Cevabını alan Soner sadece gülümser ve ayrılır evden.
Yol boyunca eskiden yaptıklarına rağmen Sevil'in sözlerinin umudun başlangıcı olduğunu düşünür,şimdi tek çıkar yolu kralı ikna etmektir, kral anlayışlı biri olmasına rağmen zorludur da, onu ikna etmek hiç kolay olmayacaktır ama azimlidir Soner, bunu mutlaka başaracağım diye söylenerek yol alır..Bir yandan da nasıl yapacağı konusunda kafasında planlar yapar ama bir türlü sonuç getirecek düşünce gelmez aklına.
Sarayın önüne geldiğinde derin bir nefes alır önce, sanki gökyüzündeki tüm havayı çekmiştir ciğerlerine.Ağır ağır çıkar merdivenlerden, geniş koridordan yürür aynı adımlarla.Kralın olduğu salon kapısına geldiğinde ürperir içi,heyecanından kalbi yerinden çıkacakmışçasına atmaya başlamıştır, kendini zaptetmek için bir müddet düşüncelerinden sıyrılmaya çalışır ama nafile..
"Ne olacaksa şimdi olacak,düşünmeye gerek yok " diyerek girer içeriye.
Kralın yanına geldiğinde selamını verip izin ister konuşmak için.
Soner : izniniz olursa kralım bir maruzatım var
Kral : gitmek için mi izin istiyorsun,Sevil döndüğüne göre seninde ayrılma vaktinin geldiğinimi düşünüyorsun
Soner : hayır kralım, tam aksine, eğer izin verirseniz kalmak istiyorum
Kral : bunun mümkün olabileceğinimi düşünüyorsun, biliyorsun ki seni geçici olarak çağırdık buraya
Soner : biliyorum kralım ancak oğlumla geçirdiğim 1 aylık zamanda eskiden nekadar sorumsuz biri olduğumu ve hatalarımı anladım, izin verin kendimi onlara tekrar kabul ettireyim,izin verin onları nekadar çok sevdiğimi göstereyim,izin verin değiştiğimi onlara ispatlayayım...
Kral : can çıkar huy çıkmaz derler , nerden bileceğim tekrar eski sorumsuz Soner olmayacağını
Soner : Ailemden,sevdiklerimden ve ülkemden ayrı kaldığım yıllar boyunca hiç çıkmadılar aklımdan.Her günüm onları düşünmekle geçti,yaptığım hataların telafisi için düşündüm geceler boyu, geri gelipte aileme kavuşunca cesaret buldum kendimi affettirebilmek için..izin verin pişmanlığımı ve değiştiğimi göstereyim.
Kral :(bir müddet düşündükten sonra) peki istediğin gibi olsun,sana bir fırsat vereceğim,ama bunu başaramazsan bir daha dönmemek üzere uzaklaştırılırsın buradan..
Kral : dur bakalım, hemen gidemezsin, önce kendini bana kanıtlaman gerekiyor, bir şartım var
Soner : emredin kralım, ne isterseniz yaparım.
Kral : komşu krallıkta bir bilge var, ona gideceksin.Bilgede dünyanın en değerli mücevheri var onu alıp geleceksin, yalnız uyarayım, eğer bilgenin sorduğu sorulara cevap veremezsen ömür boyunca onun kölesi olarak kalacaksın.Bu şartlarda kabul ediyormusun
Soner : ediyorum kralım, aileme kavuşmak için canımı bile veririm hiç düşünmeden.
Kral : o zaman hemen yola çık, sana bir at ve yolluk versinler..
Soner : emredersiniz kralım
diyerek selamlar ve çıkar kralın yanından.Kendisine verilen at ve yollukla düşer yola.Yol boyunca neden böyle bişey istediğini ve mücevherin nasıl birşey olduğunu düşünür durur ama çıkamaz işin içinden.Bu mücevher baya gösterişli birşey herhalde yoksa neden istesin onu kral diye söylenir..
Yola çıkalı epey zaman olmuştur,neredeyse hava kararmak üzeredir, geceyi geçirmek için biryer bulmalıyım dediği sırada ilerideki küçük bir kulübeyi farkeder.
Kulübeye vardığında atı ağaca bağlar ve kapıyı çalar.
Elinde bastonuyla bir ihtiyar açar kapıyı.
Soner : iyi akşamlar amcacım, tanrı misafiri kabul edermisin
ihtiyar : tabi evlat,tanrı misafiri kabul edilmezmi, gel içeri
ihtiyarın buyur etmesiyle içeriye giren Soner gözucuyla kolaçan eder kulübenin içini, iyice yıpranmış bir masa,iki tahta iskemle ve bir köşede eski püskü bir yatak.
ihtiyar : buyur otur evlat, açmısın ?
Soner : şeyy, evet açım
ihtiyar : kuru ekmek ve sudan başka ikram edebileceğim bişeyim kalmadı ama evlat
Soner : olsun amcacım, ona da şükür
Soner yolluğu olmasına rağmen kendisine ikram edileni geri çevirmenin yanlış olacağını düşündüğü için sesini çıkarmaz, bu akşam ihtiyarın ikramıyla karnımızı doyururuz,yarın giderken yolluğun bir kısmını kendisine bırakırım diye düşünür.
ihtiyar ve Soner masaya oturup yemeğini bitirir.
ihtiyar : ben ocağa birkaç odun daha atayım , üşütmek olmaz tanrı misafirini, geceleri buralar pek serin olur.
Soner : dur amca sen zahmet etme, odunların yerini söyle ben getiririm
ihtiyar : olurmu ama evlat,sen misafirsin
Soner : ekmeğini paylaştın,yatacak yer verdin, bırak borcumu böyle ödeyeyim.
Soner dışarıya çıkıp birkaç odunla geri gelir ve ocağa atar, dışarısı gerçekten serindir, ikiside ateşin karşısına geçip epeyce sohbet eder.
ihtiyar : yolun nereye böyle evlat
(..Soner ihtiyarı hiç tanımıyor olmasına rağmen içi ısınmıştır ona, tüm mazisini ve kralın dediklerini anlatır..)
Soner : işte böyle amcacım
ihtiyar : hepimiz gençlikte hata yaptık evlat, önemli olan ders çıkarmak ve tekrarlamamak, görüyorum ki sen gerçekten pişmansın ve kendini affettirip ailene kavuşmak için azimlisin, sadece yüreğinin sesini dinle, o seni doğruya götürecektir..
Soner : inşallah amcacım inşallah...sen bu bilgeyi duydun mu hiç ?
ihtiyar : evet duydum evlat, çok acımasızmış öyle diyorlar, sorduğu soruya cevap verebilen olmamış bugüne kadar
Soner : (hadi ya der içinden) ne soruyormuşki bu kadar zor..
ihtiyar : bende bilmiyorum evlat,sadece anlatılanlar bunlar, sen kararlısın evlat, umudunu yitirme ve yüreğinin sesini dinle daima.Hadi yatalım artık,sabaha yola çıkacaksın , yolun uzun dinlenmen lazım..eski püskü ama benim yatağımda yatabilirsin.
Soner : olurmu öyle şey amcacım, ben ateşin yanında kıvrılır yatarım.
ihtiyar : peki evlat nasıl istersen..
....................................
sabah olunca ihtiyar erkenden kalkar ve ateşi canlandırıp Soner'i kaldırır..
ihtiyar : hadi evlat kalk bakalım, bir iki yudum birşey ye.
ihtiyarın ikram ettiği kuru ekmek olmasına rağmen aldığı lezzeti çoğu yemekte bulamamıştır Soner.
Yola çıkma vakti geldiğinde yolluğunu ikiye bölüp yarısını ihtiyara verir..
Soner : ikram edileni geri çevirmek olmaz diye düşündüğümden çıkarmadım bunları amcacım, al bunu borcumu böyle ödemeye çalışayım
ihtiyar : sağol evlat, Allah yolunu açık etsin,umarım isteğini gerçekleştirirsin.
Baskan! Vay be! diyorum, ve sabirsizlikla devamini bekliyorum....
Baskan kardesim ne güzel masallar anlatirmissin sen böyle, inanamadan mutlu mutlu okudum... Bizim Soner´i o kulübede yasli bir adamla dertlesirken görür gibi oldum... Masal diliyle anlatma fikri zaten mükemmeldi, devami ayni tadinda olmus. Ellerine yüregine saglik.
Emegini paylastigin icin tesekkürler..
No Namecim bence sen de cok güzel yazabiliyorsun, senin EFE´ye yogunlasarak anlattigin 15 yil sonrasi hikayemiz de cok cok güzel ve farkliydi... Lütfen, yazmaya devam et.
Herkese merhabalar Sevgili başkanımız hem güne iyi ,neşeli başlamış hemde bize güzel bir senaryo ile hafta sonumuzu şanlendirmiş.. çok teşekkürler.. Seval arkadaşım ev de patron sensin canım aç ve susuz kalmayacak gibi ki işleri yap diğerler bütün işlerin hepsini al askıya..yan gel yat.. sen zaten iş yapamayıcaksın bu güzel masallarla bir uyacaksın ki aynen masalın içindesin.
Eylemciğim görüyorsun değil mi?güzel kardeşim ne cevherler varmış bizde şimdi sırada Gökçe kız var .. sonrası allah kerim..
No name canım kardeşim yeni projen olan filim çekme işimiz için çalışmalara başladın mı? biliyorsun oyuncusu var,teknik ekibi var,tanıdımı var ... bak hatta senin senaryo ile başlayıp başkanın anlatımıyla devam edip sondan başlangıca doğru bile çekebiliriz bu yüzden sen yazmaya devam kıvırma yok..
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı? Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı? Sevmek için güzele mi bakmalı? Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı? Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır? Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı? Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır? Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı? Solması için gülü dalından mı koparmalı? Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı? Öldürmek için silah, hançer mi olmalı? Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı? Victor HUGO
Epeyce yol almıştır, karşısına çıkan nehri üzerine kurulmuş küçük tahta köprüden geçer.
Karşıya geçtiğinde hem kendisinin hemde atın dinlemesi gerektiğini düşünerek iner attan.
At önce suyunu içer ve otlamaya başlar,kırk yıllık dostuymuş gibi ayrılmaz Soner'in yanından.
Soner nehrin suyuyla elini yüzünü yıkayıp serinledikten sonra yakındaki bir ağacın altına oturur ve birkaç lokma birşey yer.Yolum uzun biraz kestireyim diye düşünür, tam uykuya dalacağı sırada ağlama sesiyle irkilir,sağına soluna bakınır ama kimseyi göremez fakat sesi hala duymaktadır.Ayağa kalkıp sesin geldiği tarafa yönelir, birkaç metre ilerde çalılığın diğer tarafında nehir kıyısına oturmuş ağlayan küçük bir kız çocuğunu görür ve yanına gider.Küçük kız onun geldiğini görmesine rağmen ona bakmaz ve ağlamaya devam eder.
Soner : neden ağlıyorsun küçük kız
Soner cevap alamayınca onun yanına oturur,küçük kızın dağılmış saçlarını elleriyle düzeltip yüzünü kendisne doğru çevirir.Küçük kızın ağlamaktan gözleri kızarmıştır,akan sümüklerini koluyla silmeye çalışmaktadır.
Soner dayanamayıp cebindeki mendili çıkarır ve siler küçük kızın yüzünü.
Soner : ağlama küçüğüm,anlat bana ne oldu, neden ağlıyorsun böyle
Soner'in ilgisiyle biraz rahaytlayan kızın ağlaması kesilmiştir ama hala konuşmamaktadır.
Soner : hadi anlat bana şimdi ne olduğunu, neden ağlıyordun, anlat ki yardım edebileyim küçük kız.
Kız : annem çok hasta,yataktan kalkamıyor,onun için ağlıyorum
Soner : baban doktor çağırmadımı peki
Kız : babam yok benim,ben doğmadan terketmiş bizi, hem bizim doktora verecek paramız yok
..."babam yok benim,ben doğmadan terketmiş bizi" sözüyle ürperir Soner,sanki kendi yaşantısını izlemektedir, tıpkı onun ailesini terkedişi gibi küçük kızında babası terketmişti onları.Yutkunur yutkunur, kelimeler boğazında düğümlenmiştir,uzunca bir süre konuşamaz.
Soner : eviniz nerde , hadi gel birlikte gidelim,sana yardım edeceğim.
Kız : evim yakın
Soner : hadi kalk bakalım eve gidiyoruz.
Küçük kızı ata bindirip kendisi yürür, kısa bir süre sonra küçük kızın evine varırlar.
Heryanı harap durumda olan bu evde nasıl yaşanır diye geçirir aklından.Küçük kızı attan indirip birlikte içeriye girerler.
Virane ağaç bir yatakta,heryeri yama olmuş bir yorganla örtünmüş kızın annesine yaklaşır.
Senmi geldin kızım diye yattığı yerden doğrulmaya çalışır anne,onlara doğru döndüğü vakit Soner iyice affalar.Karşısında gördüğü kişi Sevil'in ikiz kardeşidir sanki.
Küçük kız hemen annesine sarılır.
Kız : anne bak bu amca bize yardım edeceğini söyledi
- canım kızım, kim o peki
Kız : (Sonere dönerek) sahi amca senin adın neydi
Soner gördüğü manzaranın şaşkınlığını üzerinden daha atamamıştır,küçük kızın kendisini çekiştirmesiyle kendine gelir.
Kız : amca senin adın ne
Soner : (kekeleyerek) şeyy, benim adım Soner küçüğüm.
Küçük kız birden geriye çeker kendini,annesinin yanına sığınır telaşla,Soner'in ismini söylemesiyle anneninde yüzü bir acayip olur.
Soner anne ve kızın bu halinden ürker ve meraklanır
Soner : ne oldu,neden yüzünüz asıldı böyle,size yardım etmeye geldim,korkmayın.
Kız : benim babamın ismide Soner di amca,ben hiç görmedim onu ...anne o babammı ?
Anne : hayır kızım baban değil..kusura bakmayın yıllar önce babası bırakıp gitti bizi, isminizi duyunca o yüzden korktuk birden
Soner : anlıyorum,sizi üzdüysem özür dilerim
Anne : önemli değil, yıllar geçtikçe alışıyor insan ister istemez yokluğuna..
Soner : kızınız yataktan kalkamayacak kadar hasta olduğunuzu söyledi, sizi doktora götürmek gerek,böyle iyileşemezsiniz..
Anne : biliyorum ama biz çok fakiriz,doktor için paramız yok,hem doktor kasabada oturur ve buraya gelmez
Soner : (kısa bir süre düşünür) o gelmezse biz gideriz ona, bir atım var onunla gideriz.
Anne : ama ben beinemem ata,yataktan kalkamıyorum.
Soner : siz bekleyin hemen döneceğim (diyerek dışarıya çıkar)
dışarıda bulduğu uzun ağaç dallarından bir sedye yapar ve atına bağlar yaptığı sedyeyi, tekrar içeriye gelerek eskimiş bir örtüyü sedyeye serer.daha sonra annenin yanına gelerek
Soner : izin verirseniz sizi şimdi dışarıya çıkartacağım ve doktora gideceğiz
Anne : sizi yolunuzdan alıkoymayalım
Soner : öyle demeyin lütfen,bu küçük kızın ağlamasını istemiyorum,sizin iyileşmeniz için gerekeni yapmalıyım
Anne : peki,siz öyle diyorsanız,teşekkür ederim iyiliğiniz için.
Soner : teşekkür etmenize gerek yok,iyileşmeniz ve bu küçük kızın yüzünün gülmesi benim için yeterli.
Anneyi kucağına alıp sedyeye yatırır,küçük kızıda ata bindirip yola düşerler..
Haklisin evde patron ben ama en iyi isci de yine ben.. Aksama tatilciler dönecekler, oglan sporda, kizim da önce arkadaslarinda,sonra spor da kardesine katilacak.. E, komsum kahve icmeye cagirdi, 5 dakka ona mi gitsem? Bu arada ütülencekler karsimda benim el atmami beklerken, ben börek yapmayi düsündüm hazir yufka ile ki cok iyi olmayacagini bile bile... Ama inan, yarin pizza yaparak telafi ederim ümidiyle.. Gördügün gibi benden baska calisacak insan yok ortada KUKI almis topunu agzina etrafimda dolanip oynamak istediginin sinyallerini veriyordu ben balkonda camasir sermeye calisirken...
yani iste böyle güzel arkadasim, gel de kaytar bakalim.. Isyerimde calisiyor gibi yapmak daha kolay ya.... Neyse icimi döktüm rahatladim, ben yine ugrarim.. Kal saglicakla..
