak etme..
paşalar buranında yönetimini almışlar..
sana haber ulaştırım..
Gün Olur
Gün olur
Gün olur alır başımı giderim
Denizden yeni çıkmış
Ağların kokusunda
Şu ada senin bu ada benim
Yelkovan kuşlarının peşisıra
Gün olur başıma kadar güneş
Gün olur başıma kadar mavi
Gün olur deli gibi
Söz: Orhan Veli
Müzik: Zülfü Livaneli
gördün mü Mavigünüm burayi da kaptirdik, yakalandik!
Kac saklan cesur arkadasim benim, özgür olmalisin sen... ki, siirlerini yazmaya, türkülerini söylemeye devam edesin hepimiz icin..
Allah rahatlik versin iyi geceler ve sevgiler kucaklar dolusu... :)
Sevgili BBO ailesi
Bir haber insanın yarınla ilgili bütün planlarını değiştiriyor.
Bu yüzden sizlerle birlikte olamayacağımı belirtmek istedim.
Kendinize iyi bakın diyorum.
herşeye rağmen
hayat devam ediyor ..
sevgiyle kalın.
ve
yaşamak güzel şey
olduğunu aklınızdan hiç çıkartmayın.
görüşmek umuduyla..
sizleri seviyorum..
Günaydin arkadaslar...
Hayirdir insallah!
günaydin Mavigünüm her ne ise seni bizden uzak tutan, en kisa zamanda atlatilacagini umarim.. Aklimizda kalacaksin bize dönünceye kadar, yüregimizdesin zaten her zaman...
mavigün ablacım hayırdır,
üzücü bir haber almış gibisin
umarım kötü birşey yoktur
kalbimiz seninle
bizde seni seviyoruz
ablamızın yazısına yorum yapmak istemedim, vardır elbet öyle yazmasının sebebi, ama bizleri bırakmayacağına eminim, şuan içinde bulunduğu durum bir müddet ayrı kalmasını gerektiriyor diye düşünüyorum..
ablacım umarım kötü birşey yoktur..
en kısa zamanda seni yeniden aramızda görmeyi dilediğimi biliyorsun..
mavigun ablacim hayirdir
veda busesi mi biraktin bu notu da bize
kaya kardeşim,
ilgin için sağol o notla ilgili herşey yaşandı ve hayatın içinde yerini aldı canım .
hayat tam hızla devam ediyor anlayacağın.
bu son notundan da herseyin yoluna girdigin anliyorum
umarim dogru anliyorumdur...
burasi bizim aileden hickimsesiz olmaz ama sensiz hic olmaz
teşekkürler kayacım..
inan hepimiz birbirimize hissetiklerimiz aynı..
bu yüzden bizim adımız
BBO ailesi..
Yorum Gönder