13 Ekim 2008

BENDEN BABA OLMAZ 1 YAŞINDA

SADECE 16 BÖLÜMDÜ İZLEDİĞİMİZ..
TELEVİZYONDAN KALDIRILMIŞ OLABİLİR
YENİDEN YAPMAK İSTEMEMİŞ OLABİLİRLER

AMA

BENDEN BABA OLMAZ HAYRANLARI OLARAK
BİZLERDE HALA HAYATTA DİZİMİZ

...........................................

SENARYOLARINI BİZ DEVAM ETTİRDİK
ÖZLEMİMİZİ-SEVGİMİZİ HEP TAZE TUTTUK
KIYMET BİLMEYENLER UTANSIN

..................................................

SEVGİLİ DOSTLARIM !!!

DİZİMİZ 1 YAŞINDA...

NİCE MUTLU YILLARA BBO

21 yorum:

no name dedi ki...

işiniz düştümü,
"Başkanım,başkanım..."

düşmedimi "başkanım havaya girdin"

Hadi bakalım...

Adsız dedi ki...

:) :) :)

Adsız dedi ki...

başkanım teşekkürler...

Adsız dedi ki...

rica ederim ablacım..siz isteyin yeter..

Adsız dedi ki...

kiz kiza dertlesiyoruz..
1. bölüm


-Bu kadar üzülme Sevil!

-Nasil üzülmem Aylin? Tam hersey yoluna girdi derken, böyle mi olmaliydi?

-Hayatim Soner seni seviyor... teknedeki dogum günü kutlamasindan sonraki mutlulugunu hatirliyorum da... ya, seviyor ne kelime, bu adam sana körkütük asik!

-Ben de öyle saniyordum.. ama onun aski, diger kadinlara ilgi duymasina engel olacak kadar güclü degilmis... iste yine ayni sey, anlasilan aldatilmak benim kaderim...

-Ne demek bu simdi?

-Yillar öncesi gibi, Soner ayni Soner! Ve degismeyecek, demek!

-Valla kizma ama, ben senin gibi düsünmüyorum arkadasim! Insanlar degisir, hatalarindan ders alabilir.. Soner de degisti ve dersini aldi bence!

-Gözlerimle gördüm Aylin! Cok genc ve cok da güzel bir kadinla birlikteydi...

-Soner onca pismanligi ve acilari defalarca yasadiktan sonra bu kadar aptalca davranarak seni kaybetmeyi göze alamaz! O gördüklerinin bir aciklamasi vardir mutlaka diyorum sana.. belki bir is görüsmesiydi..

-Onu savunup durma Aylin, ne zamandan beri is görüsmeleri otel barlarinda gülüse oynasa yapiliyor?

-Sevilcim, su cezveyi elinden birakir misin? Böyle sallamaya devam edersen elinden bir kaza cikcak..

-Al sunu da kahveyi sen pisir, zaten benim elim ayagim titriyor... ufff, su cezveyi aslinda Soner´in kafasina indirmek vardi ama...

-Hayatim neler söylüyorsun?

-Bilmiyorum Aylin! Ne söyledigimi de, ne düsünecegimi de bilmiyorum... Belki de beni gercekten sevememistir diyorum... hersey sadece Efe´nin hatirina düstügü bir yanilgiydi..

-Su sekeri uzatsana...

-Al canim...

-Sag ol! Nasil bir yanilgiymis bu sözünü ettigin?

-Efe´ye olan özlemiyle bana duydugu sucluluk duygularinin birbirine karismasindan bahsediyorum, Soner vicdan azabini ask zannetmis olabilir, diyorum...

-Hadi canim sen de..

-Tabii, bu karisikliga Eda ile Ege´nin sorumlulugu da eklenince...

-Yani Soner farkinda olmadan hatta mecburen sana asik olduguna inandi... öyle mi?

-Evet! Simdi de zincirlerini kirmanin yollarini ariyor olmali... aslinda ona kizmaya hakkim bile yok... Ben de gecmiste yasananlari unutup bu gercegi görmedigim, onu uyarmadigim icin, onun kadar sucluyum!