Başkanım çok güzel gidiyorsun teşekkür ederiz. Ne demek vakit buluyorsak biz bu güzellikleri okumak için özel vakit ayırıyoruz başkanım..
Seval arkadaşım , canım ne yapacaksın çalısan kadın olunca insan uyurken bile rüyasında çalışır dinlenmek yok.Fakat sen gel bu gün kendini fazla yorma bak tatilciler de dönüyor,artık bol bol tatil anıları vardır anlatırlar şöyle sizin balkonda (havalar iyi ise) çaylar kahveler ve yapılan börekler eşliğinde..
Sahi ne yaptılar senin çocuklar KUKİ ile bakmak zor mu geldi yoksa bir hayvan bakmak için daha mı çok heveslendiler..
Haydi abbas, vakit tamam; Akşam diyordun işte oldu akşam. Kur bakalım çilingir soframızı; Dinsin artık bu kalp ağrısı. Şu ağacın gölgesinde olsun; Tam kenarında havuzun. Aya haber Sal çıksın bu gece; Görünsün söyle gönlümce. Bas kırbacı sihirli seccadeye, Göster hükmettiğini mesafeye Ve zamana. Katıp tozu dumanı, Var git, Böyle ferman etti Cahit, Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş’tan; Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan
Küçük kız Soner'e iyice ısınmıştır,yol boyunca sorular sorar
Kız : senin çocuğun varmı amca
Soner : var küçüğüm,benimde bir oğlum var,o da senin yaşlarında.
Kız : onun adı ne peki
Soner : onun adı Efe
Kız : onu çok seviyormusun peki
Soner : tabiki çok seviyorum, her anne ve baba çocuklarını çok sever.
Kız : evet ama babam beni ve annemi çok sevmiyormuş,bizi bırakıp gitti.
Soner küçük kızın sözleriyle duygu sağanağı altında kalmıştı,ağlamamak için zor tutuyordu kendini.Ailesine yaşattıklarının intikamını alıyordu sanki ondan kader...Pişmandı yaptıklarından ama hiç düşünmemişti bunca yıl Sevil ve oğluna çektirdiklerini, şimdi anlıyordu ne kadar zor bir dönem geçirdiklerini.Evet sorumsuz bir hayat yaşamıştı, akıllanmış ve pişman olmuştu şimdi ama hep kendi açısından düşünmüştü herşeyi, yaptım hatalıydım diyordu bu zamana kadar..Küçücük bir çocuk hayatının dersini veriyordu şimdi ona..
Kız : annem iyi olacak dimi amca
Soner : tabiki iyi olacak,bak doktora gidiyoruz,doktor amcan hemen iyileştirecek anneni..
Kız : çok iyisin amca,çocuğun ne kadar şanslı böyle iyi kalpli bir babası olduğu için.
Büyüklerin bile böyle güzel laflar çıkarabilmesi zordur ama bu küçük kızın büyümüşte küçülmüş sözleriyle Soner'in yaşadığı duygusallık daha da artmıştı.Soner'in hem yaptıklarından duyduğu utanç hemde ailesine kavuşmak için duyduğu umut dahada artmıştı, karmakarışık duygular kaplamıştı yüreğini..pişmanlık-utanç ve umut hepsi bir aradaydı..
Arada anneyi gözucuyla kontrol ediyor,iyi olup olmadığını soruyordu Soner,bir yandan da küçük kızın sorularına cevap vermeye çalışıyordu.
Nihayet kasabaya varmışlar ve sora sora doktoru bulmuşlardı.Soner kızı attan indirdi önce ve beklemsini söyledi.Hızla içeriye girerek doktoru kolundan tuttuğu gibi annenin yanına getirdi.
Doktor Soner ve kıza beklemesini söyleyip anneyi muayene etmek için ayrılır yanlarından.Kısa bir süre sonra yanlarına geldiğinde
Doktor : hadi bakalım küçük kız annenin yanına git ben babanla konuşayım
Kız : babam değilki o benim, bize yardım eden bir amca
Doktor : tamam kızım hadi sen annenin yanına git şimdi..
Soner : nesi var doktor, iyi olacakmı
Doktor : evet olacak ama iyi bakılması gerekiyor, düzgün beslenmesi ve moralinin iyi olması lazım,ilaçlarınıda düzenli şekilde kullanması tabi.
Soner : tamam ben ilaçlarını alırım,erzakta alırım ama size verebilecek param kalmıyor o zaman
Doktor : sorun değil,bana vermesenizde olur...burada yapabileceğimiz başka birşey yok,dediğim gibi iyi bakılması ve ilaçlarını düzenli olarak kullanması gerek, evine götürebilirsiniz..
Soner : peki doktor, bana hangi ilacı almamı gerektiğini söyleyin bir koşu gidip alayım.
Soner doktorun verdiği reçeteyi kaptığı gibi koşup ilaçları alır gelir, daha sonra küçük kızıda yanına alıp alışveriş yaparlar birlikte.Herşey tamam olunca anneyi tekrar sedyeye yatırıp evin yolunu tutarlar..Yol boyunca küçük kızın yüzündeki mutluluğu gördükçe Soner'in içi huzurla dolar,kendi amacını bile unutmuştur onlarla ilgilenirken.Akşamın olmaya yaklaştığı vakitte eve varırlar,anneyi tekrar yatağına yatırıp aldıkları yiyecekleri yerleştirirler dolaba küçük kızla birlikte.
Küçük kıza annesine iyi bakmasını ve ilaçlarını vakti geldikçe içirmesini öğütler, anneye dönüp tekrar iyi olup olmadığını sorduktan sonra gitmek için izin ister,kapıya doğru yöneldiği sırada
Kız : amca
Soner : efendim küçüğüm
küçük kız koşup Soner'in bacağına sarılır
Kız : sağol amca,annem senin sayende iyi olacak
Soner : sen annene iyi bak olurmu
Kız : tamam bakarım..
Küçük kızın yüzünde mutluluk gülümsemesini görmek herşeyi unutturmuştur Soner'e,o da gülümseyerek karşılık verir ve ayrılır evden. Atına binerek tekrar yola çıkar.
Son parasınıda onlar için harcamıştır,tek kalan şeyi yola çıkarken aldığı yolluktan geriye kalandır.
Hava tam olarak kararmadan epey bir yol daha gider, iyice karanlık çökünce atından inip bir ateş yakar ve birkaç lokma birşey yiyerek ateşin başında bugüne kadar yaşadıklarını,ailesini ve bilgeyi düşünür.Düşüncelere boğulduğu anda ateşin başında uykuya dalar.
ben en mavisini severim ama, beyazına da tutkunum; sana benzediği için.. kara benekleri kara gözlerin gibidir; aşk taşır uzaklara... benden alır sana getirir, senden alır bana getirir, zamanı sorma! zaman bahar değilse değil.
oysa ben, hep hazana takılan aklımın şaşkınlığını yaşarım bahara dokunuşlarımda.. sana dokunuşlarımda sevgili!..
‘neden şimdi?’ desem, yanıt bulamam ki!.. bulsam da fark etmez nasılsa, çünkü sana öyle alıştım ki, çünkü sana öyle vurgunum ki!.... ne baharı hesaplayacak zaman, ne de, hazanı solduracak güneş gelir aklıma; unuturum!.. bir seni unutmam!
arkası yarınları eskiden de severdim ben, şimdi daha iyi anladım, hala seviyormuşum... çünkü umut taşıyan bir yanı vardı bunun. benim sana kavuşmam umudu gibi! 'yarın 'deyip gülsem de şimdi, ağzıma küfrünü iliştirdim sensizliğin: vaz geçemediğim sevgili!
yalandı bu işte! ben hiç sensiz değildim ki.. hep benimle oldun sen!.. hep bendeydin, kimseye benzemeden.. hep ‘hiç kimseydin’ bende ki!: korkularımda yüreğim, acılarımda afyonum, hüzünlerimde gözyaşım, sevinçlerimde müjdem, yıkılışlarımda direğim, uzaklarımda yolum, özlemlerimde elim, sevdalarımda koynum oldun ısındığım .. teşekkür ederim sevgili!...
şimdi gece! ve ben karanlığı bile sever oldum seninle.. çünkü; korkularımı unutuyorum, çünkü; bitiyor yalnızlığım, çünkü; yıldızları topluyorum, çünkü; seni severken çoğalıyorum... sokakta yürüyoruz işte: el ele... sofrada yan yanayız, yatakta göz göze.... ister bir çöle serilmiş olsun yatağımız, ister bir denize...fark etmez ki!..
her seferinde, tutamadığım bir pırıltı sıyırıp gider bedenimi.. serap olur, yakamoz olur uzak denizlerde... ah!..bir binebilsem gemilere... FORA!...diye bağırsam, susuverse martılar... balıklar değse ellerime; senden kalkıp bana yalpalanan yüzüşlerinde... kayıp gitseler diplere doğru...
Başkanım ne desek ki sana yüreğimizden bugün tüm alkışlar sana geldi.
İçersinde BBO olan bir masallı bize şiirsel anlatımınla sunmaya devam ettiğin için artık söyleyecek söz kalmadı başkanım.. ama bir harika demesekte kelime bize küsecek. Harikasın başkan.
Bizler bu şiirsel anlatımın sürmesinden başka ne isteyebiliriz ki..
Haydi abbas, vakit tamam; Akşam diyordun işte oldu akşam. Kur bakalım çilingir soframızı; Dinsin artık bu kalp ağrısı. Şu ağacın gölgesinde olsun; Tam kenarında havuzun. Aya haber Sal çıksın bu gece; Görünsün Şöyle gönlümce. Bas kırbacı sihirli seccadeye, Göster hükmettiğini mesafeye Ve zamana. Katıp tozu dumanA, Var git, Böyle ferman etti Cahit, Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş’tan; Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan
varlığında, \'koş\' diyorum içimdeki çocuğa durma!.. topla çiçekleri,çayırlarım yok ama yeter dağımda yaban güller... sende kalsın istersen, tak saçlarına...
tokluğunda, \'gül\' diyorum içimdeki çocuğa kendini tutma!.. söyle türkülerini,sesim yok ama al oyalı yazmamı!.. sende kalsın istersen, dola boynuna...
açlığında, \'ye\' diyorum içimdeki çocuğa acıkma!... aç avuçlarını,ekmeğim yok ama doldur içine sevdamı!.. sende kalsın istersen, ekmek yap katığına...
yokluğunda, \'sus\' diyorum içimdeki çocuğa ağlama!... sil gözlerini, mendilim yok ama tut elimin tersini!.. sende kalsın istersen, sakla koynuna...
Tayyibe Atay
yazarın kaleminden hakkında bilgi 1951 yılında Bolu\'nun Kandamış köyünde doğdum.İlkokuldan sonra 6 yıllık İlköğretmen Okulunu yatılı okudum.28 yılın 24 yılını köylerde,4 yılını ise Mudurnu İlçesinde çalışarak emekli oldum.Şiire Ortaokul yıllarımda başladım.Bazen sık,bazen aralıklarla bugüne kadar yazdım.İnternet ortamı sayesinde okuyucuyla tanıştım.Çok sayıda şiirim olmasına rağmen,henüz yayınlanmış bir kitabım yok.
evet suç sende değil yazan yanlış yazmış,bilmeyerek. sende aktarmışsın bilmeyerek.
şairler için kötü bir durum.
Düşünsene sen bir şiir yazıyorsun. altına imzanı atıyorsun.yayımlıyorsun.
üç gün sonra bakıyorsun, senin üzerinde günlerce düşündüğün çalıştığın bir kelime,veya harf değişmiş virgüller yok olmuş veya yerleri değişmiş bir şekilde karşına çıkıyor.kanımca,en hafifinden kendini kötü hissedersin.
eserlerini çocuğun gibi görecek olursan, yabancı ellerde tahrif edilmesine örselenmesine ne kadar üzülürsün değil mi?
senaryo , şiirler ,şarkılar ne güzel ellerinize sağlık
bugün sakin bir gün mü geçiriyoruz yoksa ben mi sakinim:)) ama var bende bir durgunluk bugün bu arada bizim patronu da bahar çarpmış 19 Mayıs Pazartesi gününü tatil yaptı bizlere sağolsun onun için bugünden 19 Mayıs Gençlik Ve Spor bayramımız kutlu olsun diyorum
"Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz." M.Kemal Atatürk
No name canım kardeşim, Pazar gününden sonra sanırım 4-5 gün olmayacağım Ben yokken Radyo ADA nın bant yayınlarını veriyorum.
şiir ve müziklerden seçmeler olarak.
Eylemcim demek tatil yapacaksın bu patrona vediğin kahveler iyi geldi bak..iyi tatiller canım.. bütün patronlar iyi baksanıza.. Eylem canım öyle olmaz çık bakayım sahneye bir şarkı söyle kararımızı öyle verelim..
ablacım hayırdır niye yoksun seni çok özleyeceğiz seni mi kırayım ablacım youtube'den canlı söylemek isterdim ama böyle idare edin artık
Nasıl Geçti Habersiz
Nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım Bazen gözyaşı oldu bazen içli bir şarkı Her anını eksiksiz dün gibi hatırlarım Dudaklarımda tuzun içimde durur aşkın Hani o saçlarına taç yaptığım çiçekler Hani o güzel gözlü ceylanların pınarı Hani kuşlar ağaçlar Binbir renkli çiçekler Nasıl yakalamıştık saçlarından baharı Ben hala o günleri anarsam yaşıyorum Sanki mutluluğumuz geri gelecek gibi Hala güzelliğini kalbimde taşıyorum Dalından koparılmış beyaz bir çiçek gibi Hani o saçlarına taç yaptığım çiçekler Hani o güzel gözlü ceylanların pınarı Hani kuşlar ağaçlar Binbir renkli çiçekler Nasıl yakalamıştık saçlarından baharı
Gözlerin sevincin ilk karşılayanı açıyor mavi Dağların doruğuna çekiliyor kar ağıtların gitme zamanı koyakları terk ediyor efkar
Şimdi yine yollara düşmek gerek Hangi kuş kafese dayanabildi camlara vuran yağmur gibi çırpındığında yürek
Ben seni gördüm ilkin seni gördüm güzeldin yüzün kutsal ve cana yakın Söz kesti sorgusuz bakışların elini tutmadan daha yar dedim sana
Dağlarda kışı geçirdi kuşlar kimi kurşuna tutuldu kimi avcıdan kurtuldu soğuğa yar oldu susar
Hükmü mutlak değil erkin işte oturdu ağaç dallarına bahar çöktü omuzlarına şehrin yeşil mavi ve sıcak Ne güzel şey cesur olmak ve sevebilmek sonuna kadar
Aşk zamanıdır şimdi çiçekler bahçede asi kalbimi ayağa kaldırır içimdeki çocuk Sen umuda açılan ilk tomurcuk gözlerin gözlerime akıyor mavi
Eylemciğim bir işim var gitmem gerekli önemli bir durum yok yani.. canım hala ses yok mu oralarda ya bu neden sizin iletişiminiz hala bağlanmadı demek ki siz bizden daha fazla kabahatleriniz varmış size ceza fazla keşmişler deve kuşu büyük amcalar..
Eylam hayrıdır güzel gözlüm (gözlerin ne renk sahi) yani her göze türkümüz vardr. canım ya sen daha ilk bu mısradan dağılırsan
''Değmen benim gamlı yaslı gönlüme Ben bir selvi boylu yardan ayrıldım '' kardeşim seni 19 mayıs tatili bile zor toparlar gözüküyor. aman ayağını yere sağlam bas bak bu mevsim kiraz mevsimidir kiraz mevsimi ne zamanıdır. hadi kolay gelsin gayrı...
benim gözler açık kahve ile ela arası birşey ablacım tam çözemedik henüz:)) ela ve kahve diyenler iki grup oluşturdu halen tartışılıyor net rengi bulursak haber veririm:)
Ayağım yere sağlam basılı ablam merak etme sanada işlerinde kolay gelsin
hadi ya Gökçe tutmadımı tüh iyi sallardım ama soruları görmedim ondan oldu:)
selam millet ancak geldim.başkan senaryon çok güzel olmuş.ama reklamı çok veriyorsun eğer finans sorunu varsa soner sevil doğan falan çok ucuza oynayacaklarını söylediler.bu kadar reklam olmaz ki.sen mint yapımı da geçtin.yarın bir gün avrupa şampiyonasından dolayı senaryo ekibimiz dağılmıştıe dersin artık.
YENİ BİR PAZAR SABAHINA GÜNAYDIN. HERKESE İYİ TATİLLER..
SU TADINDA -
-Yalnız değilim ki orda... O çıplak göğün altında, sabahtı! ormana karışan bir sabah gibi indim nice güzel duyguyla... Çoğaltarak beni, yan yana geçtiler, tuhaf bir tıpırtıyla giden süre uzakta, bir çizgi olunca, yazdım erken başlayan günü:
Yaşam ciddiye alınmalı, yaşanmışlarıyla, yaşanmakta olanlarıyla…yaşanamamışlara kadar yaşam ciddiye alınmalı… ‘Neden’ sorusunu sormalı ve cevabının peşine düşülmeli… Ayrılıklarda olduğu gibi… Mehmet kadir
Ne çok gençtiler, ne de ‘biz gençken…’ diye başlayabiliyorlardı, keşiflerin tamamlandığı, tatların umursamazca ve hesapsızca alındığı, günlerin kaygısızca bazen de zorlarcasına tüketildiği geride bırakılmış yıllardan anımsadıklarını anlatırlarken. Boğazın ortasında, sabah serinliklerinin tatlı üşütmeler yaşattığı mevsimde küçük merhabaların küçük buluşmalar ile büyütülmesiyle başlamıştı.
Her sabah yüreklerin atışı bir diğerini çağırıyor, gözler bir diğerini arıyordu onca kalabalığın içinde, ‘üşüdüm’ dedi biri diğerine, ‘bahaneydi’, sonra eller hissetti elleri. Yalnızlıklarını ilk temas delip geçmişti çoktan.
Aynı yağmurda ıslandılar, aynı güneşi karşıladılar, aynı karanlıkları karanlık, aynı korkuları korku kabul ettiler, umutları birleştirdiler, beklentiler sahiplendiler, aynı çözümlere çözüm dediler.
* * * * * *
Şimdi hatır soruyordu telefondaki yıllar sonrası duyduğu sese, ayrı kalınmış o yılların bilinmezleriydi asıl öğrenmek istediği… Onsuzluğun bıraktığı izlere çöküp yerleşmiş pişmanlık tortularını sesinin titrekliğinde hissedince, bir kez daha “nedendi” sorgulamasını sığdırmak yetti o kısacık nasılsından sonra aldığı kısacık ama duraksanarak verilmiş “iyiyim” cevabı arasındaki zaman aralığına, sessizce ve yine içinden ve yine sorması gerekene sormaksızın.
“Uzaklardan, senin oralardan biri üzgün olduğunu söyledi. Uzaklardan, senin oralardan biri resmini gönderdi. Hala aynısın, Yetmiyor bakmak resmine. Hatırlıyorum tüm anıları sana bırakıp buralara geldiğim günü. Gelmek istiyorum, görmek istiyorum, dokunmak istiyorum,. bulamıyorum dönüş yolunu, git demenden korkuyorum belki de”
“Belli ki, uzaklara, senin oralara düşmüş gölgem sormam niye geldin gelirsen, sormadım giderken de, bilirim gelirsin gel desem. …… * * * * * *
Neredeydi yanlış, neydi eksik? Bir ego tatmini miydi, kendini kanıtlamak mıydı? Kendini başkalarına veya kendine mi kanıtlamaktı? Libido muydu öne çıkartılan? Tükenmişliklerin, yetmezliklerin, başka yanlışların izini silmek miydi bir başkasının üzerinden? Tutunma mıydı başka bir yüksekten düşerken yere çarpmamak için? Ve tekrar aynı noktaya tırmanma gücünü toplayabilmek için.
* * * * * *
Dikilip de karşısına sormadı bunların hiç birini ona. Yaşanmışların veya yaşanamamışların muhasebesini ‘hadi ne duruyorsun, söyle bana, neydi istediğin… neydi?!!’ diye haykıramayacak kadar sevdi onu. Sorgulayamayacak kadar yaşadıklarına benimdi diyebiliyordu. ‘seni seviyorum’ demişken, renksiz uzun sürecek bir sessizliğin içine çekileceğini hiç düşünememişti.
duyulmazlar aktı gözlerden.. öpüşlere karıştı denizin tadı. aldı hızla metresi İstanbul içine tutunamayanı, kattı kendine “Bu…” dedi hızla gidenin arkasından.. “Yarım cümlenin sonuna isteksiz konmuş silik bir nokta.” “Sen” dedi yüreğinden arkasına bakmayan… “alışmak zor eksik kalmaya”
Farkında olmadan başka dünyalar için verilmiş bir “es”i yaşamış, sahiplenmişti. * * * * * * Mehmet Kadir
herkese merhabalar... Pırıl prıl bir deniz (nehir,akarsu,göl hiç bir şey yoksa bir bardak suda olur) masmavi bir gökyüzü sımsıcak bir güneş yemyesil ağaçlar açılmış mis kokan güller Doğanın size sunduğu güzellikte ki gibi güzel bir tatil günü geçirmeniz dileğimle..
Misafirlerim yabanci degil, kizkardesim ve iki genc kiz sayilacak yaslarda yegenlerim... etrafimi sarmislar, kipirdamam, kacmam mümkün görünmüyor.. Herkesin yeri ayri, onlarla cok mutluyum ama sizi de düsünüyor, size yazamiyorum, hosgörünüze siginiyorum.. :)
Mavigünüm yarin görüsemezsek sana simdiden kolay gelsin diyor ve hayirli yolculuklar diliyorum arkadasim. Seni cok özleyecegiz, cabuk gel...
Seval arkadaşım ben kısmetse bu gece yola çıkacağım.bu yüzden yarın görüşmemiz mümkün değil.. teşekkürler sizde kalın sağlıkcakla.. Tüm misafirlere selamlarımız olsun.. Kuki güzel kızım nasıl sevinmiştir şimdii.
No name güzel kardeşim herşey yolunda giderse sanırım 3-4 günlük bir işim var yani bu salı yokum araya bir maç yayını koyarsın artık.
utancımdan değil, meraktan başım önde, kelepçeden değil, zevkten ellerim arkadan bağlı.
açan çiçekleri kontrol ediyorum, karıncalara ihtiyaçlarını soruyorum. aşktan,doğadan sorumlu, vergi müfettişiyim. bir kaç güzel görüntü, biraz aşk toplama, görevim, aldığım vergi. o da bana gelmiyor zaten, gidiyor kamu kasasına. aşk doluyor dünya.
inan bir kere almadım, kağıt arasına sıkıştırılmış bir aşk, rüşvet niyetine.
:::::::::::::::::::::::::::::::
her geçen dün, tam zamanıydı. yaşadığım gün için; her şey çoktan geçmiş. şükür ki geleceğe bir hayli zaman var.
Gülmek "SAFTIR" denme riskini göze almaktır. Ağlamak ise "DUYGUSAL" görünme riskini... Birine yakınlaşmak "KENDİNİ KAPTIRMA" riskini göze almaktır. Sevdiğini söylemek "SEVİLENİ YİTİRME" riskini... Duygularını açmak "KENDİNİ ORTAYA KOYMA" riskini göze almaktır. Düşüncelerini söylemek ise "DOKUZ KÖYDEN KOVULMA" riskini... Umutlanmak "HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRAMA" riskini göze almaktır. Sevmek ise "KARŞILIK GÖREMEME" riskini... Ama riskler alınmalıdır, çünkü hayatımızın en büyük riski hiç risk almamaktır. Çünkü Yaşamak "ÖLME" riskini göze almaktır. --------------------------------- alıntı
hayirli aksamlar diyecem ama bi ada bu kadar mi issiz olur yav harbiden issiz bi adaya düstük. en azindan yaniniza alacaginiz 3 sey diye soran olsaydi...
Her harften ayrı bir söz yarattım kendimce Her satırını işledim ilmek ilmek Dedim ki Her yolculuk öncesi Mutlaka bir şiir yazmalı insan Döndüğünde okumayı ümit edeceği
Bağıra çağıra şarkı söylemeyi unuttum nicedir Balkon kapısını ardına kadar açıp Dağı taşı türküye boğmak Sonra aşık olmak yeniden Beynimde yarattığım güzelliğe Ve yeniden doğmak
Her yolculuk öncesi Bir şiir yazmalı insan Dönüp de bulmayı ümit ettiği dost yüzleri gibi... Bir parçasını doğduğu şehirde bırakmalı Canı her sıkıldığında Başını dost bir omuza yaslar gibi
Bütün renkleri boyamalı milyon kere Aynı sözcükleri kullanarak Her defasında farklı şeyleri anlatabilmeli Mesela sığdırabilmeli bir kelimeye bütün beyazlarını dünyanın Koskoca bir aşkı anlatabilmeli tek bir hecede
Her yolculuk öncesi bir şiir yazmalı insan. Hiçbir zaman dönemeyecek olsa bile...
Melih Coşkun
İyi bir hafta olması ümidiyle İyi sabahlar hepinize Günaydınlar...
sana bir şey soracağım.ben tv den çektiğim filmi veya bir programı nasıl birleştirebilirim.mesela reklam araları falan veriliyor ya.sonra bunları nasıl birleştiriyorsun.bu konuda bilgi verebilir misin.yalnız bilgisayarım celeron 1.7 ve ram 760 falan ona göre anlatırsan iyi olur.movie makerı kullanamadım.onuda belirteyim.
O konularda pek fazla bilgim yok ama "AVI MPEG RM WMV Joiner" diye bir program var ben bunu kullanıyorum. Birleştireceğin videoları sırayla atıyosun ve birleştiriyor.
Pardon Başkanım, Bu saate kadar sesiniz çıkmayınca, Başkanım zaten özel sektör, ister açar ister kapar kim karışır diye düşündüm. özel sektörün de bazı avantajları olsun artık başkanım.
mesela ben,özel'im. ister açarım ister açmam. geç gelirim erken giderim. bu özgürlüğe sahip olmak ne kadar güzel bir duygudur. hem general olmak hemde hür olmak.
evet hava güzel, insanın kanı kaynıyor ama gel de bunu hayata anlat, çalışıyoruz herzamanki gibi..
şimdi çıkıp amaçsızca dolaşmak vardı sokaklarda, şimdi çıkıp volta atmak vardı kırk dökük kaldırımlarda, şimdi çıkıp gülümsemek vardı insanlarıma,tıpkı güneşim bana gülümsediği gibi.
şimdi çıkıp Merhaba demek vardı tüm rastladıkarıma, şimdi çıkıp şaşırtmak vardı herkesi..
ooff oofff
evet insanın şiir yazası geliyor no name, sana katılmamak imkansız..
yaz kardeşim şiir yaz, çık kapının önüne gelen geçen herkese gülümse, bir merhabayı esirgeme kimseden..bırak onlar şaşırsın gülümseyen yüzünle söylediğin merhabaya, insanlık almış başını gidiyor, değil bir yabancıya evdeki ailemize bile merhaba demez olduk, hayata kaptırdık kendimizi ihmal ettik sevdiklerimizi..
Tıpkı 19 mayıs 1919 da olduğu gibi bugün yeni bir başlangıç olsun, şaşırtalım artık herkesi..
alem oyuncu olmuş, sokaklar sahne, sahneye bir oyun konmuş. insanlara rolleri dağıtılıp belletilmiş. oyunculardan birisi çıkıp, yok arkadaş ben bu rolü beğenmedim. bana başka rol verin. hatta ben rol yapmak ta istemiyorum. doğaçlama oynayacam. yada ben oyun moyun oynamıyacam, alayınızı reddediyorum. Hatta daha da ileri gidiyorum,bu oyunu ben yazıp ben yönetecem,oyuncularıda ben seçecem. derseeee....
Tüm geclerin, kendini genc hissedenlerin 19 Mayis bayrami kutlu olsun...
Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.
yukardaki linkten giriş yapın ve erişmek istediğiniz youtube vişdeosunu linkini kopyalayıp yapıştırın...
onemli değil kardeşim bugün senaryo yazmak için hiç iştahım yok, bir ara niyetlendim ama tıkandım ya aklıma hiçbişey gelmedi.. bugünlük beni mazur görün..
Ne güzel bir söylesi gerceklesmis kardeslerim arasinda, Sevgili Baskanimla Sevgili No Namecim derin konulara egilmisler kendi yüreklerinden gelenlerle...
No Namecim senin böyle düsünmek icin yasin cok genc degil mi güzelim? Ben ancak ilerleyen yillarda insanlarin bu korkunc gercegi görebildiklerini saniyordum.. :)
Toplumun uygun gördügü rolleri oynayanlardan biri olarak, seni cok iyi anliyorum kardesim. Istedigin gibi degil, senden beklenildigi gibi yasiyor insan sevdiklerine karsi kendini sorumlu duyuyorsa... Onlarin mutlulugu kendi mutlulugundan önce geliyorsa, zincirleri kiracak cesareti bulmak cok zor.
Ama bir kez olsun cimenlerin üzerine özgürce uzanabilmeli insan, cimenler onun üzerine uzanmadan.. demisti adini hatirlamadigim biri ama o firsati bulup yaratsan bile keneden korkmadan bu da zor artik..
Yüklenebiliyor tek seferde. Böyle daha uygun olucağını düşündüm. Çünkü tek seferde açıldığı zaman tüm bölümü indirmiş gibi olucak. Kotalılar için kötü bişey. Ayrıca yüklerkende int kesilmesi durumunda yeniden başlamak gerekiyor.
bence fazla parçaya bölmeyelim, tek sefer olmasıda yüklenirken sorun yaratabilir..fatihçim en fazla 3 part halinde yükleyebilirsen iyi olur sanırım..sizcede daha uygun olmazmı ?
youtube ye şöyle girilebilir. eğer programınız xp ise masa üstünden ağ bağlantılarını tıklayın açılsın.eğer pencerede bir şey yoksa sol tarafta ağ bağlantılarını görüntüle diyor. orayı tıklarsan ağ bağlantını gör.eğer 2 tane ağ bağlantısı varsa çevirmeli ve lan yada yüksek internet der hangisini kullanıyorsan ben adsl kullandığım için çevirmelininüzerine gelip sağ mausla tıklayıp açılan pencerenin en altında özellikler yazar oryı tıklıyorum sonra başka bir pencere açılıyoryukarıda 5 tane ayrı ayrı seçenekler var genel güvenlik ağ iletişimi gelişmiş falan orada ağ ileitişimini bulup tıklayın bende soldan sağa 4.ü tıklayın aöılan pencerede internet tcp ip seçeneğini seçip özellikleri tıklayın yeni bir pencere açılacak orada otamatik olarak ip alını tıklayın altında daaşağıdaki dns sunucularını otomatik olarak kullan yazıyor. yeğlene sunucu ya 004.002.002.002 diğer dns sunucusuna 004.002.002.001 i girin okeyleyin kapatıp biligisayarı tyeni baştan başlatın böylece siteye girersiniz.
Birden aklıma geldi, tuttum sana bir mektup yazdım dün.
Çok mutluydum. Gün içinde neler yaptığımı, nelere kızıp, nelerle mutlu olduğumu, tek tek anlattım. Mevsimlerin ve insanların nasıl karışık ve beklenmedik olduklarını yazdım.
"Yine zamansız yağmurlar" dedim, "Daha önce, hiç bu kadar zayıf değildi güneş ışınları" dedim, "Gerçekten buradaki şarkıları hiç öğrenmeyecek, bilmeyecek, söylemeyecek misin?" dedim. Çok uzun bir mektup oldu. Başından sonuna kadar okudum.
Neler yazmışım diye merakımdan.
Sonra çekmecemden bir zarf çıkarıp, adını yazdım. Büyük harflerle, yalnızca adını. Adresini bilsem gönderir miydim, bilmiyorum. Mektup cebimde. Cebim yüreğime yakın. Yüreğim sende. Sen yüreğime yakın. Öyleyse mektup sende.
No Namecim, Kayacim cok hos mektuplardan, cok hos pasajlardan alintilar yapmissiniz ikinize de cok tesekkürler... Severek, gülümseyerek, begenerek okudum...
Kayacim Goethe Istanbul´u, simiti, cayi, Bogaz´i da bilir miymis?
Espri güzel olmasina güzel de ben bunu nasil yedim ona inanamiyorum.
Hayir adamin yasadigi yerleri bizzat yerinde görmüs olarak, hayatini iyi bildigimi sandigim, hatta onun adina yapilmis enstitude dersler almis birisi olarak...
Bir köyle ilgili nüfus kayıtları incelenmektedir. A isimli köylünün kayıtlarına bakıldığında bu kişinin ölmüş bir kardeşi olduğu yazılmaktadır. Ölmüş kardeşinin kayıtlarına bakıldığında ise hiç bir kardeşi olmadığı yazılmaktadır. Her iki kayıtta yazılanlar da doğru olduğuna göre, durumu nasıl açıklarsınız?