-Yok artik daha neler... gidip bi de özür dile istersen... e, tabii psikoloji okuya okuya insanda böyle catlakliklar olusabilir...

-Niye dalga geciyorsun? Böyle bir sey olamaz mi sence?

-Bence? Bence sen sacmaliyorsun! Buyur canim, kahven..

-Tesekkür ederim... Sacmaliyor muyum?

-Kusura bakma ama evet, Sevilcim! Hangi gercekten bahsediyorsun?

-Bu aksam gördüklerimin kökeninde yatan gercekten Aylin..

-Madem böyle bilimsel yaklasiyoruz, o zaman ben de sana sunu sorabilir miyim? Bu gördüklerin senin kendi yanilgin olamaz mi? Ya senin kroniklesmis güvensizligin yeniden depresmis ise? En mutlu oldugun anda bile ihanete ugrama korkun hortluyorsa?

-Aylin, üzme beni daha fazla.. Ya, uydurmuyorum, hayal degildi, gözlerimle gördüm diyorum sana! Seni duyan da Soner´e iftira ediyorum sanacak!

-Sevilcim, canim arkadasim özür dilerim, ben hic senin üzülmeni ister miyim? Af et.. asil senin üzülmene dayanamadigim icin iddialarini cürütmeye calisiyorum cünkü bu sacma sapan olayi bir türlü kavrayamiyorum......

-Ben de kavrayamadigim icin sacmaliyorum herhalde..

-Hayatim, neden Soner´e o otelde, o saatte, o kadinla ne yaptigini acikca sormuyorsun?

-Nasil yani?

-Nasil olcak, ac telefonu bir bahaneyle cagir gelsin ve acik acik sor! Sor, al cevabini... böylece öyle miydi, böyle miydi diye psiko analizlerle kendine iskence etmekten kurtul! Istersen ben arar, gelmesini söylerim..

-Hayir! Aylin sakin böyle bir sey yapma! Ne olur, yapma!...

-Peki, tamam aramiyorum.... o zaman sen ara!

-Hayir, yapamam, arayamam!

-Ama neden?

-Cünkü su an onu görmek istemiyorum! Kendini temize cikarmak icin bana anlatacagi yalanlarini duymaktan, gözümün icine baka baka yalan söyleyecek kadar alcaldigini görmekten korkuyorum! En kötüsü bu olur, beni tamamen bitirir.. anla lütfen!

-Tamam canim, tamam anladim.. aglama.. senin sinirlerin cok yiprandi, biliyorum hic kolay degil, cok yoruldun son aylarda... basiniza da gelmeyen kalmadi.... ama sizin sevginiz hep galip geldi... sen bu adami seviyorsun, o da seni!

Adsız dedi ki...

Kiz kiza dertlesiyoruz...
2. bölüm


-Onu seviyorum ama bir daha görmek istemiyorum Aylin... Kacip gitmek istiyorum, ondan cok uzaklara...

-Cocuklasma canim yaaa, nereye kadar kacabilirsin ki? Hem Soner buna izin verir mi? Onunla konusmadan, süphelerinin gercekliginden emin olmadan böyle delice seyler düsünme lütfen...

-Bugün onunla konusamam, katiyyen konusamam..

-Tamam, hemen konusma... Önce biraz sakinles, elini yüzünü bir yika, dinlen azicik kendine gel ama yarin konusmak zorundasin, onun sana anlatacaklarini dinlemelisin!

-Soner bana ne anlatabilir? Benden cok daha genc ve güzel bir kadini neden bana tercih ettigini nasil aciklayabilir? Ah Aylin, icim aciyor... neden böyle oldu?

-Sevilcim, canim arkadasim... Ask biraz da aci cekmek degil midir? Seni cok iyi anliyorum ama anlattiklarina bir türlü inanamiyorum...

-Sen de orda olup görseydin, inanirdin..

-Sen su gördüklerini bana bi daha anlatabilir misin?