Canlar, ne söyleseniz haklisiniz, normal olarak ablanin birinin isi varsa digerinin aile bireyleriyle ilgilenmesi gerekir, ancak biliyorsunuz benim yetersizligim ortada.. Üstelik persembe gününe dek basimi kasiyacak halim ve vaktim yok. Tüm gün isyerimdeyim oradan size zaten firsat buldukca sesleniyorum, aksamlari kizkardesim ve yegenlerimle cocuklarim, KUKI... Ve onlardan kacamak pc-ye el koyuslarim.. (benim pc- nin acma kapatma dügmesi hala calismiyor, cocuklar bir tornavida veya kalemle bazen acabiliyorlar bazen de tutturamiyorlar, cözüm hala yok ortada!)
No Namecim, canim kardesim benim hadi hep birlikte elele verelim de Mavigün dönene kadar birbirimizi oyalayalim ha, ne dersiniz? Böylece bir kere daha anlasiliyor ki Mavigünün yeri doldurulamaz arkadaslar! Gelince onu hep birlikte sevgiyle kucaklayalim..
Saka filan degil, benim gercekten ikinci ailemsiniz, hepinizi düsünüyor, herseyin en güzelini diliyor, sizi cok seviyorum.
Iyi geceler, güzel rüyalar, güzel günlere uyanmlar.. :)
Kafalar ayna gibi şimdi bir muammaya, Bu içinden çıkılmaz bir müthiş bilmecedir. C:S:TAraNcı
Gökçecim, sabahın sekizinden beri kafam olmuş çorba. adımı sorsana bana, bu saatte hafif müzik, hafif edebiyat loş ışıklar falan gider. dükkandaki spotlar gözlerimi çıkaracak neredeyse. birde senin alengirli bulmacalar... ee sorsana daha ne bekliyorsun kapa git diye. sözünü dinlemekte fayda var... az sonra gidiyorum...
Öpersiniz beyefendi değilsinizdir Öpmezsiniz adam değilsinizdir İltifat edersiniz yalan der Etmezseniz bırakıp gider Her istegine evet derseniz karaktersiz olursunuz Karşı çıkarsanız anlayışsız Çok yanına giderseniz sıkıldım der Az giderseniz küser İyi giyinirseniz çapkın der Dikkat etmezseniz zevksizlikle suçlar Kıskanırsınız huyun kötü der Kıskanmazsınız sevmiyorsun der Siz bir dakika geç kalın kıyamet kopar Kendisi bir saat gecikirse bunda ne var der Arkadaşınızla buluşursunuz adı ihmal olur O buluşur "Bizim kızlar" olur Siz başka kadına bakacak olursanız gözleriniz oyulur Başka bi adam ona baktıgında adı hayranlık olur Konuştugunuz anda dinlemenizi ister Dinlediginiz anda "neden konuşmuyosun der" KISACASI Sade ama çok karışık Zayıf gibi ama çok güçlü Akıl karıştıran ama hayranlık uyandıran İnsanı çıldırtan ama mukemmel KISACASI KIZLAR BOLEDİR BENCE
yine bir sali sabahina hep birlikte uyandik, günaydin!
aylarca BBO idi sali günlerimize en güzel sicakligi, aile olmanin önemini anlatarak anlam katan, heyecanla yeni bölümü bekledigimiz gecmek bilmeyen o saatler unutmak mümkün mü? Her bölümün her karesinin tadi hala aklimizda degil mi?
Iste, bu güzelligi son kez yasamamizin üzerinden selamladigimiz 28. salimiz bugün... Hatirlatmak istedim..
Güzel bir gün olsun, hepimize mutluluk getiren, sevicli haberler, saglik ve huzur dolu..
Eylemcim cay hazir mi canim? Cörekler, börekler? Bak senin kankan benim kardesim No Name az sonra gelir, zaten Mavigün ablasi yok diye kendini ihmal edilmis hissediyor, hic degilse bizim onu düsündügümüzü görsün de teselli bulsun, olmaz mi güzelim? Hadi göreyim seni, göster kankaligini, kardesligini.. :)
Fatihcim kos kahvalti hazir sayilir, okula ac ac gitme..
Kizlar evden birseyler atistirmadan cikmazlar saniyorum, ne de olsa anneleri baslarindadir..
Hadi bakalim hepinize Allah zihin acikligi versin...
Günaydınlar nasılsınız arkadaşlar Seval ablacım çay hazır buyrun buyrun kanka çayı hangi bardakta içiyorsun ince belli,fincan,kupa hemen hazırlayım kaç şeker?
herkesin güzel bir gün geçirmesi dileğiyle kolay gelsin...
182 yorum:
...............
" sen kraldan izni al gerisini düşünürüz "
Cevabını alan Soner sadece gülümser ve ayrılır evden.
Yol boyunca eskiden yaptıklarına rağmen Sevil'in sözlerinin umudun başlangıcı olduğunu düşünür,şimdi tek çıkar yolu kralı ikna etmektir, kral anlayışlı biri olmasına rağmen zorludur da, onu ikna etmek hiç kolay olmayacaktır ama azimlidir Soner, bunu mutlaka başaracağım diye söylenerek yol alır..Bir yandan da nasıl yapacağı konusunda kafasında planlar yapar ama bir türlü sonuç getirecek düşünce gelmez aklına.
Sarayın önüne geldiğinde derin bir nefes alır önce, sanki gökyüzündeki tüm havayı çekmiştir ciğerlerine.Ağır ağır çıkar merdivenlerden, geniş koridordan yürür aynı adımlarla.Kralın olduğu salon kapısına geldiğinde ürperir içi,heyecanından kalbi yerinden çıkacakmışçasına atmaya başlamıştır, kendini zaptetmek için bir müddet düşüncelerinden sıyrılmaya çalışır ama nafile..
"Ne olacaksa şimdi olacak,düşünmeye gerek yok " diyerek girer içeriye.
Kralın yanına geldiğinde selamını verip izin ister konuşmak için.
Soner : izniniz olursa kralım bir maruzatım var
Kral : gitmek için mi izin istiyorsun,Sevil döndüğüne göre seninde ayrılma vaktinin geldiğinimi düşünüyorsun
Soner : hayır kralım, tam aksine, eğer izin verirseniz kalmak istiyorum
Kral : bunun mümkün olabileceğinimi düşünüyorsun, biliyorsun ki seni geçici olarak çağırdık buraya
Soner : biliyorum kralım ancak oğlumla geçirdiğim 1 aylık zamanda eskiden nekadar sorumsuz biri olduğumu ve hatalarımı anladım, izin verin kendimi onlara tekrar kabul ettireyim,izin verin onları nekadar çok sevdiğimi göstereyim,izin verin değiştiğimi onlara ispatlayayım...
Kral : can çıkar huy çıkmaz derler , nerden bileceğim tekrar eski sorumsuz Soner olmayacağını
Soner : Ailemden,sevdiklerimden ve ülkemden ayrı kaldığım yıllar boyunca hiç çıkmadılar aklımdan.Her günüm onları düşünmekle geçti,yaptığım hataların telafisi için düşündüm geceler boyu, geri gelipte aileme kavuşunca cesaret buldum kendimi affettirebilmek için..izin verin pişmanlığımı ve değiştiğimi göstereyim.
Kral :(bir müddet düşündükten sonra) peki istediğin gibi olsun,sana bir fırsat vereceğim,ama bunu başaramazsan bir daha dönmemek üzere uzaklaştırılırsın buradan..
Soner : teşekkürler kralım,güveninizi boşa çıkarmayacağım,hemen aileme haberi vermeye gideyim izniniz olursa.
Kral : dur bakalım, hemen gidemezsin, önce kendini bana kanıtlaman gerekiyor, bir şartım var
Soner : emredin kralım, ne isterseniz yaparım.
Kral : komşu krallıkta bir bilge var, ona gideceksin.Bilgede dünyanın en değerli mücevheri var onu alıp geleceksin, yalnız uyarayım, eğer bilgenin sorduğu sorulara cevap veremezsen ömür boyunca onun kölesi olarak kalacaksın.Bu şartlarda kabul ediyormusun
Soner : ediyorum kralım, aileme kavuşmak için canımı bile veririm hiç düşünmeden.
Kral : o zaman hemen yola çık, sana bir at ve yolluk versinler..
Soner : emredersiniz kralım
diyerek selamlar ve çıkar kralın yanından.Kendisine verilen at ve yollukla düşer yola.Yol boyunca neden böyle bişey istediğini ve mücevherin nasıl birşey olduğunu düşünür durur ama çıkamaz işin içinden.Bu mücevher baya gösterişli birşey herhalde yoksa neden istesin onu kral diye söylenir..
Yola çıkalı epey zaman olmuştur,neredeyse hava kararmak üzeredir, geceyi geçirmek için biryer bulmalıyım dediği sırada ilerideki küçük bir kulübeyi farkeder.
Kulübeye vardığında atı ağaca bağlar ve kapıyı çalar.
Elinde bastonuyla bir ihtiyar açar kapıyı.
Soner : iyi akşamlar amcacım, tanrı misafiri kabul edermisin
ihtiyar : tabi evlat,tanrı misafiri kabul edilmezmi, gel içeri
ihtiyarın buyur etmesiyle içeriye giren Soner gözucuyla kolaçan eder kulübenin içini, iyice yıpranmış bir masa,iki tahta iskemle ve bir köşede eski püskü bir yatak.
ihtiyar : buyur otur evlat, açmısın ?
Soner : şeyy, evet açım
ihtiyar : kuru ekmek ve sudan başka ikram edebileceğim bişeyim kalmadı ama evlat
Soner : olsun amcacım, ona da şükür
Soner yolluğu olmasına rağmen kendisine ikram edileni geri çevirmenin yanlış olacağını düşündüğü için sesini çıkarmaz, bu akşam ihtiyarın ikramıyla karnımızı doyururuz,yarın giderken yolluğun bir kısmını kendisine bırakırım diye düşünür.
ihtiyar ve Soner masaya oturup yemeğini bitirir.
ihtiyar : ben ocağa birkaç odun daha atayım , üşütmek olmaz tanrı misafirini, geceleri buralar pek serin olur.
Soner : dur amca sen zahmet etme, odunların yerini söyle ben getiririm
ihtiyar : olurmu ama evlat,sen misafirsin
Soner : ekmeğini paylaştın,yatacak yer verdin, bırak borcumu böyle ödeyeyim.
Soner dışarıya çıkıp birkaç odunla geri gelir ve ocağa atar, dışarısı gerçekten serindir, ikiside ateşin karşısına geçip epeyce sohbet eder.
ihtiyar : yolun nereye böyle evlat
(..Soner ihtiyarı hiç tanımıyor olmasına rağmen içi ısınmıştır ona, tüm mazisini ve kralın dediklerini anlatır..)
Soner : işte böyle amcacım
ihtiyar : hepimiz gençlikte hata yaptık evlat, önemli olan ders çıkarmak ve tekrarlamamak, görüyorum ki sen gerçekten pişmansın ve kendini affettirip ailene kavuşmak için azimlisin, sadece yüreğinin sesini dinle, o seni doğruya götürecektir..
Soner : inşallah amcacım inşallah...sen bu bilgeyi duydun mu hiç ?
ihtiyar : evet duydum evlat, çok acımasızmış öyle diyorlar, sorduğu soruya cevap verebilen olmamış bugüne kadar
Soner : (hadi ya der içinden) ne soruyormuşki bu kadar zor..
ihtiyar : bende bilmiyorum evlat,sadece anlatılanlar bunlar, sen kararlısın evlat, umudunu yitirme ve yüreğinin sesini dinle daima.Hadi yatalım artık,sabaha yola çıkacaksın , yolun uzun dinlenmen lazım..eski püskü ama benim yatağımda yatabilirsin.
Soner : olurmu öyle şey amcacım, ben ateşin yanında kıvrılır yatarım.
ihtiyar : peki evlat nasıl istersen..
....................................
sabah olunca ihtiyar erkenden kalkar ve ateşi canlandırıp Soner'i kaldırır..
ihtiyar : hadi evlat kalk bakalım, bir iki yudum birşey ye.
ihtiyarın ikram ettiği kuru ekmek olmasına rağmen aldığı lezzeti çoğu yemekte bulamamıştır Soner.
Yola çıkma vakti geldiğinde yolluğunu ikiye bölüp yarısını ihtiyara verir..
Soner : ikram edileni geri çevirmek olmaz diye düşündüğümden çıkarmadım bunları amcacım, al bunu borcumu böyle ödemeye çalışayım
ihtiyar : sağol evlat, Allah yolunu açık etsin,umarım isteğini gerçekleştirirsin.
Soner :(atına atlayıp) sağol,kal sağlıcakla..
ihtiyara el sallayıp düşer tekrar yola...
...............................
devam edebilir:))
vayy başkanım,
Büyüksün...
Yüreğine sağlık,
(Çok Kıskandım)
(Hatta kuduruyorum,ben nasıl böyle yazamıyorum yaa)
ben sevdim bu masalı
eee şimdi ne olacak hadi bakalım
ellerine sağlık başkanım
Baskan! Vay be! diyorum, ve sabirsizlikla devamini bekliyorum....
Baskan kardesim ne güzel masallar anlatirmissin sen böyle, inanamadan mutlu mutlu okudum... Bizim Soner´i o kulübede yasli bir adamla dertlesirken görür gibi oldum... Masal diliyle anlatma fikri zaten mükemmeldi, devami ayni tadinda olmus. Ellerine yüregine saglik.
Emegini paylastigin icin tesekkürler..
No Namecim bence sen de cok güzel yazabiliyorsun, senin EFE´ye yogunlasarak anlattigin 15 yil sonrasi hikayemiz de cok cok güzel ve farkliydi... Lütfen, yazmaya devam et.
Herkese merhabalar
Sevgili başkanımız hem güne iyi ,neşeli başlamış hemde bize güzel bir senaryo ile hafta sonumuzu şanlendirmiş..
çok teşekkürler..
Seval arkadaşım ev de patron sensin canım aç ve susuz kalmayacak gibi ki işleri yap diğerler bütün işlerin hepsini al askıya..yan gel yat..
sen zaten iş yapamayıcaksın bu güzel masallarla bir uyacaksın ki aynen masalın içindesin.
Eylemciğim görüyorsun değil mi?güzel kardeşim ne cevherler varmış bizde şimdi sırada Gökçe kız var ..
sonrası allah kerim..
No name canım kardeşim yeni projen olan filim çekme işimiz için çalışmalara başladın mı?
biliyorsun oyuncusu var,teknik ekibi var,tanıdımı var ...
bak hatta senin senaryo ile başlayıp başkanın anlatımıyla devam edip sondan başlangıca doğru bile çekebiliriz bu yüzden sen yazmaya devam kıvırma yok..
Ablacığım,hoşgeldin...
"Bu sabah sessizlik var etrafta
Ötüşen kuşlarla uyandım,
Kimsecikler yoktu ortalıkta
Kuşlar bir tarafta ben bir tarafta."
Dörtlük senin için...
Aktardığın "Kardeşlik" şiiri çok etkileyici idi.
Yüreğine sağlık...
Günaydın herkese.
Yorumları okuyup geliyorum..
AĞLAMAK İÇIN GÖZDEN YAŞ MI AKMALI?
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mi olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?
Victor HUGO
................
Epeyce yol almıştır, karşısına çıkan nehri üzerine kurulmuş küçük tahta köprüden geçer.
Karşıya geçtiğinde hem kendisinin hemde atın dinlemesi gerektiğini düşünerek iner attan.
At önce suyunu içer ve otlamaya başlar,kırk yıllık dostuymuş gibi ayrılmaz Soner'in yanından.
Soner nehrin suyuyla elini yüzünü yıkayıp serinledikten sonra yakındaki bir ağacın altına oturur ve birkaç lokma birşey yer.Yolum uzun biraz kestireyim diye düşünür, tam uykuya dalacağı sırada ağlama sesiyle irkilir,sağına soluna bakınır ama kimseyi göremez fakat sesi hala duymaktadır.Ayağa kalkıp sesin geldiği tarafa yönelir, birkaç metre ilerde çalılığın diğer tarafında nehir kıyısına oturmuş ağlayan küçük bir kız çocuğunu görür ve yanına gider.Küçük kız onun geldiğini görmesine rağmen ona bakmaz ve ağlamaya devam eder.
Soner : neden ağlıyorsun küçük kız
Soner cevap alamayınca onun yanına oturur,küçük kızın dağılmış saçlarını elleriyle düzeltip yüzünü kendisne doğru çevirir.Küçük kızın ağlamaktan gözleri kızarmıştır,akan sümüklerini koluyla silmeye çalışmaktadır.
Soner dayanamayıp cebindeki mendili çıkarır ve siler küçük kızın yüzünü.
Soner : ağlama küçüğüm,anlat bana ne oldu, neden ağlıyorsun böyle
Soner'in ilgisiyle biraz rahaytlayan kızın ağlaması kesilmiştir ama hala konuşmamaktadır.
Soner : hadi anlat bana şimdi ne olduğunu, neden ağlıyordun, anlat ki yardım edebileyim küçük kız.
Kız : annem çok hasta,yataktan kalkamıyor,onun için ağlıyorum
Soner : baban doktor çağırmadımı peki
Kız : babam yok benim,ben doğmadan terketmiş bizi, hem bizim doktora verecek paramız yok
..."babam yok benim,ben doğmadan terketmiş bizi" sözüyle ürperir Soner,sanki kendi yaşantısını izlemektedir, tıpkı onun ailesini terkedişi gibi küçük kızında babası terketmişti onları.Yutkunur yutkunur, kelimeler boğazında düğümlenmiştir,uzunca bir süre konuşamaz.
Soner : eviniz nerde , hadi gel birlikte gidelim,sana yardım edeceğim.
Kız : evim yakın
Soner : hadi kalk bakalım eve gidiyoruz.
Küçük kızı ata bindirip kendisi yürür, kısa bir süre sonra küçük kızın evine varırlar.
Heryanı harap durumda olan bu evde nasıl yaşanır diye geçirir aklından.Küçük kızı attan indirip birlikte içeriye girerler.
Virane ağaç bir yatakta,heryeri yama olmuş bir yorganla örtünmüş kızın annesine yaklaşır.
Senmi geldin kızım diye yattığı yerden doğrulmaya çalışır anne,onlara doğru döndüğü vakit Soner iyice affalar.Karşısında gördüğü kişi Sevil'in ikiz kardeşidir sanki.
Küçük kız hemen annesine sarılır.
Kız : anne bak bu amca bize yardım edeceğini söyledi
- canım kızım, kim o peki
Kız : (Sonere dönerek) sahi amca senin adın neydi
Soner gördüğü manzaranın şaşkınlığını üzerinden daha atamamıştır,küçük kızın kendisini çekiştirmesiyle kendine gelir.
Kız : amca senin adın ne
Soner : (kekeleyerek) şeyy, benim adım Soner küçüğüm.
Küçük kız birden geriye çeker kendini,annesinin yanına sığınır telaşla,Soner'in ismini söylemesiyle anneninde yüzü bir acayip olur.
Soner anne ve kızın bu halinden ürker ve meraklanır
Soner : ne oldu,neden yüzünüz asıldı böyle,size yardım etmeye geldim,korkmayın.
Kız : benim babamın ismide Soner di amca,ben hiç görmedim onu ...anne o babammı ?
Anne : hayır kızım baban değil..kusura bakmayın yıllar önce babası bırakıp gitti bizi, isminizi duyunca o yüzden korktuk birden
Soner : anlıyorum,sizi üzdüysem özür dilerim
Anne : önemli değil, yıllar geçtikçe alışıyor insan ister istemez yokluğuna..
Soner : kızınız yataktan kalkamayacak kadar hasta olduğunuzu söyledi, sizi doktora götürmek gerek,böyle iyileşemezsiniz..
Anne : biliyorum ama biz çok fakiriz,doktor için paramız yok,hem doktor kasabada oturur ve buraya gelmez
Soner : (kısa bir süre düşünür) o gelmezse biz gideriz ona, bir atım var onunla gideriz.
Anne : ama ben beinemem ata,yataktan kalkamıyorum.
Soner : siz bekleyin hemen döneceğim (diyerek dışarıya çıkar)
dışarıda bulduğu uzun ağaç dallarından bir sedye yapar ve atına bağlar yaptığı sedyeyi, tekrar içeriye gelerek eskimiş bir örtüyü sedyeye serer.daha sonra annenin yanına gelerek
Soner : izin verirseniz sizi şimdi dışarıya çıkartacağım ve doktora gideceğiz
Anne : sizi yolunuzdan alıkoymayalım
Soner : öyle demeyin lütfen,bu küçük kızın ağlamasını istemiyorum,sizin iyileşmeniz için gerekeni yapmalıyım
Anne : peki,siz öyle diyorsanız,teşekkür ederim iyiliğiniz için.
Soner : teşekkür etmenize gerek yok,iyileşmeniz ve bu küçük kızın yüzünün gülmesi benim için yeterli.
Anneyi kucağına alıp sedyeye yatırır,küçük kızıda ata bindirip yola düşerler..
....................
devam edebilir:))
Mavigünüm merhaba, hosgeldin arkadasim..
Haklisin evde patron ben ama en iyi isci de yine ben.. Aksama tatilciler dönecekler, oglan sporda, kizim da önce arkadaslarinda,sonra spor da kardesine katilacak.. E, komsum kahve icmeye cagirdi, 5 dakka ona mi gitsem?
Bu arada ütülencekler karsimda benim el atmami beklerken, ben börek yapmayi düsündüm hazir yufka ile ki cok iyi olmayacagini bile bile... Ama inan, yarin pizza yaparak telafi ederim ümidiyle.. Gördügün gibi benden baska calisacak insan yok ortada KUKI almis topunu agzina etrafimda dolanip oynamak istediginin sinyallerini veriyordu ben balkonda camasir sermeye calisirken...
yani iste böyle güzel arkadasim, gel de kaytar bakalim.. Isyerimde calisiyor gibi yapmak daha kolay ya.... Neyse icimi döktüm rahatladim, ben yine ugrarim..
Kal saglicakla..
Baskanim, harika bir bölüm daha yazmissin, ellerine saglik...
Ya, ne güzel dersler veriyorsun ince ince Soner´e.. ve hatta tüm Sonerlere.. yüregine saglik...
rica ederim, vakit buldukça yazmaya devam edeceğim, beğenirseniz ne mutlu..
vakit ayırıp okuduğunuz için ben teşekkür ederim..
harika gidiyor başkanım
yüreğinize sağlık
Başkanım,
gerçekten güzel,
yüreğine sağlık...
ben tekrar geldim:)
oo başkanım döktürüyosun yine..
Soner'e de bakın sedye de yaparmış aman da aman:)))
Başkanım çok güzel gidiyorsun teşekkür ederiz.
Ne demek vakit buluyorsak biz bu güzellikleri okumak için özel vakit ayırıyoruz başkanım..
Seval arkadaşım ,
canım ne yapacaksın çalısan kadın olunca insan uyurken bile rüyasında çalışır dinlenmek yok.Fakat sen gel bu gün kendini fazla yorma bak tatilciler de dönüyor,artık bol bol tatil anıları vardır anlatırlar şöyle sizin balkonda (havalar iyi ise) çaylar kahveler
ve yapılan börekler eşliğinde..
Sahi ne yaptılar senin çocuklar KUKİ ile bakmak zor mu geldi yoksa bir hayvan bakmak için daha mı çok heveslendiler..
Haydi abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber Sal çıksın bu gece;
Görünsün söyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumanı,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş’tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan
Cahit Sıtkı Tarancı
selamm ben geldimm :))
başkanım süpersin yaa çok güzel gidiyo valla devamını bekleriz :)
hoş geldin canım:D
Merhabalar
Baskancim bu masalda iyi is var. Üzerine gitmeye devam et bakalim nolacak
Küçük kız Soner'e iyice ısınmıştır,yol boyunca sorular sorar
Kız : senin çocuğun varmı amca
Soner : var küçüğüm,benimde bir oğlum var,o da senin yaşlarında.
Kız : onun adı ne peki
Soner : onun adı Efe
Kız : onu çok seviyormusun peki
Soner : tabiki çok seviyorum, her anne ve baba çocuklarını çok sever.
Kız : evet ama babam beni ve annemi çok sevmiyormuş,bizi bırakıp gitti.
Soner küçük kızın sözleriyle duygu sağanağı altında kalmıştı,ağlamamak için zor tutuyordu kendini.Ailesine yaşattıklarının intikamını alıyordu sanki ondan kader...Pişmandı yaptıklarından ama hiç düşünmemişti bunca yıl Sevil ve oğluna çektirdiklerini, şimdi anlıyordu ne kadar zor bir dönem geçirdiklerini.Evet sorumsuz bir hayat yaşamıştı, akıllanmış ve pişman olmuştu şimdi ama hep kendi açısından düşünmüştü herşeyi, yaptım hatalıydım diyordu bu zamana kadar..Küçücük bir çocuk hayatının dersini veriyordu şimdi ona..
Kız : annem iyi olacak dimi amca
Soner : tabiki iyi olacak,bak doktora gidiyoruz,doktor amcan hemen iyileştirecek anneni..
Kız : çok iyisin amca,çocuğun ne kadar şanslı böyle iyi kalpli bir babası olduğu için.
Büyüklerin bile böyle güzel laflar çıkarabilmesi zordur ama bu küçük kızın büyümüşte küçülmüş sözleriyle Soner'in yaşadığı duygusallık daha da artmıştı.Soner'in hem yaptıklarından duyduğu utanç hemde ailesine kavuşmak için duyduğu umut dahada artmıştı, karmakarışık duygular kaplamıştı yüreğini..pişmanlık-utanç ve umut hepsi bir aradaydı..
Arada anneyi gözucuyla kontrol ediyor,iyi olup olmadığını soruyordu Soner,bir yandan da küçük kızın sorularına cevap vermeye çalışıyordu.
Nihayet kasabaya varmışlar ve sora sora doktoru bulmuşlardı.Soner kızı attan indirdi önce ve beklemsini söyledi.Hızla içeriye girerek doktoru kolundan tuttuğu gibi annenin yanına getirdi.
Doktor : dışarıda olmazki muayene,hadi içeriye alalım birlikte,orada muayene edebilirim ancak.
Soner ve doktor birlikte anneyi içeriye taşırlar.
Doktor Soner ve kıza beklemesini söyleyip anneyi muayene etmek için ayrılır yanlarından.Kısa bir süre sonra yanlarına geldiğinde
Doktor : hadi bakalım küçük kız annenin yanına git ben babanla konuşayım
Kız : babam değilki o benim, bize yardım eden bir amca
Doktor : tamam kızım hadi sen annenin yanına git şimdi..
Soner : nesi var doktor, iyi olacakmı
Doktor : evet olacak ama iyi bakılması gerekiyor, düzgün beslenmesi ve moralinin iyi olması lazım,ilaçlarınıda düzenli şekilde kullanması tabi.
Soner : tamam ben ilaçlarını alırım,erzakta alırım ama size verebilecek param kalmıyor o zaman
Doktor : sorun değil,bana vermesenizde olur...burada yapabileceğimiz başka birşey yok,dediğim gibi iyi bakılması ve ilaçlarını düzenli olarak kullanması gerek, evine götürebilirsiniz..
Soner : peki doktor, bana hangi ilacı almamı gerektiğini söyleyin bir koşu gidip alayım.
Soner doktorun verdiği reçeteyi kaptığı gibi koşup ilaçları alır gelir, daha sonra küçük kızıda yanına alıp alışveriş yaparlar birlikte.Herşey tamam olunca anneyi tekrar sedyeye yatırıp evin yolunu tutarlar..Yol boyunca küçük kızın yüzündeki mutluluğu gördükçe Soner'in içi huzurla dolar,kendi amacını bile unutmuştur onlarla ilgilenirken.Akşamın olmaya yaklaştığı vakitte eve varırlar,anneyi tekrar yatağına yatırıp aldıkları yiyecekleri yerleştirirler dolaba küçük kızla birlikte.
Küçük kıza annesine iyi bakmasını ve ilaçlarını vakti geldikçe içirmesini öğütler, anneye dönüp tekrar iyi olup olmadığını sorduktan sonra gitmek için izin ister,kapıya doğru yöneldiği sırada
Kız : amca
Soner : efendim küçüğüm
küçük kız koşup Soner'in bacağına sarılır
Kız : sağol amca,annem senin sayende iyi olacak
Soner : sen annene iyi bak olurmu
Kız : tamam bakarım..
Küçük kızın yüzünde mutluluk gülümsemesini görmek herşeyi unutturmuştur Soner'e,o da gülümseyerek karşılık verir ve ayrılır evden. Atına binerek tekrar yola çıkar.
Son parasınıda onlar için harcamıştır,tek kalan şeyi yola çıkarken aldığı yolluktan geriye kalandır.
Hava tam olarak kararmadan epey bir yol daha gider, iyice karanlık çökünce atından inip bir ateş yakar ve birkaç lokma birşey yiyerek ateşin başında bugüne kadar yaşadıklarını,ailesini ve bilgeyi düşünür.Düşüncelere boğulduğu anda ateşin başında uykuya dalar.
..............
devam edebilir:)
Radyo ADA 'dan iyi günler
şiir ve melodiler
Yıkansam Seninle -
kelebekleri bilirsin sen..
incecik kanatları benekli..
pervane olurlar ışık başlarında,
çiçek yapraklarında...
ben
en mavisini severim ama,
beyazına da tutkunum; sana benzediği için..
kara benekleri kara gözlerin gibidir;
aşk taşır uzaklara...
benden alır sana getirir,
senden alır bana getirir,
zamanı sorma!
zaman bahar değilse değil.
oysa ben,
hep hazana takılan aklımın
şaşkınlığını yaşarım bahara dokunuşlarımda..
sana dokunuşlarımda sevgili!..
‘neden şimdi?’ desem, yanıt bulamam ki!..
bulsam da fark etmez nasılsa,
çünkü sana öyle alıştım ki,
çünkü sana öyle vurgunum ki!....
ne baharı hesaplayacak zaman,
ne de,
hazanı solduracak güneş gelir aklıma; unuturum!..
bir seni unutmam!
yüreğime usulca girişindeki süzülüşü,
dudağıma astığın gülüşü,
umuda açtırdığın çiçeği unutmam...
arkası yarınları eskiden de severdim ben,
şimdi daha iyi anladım, hala seviyormuşum...
çünkü umut taşıyan bir yanı vardı bunun.
benim sana kavuşmam umudu gibi!
'yarın 'deyip gülsem de şimdi,
ağzıma küfrünü iliştirdim sensizliğin:
vaz geçemediğim sevgili!
yalandı bu işte!
ben hiç sensiz değildim ki..
hep benimle oldun sen!..
hep bendeydin, kimseye benzemeden..
hep ‘hiç kimseydin’ bende ki!:
korkularımda yüreğim,
acılarımda afyonum,
hüzünlerimde gözyaşım,
sevinçlerimde müjdem,
yıkılışlarımda direğim,
uzaklarımda yolum,
özlemlerimde elim,
sevdalarımda koynum oldun ısındığım ..
teşekkür ederim sevgili!...
şimdi gece!
ve ben karanlığı bile sever oldum seninle..
çünkü;
korkularımı unutuyorum,
çünkü;
bitiyor yalnızlığım,
çünkü;
yıldızları topluyorum,
çünkü;
seni severken çoğalıyorum...
sokakta yürüyoruz işte: el ele...
sofrada yan yanayız,
yatakta göz göze....
ister bir çöle serilmiş olsun yatağımız,
ister bir denize...fark etmez ki!..
her seferinde,
tutamadığım bir pırıltı sıyırıp gider bedenimi..
serap olur,
yakamoz olur uzak denizlerde...
ah!..bir binebilsem gemilere...
FORA!...diye bağırsam,
susuverse martılar...
balıklar değse ellerime;
senden kalkıp bana yalpalanan yüzüşlerinde...
kayıp gitseler diplere doğru...
birde,
utanmasam cümle alemden!
yıkansam, yıkansam, yıkansam...
seninle!...
Tayyibe Atay
http://www.youtube.com/watch?v=IVT8o21ipSQ
Başkanım ne desek ki sana
yüreğimizden bugün tüm alkışlar sana geldi.
İçersinde BBO olan bir masallı bize şiirsel anlatımınla
sunmaya devam ettiğin için artık söyleyecek söz kalmadı başkanım..
ama bir harika demesekte kelime bize küsecek.
Harikasın başkan.
Bizler bu şiirsel anlatımın sürmesinden başka ne isteyebiliriz ki..
sevgilerimizle...
Eda&AtıLgan dedi ki...