-Anlattim ya Aylin, herseyi biliyorsun...

-Peki o zaman, senin anlattiklarini ben toparliyorum: Sen Prof. Feuerstein´in kaldigi otele, onun akademide unuttugu belgeleri birakmak icin gittin!

-Evet!

-Kendisine iletilmesi icin reseptiondaki görevlilere o belgeleri teslim ettin!

-Evet!

-Otelden cikmak üzereyken yan taraftan yükselen gülüsmeler dikkatini cekti ve sen o tarafa gayriihtiyari baktiginda, ordaki masalardan birinde arkasi sana dönük oturan Soner´i gördün!

-Evet! Aynen böyle oldu...

-Aslinda o saatlerde Dogan ile birlikte kendi restorantinda calisiyor olmasi gereken Soner´i... Öyle mi?

-Evet! Tam karsisinda oturan genc kizla birlikte yüksek sesle gülüsüyorlardi...

-Arkasi dönük oturan erkegin Soner oldugundan eminsin! Yani oldukca uzak bir mesafeden görmene ragmen "ona benzeyen baska biri olamaz!" diyorsun...

-Elbette eminim Aylin! Oydu..

-Peki, kizma... tamam, onlari gördükten sonra ne yaptin?

-Uff! Ne yapacagim, cakilmis gibi oldugum yerde dondum kaldim sanirim...

-Konusmalarini duyabildin mi?

-Neler konustuklarini anlamam imkansizdi.. Zaten cok sürmedi, ayni anda ikisinin birden ayaga kalktiklarini gördüm ve refleks gibi en yakindaki büyük bir sütunun arkasina saklandim...

-Ee, peki, ya onlar ne yaptilar?

-Kolkola gülüserek gecip gittiler... Ikisi de o kadar samimi, rahat ve mutlu görünüyorlardi ki... Kapidan cikip atladiklari taksiyle gözden kayboldular.. ben... ben.. ah, Aylin cok zor bunu kabullenmek... bitti.. hersey bitti...

-Tamam... canim.... tamam... sakin ol, sonra ne oldu?

-Hiiic, orda ne kadar durdugumun farkinda bile degilim, bir elin hafifce omuzuma dokunmasiyla irkildim, basimi cevirdigimde karsimda Prof. Feuerstein vardi... Adamcagiz elindeki dosyalari gösterip tesekkür ediyor, zahmet verdigi icin de özür diliyordu galiba...

-Eh, ne yapsin, o adam Avrupali... Baska bir sey söyledi mi?

-Rengim fena atmis olmali ki endiseyle bana iyi olup olmadigimi sordu...

-Hala bembeyazsin, kendine geldigin söylenemez... sen ne yaptin? .

-Ona iyi oldugumu mirildanip disari attim kendimi ve ilk taksiyle eve geldim iste... hepsi bu.... tam o anda sen aradin, sonra da kosup geldin! Cok sag ol canim...

-Aa gelirim tabi, en yakin arkadasim aci cekerken benim icim rahat eder mi? Off ya... Su erkek milletini anlamak ne zor... neden sanki... neden?... ah be Soner! Ne diyeyim sana ben?..

Adsız dedi ki...

Masanin üzerinde duran telefonunun calmasiyla iki arkadasin konusmalari kesildi. Ikisinin de gözleri zir zir zirlayan kücük alete kilitlenmisti. Elindeki mendille gözlerini ve burnunu silen Sevil derin bir nefes alip uzanarak kimin aradigini anlamak icin telefonuna baktiginda korktugu gibi, arayanin Soner´den baskasi olmadigini gördü. Kararsizligi gözlerinden okunan genc kadin, ani bir hareketle elindeki telefonu arkadasina uzatarak

-O... Soner ariyor... simdi konusamam.... Aylin, ne olur benim burda olmadigimi söyle, yukarda de... cocuklarin yaninda yahut banyoda oldugumu söyle... ne olur bi sey uydur ama bana verme...

-Tamam canim, tamam... bi saniye... ver su telefonu bana.. Sevil, sakin ol, ben hallederim... Hah, alo Soner, ben Aylin!..