ABBAS
Haydi abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber Sal çıksın bu gece;
Görünsün Şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumanA,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş’tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan
Cahit Sıtkı Tarancı
17.May.2008 14:03:00
EDA'cım şiirin doğrusu bu olacak,
ellerine sağlık,hataları işaretledim bakalım bulabilecek misin?
ben facebooktan buldum bu şiiri:S
Masal arası şiirler
Şiirler arası melodiler
http://www.youtube.com/watch?v=9am4l4fU1K0&feature=related
YOKLUĞUN İÇİMDE ÇOCUK
varlığında,
\'koş\' diyorum içimdeki çocuğa
durma!..
topla çiçekleri,çayırlarım yok ama
yeter dağımda yaban güller...
sende kalsın istersen,
tak saçlarına...
tokluğunda,
\'gül\' diyorum içimdeki çocuğa
kendini tutma!..
söyle türkülerini,sesim yok ama
al oyalı yazmamı!..
sende kalsın istersen,
dola boynuna...
açlığında,
\'ye\' diyorum içimdeki çocuğa
acıkma!...
aç avuçlarını,ekmeğim yok ama
doldur içine sevdamı!..
sende kalsın istersen,
ekmek yap katığına...
yokluğunda,
\'sus\' diyorum içimdeki çocuğa
ağlama!...
sil gözlerini, mendilim yok ama
tut elimin tersini!..
sende kalsın istersen,
sakla koynuna...
Tayyibe Atay
yazarın kaleminden hakkında bilgi
1951 yılında Bolu\'nun Kandamış köyünde doğdum.İlkokuldan sonra 6 yıllık İlköğretmen Okulunu yatılı okudum.28 yılın 24 yılını köylerde,4 yılını ise Mudurnu İlçesinde çalışarak emekli oldum.Şiire Ortaokul yıllarımda başladım.Bazen sık,bazen aralıklarla bugüne kadar yazdım.İnternet ortamı sayesinde okuyucuyla tanıştım.Çok sayıda şiirim olmasına rağmen,henüz yayınlanmış bir kitabım yok.
evet suç sende değil yazan yanlış yazmış,bilmeyerek.
sende aktarmışsın bilmeyerek.
şairler için kötü bir durum.
Düşünsene sen bir şiir yazıyorsun.
altına imzanı atıyorsun.yayımlıyorsun.
üç gün sonra bakıyorsun, senin üzerinde günlerce düşündüğün çalıştığın bir kelime,veya harf değişmiş virgüller yok olmuş veya yerleri değişmiş bir şekilde karşına çıkıyor.kanımca,en hafifinden kendini kötü hissedersin.
eserlerini çocuğun gibi görecek olursan,
yabancı ellerde tahrif edilmesine örselenmesine ne kadar üzülürsün değil mi?
Ablacığım,
yüreğine sağlık.
Formunun zirvesindesin maşallah...
Bu gün işi başından aşkın olan
bir anne olan
Seval arkadaşıma
sevgilerimle...
Annesiyim Uzakların
bugün annesiyim uzakların
hani bir kuş uçsa diyorum
bir bulut geçse penceremden
damlasına katılacağım...
hani kabarıverse deniz
vursa kıyılarıma
kuma dönecek sabrım
bağıracağım...
zillere dokunan parmak
ellerindendir çocuk
öp ellerini annelerin
yoksa yalnızlaşacağım
Tayyibe Atay
http://www.youtube.com/watch?v=6bkAKMIbmC4&feature=related
Kankacım,
iyi misin?
Uzunca bir süredir yoksun.
Endişe etmeli miyim?
Bu ne iş aşkıdır,
Hadi bir ses ver...
senaryo , şiirler ,şarkılar ne güzel ellerinize sağlık
bugün sakin bir gün mü geçiriyoruz yoksa ben mi sakinim:))
ama var bende bir durgunluk bugün
bu arada bizim patronu da bahar çarpmış 19 Mayıs Pazartesi gününü tatil yaptı bizlere sağolsun
onun için bugünden
19 Mayıs Gençlik Ve Spor bayramımız kutlu olsun diyorum
"Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz."
M.Kemal Atatürk
Kanka bende ses vermeye gelmiştim tam aldın değilmi sesimi
onu beğenmediysen
do re mi fa sol la si do
nasıl ses güzel değil mi?:))
No name canım kardeşim,
Pazar gününden sonra sanırım 4-5 gün olmayacağım
Ben yokken Radyo ADA nın bant yayınlarını veriyorum.
şiir ve müziklerden seçmeler olarak.
Eylemcim demek tatil yapacaksın bu patrona vediğin kahveler iyi geldi bak..iyi tatiller canım..
bütün patronlar iyi baksanıza..
Eylem canım öyle olmaz çık bakayım sahneye bir şarkı söyle kararımızı öyle verelim..
ablacım hayırdır niye yoksun seni çok özleyeceğiz
seni mi kırayım ablacım youtube'den canlı söylemek isterdim ama böyle idare edin artık
Nasıl Geçti Habersiz
Nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım
Bazen gözyaşı oldu bazen içli bir şarkı
Her anını eksiksiz dün gibi hatırlarım
Dudaklarımda tuzun içimde durur aşkın
Hani o saçlarına taç yaptığım çiçekler
Hani o güzel gözlü ceylanların pınarı
Hani kuşlar ağaçlar
Binbir renkli çiçekler
Nasıl yakalamıştık saçlarından baharı
Ben hala o günleri anarsam yaşıyorum
Sanki mutluluğumuz geri gelecek gibi
Hala güzelliğini kalbimde taşıyorum
Dalından koparılmış beyaz bir çiçek gibi
Hani o saçlarına taç yaptığım çiçekler
Hani o güzel gözlü ceylanların pınarı
Hani kuşlar ağaçlar
Binbir renkli çiçekler
Nasıl yakalamıştık saçlarından baharı
verdiğin ses Do majör
hadi bir de la hicaz ver,
seni hemen gruba alalım.
oh maşallah
değmen benim gamlı yaslı gönlüme..
muhabbetiniz ve neşeniz bol olsun..
Mavi
Gözlerin sevincin ilk karşılayanı
açıyor mavi
Dağların doruğuna çekiliyor kar
ağıtların gitme zamanı
koyakları terk ediyor efkar
Şimdi yine yollara düşmek gerek
Hangi kuş kafese dayanabildi
camlara vuran yağmur gibi
çırpındığında yürek
Ben seni gördüm ilkin
seni gördüm güzeldin
yüzün kutsal ve cana yakın
Söz kesti sorgusuz bakışların
elini tutmadan daha
yar dedim sana
Dağlarda kışı geçirdi kuşlar
kimi kurşuna tutuldu
kimi avcıdan kurtuldu
soğuğa yar oldu susar
Hükmü mutlak değil erkin
işte oturdu ağaç dallarına bahar
çöktü omuzlarına şehrin
yeşil mavi ve sıcak
Ne güzel şey cesur olmak
ve sevebilmek sonuna kadar
Aşk zamanıdır şimdi
çiçekler bahçede asi
kalbimi ayağa kaldırır içimdeki çocuk
Sen umuda açılan ilk tomurcuk
gözlerin gözlerime akıyor mavi
Babür Pınar
http://www.youtube.com/watch?v=ifePVIP62FA
amanın başkanım nasıl güzel bir türküdür o öyle değil mi
Değmen benim gamlı yaslı gönlüme
Ben bir selvi boylu yardan ayrıldım
Evvel bağban idim dostun bağında
Talan vurdu ayva nardan ayrıldım
Gökyüzünde turna gibi dönende
Baykuş gibi viran yurda konanda
Çok ağladım mecnun gibi çöllerde
Ferhat gibi şirin yardan ayrıldım
off offf dağıldım şimdi gelde toparla toparlayabilirsen şimdi beni:)
ohh keyfe bak biz burda 5 şıktan hangisi doğru diye düşünelim siz burda şarkılar türküler söyleyin adalet mi şimdi bu yaa:))
Gökçe bak 3.sorunu cevabı A,
4.soru D,
bakarmısın soru 3 ten başladım 1 ve 2 yi neyaptıysm istediğim sorudan başladım herhal:))
kolay gelsin
Eylemciğim bir işim var gitmem gerekli önemli bir durum yok yani..
canım hala ses yok mu oralarda
ya bu neden sizin iletişiminiz hala bağlanmadı demek ki siz bizden daha fazla kabahatleriniz varmış size ceza fazla keşmişler deve kuşu büyük amcalar..
Eylam hayrıdır güzel gözlüm
(gözlerin ne renk sahi)
yani her göze türkümüz vardr.
canım ya sen daha ilk bu mısradan dağılırsan
''Değmen benim gamlı yaslı gönlüme
Ben bir selvi boylu yardan ayrıldım ''
kardeşim seni 19 mayıs tatili bile zor toparlar gözüküyor.
aman ayağını yere sağlam bas
bak bu mevsim kiraz mevsimidir
kiraz mevsimi ne zamanıdır.
hadi kolay gelsin gayrı...
Gökçe sende yine seçenek var .
Ben hem seçenekleri hemde doğru cevabı bulmak zorundayım :)
bayağı avantajlıyım yani fatih :))
eylemcim önemli değil istediğn sorudan başla ama hiçbirini tutturamadın :))
Kankacım,
yara taze galiba.
Allah yardımcın olsun.
Halen kanıyor mu?
benim gözler açık kahve ile ela arası birşey ablacım tam çözemedik henüz:))
ela ve kahve diyenler iki grup oluşturdu halen tartışılıyor net rengi bulursak haber veririm:)
Ayağım yere sağlam basılı ablam merak etme
sanada işlerinde kolay gelsin
hadi ya Gökçe tutmadımı tüh
iyi sallardım ama soruları görmedim ondan oldu:)
yok be kankam taze falan değil takıldım sadece
bu türküyü çok severim
içime işler böyle ondan yoksa
ayrılık ya da birleşme durumu yok
şuanda
Başkanım söz pek belli olmuyor
yazıyı biraz büyültme imkanı varmıdır?
Eylemcim
Radyo Ada'dan
sevgilerimizle
ses yok ama sen ses geldiğinde dinlersin.
http://www.youtube.com/watch?v=75BpYMqJt7E
1- şarkı
Kahverengi Gözlerin (için)
Sanki billur bir pınar
Ruhuma neşe sunar
Kahverengi gözlerin
Gözlerin yar gözlerin gözlerin
Bakışların pek derin
Senin en güzel yerin
Kahverengi gözlerin
Gözlerin yar gözlerin gözlerin
Rüzgarlar kadar serin
Ufuklar kadar derin
Kahverengi gözlerin
Gözlerin yar gözlerin gözlerin
Mehtapta benzer aya
Bakarım doya doya
Sanki tatlı bir rüya
Kahverengi gözlerin
Gözlerin yar gözlerin gözlerin
2- şiir
bu ela gözlerin için
Elâ Gözlerini Sevdiğim Dilber
Elâ gözlerini sevdiğim dilber
Kokuya benzittim güller içinde
İnceciktir belin hilaldir kaşın
Selviye benzettim dallar içinde
Benim dostum gelişinden bellidir
Ak elleri deste deste güllüdür
Güzel seven yiğitler de bellidir
Melil mahzun gezer eller içinde
Karşımızdan gelen acep yâr m'ola
Benim gibi yaralanmış zâr m'ola
Benim sevdiğimden güzel var m'ola
Hakk'ın yarattığı kullar içinde
Karac'oğlan söyler biz de varalım
Kelpler rakip olmuş biz de görelim
Halin hatırını onun soralım
Götürüp giderler sallar içinde
Karacaoğlan
madem karasızlık var bizde her ikisini kabul ederiz.
herkes yok oldu hayırdır ne oldu
neyse hepinize güzel bir pazar geçirmeniz dileğiyle iyi tatiller
iyi akşamlar
teşekkürler Mavigün ablam:))
iyi akşamlar
İyi tatiller kanka...
iyi akşamlar
iyi pazarlar..
selam millet ancak geldim.başkan senaryon çok güzel olmuş.ama reklamı çok veriyorsun eğer finans sorunu varsa soner sevil doğan falan çok ucuza oynayacaklarını söylediler.bu kadar reklam olmaz ki.sen mint yapımı da geçtin.yarın bir gün avrupa şampiyonasından dolayı senaryo ekibimiz dağılmıştıe dersin artık.
Ey ahali,
neredesiniz?
Ada işgale uğradı da yer altına mı çekildik.
Karartma gecelerini mi oynuyoruz.
ne oluyoruz?
ben burdayım ama başka kimse yok herhalde:S
buradayız
no woman no cry
bob marley
linkini vermek isterdim ama bir kilometre uzunluğunda...
Bir günü daha devirdik,
Gelmeye gitme vaktidir.
yazılmışsa nefes almak,
yarın görüşünceye dek,
hoş kalın,
Allah rahatlık versin...
YENİ BİR PAZAR SABAHINA
GÜNAYDIN.
HERKESE İYİ TATİLLER..
SU TADINDA -
-Yalnız değilim ki orda...
O çıplak
göğün altında,
sabahtı! ormana karışan
bir sabah
gibi indim
nice güzel duyguyla...
Çoğaltarak beni, yan yana
geçtiler, tuhaf bir tıpırtıyla
giden süre
uzakta, bir çizgi olunca,
yazdım erken
başlayan günü:
Mavidir
diye yazdım.
Sina AKYOL
İyi dinlenmeler..
iyi pazarlar..
ADA
Gazetesinden
Bir Pazar Sabahı öyküsü..
SİLİK
Yaşam ciddiye alınmalı, yaşanmışlarıyla, yaşanmakta olanlarıyla…yaşanamamışlara kadar yaşam ciddiye alınmalı… ‘Neden’ sorusunu sormalı ve cevabının peşine düşülmeli…
Ayrılıklarda olduğu gibi…
Mehmet kadir
Ne çok gençtiler, ne de ‘biz gençken…’ diye başlayabiliyorlardı, keşiflerin tamamlandığı, tatların umursamazca ve hesapsızca alındığı, günlerin kaygısızca bazen de zorlarcasına tüketildiği geride bırakılmış yıllardan anımsadıklarını anlatırlarken.
Boğazın ortasında, sabah serinliklerinin tatlı üşütmeler yaşattığı mevsimde küçük merhabaların küçük buluşmalar ile büyütülmesiyle başlamıştı.
Her sabah yüreklerin atışı bir diğerini çağırıyor, gözler bir diğerini arıyordu onca kalabalığın içinde,
‘üşüdüm’ dedi biri diğerine,
‘bahaneydi’,
sonra eller hissetti elleri.
Yalnızlıklarını ilk temas delip geçmişti çoktan.
Aynı yağmurda ıslandılar, aynı güneşi karşıladılar, aynı karanlıkları karanlık, aynı korkuları korku kabul ettiler, umutları birleştirdiler, beklentiler sahiplendiler, aynı çözümlere çözüm dediler.
* * * * * *
Şimdi hatır soruyordu telefondaki yıllar sonrası duyduğu sese, ayrı kalınmış o yılların bilinmezleriydi asıl öğrenmek istediği… Onsuzluğun bıraktığı izlere çöküp yerleşmiş pişmanlık tortularını sesinin titrekliğinde hissedince, bir kez daha “nedendi” sorgulamasını sığdırmak yetti o kısacık nasılsından sonra aldığı kısacık ama duraksanarak verilmiş “iyiyim” cevabı arasındaki zaman aralığına, sessizce ve yine içinden ve yine sorması gerekene sormaksızın.
“Uzaklardan,
senin oralardan biri üzgün olduğunu söyledi.
Uzaklardan,
senin oralardan biri resmini gönderdi.
Hala aynısın,
Yetmiyor bakmak resmine.
Hatırlıyorum tüm anıları sana bırakıp buralara geldiğim günü.
Gelmek istiyorum,
görmek istiyorum,
dokunmak istiyorum,.
bulamıyorum dönüş yolunu,
git demenden korkuyorum belki de”
“Belli ki,
uzaklara,
senin oralara düşmüş gölgem
sormam niye geldin gelirsen,
sormadım giderken de,
bilirim
gelirsin gel desem.
……
* * * * * *
Neredeydi yanlış, neydi eksik?
Bir ego tatmini miydi, kendini kanıtlamak mıydı?
Kendini başkalarına veya kendine mi kanıtlamaktı?
Libido muydu öne çıkartılan?
Tükenmişliklerin, yetmezliklerin, başka yanlışların izini silmek miydi bir başkasının üzerinden?
Tutunma mıydı başka bir yüksekten düşerken yere çarpmamak için?
Ve tekrar aynı noktaya tırmanma gücünü toplayabilmek için.
* * * * * *
Dikilip de karşısına sormadı bunların hiç birini ona. Yaşanmışların veya yaşanamamışların muhasebesini ‘hadi ne duruyorsun, söyle bana, neydi istediğin… neydi?!!’ diye haykıramayacak kadar sevdi onu. Sorgulayamayacak kadar yaşadıklarına benimdi diyebiliyordu. ‘seni seviyorum’ demişken, renksiz uzun sürecek bir sessizliğin içine çekileceğini hiç düşünememişti.
duyulmazlar aktı gözlerden..
öpüşlere karıştı denizin tadı.
aldı hızla
metresi İstanbul içine
tutunamayanı,
kattı kendine
“Bu…” dedi hızla gidenin arkasından..
“Yarım cümlenin sonuna isteksiz konmuş silik bir nokta.”
“Sen” dedi yüreğinden arkasına bakmayan…
“alışmak zor eksik kalmaya”
Farkında olmadan başka dünyalar için verilmiş bir “es”i yaşamış, sahiplenmişti.
* * * * * *
Mehmet Kadir
Bahar Sabahına
Günaydın..
http://www.antoloji.com/
siir/media/60/www_antoloji_com_153060_949.JPG
ve
Ada Gazetesinde
GEZELİM GÖRELİM KÖŞESİ
Pazar kahvaltısı için bir yer seçersiniz artık ...
www.datcarehberi.com/datca_resim.htm
hepimize iyi pazarlar
Günaydın,
iyi bir pazar günü ve tüm beklentilerin gerçekleşmesini diliyorum...
Günaydın herkese..
herkese merhabalar...
Pırıl prıl bir deniz (nehir,akarsu,göl hiç bir şey yoksa bir bardak suda olur)
masmavi bir gökyüzü
sımsıcak bir güneş
yemyesil ağaçlar
açılmış mis kokan güller
Doğanın size sunduğu güzellikte ki
gibi güzel bir tatil günü geçirmeniz dileğimle..
Herkese merhabalar, güzel pazarlar...
Misafirlerim yabanci degil, kizkardesim ve iki genc kiz sayilacak yaslarda yegenlerim... etrafimi sarmislar, kipirdamam, kacmam mümkün görünmüyor.. Herkesin yeri ayri, onlarla cok mutluyum ama sizi de düsünüyor, size yazamiyorum, hosgörünüze siginiyorum.. :)
Mavigünüm yarin görüsemezsek sana simdiden kolay gelsin diyor ve hayirli yolculuklar diliyorum arkadasim. Seni cok özleyecegiz, cabuk gel...
Ablacığım hayırdır?
Biz olmadan nereye böyle?
Seval arkadaşım ben kısmetse bu gece yola çıkacağım.bu yüzden yarın görüşmemiz mümkün değil..
teşekkürler sizde kalın sağlıkcakla..
Tüm misafirlere selamlarımız olsun..
Kuki güzel kızım nasıl sevinmiştir şimdii.
No name güzel kardeşim herşey yolunda giderse sanırım 3-4 günlük bir işim var yani bu salı yokum araya bir maç yayını koyarsın artık.
Hayırlısı olsun ablacığım.
Sağlıcakla gider dönersin inşallah...
Merhabalar
Mavigun Hanim yollae dürülür de carcabuk gider-dönersin insallah :))
Hayirli günler
Aşk Müfettişi
utancımdan değil,
meraktan başım önde,
kelepçeden değil,
zevkten ellerim arkadan bağlı.
açan çiçekleri kontrol ediyorum,
karıncalara ihtiyaçlarını soruyorum.
aşktan,doğadan sorumlu,
vergi müfettişiyim.
bir kaç güzel görüntü,
biraz aşk toplama,
görevim,
aldığım vergi.
o da bana gelmiyor zaten,
gidiyor kamu kasasına.
aşk doluyor dünya.
inan bir kere almadım,
kağıt arasına sıkıştırılmış bir aşk,
rüşvet niyetine.
:::::::::::::::::::::::::::::::
her geçen dün,
tam zamanıydı.
yaşadığım gün için;
her şey çoktan geçmiş.
şükür ki geleceğe
bir hayli zaman var.
::::::::::::::::::::::::::::::
Alıntı..
-Çünkü Yaşamak "ÖLME" Riskini Göze Almaktır-
Gülmek "SAFTIR" denme riskini göze almaktır.
Ağlamak ise "DUYGUSAL" görünme riskini...
Birine yakınlaşmak "KENDİNİ KAPTIRMA" riskini göze almaktır.
Sevdiğini söylemek "SEVİLENİ YİTİRME" riskini...
Duygularını açmak "KENDİNİ ORTAYA KOYMA" riskini göze almaktır.
Düşüncelerini söylemek ise "DOKUZ KÖYDEN KOVULMA" riskini...
Umutlanmak "HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRAMA" riskini göze almaktır.
Sevmek ise "KARŞILIK GÖREMEME" riskini...
Ama riskler alınmalıdır, çünkü hayatımızın en büyük riski hiç risk almamaktır.
Çünkü Yaşamak "ÖLME" riskini göze almaktır.
---------------------------------
alıntı
fatihciğim sağol kardeş bugün 15. bölümü youtubede izledim iyi ki youtube atmışsın
hayirli aksamlar diyecem ama bi ada bu kadar mi issiz olur yav
harbiden issiz bi adaya düstük. en azindan yaniniza alacaginiz 3 sey diye soran olsaydi...
Rica ederim önemlideğil..
Bu arada Es♥Es gölüü attı:))
Tüm Geençlerimizin şimdiden
19 Mayıs
Gençlik ve Spor Bayramı
Kutlu Olsun.
Tekrar görüşmek umuduyla,
Şimdilik hoşkalın..
HER YOLCULUK ÖNCESİ BİR ŞİİR YAZMALI İNSAN
Her harften ayrı bir söz yarattım kendimce
Her satırını işledim ilmek ilmek
Dedim ki
Her yolculuk öncesi
Mutlaka bir şiir yazmalı insan
Döndüğünde okumayı ümit edeceği
Bağıra çağıra şarkı söylemeyi unuttum nicedir
Balkon kapısını ardına kadar açıp
Dağı taşı türküye boğmak
Sonra aşık olmak yeniden
Beynimde yarattığım güzelliğe
Ve yeniden doğmak
Her yolculuk öncesi
Bir şiir yazmalı insan
Dönüp de bulmayı ümit ettiği dost yüzleri gibi...
Bir parçasını doğduğu şehirde bırakmalı
Canı her sıkıldığında
Başını dost bir omuza yaslar gibi
Bütün renkleri boyamalı milyon kere
Aynı sözcükleri kullanarak
Her defasında farklı şeyleri anlatabilmeli
Mesela sığdırabilmeli bir kelimeye bütün beyazlarını dünyanın
Koskoca bir aşkı anlatabilmeli tek bir hecede
Her yolculuk öncesi bir şiir yazmalı insan.
Hiçbir zaman dönemeyecek olsa bile...
Melih Coşkun
İyi bir hafta olması ümidiyle
İyi sabahlar
hepinize Günaydınlar...
fatihciğim ne kadar mütevazisin.rica ederim öemlideğil demişsin.önemsiz olsaydı izleyemezdik.
sana bir şey soracağım.ben tv den çektiğim filmi veya bir programı nasıl birleştirebilirim.mesela reklam araları falan veriliyor ya.sonra bunları nasıl birleştiriyorsun.bu konuda bilgi verebilir misin.yalnız bilgisayarım celeron 1.7 ve ram 760 falan ona göre anlatırsan iyi olur.movie makerı kullanamadım.onuda belirteyim.
Güle güle Mavigün abla.
::::::::::::::::::::::::
Önemlideğil;
O konularda pek fazla bilgim yok ama "AVI MPEG RM WMV Joiner" diye bir program var ben bunu kullanıyorum. Birleştireceğin videoları sırayla atıyosun ve birleştiriyor.
Önemlideğil diye ona demedim ki ben:)
Veeee EsEs Süper ligte.
Şimdi Süper lig harbi süper oldu:))
Bu gece uyumak yok :))
iyi geceler... yarina güzel bir güne uyanmak ve güzel bir haftaya baslamak umuduyla..
Hepinizin bayrami kutlu olsun, Mustafa Kemal´in cocuklari..
Mavigünüm sana tekrar hayirli yolculuklar, cabuk dön..
Iyi geceler..
Uykum geldi ya :)
Çok fazla zıpladık galiba.
No name abi bugun iyi geceler demeden gittin? Umarım bi sorun yoktur..
Herkese iyi geceler:)
Günaydin herkese...
günesli, aydinlik ve sicacik bir günü karsiladik, herkese sevincler getirsin...
Size bayram bugün, kutlayin doya doya, Atatürk düsmanlarina inat! Ama yine de calisan arkadaslarim, kardeslerim varsa, kolay gelsin...
Tüm Ulusumuzun 19 Mayıs Gençlik ve spor Bayramı Kutlu Olsun.
Günaydınlar diliyorum...
günaydıııınnnnn:))
törene gittim geldim şimdi biraz uykumu almam lazım :))birazdan burdayım :)
canım uyumak istemedi yaa hayret ilk defa valla :))
eee kimse yok muu :S
merhaba Gökçe,
bu gün tatil,o yüzden eylem ve başkanımızı bekleme.
mavigün ablamız 4-5 gün izinli,işleri varmış.
yani şu an sen ben seval ablam var...
Zorlu yolların aşılıp "Umut" dolu bir geleceğe atılan ilk adım 19 MAYIS...
Ne canlar feda edildi, ne kanlar aktı bu adımdan sonra..
Sırf bizlerin HÜR olması için..
19 Mayıs 1919 dan bugüne Vatan için can vermiş,kanını akıtmış tüm Şehitlerimiz ve Gazilerimiz önünde saygıyla eğiliyorum.Vatan Size Minnettar..
......................................
Günaydın Dostlarım,
Bayramımız Kutlu Olsun..
No name özel sektör bayram dinlemiyor, ben bugünde çalışıyorum, işim fazla olmasa da yine iş başındayım..
Pardon Başkanım,
Bu saate kadar sesiniz çıkmayınca,
Başkanım zaten özel sektör,
ister açar ister kapar kim karışır diye düşündüm.
özel sektörün de bazı avantajları olsun artık başkanım.
mesela ben,özel'im.
ister açarım ister açmam.
geç gelirim erken giderim.
bu özgürlüğe sahip olmak ne kadar güzel bir duygudur.
hem general olmak hemde hür olmak.
başkanım merhaba,
nasılsın?
sağol no name iyiyim demek adetten olmuş.))
sen nasılsın..
iç güveysinden hallice,
dersem anlaşılır herhalde...
anlamamak ne mümkün..
bugün biraz sessiz olacak galiba buralar..
dostların çoğu izinli galiba ?
Havaların ısınmasıyla birlikte Kapalı alanlar cazibesini yitiriyor.
pc başında pineklemektense dışarıda temiz hava bol gıda felsefesine kapılıyor özgür olanlarımız.
Ey Özgürlük,
Şiir yazasım geldi valla...
yaz abicim, içinden ne geliyorsa yaz..
evet hava güzel, insanın kanı kaynıyor ama gel de bunu hayata anlat, çalışıyoruz herzamanki gibi..
şimdi çıkıp amaçsızca dolaşmak vardı sokaklarda,
şimdi çıkıp volta atmak vardı kırk dökük kaldırımlarda,
şimdi çıkıp gülümsemek vardı insanlarıma,tıpkı güneşim bana gülümsediği gibi.
şimdi çıkıp Merhaba demek vardı tüm rastladıkarıma,
şimdi çıkıp şaşırtmak vardı herkesi..
ooff oofff
evet insanın şiir yazası geliyor no name, sana katılmamak imkansız..
yaz kardeşim şiir yaz, çık kapının önüne gelen geçen herkese gülümse, bir merhabayı esirgeme kimseden..bırak onlar şaşırsın gülümseyen yüzünle söylediğin merhabaya, insanlık almış başını gidiyor, değil bir yabancıya evdeki ailemize bile merhaba demez olduk, hayata kaptırdık kendimizi ihmal ettik sevdiklerimizi..
Tıpkı 19 mayıs 1919 da olduğu gibi bugün yeni bir başlangıç olsun, şaşırtalım artık herkesi..
Başkanım,çok uzun yıllardan beri en büyük hayalim ne biliyor musun?
çimenlik bir alanda bir ağacın altına sırtüstü uzanarak,dişlerimin arasında bir ot parçasıyla,hiç bir şey düşünmeden gökyüzünü seyretmek...
bu hayalimi bir türlü gerçekleştiremiyorum.
korkarım ki gerçekleştiremeden de göçüp gidecem bu alemden...
başkanım aynı frekanstayız...
neden gerçekleştiremeyesinki be abicim, tek gereken biraz cesaret..
Hayallerin bittiği yerde Hayat da biter biliyorsun, belki şimdi değil ama birgün neden yapamayasın o istediğini..
Birgün param olursa bir çiftlik kuracağım, içinde her türden hayvan, keçi-koyun-tavuk-at vs..
bahçem olacak , kendim yetiştireceğim erzağımı..
şehir pisliğinden gürültüsünden uzak...
benimki senin hayalinden biraz daha zor ama neden olmasın be abicim..
Yok başkanım benim için vakit geç.
benim hayalimi gerçekleştirebilmem için önce affan dedeyi bulup,ona para sayıp çocukluğumu satın almam gerek.
liseye başlayana kadar köyde yaşadım hep..
bahçemiz vardı, tavuklarımız tavşanlarımız,güvercinlerimiz ve bir tanede keçimiz vardı..
her yıl bir tane yavrusu olurdu, oğlaklar çok şirin oluyor ya, nasıl koşuştururdu evin önünde, bende onunla birlikte hoplar zıplardım..
arkadaşlarla birlikte ormana giderdik, gezerdik amaçsızca, mevsimi geldiğinde mantar toplardık..
ya ben hakkaten özledim o hayatı..
haklısın no name çocukluk geri gelmiyor ama kaybolmuyorki ruhumuzdan, belki zamanındaki gibi yapamayız ama neden bazen çocukluk yapamayalımki ?
engel olabilecek bişey yokki bize..
efkar bastı beni ya :))
Toplumun bana biçtiği rolün dışına çıkamam ki.
Çıkarsam toplum beni dışlar.
toplumun koyduğu kuralları reddetmeye cesaret edemem ki.
Benden muhtelif beklentileri olan onlarca,yüzlerce insan var.O insanları hayal kırıklığına uğratamam ki.
insanların istediği gibi bir insan olmaya gayret ederek yaşamı nihayete erdireceğiz bu gidişle.
alem oyuncu olmuş,
sokaklar sahne,
sahneye bir oyun konmuş.
insanlara rolleri dağıtılıp belletilmiş.
oyunculardan birisi çıkıp,
yok arkadaş ben bu rolü beğenmedim.
bana başka rol verin.
hatta ben rol yapmak ta istemiyorum.
doğaçlama oynayacam.
yada ben oyun moyun oynamıyacam,
alayınızı reddediyorum.
Hatta daha da ileri gidiyorum,bu oyunu ben yazıp ben yönetecem,oyuncularıda ben seçecem.
derseeee....
ne olur ki acep?
Merhabalar
Tüm geclerin, kendini genc hissedenlerin 19 Mayis bayrami kutlu olsun...
Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.
M.Kemal Atatürk
Kaya hoşgeldin kardeşim.
Fatih'çim emaneti şimdi aldım kardeşim.Çok teşekkür ediyorum.
beni mahçup ettin...
sağol varol.
bu arada es es i de kutluyoruz.
Hosbulduk dostum
Selam vermek icin ugradim ama aranizdan gecici olarak yine ayrilmak zorundayim
başkan araya reklam koyma senaryonun devamını bekliyoz.
www.vtunnel.com
youtubeye erişmenin yolunu buldum:))
yukardaki linkten giriş yapın ve erişmek istediğiniz youtube vişdeosunu linkini kopyalayıp yapıştırın...
onemli değil kardeşim bugün senaryo yazmak için hiç iştahım yok, bir ara niyetlendim ama tıkandım ya aklıma hiçbişey gelmedi.. bugünlük beni mazur görün..
Başkanım neden daha önce sinyal çakmadın.
aşağıdakilerin hepsi by-pass görevi görüyor...
https://burrow.in/
https://sneakmyass.in/
https://bypas.in/
https://browseunblocked.com/
https://satandeathkill.com/
https://kc8yds.net/
https://gtfomy.biz/
Bu adreslerin herhangi birini çubuğa yazın,
çıkan siteye youtube.com yazın
youtube emrinizde...
Ne güzel bir söylesi gerceklesmis kardeslerim arasinda, Sevgili Baskanimla Sevgili No Namecim derin konulara egilmisler kendi yüreklerinden gelenlerle...
No Namecim senin böyle düsünmek icin yasin cok genc degil mi güzelim? Ben ancak ilerleyen yillarda insanlarin bu korkunc gercegi görebildiklerini saniyordum.. :)
Toplumun uygun gördügü rolleri oynayanlardan biri olarak, seni cok iyi anliyorum kardesim. Istedigin gibi degil, senden beklenildigi gibi yasiyor insan sevdiklerine karsi kendini sorumlu duyuyorsa... Onlarin mutlulugu kendi mutlulugundan önce geliyorsa, zincirleri kiracak cesareti bulmak cok zor.