-Aylin? Aa merhaba... bize geleceginden haberim yoktu, kusura bakma bir an sasirdim... Nasilsin?

-Eh iste... Ya, öylesine aklima esti, ben de kalkip geldim....

-Iyi etmissin... Hersey yolunda ama degil mi? Sevil nerde, orda yok mu?

-Sevil su anda cok mesgul... yukarida cocuklarin yaninda... bi notun varsa ileteyim..

-Yok, yok... ben onu sonra yine ararim.... ya da dur, benim biraz gecikecegimi söyler misin? Merak etmesin, aniden bir isim cikti da...

-Tabii... Tabi söylerim... tamam, hosca kal Soner!


Telefonu kapatan Aylin tekrar Sevil´e döndü ve "Soner gecikecekmis, merak etmemeni söyledi!"

-Etmem canim neden merak edeyim ki? Nasilsa kocamin nerde oldugunu, daha dogrusu kiminle ne yaptigini biliyorum..

-Sevilcim, uff... belki biktin bu soruyu duymaktan ama yine soruyorum, sen yanilmis olamaz misin? Yani, Soner´in sesi o kadar normaldi ki.... her zamanki gibi neseli, sevincli, civil civil...

-Ne bekliyordun? Kendini suclu hissettigi icin kekelemesini mi? Uyduruk bahaneleri arka arkaya siralamasini, israrla beni sormasini mi?

-Acikcasi evet! Ama Soner´in sesi "Sevil" derken de, seni sorarken de öyle sevgi doluydu ki...

-Aylin, tabii ki onun icin normal olmayan bir sey yok, cünkü benim onu gördügümü bilmiyor!

-Peki, ne yapmayi düsünüyorsun?

-Bilmiyorum! Su an da hic bir sey bilmiyorum... ne düsünecegimi bilmiyorum..

-Ah be arkadasim... keske senin icin birseyler yapabilsem, elimden bir sey gelse..

-Yanimdasin ya, bu yeter... sag ol canim... herzaman yanimdaydin..

-Ya sen, degil miydin? Sen de her zaman benim yanimdaydin hayatim! Biz sadece iyi gün dostu muyuz?

-Hayir, degiliz! Biz hergün dostuyuz!

-Hah söyle gülümse yeniden... Ee ne dersin birer kahve daha icelim mi?

-Hayir, icim disim kahve oldu Aylin! Ac karnina bu kadar kahveden sonra midemiz bozulcak..

-Valla benim de... Bir seyler atistiralim o halde... Dur bakalim dolapta neler var...

-Taze fasulye vardi dünden, zeytinyagli sen seversin..

-Hmm cok iyi, hemen alip geliyorum, sen su ekmek dilimlerini aliver..

-Aylin?

-Efendim canim?

-Biraz da cikolatali pasta olcakti... onu da getir bari... gönül yaralarina, ask acisina iyi geliyormus...

-Tamam, ama sonra pisman olmak yok!

-Yok!

Not: Evet, kiz kiza dertlesememiz burda bitti!

Devami erkek erkege isbirligi ve gizli planlar olarak gelecek ama gelmesi biraz uzun sürecek! Cünkü henüz yazilmadi... :)

Adsız dedi ki...

kız kıza dertleşiyoruz harikasın Seval ablam uzun zamandır senden böyle bir güzellik görememiştik
çok sevindim
ellerine yüreğine sağlık ellerin dert görmesin

Adsız dedi ki...

SEVAL ARKADAŞIM'A

canım birtanecik kankacım..
teşekkür ederiz..

işte bu özletmiştin canım ya
senin anlatışınla bizimkileri bizlere..
yazamamlardaydın
bak ne güzel oluyormuş
hatta ne güzel olmuş..
sevindirdin bizi..
sen de sevinesin..

biliyorsun radyo programı olduğu için ancak adaya gelebildim..

teşekkürler ..
yüreğin ve ellerin dert görmesin..

biliyorsun değil mi?
seni çok sevdiğimi..
ama ben tekrar söyleyim
seni çok seviyorum..

canım kankacım öpüyorum seni ..??

no name dedi ki...

boş zamanlarında freud okuyorsun değil mi?
o ne güzel psikolojik tahliller öyle.

ellerine ve yüreğine sağlık.
devamını merakla bekliyor olacağım,
nerede mi?
Bıraktığın yerde...