Ama bir kez olsun cimenlerin üzerine özgürce uzanabilmeli insan, cimenler onun üzerine uzanmadan.. demisti adini hatirlamadigim biri ama o firsati bulup yaratsan bile keneden korkmadan bu da zor artik..
oofff icim karardi be kardesim..
Merhabalar..
Yeni bir gün , yeni bir lig:)
No name abi önemli değil. Kaliteli değil ama idere et işte:)
Başkanım o site çok önemli .
Bizim yurtta Filtre var bağlantıda.
O site sayensinde ortadan kalkıyor.
Uzun ömürlü olur inş.
Bu arada BBO nun yarısı tamam sayılır.
fatihcim nereye yüklüyorsun BBO yu ?
http://video.google.com/
Google video başkanım.
ok fatihcim sağolasın, sanada zahmet verdik..
bitince haber verirsin buradaki linkleri düzeltiriz..
Ne zahmeti başkanım:)
Tamam haber veririm..
Fatih,
her bölümü tek seferde yükleyemiyormusun?
anladığım kadarıyla 15-20 dakikalık partlara bölmüşsün.
Yüklenebiliyor tek seferde.
Böyle daha uygun olucağını düşündüm. Çünkü tek seferde açıldığı zaman tüm bölümü indirmiş gibi olucak. Kotalılar için kötü bişey. Ayrıca yüklerkende int kesilmesi durumunda yeniden başlamak gerekiyor.
Ama değiştirebilirim ?
Seval ablacığım,
İçin karadıkça çocuklara bak...
onları izlemek benim bütün dertlerimi silip süpürüyor.
Başkanım bilir,
ne dersin başkanım,
dizinin 1. bölümünü tek seferde izlemek mi?
aynı bölümü bir kaç seferde izlemek mi?
bence fazla parçaya bölmeyelim, tek sefer olmasıda yüklenirken sorun yaratabilir..fatihçim en fazla 3 part halinde yükleyebilirsen iyi olur sanırım..sizcede daha uygun olmazmı ?
fatihçim, güzelim lastiğin tepesini niye uçurdun kardeşim?
Hadi aramızı bulalım,
sinemadaki gibi 2 bölüm olsun.
arada frigo buzz..
Abi onu çekerken arkamda ordu vardı sıra bekleyen:)
Tek bölümde yükleyebilirim.
Tek mi Çift mi? :)
En iyisi tek yüklemek .
Zaten başladıktan sonra ayrılamıyosun:)
Başka fikir yoksa başlıyorum?
hava çok güzel yaaa dışarı çıkmam lazımmm:))
bi gittim herkes gelmiş yaa sakın kaybolmayın biyere :)
en iyisi tek
devam kardeşim...
fatihçim nasıl kolayına geliyorsa öyle yap..
Fatihcim ellerine saglik
Türkiye`de uniler de mi tatilde?
Evet tatildeyiz bugun:)
www.internethaber.com/news_detail.php?id=141473
bugüne özel...
youtube ye şöyle girilebilir.
eğer programınız xp ise
masa üstünden ağ bağlantılarını tıklayın açılsın.eğer pencerede bir şey yoksa sol tarafta ağ bağlantılarını görüntüle diyor. orayı tıklarsan ağ bağlantını gör.eğer 2 tane ağ bağlantısı varsa
çevirmeli ve lan yada yüksek internet der hangisini kullanıyorsan ben adsl kullandığım için çevirmelininüzerine gelip sağ mausla tıklayıp açılan pencerenin en altında özellikler yazar oryı tıklıyorum
sonra başka bir pencere açılıyoryukarıda 5 tane ayrı ayrı seçenekler var genel güvenlik ağ iletişimi gelişmiş falan
orada ağ ileitişimini bulup tıklayın bende soldan sağa 4.ü
tıklayın aöılan pencerede internet tcp ip seçeneğini seçip özellikleri tıklayın yeni bir pencere açılacak orada otamatik olarak ip alını tıklayın altında daaşağıdaki dns sunucularını otomatik olarak kullan yazıyor.
yeğlene sunucu ya 004.002.002.002
diğer dns sunucusuna 004.002.002.001 i girin okeyleyin kapatıp biligisayarı tyeni baştan başlatın böylece siteye girersiniz.
nerede bu millet acaba,
ne ses var ne soluk,
simdilik hoscakalin
gidenlere iyi aksamlar
aksama evden yazarim kismetse
güzel akşamlar dostlar
yarın görüşmek üzere
sevgiyle sağlıkla kalın
Birden aklıma geldi, tuttum sana bir mektup yazdım dün.
Çok mutluydum. Gün içinde neler yaptığımı, nelere kızıp, nelerle mutlu olduğumu, tek tek anlattım. Mevsimlerin ve insanların nasıl karışık ve beklenmedik olduklarını yazdım.
"Yine zamansız yağmurlar" dedim, "Daha önce, hiç bu kadar zayıf değildi güneş ışınları" dedim, "Gerçekten buradaki şarkıları hiç öğrenmeyecek, bilmeyecek, söylemeyecek misin?" dedim. Çok uzun bir mektup oldu. Başından sonuna kadar okudum.
Neler yazmışım diye merakımdan.
Sonra çekmecemden bir zarf çıkarıp, adını yazdım. Büyük harflerle, yalnızca adını. Adresini bilsem gönderir miydim, bilmiyorum. Mektup cebimde. Cebim yüreğime yakın. Yüreğim sende. Sen yüreğime yakın. Öyleyse mektup sende.
alıntı
Birader atıyon bari usturuplu at.
ne zaman yazmış bunu Geothe?
hani mozart desen neyse diyecem,
ya da beethoven...
"Geothe`nin Secilmis Mektuplari Kitabi`indan"
yaziyodu hosuma gitti yazdim
Geothe yazmamis mi diyosun sen simdi yani?
http://www.kommik.com/htm/askk/mektup2.htm
hatta daha burda devami da var
ben bunun yalancisiyim
Geothe`nin bu kitabini okumadim yani...
sen benle dalgamı geçiyorsun kardeşim.
adam 17 yy.da boğaza karşı oturup elma şekeri mi yalamış,
ince belli bardakta çay içip,
martılara simit mi atmış.
No Namecim, Kayacim cok hos mektuplardan, cok hos pasajlardan alintilar yapmissiniz ikinize de cok tesekkürler... Severek, gülümseyerek, begenerek okudum...
Kayacim Goethe Istanbul´u, simiti, cayi, Bogaz´i da bilir miymis?
valla ablacim orasi benim de kafami bulandirdi ama öyle yaziyo ben ne bilim kim yazmis
ilk basta bana da mantiksiz geldi ama sitede öyle yazinca ben de öyle yazdim
sildim gitti...
yazilmamis farzedin
Ablacım hoşgeldin,
bende kaya mahsus beni kızdırmak için yapıyor sandım.
ablacığım bunlar var ya insana bildiğini de unutturuyor veya şüpheye düşürüyor.
kaya gibi okumuş, aydın, kültürlü iki üniversite bitirmiş birisi böyle yapınca saçlarım diken diken oluyor.
gerçi saçlarım diklenince jöle masrafından yırtıyorum ama,olsun.
Kayacim güzel bir espri oldu canim kardesim, bak aksam aksam gülüstük, No Namecim de saclarini jölelemekten kurtuldu...
Cocuklar, iyi geceler...
sevgiyle kalin..
admin oldun ya iz bırakmadan siliyorsun artık.
bizim yok öyle bir şansımız.
Espri güzel olmasina güzel de ben bunu nasil yedim ona inanamiyorum.
Hayir adamin yasadigi yerleri bizzat yerinde görmüs olarak, hayatini iyi bildigimi sandigim, hatta onun adina yapilmis enstitude dersler almis birisi olarak...
Felaketim oldu aksam aksam...
şu yaptığınız yorumları neden siliyosunuz yaa ben de okumak istiyorum :))
eda'nın yokluğu 2 gün mü oldu?
Yarın sabah ceza komisyonunu toplamak gerekecek.
mazeret te bildirmedi değil mi?
yalancı romantiğin sitesine girebiliyor musunuz bi dener misiniz??
hata var galiba girilemiyor
Mavigün ablam giderken kime el verdi?
Sabah karşılamaları kim yapacak?.
sabahleyin kaos olmasın?
Bence kankasına düşer...
sizce?.
bana kalirsa kankasi yokken o da buraya pek ugramaz
MinT'e de girilmiyor,
toptan bakım onarım var galiba..
o zaman kaya sen yazarsın bişeyler..siteyi boş bırakmayalım geceleri :))
bakim onarim degil de bekli kökten kaldirim calismalari vardir
adamlarin hicbi projesi tutmadi
gökce ben bugünkü kaziktan sonra kendimi en az 2 haftada toparlarim birseyler yazmak icin
yok yaa seval ablam kaçmaz.
on-off düğmesini yapamadık,açamıyo pc,yi.
bi de ev dolu misafir.
allah eksik etmesin seveni çok.naapsın.
ablacım senin kankan,giderken sana el vermiştir muhakkak.
sabah günaydın karşılamalarını senden bekliyoruz artık.
lütfen, sabah kaotik bir ortama gözlerimi açmak istemiyorum.
sabah günaydın yazını göremezsem,
geri yatarım haberin olsun.
sevgiler ve saygılar...
size bir soru:
bi adam doğuştan kör sağar dilsiz adamın babası ölmüş ve bunu ona nasıl açıklarsınız ?
bence hic gerek yok
adamin babasindan haberi bile yoktur. dolayisiyle haberinin olmadigi birseyi söylemeye calisarak kafasini bulandirmaya da gerek yok
cevap bu değil bende böyle söyledim ama yanlış..
Başkanımın uzmanlık alanına giriyor.
sabhleyin başkanım cevaplar biz de öğreniriz.
gerçi seval ablam da başarılı bilmece işlerinde ama...
o zaman kolay bi tane sorayımda bilin bari :))
Bir köyle ilgili nüfus kayıtları incelenmektedir. A isimli köylünün kayıtlarına bakıldığında bu kişinin ölmüş bir kardeşi olduğu yazılmaktadır. Ölmüş kardeşinin kayıtlarına bakıldığında ise hiç bir kardeşi olmadığı yazılmaktadır. Her iki kayıtta yazılanlar da doğru olduğuna göre, durumu nasıl açıklarsınız?
Canlar, ne söyleseniz haklisiniz, normal olarak ablanin birinin isi varsa digerinin aile bireyleriyle ilgilenmesi gerekir, ancak biliyorsunuz benim yetersizligim ortada.. Üstelik persembe gününe dek basimi kasiyacak halim ve vaktim yok. Tüm gün isyerimdeyim oradan size zaten firsat buldukca sesleniyorum, aksamlari kizkardesim ve yegenlerimle cocuklarim, KUKI... Ve onlardan kacamak pc-ye el koyuslarim.. (benim pc- nin acma kapatma dügmesi hala calismiyor, cocuklar bir tornavida veya kalemle bazen acabiliyorlar bazen de tutturamiyorlar, cözüm hala yok ortada!)
No Namecim, canim kardesim benim hadi hep birlikte elele verelim de Mavigün dönene kadar birbirimizi oyalayalim ha, ne dersiniz?
Böylece bir kere daha anlasiliyor ki Mavigünün yeri doldurulamaz arkadaslar! Gelince onu hep birlikte sevgiyle kucaklayalim..
Saka filan degil, benim gercekten ikinci ailemsiniz, hepinizi düsünüyor, herseyin en güzelini diliyor, sizi cok seviyorum.
Iyi geceler, güzel rüyalar, güzel günlere uyanmlar.. :)
Kafalar ayna gibi şimdi bir muammaya,
Bu içinden çıkılmaz bir müthiş bilmecedir.
C:S:TAraNcı
Gökçecim,
sabahın sekizinden beri kafam olmuş çorba.
adımı sorsana bana,
bu saatte hafif müzik,
hafif edebiyat
loş ışıklar falan gider.
dükkandaki spotlar gözlerimi çıkaracak neredeyse.
birde senin alengirli bulmacalar...
ee sorsana daha ne bekliyorsun kapa git diye.
sözünü dinlemekte fayda var...
az sonra gidiyorum...
Ben küsüm ablama,ben karışmam onun işine ,
sen kankasısın.
senin karşılamayı yapman lazım.
beni hiç karıştırma ablacığım...
tamam no name bişey demedim hadi sana iyi geceler belli yorulmuşsun sen bugün :))
kaya çabuk bil şu soruyu :))
yahu ölmüs adamin kayitlarina öteki tarafta bakiyorlardir
siteyi en son terkedecek arkadaşa not,
terketmeden önce seval ablamın son cümlesini kopyala yapıştır yapasanız sevinirim.sabah karşılama niyetine idare ederiz...
herkese iyi geceler diliyorum,
Allah rahatlık versin...
yanlışşşşş :))
Merhabalar..
Gökçe;
ilk ölen kişinin kaydı yapıldığında diğeri yoktu ki?
evet aynen öyle fatih :))
------------Kızlar----------
Öpersiniz beyefendi değilsinizdir
Öpmezsiniz adam değilsinizdir
İltifat edersiniz yalan der
Etmezseniz bırakıp gider
Her istegine evet derseniz karaktersiz olursunuz
Karşı çıkarsanız anlayışsız
Çok yanına giderseniz sıkıldım der
Az giderseniz küser
İyi giyinirseniz çapkın der
Dikkat etmezseniz zevksizlikle suçlar
Kıskanırsınız huyun kötü der
Kıskanmazsınız sevmiyorsun der
Siz bir dakika geç kalın kıyamet kopar
Kendisi bir saat gecikirse bunda ne var der
Arkadaşınızla buluşursunuz adı ihmal olur
O buluşur "Bizim kızlar" olur
Siz başka kadına bakacak olursanız gözleriniz oyulur
Başka bi adam ona baktıgında adı hayranlık olur
Konuştugunuz anda dinlemenizi ister
Dinlediginiz anda "neden konuşmuyosun der"
KISACASI
Sade ama çok karışık
Zayıf gibi ama çok güçlü
Akıl karıştıran ama hayranlık uyandıran
İnsanı çıldırtan ama mukemmel
KISACASI KIZLAR BOLEDİR BENCE
not:1)alıntı
2)hepsi değil:)
anliyorum...
senin vaktin gelmis
Hayirli geceler cümleten...
Herkese iyi geceler.
Yarın görüşürüz...
Günaydin canlar, günaydin..
yine bir sali sabahina hep birlikte uyandik, günaydin!
aylarca BBO idi sali günlerimize en güzel sicakligi, aile olmanin önemini anlatarak anlam katan, heyecanla yeni bölümü bekledigimiz gecmek bilmeyen o saatler unutmak mümkün mü? Her bölümün her karesinin tadi hala aklimizda degil mi?
Iste, bu güzelligi son kez yasamamizin üzerinden selamladigimiz 28. salimiz bugün... Hatirlatmak istedim..
Güzel bir gün olsun, hepimize mutluluk getiren, sevicli haberler, saglik ve huzur dolu..
Eylemcim cay hazir mi canim? Cörekler, börekler? Bak senin kankan benim kardesim No Name az sonra gelir, zaten Mavigün ablasi yok diye kendini ihmal edilmis hissediyor, hic degilse bizim onu düsündügümüzü görsün de teselli bulsun, olmaz mi güzelim? Hadi göreyim seni, göster kankaligini, kardesligini.. :)
Fatihcim kos kahvalti hazir sayilir, okula ac ac gitme..
Kizlar evden birseyler atistirmadan cikmazlar saniyorum, ne de olsa anneleri baslarindadir..
Hadi bakalim hepinize Allah zihin acikligi versin...
Kayacim, Baskanim, No Namecim, Önemlidegil kardesim birazdan cay hazirdir, kahvaltiya buyrun..
ve hepimize bu gün her sey herzamankinden de kolay gele.. :)
Günaydınlar
nasılsınız arkadaşlar
Seval ablacım çay hazır buyrun buyrun
kanka çayı hangi bardakta içiyorsun ince belli,fincan,kupa
hemen hazırlayım kaç şeker?
herkesin güzel bir gün geçirmesi dileğiyle kolay gelsin...
hepimize merhaba
güneşimi kaybettim gözlerini görmem gerek yaşamaya dönmek için hasretini silmem gerek
G
.Ü
..N
...A
....Y
.....D
......I
.......N
BBO AİLESİ
günaydın dostlarım
hava bir garip, nem oranı haddinden fazla..
sizlerin keyfi yerinde olsun, önemli olan bu..
herkese kolay gelsin, evdekiler bozmak yok keyfi aynen devam..
Merhabalar..
Nerde bu devlet nerde bu millet:)
Havalardan bu galiba:)
deneme
Yorum Gönder