Adsız dedi ki...

Begendiginize ben cok sevindim, ben de özlemisim bizimkileri yazmayi, yazdiklarimi siz sevdiklerimle paylasmayi... :)
Eger düsündügüm gibi yazmaya devam edebilirsem hep birlikte mutlu olacagiz demektir.. :)

Kankacim tatilde de olsan, cok isin de olsa, bize yazamasan da bizim yazdiklarimizi okuyacak firsati bulacagini umuyorum cünkü paylasmanin en güzeli seninle... :)

no name dedi ki...

cünkü paylasmanin en güzeli seninle... :)


yaaa,değil mi?

Adsız dedi ki...

Ne o, garip bi sey mi var?

Gözünden hic mi bir sey kacmaz senin? :)

Adsız dedi ki...

arkadaşlar çok teşekkür ederim harikasınız

no name dedi ki...

O kadar ölüydüm ki
Sonunda hepsini anladım
Artık dokunmazsanız
Ben hep ağlarım
Bu hayat yok madem
Sonsuzluk var
Zaten hayat andır ve an geçti
Gerçek aşk yok madem
Ayrılık var
Peki sen beni nasıl unuttun?

Hayır aslında çok masum ve güzelsin
Yalnız henüz şunu bilmedin
Kesin yenilgi en güzel zafer
Umutsuzluk en güzel umut

Peki sen beni nasıl unuttun?

Kapının üstündeki süzgeç çok dar
Söylediğimin yarısı boşa gidiyor
Benimkisi ise kevgir gibi oldu
Bütün kötü yağmur üstüne boşalıyor

Peki sen beni nasıl unuttun?

Tutun ve nefes al
ölmek biraz zaman alıyor

Bende kabak çiçeği gibi açıldım
Ölmemek için bir pompa takıp bütün içimi boşalttım
Dün gece kimsenin midesine oturmadım
Kahvaltı yerine yedi beni beyaz bir kadın
Bembeyaz bi kadın

Peki ben seni nasıl unuttum?
Ama sen
Tutun ve nefes al
Ölmek biraz zaman alıyor...


Evindesin

eylem dedi ki...

merhaba Ada,
şöyle bir ada havası alayım dedim
biz uğramayalı ıssız ada olmuşsun

başkanım bak çekip gideceğim ıssız bir adaya diyordun
gel işte yabancıda değil tanıdık bildik ada :)

görüşürüz yine ada
tamam özletmeyiz kendimizi uğrarız arada

başkan dedi ki...

eylemcim

araştırdım

dünya üzerinde ıssız bir ada kalmamış..bende bizimkini ıssızlaştırayım dedim:))

ya burayamı taşınsak napsak ?

resmi site uğursuz geldi bize:))

Adsız dedi ki...

baskan sensin

öttür borunu. sen ne dersen o

eylem dedi ki...

öttür borunu :))
Kaya sabah sabah güldürdün beni çok sağol sende gülesin

sen bilirsin başkanım nereden istersen oradan devam ederiz

Adsız dedi ki...

burdayken daha bi hareketliydi sanki ortam..bana öyle geliyor belki bilmiyorum..

dizini yeniden başlamayacağını adımız gibi biliyoruz artık..orda nekadar mücadele versekte çabalar boşa bunu hepimiz biliyoruz...bizi dinleyen yok ,kaale alanda yok gibi..bana anlamsız gelmeye başladı orda durmamız...dursak bile yeni katılan olmuyorki aramıza kalabalıklaşalım...

bunu bir ara konuşalım beraber

Adsız dedi ki...

iyi madem :))

haklisin bence baskanim, sonuna kadar destekliyorum

Konular